Ünlü Rolling Stone dergisinin, ‘bütün zamanların en iyi 500 pop şarkısı’ listesinde Beatles’dan 23 parça olmasına karşın Michelle bulunmuyor; 1967’de Grammy kazanmasına ve grubun en sevilenleri arasında sürekli üstlerde gezmesine rağmen yok… Beatles’ın Fransızca sözler içeren tek şarkısının öyküsü şöyle:
Alan Parsons anılarında şöyle diyor: ‘Kayıt için stüdyoya girmeden şarkıya hiç ısınamamıştım doğrusu. Albümden çıkarmak için bahane arıyordum. Sonra sakin sakin bazı bölümlerine gitar dokunuşları yazdık. Her şey birden yoluna girdi ve rahatladım’… Alan Parsons Project’in en flaş hitlerinden olacak, ABD Billboard listelerinde üçüncü sıraya kadar yükselecek Eye in The Sky ‘in yaratı öyküsünü böyle özetlemişti.
Yakıp yıkan şarkılar, kafayı oraya buraya toslamalar, kızlar, hızlı arabalar, alemlere akmalarla şekillenen imajın devamında Metallica’nın ters köşe yaptığı şarkı olarak tarihe geçti Nothing Else Matters. Olacak iş değildi; o güne kadar trash metalin desibellerini zorlayan James Hatfield balad söylemişti. Geride kalan dört albümde mesajların surata çarptığı, hızlı, gürültülü çizgide ilerleyen Metallica acaba intihara mı teşebbüs etmişti!
Albümün kayıtları Abbey Road Studios’ta başlamıştı, başlamasına ama vakit akıp giderken bestelere tam bir şekil verilemiyordu. Gilmour şunları anlatmıştı: ‘Gençlik rüyalarımızın hepsi gerçekleşmişti. Dünya çapında en fazla satan gruplardan biriydik. Her şeye ulaşmıştık; kızlar, para şöhret, güç… Daha fazla ne yapabiliriz diye konuşuyorduk aramızda. Bomboş bir dönemdi, ama toparlanmayı bilmiştik…’
Ajda Pekkan 45’liğin ön yüzü için, ünlü Orhan Gencebay bestesi Kaderimin Oyunu’yu uygun görmüş. Arabesk camianın marşlarından birini kendine göre okumuş ve farklı bir kulvara kur yapmış adeta. Arka yüze de, sevemediği Kimler Geldi Kimler Geçti seçilmiş. Pekkan’ın arabeske meyletmesinin gürültü çıkarması beklenirken Kimler Geldi Kimler Geçti daha fazla ilgi görünce Kaderimin Oyunu gölgede kalmış. 1973 tarihli şarkı hemen listelerde zirveye yükselmiş ve 1975 tarihli yeni Ajda albümünün de lokomotif parçalarından biri olmuş.
Paraya kıyılıp parçanın videoklibi Martin Scorsese’ye çektiriliyor. Scorsese o günlerde Paranın Rengi filminin setinde. Ekipten görüntü yönetmeni Michael Chapman’ı, senarist Richard Price’ı, montajcı Thelma Shoonmaker’ı alıp Nw York’a gidiyor ve dört günde klibi hazırlıyor. Fatura iki buçuk milyon dolar. Bad, 1991’e kadar en masraflı videoklip unvanını koruyor. 1991’de yine Michael Jackson, dört milyonluk Black and White klibi rekoru yeniden ele geçiriyor…
Ancak işin ilginç tarafı, bu kadar sevilmelerine karşın firmalardan şarkılara ciddi teklif gelmeyince, dizinin müziği bir türlü albüm olamıyor, ta ki Süper Baba yayından kaldırılana dek. 1995 yazında 23 parçadan oluşan albüm çıkıyor ve o gün bugündür kuşaktan kuşağa geçip gidiyor. Tabii özellikle ‘babalar günü’nün olmazsa olmazı…
Parça Hollywood Hotel adlı radyo programının açılış müziği olarak kullanılıyor ve ondan sonra patlıyor. Birçok orkestra tarafından plak yapılıyor; MGM yedi farklı filmde kullanıyor. Billie Holiday’den Elvis Presley’e dek söylemeyen kalmıyor. Listelerde ‘1 Numara’ya ise The Marcels grubunun yorumuyla çıkıyor Blue Moon ve grubu dünyaya tanıtıyor,
Şarkı geleneksel bir Yahudi ezgisiydi ve Fransız şarkıcı Mirelle Mathieu tarafından Fransızca sözlerle L’Aveugle adıyla dünyaya tanıtılmıştı. Şarkıyı Fikret Şeneş almış, üzerine ustalıkla sözler yazmıştı.O günlerde hiç ilgi görmeyen Bir Başkadır Memleketim 1974 yazında ‘bizim şarkımız’, hatta marşımız olmuştu.
1978’de üçüncü albüm Parallel Lines’ın hazırlıklarına başlarken, yapımcı Mike Chapman (Suzi Quattro ile Sweet’i parlatan adam) ellerindeki bütün şarkıları dinlemek istiyor. Sonuçtan pek tatmin olmuyor ve başkalarının olup olmadığını soruyor. Harry utanarak, bir tane daha kaldığını ama eski olduğunu söylüyor. Heart Of Glass’ı çalıyorlar. Chapman, diskolara da girebilecek, güçlü ritmli bir şey istiyor. Davulu makineye çaldırmaya karar veriyorlar ve Chapman dört köşe oluyor tabii.
Bu şarkılardan biri de Oy Bana Bana’dır. Aşık Mahzuni Şerif’in türküsüdür. Cem Karaca’nın sol kulvara iyiden iyiye yerleştiğinin kanıtıdır. Müthiş temposu ve düzenlemesiyle Karaca’nın sevilenleri arasına girmiş, bugüne dek de öyle gelmiştir. Arka yüzünde İstanbul’u Dinliyorum’un yer aldığı 45’lik ilgi görmüş, Apaşlar plaktaki büyük orkestra soundunu sahnede tekrarlayamadığından konser repertuvarlarında Oy Bana Bana’ya fazla yer verilmemiştir.
Careless Whisper teklisi Ağustos 1984’te, Wham devam etse de, George Michael adıyla yayınlanıyor. İki haftada İngiltere listelerinde zirveye çıkıp üç hafta yerini korurken, diğer 17 ülkede de ‘1 numara’ oluyor; ABD’den platin plak kazanıyor. George Michael bu şarkıyla yıldızlar kulübüne kabul edilirken Mina, Gloria Gaynor, Julio Iglesias, Kenny G. Richard Clayderman gibi isimler Careless Whisper’ın coverını yapıyor.
Bir belgeselde anlattığı üzere kalacağı yurdun etrafında ilk gece büyük fırtına patlıyor. Yurt daha boş. Koridora çıkan Melih Kibar korkuyla dışarı bakarken, yoluna çıkan bir piyanoya çöküyor ve o an neler hissettiyse çalıyor. Sakinleşince odasına dönüp teybini kapıyor ve bir daha çalıp o geceye mahsus ezgileri kaydediyor. Babasıyla İstanbul’a Çiğdem Talu’ya kaseti gönderiyor. Bestenin hangi şartlarda ve ortamda çıktığını bilmeyen Talu'dan bir süre sonra sözleri de içeren mektup geliyor. Kibar zarfı açıyor; sözlerin başlığını okuyunca kalbi hızla çarpıyor ve duvara tutunuyor: İçimdeki Fırtına…
Türkiye’de o dönem tam bir Felicita fırtınası esiyor. TRT’nin ‘yabancı kaynaklı müzik’ bölümünde sık sık ekrana gelen şarkı çoluk çocuk herkesin diline düşüyor, tekerlemeleri söyleniyor, sokaklarda dansları yapılıyor. Dönemin TRT programcılarından Ertürk Yöndem’in sokaklarda yaşayan çocukları ekrana getirdiği bir bölümde kamerayı 13 yaşındaki Mehmet adlı çocuğa yöneltiyor ve Mehmet, felicita kelimesi hariç tamamen uydurduğu sözlerle Türkiye’ye Felicita’yı söylüyor ve o gün bugündür aramızda ‘Felicita Mehmet’ adıyla yaşıyor…
Tanju Okan o dönem, sıkıntılı bir aşk yaşıyor. Z.E. adındaki genç kadına aşık oluyor. Duygularına karşılık da alıyor. Ancak kızın ailesi, çok içki içen, şarkıcı birini kızlarına uygun görmüyor ve baskı yapıyor. Aşklarını gizlice, acı çekerek yaşıyorlar. Sonunda aile Z. E.’yi Amerika’ya gönderiyor ve perişan olan Okan teselliyi içkide buluyor. Mehmet Teoman bu hazin ilişkiden yola çıkıp sözleri yazıyor ve Okan da stüdyoya girip bir kerede şarkıyı söyleyip çıkıyor.
Bu yorum da hiç satmıyor, ta ki Blackboard Jungle filminde kullanılıncaya kadar. Okullardaki şiddeti, disiplinsizliği anlatan filmin açılışında çalan şarkı, dönem gençliğinin favori parçalarından biri haline geliyor. Film birçok eyalette yasaklanıyor. Bill Haley patlama yapıyor, parça billboard listelerinin zirvesinde sekiz hafta kalıyor. Haley devamında See You Later Alligator’le bir çıkış daha yapıyor ve sonrasında rock’n’rollun anahtarını Elvis Presley’e teslim ediyor.
Füsun Önal’ın eskimeyenleri arasına girecek Dünya Benim Oldu’ya (1976 tarihli Al ben Füsun albümünün açılış parçası) Tuğrul Dağcı sözler yazmış, Hurşid Yenigün de, özgün halinden daha ileri bir düzenlemeyle parçaya sınıf atlatmıştı… Önal, birkaç yıl sonra Melih Kibar-Çiğdem Talu ikilisiyle beste söylemeyi seçmiş ve bu serüvende de çok iyi şarkılar yorumlamıştı.
4 Aralık 1965’te kayıtlara Hal Blaine (davul), Joe Osborn (bas), Larry Knechtell (tuşlular), P.F. Sloan’la (gitar) giren grup, parçanın başına 12 telli gitarla intro koyar. O dönem bir pop şarkısında nadiren rastlanan flütle de renklendirirler soundu. California Dreamin’ 1965 sonunda Los Ageles’da piyasaya çıkar ve az satar, ta ki bir Boston radyosu parçayı sabah akşam çalmaya başlayana dek.
Art arda 45’liklerle Türkiye piyasasında ağırlığını hissettirmeye başlamış, üçüncü plağı İspanyol Meyhanesi ile zirveye yükselmişti. Arka yüzünde Beyaz Güvercin’in yer aldığı plak Selçuk’un yerli popa ağırlığını tam anlamıyla koyduğu yapıt olmuştu. Ümit Yaşar Oğuzcan’ın dizelerine yazdığı bestesi İspanyol Meyhanesi’nin öyküsü için Selçuk şunları anlatmıştı:
Devamında albüm 500 adet basılmış, bir tanesi tesadüfen ünlü DJ Abe Kesh’in eline geçmiş ve şarkılar arasından en çok Oh Happy Day radyoda şans bulmuştur. Hawkins’e tekli teklifi gelmiştir ama kilise, kendi korosunun adının geçmesini istememektedir. Plak şirketi de tekliyi The Edwin Hawkins Singers adıyla çıkarmıştır. Oh Happy Day patlama yapmış ve kısa sürede listelerde ABD’de dördüncü, İngiltere’de ikinci, Almanya’da ilk sıraya yükselmiştir.
Müzik listelerinde Semicenk 'Sen Kaldın'la birinci, Tuğçe Kandemir 'Kara Gözlüm'le ikinci, BLOK3 'Sevmeyi Denemedin'le üçüncü oldu.
Türkiye´nin büyük kentlerinde yayında olan radyo kanallarının geniş listesi
Sıla, yeni şarkısı “Kötü Kötü” ile müzikseverlerin karşısına çıktı. Nisan ayında yayımlanacak yeni albümü “Kafa Yüksek Kalp Kırık”ın ikinci teklisi olan “Kötü Kötü”, söz ve müziğiyle yine Sıla imzası taşıyor. Şarkının düzenlemesi Tolga Şanlı’ya ait.
ABD'li şarkıcı-söz yazarı Tori Amos bu baharda yayınlanacak ve Amerikan demokrasisini ele alacak, özgün ve politik şarkılardan oluşan yeni albümüyle ilgili konuştu. 1 Mayıs'ta çıkacak "In Times of Dragons", Tori Amos Amos'un kendi sözleriyle, 'tiranlığa karşı demokrasi mücadelesi hakkında metaforik bir hikaye'.
Pentagram, 2002 tarihli “Bir” albümünü, 24 yıl sonra ilk kez Sony Music Türkiye etiketiyle plak formatında müzikseverlerle buluşturdu. Pentagram'ın tamamı Türkçe sözlü ilk albümü olma özelliğini taşıyan “Bir”, grubun cesur duruşunu ve müzikal vizyonunu en net şekilde ortaya koyduğu çalışmaların başında geliyor. Türk tasavvuf düşüncesi, halk şiiri ve modern heavy metal’i aynı potada eriten albüm; metalseverler için kültürel bir manifesto niteliği taşıyor.
1966’daki Altın Mikrofon Yarışması’na Siluetler Mesut Aytunca (gitar), Erol Bilem (bas gitar), Rasim Ulusman (ritm gitar, vokal), Metin Alatlı (org), Mehmet Dirisu (ritm gitar), Aydın Daruga’dan (davul) oluşan ekiple katılıyor ve hoş bir swinge dönüşmüş halay ‘Lorke Lorke’yle birinciliği kazanıyor. Bu şarkı, B yüzü’ne Dede Efendi 66 (Yine Bir Gülnihal’in coverı) şarkısı koyularak 45’lik halinde yayınlanıyor. Yayınlayan da Altın Mikrofon’u düzenleyen Hürriyet Gazetesi. Yarışma şartnamesinde dereceye girenlere plak yapma maddesi var. Lorke Lorke müthiş bir parça ve Anadolu’nun binlerce yıllık mirasını dünyaya taşıyabilmede çok cesur ve değerli bir adım…
Yerli müzikte Manifest grubu Amatör'le birinci, BLOK3 'Kusura Bakma' ile ikinci, Semicenk 'Çıkmaz Bir Sokakta' ile üçüncü oldu.
Rock ve müzik dünyasında bugün neler yaşandı? İşte tarihin sayfalarından bir kaç önemli not:
Genç yaşına karşın uzun yıllardır rap müzikle uğraşan ´sinemamuzik.com´ okuru Emre Onaran sitemiz için rap şarkı yazdı. Yapıtını arkadaşı Uygar´la (Ragyu) birlikte seslendiren Emre Onaran´ın (Sürgün) videosu fotoğrafı tıklayınca:
Ahmet Baran ve Mine Geçili’yle özel şarkılar bugün 21.15'te TRT Müzik'te ekranlara gelecek Müzik Yolcuları programında.
Ersen’in yoldaşı olacak Dadaşlar grubunun kuruluşuna daha iki yıl vardır ve bu parçaların kayıtlarında Kardaşlar’dan Seyhan Karabay akustik gitar ile ıklığı, Taner Öngür bas, gitar ve kaşığı, Hüseyin Sultanoğlu davul ile bongoyu çalar; gitar ve bağlama bölümleri de Zafer Dilek’in elinden çıkar. Derli Kaval ve Kozan Dağı ile Ersen, Anadolu Pop’ta ağırlığı hissedilen bir isimdir artık. Kozan Dağı’na Ersen’in bestesi Anadolu ozanlarını aratmayacak derecede başarılıdır; Zafer Dilek’in düzenlemesi de.
İsmi Açık Hava Tiyatrosu; halkın ağzında Harbiye Açıkhava; kartvizitinde ise ‘Türkiye’nin Müzik Mabedi’ yazılı. Hem ülke, hem dünya kültür tarihinde bir Royal Albert Hall, Madison Square Garden, Olympia kadar önemli ve değerli bir amfitiyatro. Kent mimarisi için de önemli merkez. Batılı örneklerine benzer şekilde bir eğlence vadisinin ortasında bulunuyor. En üstte Hilton, biraz altında, günümüzde adı İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı olmuş meşhur Spor ve Sergi Sarayı, Açıkhava Tiyatrosu, Küçük Çiftlik Park lunaparkı ve ismi sürekli değişen stadyum…
Loudwire dergisi 60'lı ve 70'li yılların en etkili 40 siyahi kadın seslerini seçti. Popüler müzik tarihine damgasını vurmuş isimlerin şarkılarını teker teker inceleyerek oluşturulmuş liste: