13 Temmuz 1985; Londra Wembley Stadyumu’nda Afrika’da yardıma gereksinimi olan insanlar için dev konser var. 72 bin kişi biletli. 18.00’e birkaç dakika kala Dire Straits sahneye çıkıyor; yanlarında Sting de var. Dünya çapında 1.9 milyar insan izliyor onları. Daha önce U2 çalmış; sıradaki de Queen. Money For Nothing’i Sting’le birlikte söylüyorlar; sonra da Sultans of Swing’i. Tarihe geçecek performans…
50 yıldır Ajda Pekkan ülkede modern kadının vitrin ismi. Dış görünüşüyle olduğu kadar müziğiyle de Batının bizdeki izdüşümü. Yarım yüzyılı aşan kariyerinde Pekkan’ın sevilmeyen şarkısı az. Çünkü, albümleri o yılın dünya çapında en sevilenlerinin bir araya getirildiği ‘greatest hits’ havasında.Telif filan umursanmadığından yapılacak tek iş, yabancı hit parçaları herkesten önce fark ederek en kısa sürede Türkçe sözlerle plağa okumak.
Yıl 1967; Cenovalı gençler Franco Gatti, Angela Brambati, Angelo Sotgiu ile Marina Occhiena dörtlü vokal grubu formatında yola çıkıyor. Zamanın ünlü şarkıcılarından Franco Califano koyuyor isimlerini; ‘Ruhunuz zengin, ama cebiniz boş sizin’ diyerek adlarını Ricchi e Poveri (Zenginler ve Yoksullar) yapıyor… 1978’de Eurovision’da İtalya için sahneye çıkıp, Questo Amore şarkısıyla 15. oluyorlar. Uluslararası ün ve para kazanmak için Eurovision Şarkı Yarışması, Ricchie e Poveri’ye yardımcı olmuyor ne yazık ki. Daha farklı şeyler gerekiyor.
Yeni ismiyle MFÖ, ‘The Best of MFÖ’ ve ‘Geldiler’ albümleriyle bir nebze fabrika ayarlarına dönerken, ıskalanmış birkaç parça da nihayet keşfedilip itibar görmeye başlıyor; Yalnızlar Garı gibi. Mazhar Alanson, sözlerini yaklaşık on yıllık zaman diliminde tamamladığı şarkının düzenlemesi için Mazhar Olmak kitabında şu bilgileri aktarıyor: ‘Düzenlemesini Yamaha oyuncak bir klavye ile yaptım. İlk versiyonunda Fuat’ın orta solosunun modern olması için uğraşmıştım. Murphy (Peter) bunu beğenip Fuat’ı Londra’ya bir kayda çağırdı. Erkan Oğur’un da sonunda attığı oryantal solo harikadır…’
Sting ilk solo albümü Dream of the Blue Turtles’ı çıkartıyor ve yapıtın adını, rüyasındaki rengarenk bahçeden esinlenerek koyduğunu söylüyor. Rock, caz, soul arasında gidip gelen albümde, senfoni orkestrası eşliğinde kaydedilmiş Russians şarkısı hemen dikkat çekiyor. ABD ile Sovyetler Birliği’nin ‘soğuk savaş’ı körüklediği günlerde Sting’den böyle barışçıl bir şarkı gelmesi şaşırtıyor. 1985’te Mikhail Gorboçov, Sovyetler’de başa geçiyor ve ‘perestroyka’yı başlatarak dünyaya barış mesajları veriyor. Birkaç yıl sonra da Berlin Duvarı yıkılıyor.
Galatasaray Lisesi’ni bitirdikten sonra 1964’te Paris’e gidiyor Timur Selçuk ve Ecole Normal de Musique’de piyano, kompozisyon, orkestra şefliği okumaya başlıyor. Günleri tamamen müzikle şekillenirken yanında getirdiği kitaplardaki şiirleri bestelemeye çalışıyor. Kitaplar Faruk Nafiz Çamlıbel ile Ümit Yaşar Oğuzcan’ın. İkisi de babasının arkadaşı. Çamlıbel’in Sen Nerdesin?’i de bu şiirlerden…
Müzik eleştirmenlerinin çoğuna göre Seksenler’in 1 numaralı şarkısı. Nedeni çeşitli; ama en çarpıcı olanı, o güne dek örtülü ırkçılık yapmış MTV’nin ilk kez beyaz olmayan birinin videoklibini yayınlamak zorunda kalması. Billie Jean, Thriller albümünün ikinci teklisi (İlki Paul McCartney ile düet The Girl is Mine). 20 Ocak 1983’te 45’lik olarak yayınlanıyor ve 11 milyondan fazla satarak bütün zamanların rekorunu eline geçiriyor.
Üniversite gençliğinden ve ‘okumuş’ kesimden ilgi gören Bir Yaz Daha Bitiyor, gitarlı, mandolinli ‘Akdeniz soundu’ denen türün o dönemde satabileceği en iyi tiraja ulaşmıştı. Başarıdaki en büyük pay birçoğuna göre Sen Benim Şarkılarımsın parçasındaydı. Amca İlhan Şeşen ile yeğenler Gökhan ve Burhan Şeşen inandıkları müzikten ödün vermeden, sabırla ilerleyerek, Levent Kırca’nın izlenme rekorları kıran TV dizisi ‘Olacak O Kadar’ın müziklerini yazıp ilk bölümlerde oyuncu olarak da ekranda gözükme operasyonuna doğru büyük bir adım daha atmıştı…
Tek şarkıyla ünlü olanlardan Mauricio Alberto Kaisermann. Brezilya’da San Paolo’da dünyaya geliyor. Müziğe ilgisi var. Mahalledeki birkaç gruba katıldıktan sonra tek başına yola devam kararı alıyor ve besteler yazmaya başlıyor. Yapıtlarıyla dikkat çekiyor ve Brezilya pazarı için ilk albümünü 1975’te yapıyor. Parçalar vasat ama bir tanesi var ki yürekleri dağlıyor adeta. Adı Dime ve bir bolero.
Ümit Besen konunun taverna ayağının kralı. Adana lokallerinde onu dinleyen ‘taçsız kral’ Metin Oktay’ın tavsiyesiyle Tarabya piyasasına sıçrayan Ümit Besen, çok sevilen besteleriyle rakiplerinden birkaç adım öne çıkıyor. Ümit Besen’in şöhrete ulaşması 1980’de yayınladığı ilk albümü Şikayetim Var’daki Tahta Masa şarkısıyla oluyor.
Sıra sözlere gelince, tarihin en ünlü bombardıman uçağı B-29’u, diğer adıyla Enola Gay’i hatırlıyor; hani şu 6 Ağustos 1945’te Hiroşima’ya atom bombasını bırakıp 2. Dünya Savaşı’nı sonlandıran uçak. Kütüphaneye kapanıp bilgi topluyor ve sözleri yazıyor. Etrafındakilere dinletiyor şarkıyı. Hepsi, 100 binden fazla insanı öldüren uçaktan pop şarkısı olur mu deyip karşı çıkıyor.
Grubun 1989 tarihli ikinci albümü Uçtu Uçtu büyük başarı kazanıyor. Albümde lokomotif işlevi gören Acil Demokrasi şarkısının adı kasetin kapağında Uçtu Uçtu’nun yanına yazılıyor. Kapakta Bedri Baykam’ın resmi var. Bulutsuzluk Özlemi, 9 Eylül 1989 tarihli ‘İnsan Hakları Yarın Değil Hemen Şimdi’ konserinde Acil Demokrasi’yi iki kez söyledikten sonra ortalık yıkılınca cesaretlenip ikinci kasetin hazırlıklarını hızlandırıyor ve aynı yılın Ekim ayında Uçtu Uçtu çıkıyor.
Beatles'ın en sevilen şarkılarından Hey Jude, önce grubun White Album uzunçaları için Paul McCartney tarafından yazılıyor ama sonra fikir değişiyor ve 26 Ağustos 1968’de 45’lik olarak çıkıyor. 45’liklerin üç dakikayı aşmadığı dönemde 7 dakika 11 saniyelik uzunluğuyla tarihe geçiyor.
Burada aynı yılın sonbaharında farklı kapakla basılıyor Ada; Attila Özdemiroğlu’nun yeni şirketi ART’ın ilk plağı olarak. Livaneli’nin önceki albümlerine pek benzemiyor Ada. Bağlama yok, türkü yok. Albümdeki çoğu gitarla yapılmış bestelerden Gözlerin bir adım öne çıkıyor ve şairlerin sevilen yapıtlarına yazılmış melodiler arasında Livaneli imzalı aşk şarkısı olarak çok seviliyor. Livaneli, Gözlerin’le ilgili bilgi verirken, daha önce Stockholm’de Yılanı Öldürseler filmi için yazdığı ezginin üzerine Paris’te sözleri oturttuğunu, beste üzerine söz eklemenin çok daha zor olduğunu, gitarla bu işi başardığını anlatıyor.
1991 başı; ‘Çocuklar; akşama kadar şarkıya isim bulamazsak, albümün çıkamama riski var’ diye avaz avaz bağırıyor R.E.M. grubunun basçısı Mike Miles stüdyoda. Skandal an meselesi. On yaşında, hayli şöhretli, saygı gören, kapasiteli bir grupta bunların konuşulması hiç profesyonel değil. Ancak, yeni albümün (7. stüdyo albümü olacak) lokomotifi olacak teklinin adı henüz bulunamamış durumda. Sonunda, yapımcı şirket Warner’dan mesaj geliyor ve ‘Losing My Religion’ olsun deniliyor…
Kurtalan Ekspres’in sadık elemanı Celal Güven’in ‘glockenspiel’inden yayılan masalımsı, masumiyeti çağrıştıran melodiyle Arkadaşım Eşşek albümün lokomotif şarkısı haline geliyor. Çok, çok seviliyor ama TRT yönetimi, parça sansürden geçse de gizli sansür uyguluyor. Gerekçe ilginç: ‘İnsan, arkadaşına eşek der mi?’. Rivayete göre Manço’dan eşeği kuzuyla değiştirmesi bile talep ediliyor…
Doksanlı yılların sembol şarkılarından Zombie, tazeliğini hiç yitirmeden yoluna devam ediyor. U2 ile Simple Mind’ın bazı parçalarında rastlandığı gibi Kuzey İrlanda’daki vahşete göndermeler yapan bu rock balladı, The Cranberries grubunun lideri Dolores O’Riordan’ın benzersiz sesi ve yorumuyla protest müzik tarihinde de ayrıksı yere sahip.
Yıl 1961; yazın dünyayı kasıp kavuran şarkı C’est Ecrit Dans Le Ciel, İstanbul kulüplerinde de birçok orkestra ve solist tarafından seslendirilmekte. Devir yabancı şarkıları ustalıkla taklit edebilme devri; Bob Azzam’a en yakın kim söylüyorsa en başarılısı O. İstanbul Radyosu yapımcılarından Fecri Ebcioğlu’nun aklına, Avrupa’dan dönerken uçakta bu şarkıya Türkçe söz yazmak geliyor. Kalemi çıkarıp, kimine göre sigara paketine, kimine göre de uçak biletine nakaratı karalıyor: Bak bir varmış bir yokmuş eski günlerde/ Tatlı bir kız yaşarmış Boğaziçi’nde…
Türkiye’de ise bu kadar sevilen az yabancı şarkı oluyor. Dönemin ünlü gençlik ve müzik dergisi HEY’in listesinde aynı hafta Nicoletta’nın Fransızca söylediği Mamy Blue birinci, Los Top Pops’un İngilizce Mamy Blue’su üçüncü, Joel Dayde’ninki dördüncü ve Şanar Yurdatapan’ın beş yaşındaki oğu Arda Kardeş’e söylettiği ‘Oy Anam Oy’ versiyonu ise beşinci sırada yer alıyor.
Bu arada, çoğunlukla yıldızlara aranjman söz yazan Talu, besteleriyle dikkat çekmeye başlayan Melih Kibar’la iş birliğine gidiyor. Erol Evgin de ikiliye katılınca yerli pop tarihinin en başarılı, en üretken, en isabetli işler üreten takımı giriyor pazara. Eylül 1976’da İşte Öyle Bir Şey/Ah Bu Hayat Çekilmez (Sevdan Olmasa) 45’liğini çıkartıyor Erol Evgin. Donanımlı orkestranın kaydı ve Attila Özdemiroğlu’nun düzenlemesiyle.
Müzik listelerinde Göksel ‘Pekiyi Öyle Olsun’la birinci, Cem Adrian ile Teoman ‘İstanbul’da Sonbahar’la ikinci, M Lise ile Sefo ‘O Bi’ Tane ile üçüncü oldu.
Türkiye´nin büyük kentlerinde yayında olan radyo kanallarının geniş listesi
Sıla, yeni şarkısı “Kötü Kötü” ile müzikseverlerin karşısına çıktı. Nisan ayında yayımlanacak yeni albümü “Kafa Yüksek Kalp Kırık”ın ikinci teklisi olan “Kötü Kötü”, söz ve müziğiyle yine Sıla imzası taşıyor. Şarkının düzenlemesi Tolga Şanlı’ya ait.
Pink Floyd''un "Wish You Were Here " turnesi kapsamında Nisan 1975'te Los Angeles'ta verdiği beş konserden birinin kaydı olan " Pink Floyd Live From The Los Angeles Sports Arena, April 26, 1975" , ilk kez plak ve CD formatında yayınlanıyor. İlk sınırlı sayıda üretilen sürüm, 18 Nisan'daki Record Store Day için dört LP'den oluşan şeffaf bir plak kutu seti olacak, ardından 24 Nisan'da çift CD'lik bir sürüm piyasaya sürülecek.
Post Truth filminin müzikleri, tarihte ilk kez yapay zekâ destekli bir üretim sürecinden doğan soundtrack albüm olarak müzik ve sinema tarihinde yeni bir eşiğe işaret ediyor. Alkan Avcıoğlu'nun, yurtdışında da ses getiren uzun metraj belgeseli Post Truth için bestelenen bu albüm, filmin kavramsal omurgasını müzik diliyle genişleten bağımsız bir eser olarak konumlanıyor. İki yılı aşan bir üretim sürecinde, binin üzerinde yapay zekâ destekli kompozisyondan süzülen soundtrack, gitgide dijitalleşen hayatlarımızın parçalanmış gerçeklik algısını doğrudan sesin yapısıyla kuruyor. Albüm, yalnızca bir film müziği olarak değil; çağdaş dünyanın işleyişini, ritmini ve gerilimini kaydeden işitsel bir harita olarak konumlanıyor.
Asit Orhan ya da Ayı Orhan lakaplarıyla da tanınan Atasoy, çeşitli topluluklarda çaldıktan sonra Moğollar’ın Cem Karaca’yla müzik ürettiği dönemde gruba giriyor. Ekipte gitar ve flüt çalmaya başlayan Atasoy, Orhan Önemli adıyla gruba dahil oluyor ama farklı yaşam tarzıyla Cem Karaca’yı rahatsız edince üç haftada kadro dışı kalıyor… Yeniden rock vitrinine oturduğu tarih 1993. Birikmiş bestelerini, FT stüdyosunda imece usulü doldurup, Altın Müzik etiketiyle, kaset formatında, albüm olarak yayınlıyor.
Yerli müzikte Eypio, Yeraltı’yla birinci, Semicenk 'Çıkmaz Bir Sokakta' ile ikinci, Manifest grubu Başrol Sensin’le üçüncü oldu.
Rock ve müzik tarihinde bugün neler yaşandı? İşte tarihin sayfalarından birkaç önemli not:
Genç yaşına karşın uzun yıllardır rap müzikle uğraşan ´sinemamuzik.com´ okuru Emre Onaran sitemiz için rap şarkı yazdı. Yapıtını arkadaşı Uygar´la (Ragyu) birlikte seslendiren Emre Onaran´ın (Sürgün) videosu fotoğrafı tıklayınca:
Murat Coşgun, Fatih Ahıskalı ile Göktuğ Varyozdöken’in sunumu ve icrasıyla hazırlanan Aşkın Ötesi programı bugün 19.15'te TRT Müzik'te.
Ersen’in yoldaşı olacak Dadaşlar grubunun kuruluşuna daha iki yıl vardır ve bu parçaların kayıtlarında Kardaşlar’dan Seyhan Karabay akustik gitar ile ıklığı, Taner Öngür bas, gitar ve kaşığı, Hüseyin Sultanoğlu davul ile bongoyu çalar; gitar ve bağlama bölümleri de Zafer Dilek’in elinden çıkar. Derli Kaval ve Kozan Dağı ile Ersen, Anadolu Pop’ta ağırlığı hissedilen bir isimdir artık. Kozan Dağı’na Ersen’in bestesi Anadolu ozanlarını aratmayacak derecede başarılıdır; Zafer Dilek’in düzenlemesi de.
İsmi Açık Hava Tiyatrosu; halkın ağzında Harbiye Açıkhava; kartvizitinde ise ‘Türkiye’nin Müzik Mabedi’ yazılı. Hem ülke, hem dünya kültür tarihinde bir Royal Albert Hall, Madison Square Garden, Olympia kadar önemli ve değerli bir amfitiyatro. Kent mimarisi için de önemli merkez. Batılı örneklerine benzer şekilde bir eğlence vadisinin ortasında bulunuyor. En üstte Hilton, biraz altında, günümüzde adı İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı olmuş meşhur Spor ve Sergi Sarayı, Açıkhava Tiyatrosu, Küçük Çiftlik Park lunaparkı ve ismi sürekli değişen stadyum…
Dönemin bütün müzik listeleri incelenerek hazırlanmış sıralama sonucu OndaRock dergisi tarafından 1960'ların en iyi albümleri saptandı.