Ne demişler; yaptığın şeyin en iyisini yapacaksın. Kötülük mü, dört dörtlük kötü olacaksın! Ancak, gel gör ki bizim filmler ‘kötü fakiri’. Ne bir seri katil, ne de işini bilen katliamcı. Böyle kısır ortamda gel de Camoka’ya hayran olma.
Türkiye’de görsel ve işitsel yayıncılık bir yere ulaşabilmişse bunda İsmail Cem’in payı çok büyük. Görevde kalabildiği bir yıl içinde ‘siyah-beyaz TRT’yi program kalitesi açısından Avrupa beşincisi yapabilmesi bu çabanın en çarpıcı örneği.
İtalyan yıldız Umberto Tozzi’nin hit parçası Gloria listelerde inişe geçmişken, şarkının İngilizce versiyonu plak listelerini alt üst etmişti. O güne kadar ağızlarda adeta marş halini almış parçayı bir de İngilizce dinlemek İtalyanlar’a garip gelse de dünyanın dört bir yanında İngilizce sözler daha bir taraftar bulmuş ve Gloria, İngiltere ve ABD’de haftalarca liste başında kalmıştı.
Yeşilçam’ın emektar yönetmenlerinden Zeki Ökten. On dokuz yaşında yönetmen asistanı olarak başlayan sinema serüveni 48 koca yılı geride bıraktıktan sonra 19 Aralık 2009’da bir hastahanede sona erdi. Rakamların, ödüllerin, modaların, sloganların baş role çıkmadığı, emek ve sabrın sivrildiği, ağır başlı bir yönetmenin iyi senaristlerle yolunun kesiştiği, alçak sesli filmlerle bezeli öyküydü bu.
Oya Küçümen-Bora Ebeoğlu ikilisi, önce ‘Grup Denk’ adıyla 1987 Eurovision Şarkı Yarışması Türkiye finalinde Melih Kibar bestesi Paydos’la ikinci olarak adını duyurdu. Melih Kibar, ikiliyi bu proje için bir araya getirmişti. Aynı yıl Kuşadası Altın Güvercin Şarkı Yarışması’nda söylediği Tasvir-i Şikayet’le büyük sükse yapan ikili, ilk albüme Seninle Beraberim/Akvaryum adını vermişti. Devir Eurovision devriydi ve ...
Yuki, Nisan 1959’da bir Pazar günü İstanbul Radyosu’nda Boran’ın sunduğu ‘Dinleyici İstekleri’ programında Türk halkına tanıtılır ve ilk olarak ‘Ya Mustafa’ adlı şarkıyı takdim eder.
Doksanlı yıllarda Yunan popunun en güçlü seslerinden ve yorumcularından Haris Alexiou ne zaman albüm çıkarsa, 'Bizim popçuların gözü aydın: Alexiou albüm çıkardı' diye başlık atardık. O yıllarda ‘dolaylı olarak’ Türkiye pop müzik piyasasını etkilerdi Alexiou. Onun şarkılarına yapılan aranjmanlarla şekillenirdi müzik listeleri.
Yeşilçam’ın tarihini yansıtan kitaplardan biri de, Giovanni Scognamillo ile Metin Demirhan’ın yazdığı Erotik Türk Sineması’ydı. Daha önce, yine Kabalcı Yayınları etiketiyle Fantastik Türk Sineması (1999) adlı geniş bir araştırmayı kitapta toplayan ikili, bu kez Seksenler öncesi, Yeşilçam’ın en ‘üretken’ dönemlerini yaşadığı ‘seks furyası günleri’ başta olmak üzere, sinemamızdaki cinselliğin izini sürüyordu.
Nereden nereye… Doksanlar’ın ikinci yarısında ilk kez toplu halde Ankara Uluslararası Film Festivali’ne konuk olan Türkiye kökenli genç yönetmenler ile oyuncular, zamanla hayallerini bir bir gerçekleştirerek, umutları boşa çıkarmayarak çok önemli işler başardı. O günlerde ...
Konuyu bilebilecek birçok insan halen hayatta ama, Samanyolu gibi Yeşilçam’ın en sevilen şarkısıyla ilgili bu problem bir türlü çözülemiyor. Temennimiz, net bilgisi olanların bir an önce gerçeği tarihe not düşmesi.
Temmuz sonu; yıl 2009. Yılın yarısını Altınoluk’ta geçiren benim gibi biri için yerli rockın üç dev ismini bir direğe yalap şap yapıştırılmış aynı afişte görmek rüya gibi bir şey. İstanbul için bile inanılması güç bir organizasyon taa buralara mı gelecek. Birden kafamda sorular, sanki organizatör benmişim gibi... CUMHUR CANBAZOĞLU
Kurtalan Ekspres’in ikinci kuşak üyelerinden olan Bahadır Akkuzu (3 Şubat 1955 İstanbul doğumlu) müziğe dokuz yaşında mandolin çalarak başlamıştı. 12 yaşında gitara geçti. İlk grubu Hoko Moko’yu 15 yaşında Gebze’de kurdu.
Aslında, geleneksel bir Yahudi ezgisini Mirelle Matthieu modernize ederek, Fransızca sözlerle ‘L’Avergle’ adıyla plak yapmış, Batı’da ne çıktıyla anında üzerine atlayan bizimkiler de parçayı ‘Memleketim’ adıyla ve Ayten Alpman’ın yorumuyla 1972’de piyasaya çıkarmıştı. Parçanın sözleri Fikret Şeneş’e aitti ve plağın B yüzünde Unutsana adlı şarkı bulunuyordu. Ancak, şarkı kulaklarda yer edemeyerek tam tarihteki yerini alıyordu ki 1974’te Kıbrıs Savaşı patladı...
1977’de Seyyal Taner, Sedat Avcı ile Seyhan Karabay tarafından kuruldu. Bir günde yazılan, 24 saatte üretilen şarkıların ötesine geçecek, alternatif yaratacak kadroyu simgelemesi için 25. Saat adı verilen grup, Taner’in sahne şovlarına ve TV programlarına çıktı.
Önce haftanın bir günü İstanbul Teknik Üniversitesi’nden yapılan televizyon yayınlarında tanıdık Pilli Bebek’i. Çocuklar için ürkütücü suratı vardı bu kukla kahramanın. Ancak yine de çok sevilmiş, benimsenmişti. Çocuklar onun maceralarıyla hayallerinde yolculuğa çıkıyordu.
Mazhar Fuat Özkan üçlüsünün üyesi olarak çeşitli kereler Eurovision macerasını yaşamış Özkan Uğur'un fazla bilinmeyen bir Eurovision deneyimi daha olmuştu.
Baba Zula’nın filme yazdığı müzikleri yeterli bulmayan Derviş Zaim, Şenol Filiz-Birol Yayla ikilisinin Bab-ı Esrar albümünden de parçalar alıyor. Hatta bu parçaların sayısı Baba Zula’nınkileri aşıyor. Filiz ile Yayla, istemleri dışında işin içine giriyor açıkçası.
60’ların başında kendi orkestrasını kuran Bozsoy, lokallerde çalışırken radyoda da merakla izlenen programlara imza atmış, toplulukta bir ara Gönül Turgut solist olarak yer almıştı. Orkestra, Yeşilçam'ın unutulmaz karakterlerinden Kilink kostümleriyle yaptığı şovla büyük ses getirmiş, gazeteler onların adlarını ‘İskeletler Orkestrası’ koymuştu. Orkestra bu haliyle gazinolarda program yapmış, sinemalarda filmlerden önce sahneye çıkmıştı.
1960'larda uluslararası çapta ünlü şarkıcıların bildikleri ya da bilmedikleri dillerde şarkılar söylemelerinin modası vardı. Türkiye'de de bu modanın öncülüğünü Belçikalı şarkıcı Adamo yapmıştı. Salvatore Adamo'nun Türkçe şarkı söyleyeceği haberi Türkiye'de heyecan yaratmış, Tombe La Neige adlı şarkıya Fecri Ebcioğlu'nun sözlerini yazdığı Her Yerde Kar Var, Adamo'nun yorumuyla olay olmuş, 45'lik 34 bin satarak rekor kırmıştı. Bir süre sonra Brigitte Bardot'nun sevgilisi
Yeşilçam, bir Hollywood kadar çocuk oyuncularına sevecen davranmamıştı, ama aralarında inatla yoluna devam edip sinemadan kopmayanlar olmuştu. Türk sinemasının ilk yıllarından 1960’lara kadar geçen sürede minik rollerde gözükseler de, çocukların başrolüyle film yapılmamıştı. Ergun Köknar 1934 tarihli Aysel Bataklı Damın Kızı filminde oynayarak ‘ilk çocuk oyuncu’ unvanını almıştı ama, ilk çocuk yıldız değildi tabii.
Ali Ulvi ile Sinema adlı YouTube kanalımda, hem gösterime giren filmler ile ilgili film eleştirileri bölümünü, hem de mutlaka izlenmesi gereken filmler hakkındaki önerilerimi sizlerle paylaşıyorum. Film analizleri kapsamında, unutulmaz filmler ve haftanın filmlerine ek olarak, Altın Küre - Golden Globe ve Oscar başta olmak üzere, uluslararası film festivalleri bünyesinde yer alan filmlere ait yorum ve tavsiyelerimi bu kanalda bulacaksınız. Kısaca, vizyondaki filmler ile ilgili, hangi filme gidilir ya da hangi filmler izlenmeli gibi sorularınızın cevapları bu kanalda olacak. Kanalıma abone olmayı unutmayın. ALİ ULVİ UYANIK
Çeyrek yüzyılı aşkın, başta pop olmak üzere müziğin tarihini tutan, radyo programları üreten, kitaplar, eleştiriler yazan, plaklar çalan Naim Dilmener bu uzun yürüyüşün Gazete Pazar ile Radikal adımlarında kaleme aldığı yazılarıyla, müzik serüvenimizden önemli ve değerli isimleri bizlerle paylaşıyor.
Yeniden sahnelere dönmeden önce eski dostu ve kostüm tasarımcısından kendisi için yeni bir elbise tasarlamasını isteyen bir pop ikonu... David Lowery imzalı ‘Mother Mary’ sanatçılığın iç dünyasında gezinirken mistik alanlara da uğrayan, yer yer teatral ama görsel açıdan güçlü bir çalışma olmuş. Filmi iki isim, Anne Hathaway ve Michaela Coel sürüklüyor. UĞUR VARDAN (HÜRRİYET/18.04.2026)
23 Şubat 1966 Adapazarı doğumlu Murat Özer, ilk ve orta öğrenimini bu kentte tamamladıktan sonra Marmara Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu, Boğaziçi Üniversitesi Felsefe Bölümü ve İstanbul Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü’nde toplam 11 yıl öğrenim gördü; ancak üçünü de bitirmedi. 1990’da 2000’e Doğru dergisinde sinema yazılarına başladı...
Gündemdekilere ve vitrindekilere aldırmadan upuzun sinema tarihinden cımbızla seçilen hoş filmler, insan kokan öyküler, gözden kaçanlar, ıskalananlar, pamuklara sarılması gereken mütevazı başyapıtlar ve diğerleri Hilal Çetinder’in kaleminden Film Makarası’nda…
Bu hafta, seyirci tarafından olumlu karşılanmış iki filme bakalım. Öncelikle, İlker Çatak’ın Berlin’den Altın Ayı ile dönmüş filmi Sarı Zarflar’ı inceleyelim. Sonra son dönemin en popüler filmlerinden biri olan Kurtuluş Projesi’ne bir göz atalım. Ve yazımızı, birbirine çok benzeyen iki aksiyon-korku filmi ile bitirelim.
Bizans notalama sistemi, Hamparsum sistemi ve Osmanlı usulü Meşk ile derlenen ancak herhangi bir icrası bulunmayan kadim eserlerin, günümüze kazandırılması amacıyla, alanında yetkin sanatçılarca seslendirildiği Osmanlı'nın Kayıp Şarkıları programı bugün 13.20'de TRT Müzik'te.
Yeni fotoğrafı görmek, müzikseverlerin beğenisinin ne kadar değiştiğini öğrenmek için yerli rockta ‘bütün zamanların en iyileri’ni sinemamuzik.com okurlarına ve müzik eleştirmenlerine sorduk. İlginç liste çıktı ortaya:
Her biri meslekte en az 20 yılı devirmiş müzik yazarlarımızın saptadığı yerli grupların ‘şeref tablosu’nda Moğollar, Bulutsuzluk Özlemi ile ‘orta yaş’a dayanmış akranlar mor ve ötesi ile Duman gözüküyor. Hemen enselerinde Kurtalan Ekspres ile Dervişan yer alıyor. Bir alt basamakta ise, az zamanda çok iş yapmış Hardal ve Mazhar Fuat Özkan bulunuyor. Aslında gözler Mazharlar’ı daha üstte arıyor da, ‘ticaret’in dozunu kaçırmak bazen böyle sonuçlara neden oluyor.
Sinemamuzik.com, bir çoğu Altın Portakal’da jürilik de yapmış sinema yazarlarına sordu: ‘Antalya Altın Portakallı en iyi film hangisi’?... Birinciler listesinde ‘kortej’e çıkan ve bütün zamanların Altın Portakal birincilerini değerlendiren 31 sinema yazarının katıldığı araştırmada, Zeki Ökten’in 1980 tarihli Sürü filmi 213 puan toplayarak birinciliği kazandı. Sürü’yü 204 puanla Muhsin Bey (Yavuz Turgul) ve 192 puanla Uzak (Nuri Bilge Ceylan) izledi.
Sinemamuzik.com sinema yazarlarına sordu: ‘İlk uzun filmini 21. yüzyılda çeken en iyi 10 yerli yönetmen kim?... 30 sinema yazarının katıldığı araştırmada bol ödüllü Emin Alper 195 puan toplayarak birinciliği kazandı. Alper’i 145 puanla Pelin Esmer ve 136 puanla Özcan Alper izledi. Emin Alper'i 27 sinema yazarı listesine alırken, Pelin Esmer’e 25, Özcan Alper’e 20 listede yer verildi. Bazı popüler isimler ön sıralarda yer alamadı.
Gazeteci Mansur Forutan, Doğan Kitap etiketiyle yayınlanan ‘Riff: 20. Yüzyılda Popüler Müzik’ kitabında 1950’lerin o ilk asi tınılarından 90’ların dijital devrimine popun tarihini, 'rock’n roll’ ruhuyla anlatıyor. 90’larda medya sektöründe dergiler yayımlayan, yazılar yazan Mansur Forutan, “Riff: 20. Yüzyılda Popüler Müzik” kitabında, 50’lerin o ilk asi tınılarından 90’ların dijital devrimine kadar uzanan gürültülü yüzyılın; tasarım, teknik ve ruh arasındaki o görünmez bağlarını inceliyor.
Popüler orkestralar ile grupların Türkiye serüvenini ‘Günlerin İçinden Canım’ / 100 Yıllık Türkiye Popüler Orkestralar ve Gruplar Tarihi (1923-2022) adlı internet sitesinde anlattım.
Türkiye´nin büyük kentlerinde yayında olan radyo kanallarının geniş listesi
Genç yaşına karşın uzun yıllardır rap müzikle uğraşan ´sinemamuzik.com´ okuru Emre Onaran sitemiz için şarkı yazdı. Yapıtını arkadaşı Uygar´la (Ragyu) birlikte seslendiren Emre Onaran´ın (Sürgün) videosu içeride:
Hemen her öğretmenin, okul müdürünün maratona benzettiği hayatın henüz başında biri Lezzet. Başka bir deyişle; böğürtlenli, limonlu, çilekli, çikolatalı, vişneli, karamelli, karadutlu dondurmalardan henüz tatmadı, sadece vanilyalının tadını biliyor. Onunla tanışmak için sayfaları çevirmen yeterli. Çelişki Bilmez Lezzet’in Geçmiş Zaman Maceraları Uğur Vardan’ın çocukluk anılarından yola çıkarak yazdığı öykülerden oluşuyor.
Ünlü grupların kuruluş öyküleri, müzik serüvenleri yakından takip edilse de isimlerinin nasıl doğduğu ve koyulduğu pek bilinmez. Meraklısı için ilginç bir liste hazırladık: