Tarih 21 Temmuz 1969; Greenwich saatiyle 20.17.40’da ABDli astronot Neil Armstrong, Ay’a adımını basan ilk insan olarak tarihe geçiyor. On dokuz dakika sonra da bu kez Buzz Aldrin’in botu Ay’ın tozlu yüzeyine ilk temasını yapıyor. Yanındaki küçük teypten Frank Sinatra’nın seslendirdiği Fly Me To The Moon yayılıyor. Bu Ay’da çalınan ilk şarkı… 1973’te bir şov programı sırasında Sinatra şunları söylüyor:
Ömür Göksel kendisine ilk altın plak ödülünü getiren, 1972 tarihli Sevemem Artık’a (arka yüz Yarım Kalan Hikayemiz) kadar 21 tane 45’lik yayınlamıştı. Bu plakta, Alman orkestra Ferdi Klein düzenlemeleri yazmış, ayrıca stüdyo kayıtlarına katılmıştı. Bestesi Ömür Göksel’e, sözleri de Zeki Uluruh’a ait Sevemem Artık’la sanatçı tüm Türkiye’ye adını duyurmuş, plak iyi satış grafiği çizmişti. Der dem taze kalan, filmlerde kullanılan, stadyumlarda tezahürat olan Sevemem Artık, Göksel’in simge şarkısı haline gelmişti.
‘İnsanız Biz, İnsanız Biz’ diye başlayan ve ‘İşte en meşhur buluşumuz tepemizde asılı, yüz milyon megaton bomba’ dedikten hemen sonra ‘Hayvanız Biz’ diye biten İnsanız Biz şarkısı TRT yönetim kurulunun ‘İnsan hayvan olmaz’ lafıyla final dışı bırakılmıştı. Grup, kararın iptaliyle ilgili Danıştay’a başvurup davayı kazanınca TRT onları yeniden diğer finalistlerin arasına almak zorunda kalmıştı.
Şarkının popülaritesi filmi çok geride bırakmış ve ABD’de üç hafta, İngiltere’de altı hafta listelerin zirvesinde kalan I Just Cold To Say I Love You, önce Altın Küre, ardından da en iyi özgün şarkı dalında Oscar kazanmıştı. Beste biriktirmesiyle ünlü Wonder şarkıyı aslında 1976’da yazmıştı. Bu arada Lloyd Chiate ile Lee Garrett 1985’te basının önüne çıkıp, Ekim 1975’te Wonder’a Hello It’s Me ile I Just Called adlı iki beste verdiklerini, Wonder’ın Oscar aldığı şarkıda, bunlardan I Just Called’ın nakarat bölümünü ve ismi çaldığını iddia etmişti.
Norveç’te Halley’le (söz: İlhan İrem) 53 puan toplayarak o güne kadar Türkiye’nin elde ettiği en iyi derece olan dokuzunculukla ülkeye dönen Klips ve Onlar, Temmuz 1987’de ‘Klips ve Onlar’ adıyla ortak albüm yayınlamıştı.
1973 tarihli Madalyonun Ters Yüzü ve 1974 şarkısı Sevenler Ağlarmış’la büyük sükse yapan 3 Hürel, artık kimseninkine benzemeyen bir soundla zirvedeydi. Haldun Hürel özel dinleyiciler kazanmış, askılı davul, kaşık, dev darbuka, çan ve teflerle kendine özgü vurmalılar sentezi yaratmıştı. Söz-müziği Feridun Hürel’e ait şarkı, yıllar sonra vasat cover yoruma karşın rağmen Haluk Levent’in ününe ün katmıştı.
Yunan müzik adamı Manos Loyzos’un bestesine Murathan Mungan’ın yazdığı sözlerle sevilen, daha sonra remiksleri yapılan Telli Telli, Yeni Türkü’yü magazin basınıyla da tanıştırmıştı. Garip bir durum oluşmuştu Yeni Türkü fotoğrafında. Bir yanda gazinolarda başka sanatçıların seslendirdiği Telli Telli’yle halay çekilip göbek titretilirken, diğer yanda şarkının sahibi Yeni Türkü ‘olanakların elverdiği ölçüde’ muhalif şarkılar dillendirmiş, ‘paşalar’a üstü kapalı göndermelerde bulunmuştu…
Petit Matin grubunun Les Garçons Arrivent Dans Les Choux (1973) şarkısının aranjmanı olan Hayırdır İnşallah’ın sözlerini Çiğdem Talu yazmış, düzenlemesini de Timur Selçuk hazırlamıştı. O dönem fazla ilgi görmeyen şarkıya Hababam Sınıfı’nın sihirli değneği değmiş, Akdora sahnelerde olmadan şöhrete ulaşmıştı.
1976 yılında kurulan Grup Stüdyo, Renato Fedi (tuşlular), Murat Malhasoğlu (gitar, tuşlular), Bedri Sahillioğlu (davul, vurmalılar), Şafak Köksalan (bas gitar) ile Recep Aktuğ’dan (vokal) oluşuyordu. Grup Stüdyo tek 45’liği Günaydın’da (söz-müzik: urat Mahlasoğlu) çeşitli dillerde günaydın anlamına gelen kelimeleri artarda söylüyordu. Yazlık mekanların havadar diskoteklerinin favori şarkıları arasına giren Günaydın’ın B yüzüne parçanın enstrümantal yorumunu koymuşlardı. Grup, bu 45’liğin ötesine geçemeden dağıldı.
Sen Gidince (beste: Ercüment Ateş), 30 şarkılık Tip Parade listesine 17. sıradan girmiş ve bir hafta sonra beşinciliğe yükselmişti. Radyoda sürekli çalan plak 20 binden fazla satmış, İtalya’da da piyasaya çıkmıştı. Bizim basına göre Sen Gidince birkaç haftada Hollanda’yı sallamıştı. Yeniden bu ülkeye davet edilmişler ve Hollanda televizyonu NOS’a çıkıp Top Pop programında şov yapmışlardı. Sen Gidince,daha sonra Hababam Sınıfı filminin unutulmaz sahnesinin yardımıyla ününe ün katmıştı.
Videoyu Avusturalyalı Russell Mulcahy (Highlander/İskoçyalı’nın yönetmeni) Güney Londra’da bir günde çekmiş ve videodan sonra şarkı 16 ülkede ‘1 numara’ya yükselmiş. Popçu diye küçümsenen Horne ile Downes 1980’de Jon Anderson ile Rick Wakeman’ın yerine Yes grubuna girmiş. Parçayı Pixies, Offspring, Radiohead, Erasure gibi isimler de coverlamış.
Dönüşüm’ün ana ilkesi şudur: ‘Anadolu’daki bağlamanın Asya sazlarından çok büyük farkı yoktur. Kaynağa inildikçe daha sağlıklı senteze ulaşma olanağı doğacağından Doğu’nun iyi incelenmesi, araştırılması gerekmektedir. Bu nedenle Asya sazlarına da, en az bağlama kadar eğilmek şarttır’… Grup ilk plağına Kiziroğlu Mustafa Bey/Havada Bulut Yok parçalarını koyar. Ozan Murat Çobanoğlu’dan dinledikleri Kiziroğlu Mustafa Bey’i kendilerine göre düzenlemişlerdir. Ağustosta yayımlanan parça büyük bir ilgiyle karşılanır ve grup 1970’in en sevilenleri arasında yer alır.
Seksenli yıllarda aerobik salonlarında en çok çalınan şarkı tartışmasız Maniac’tı. Flashdance filminin flaş parçalarından Maniac, yorumcusu ve bestecisi Michael Sembello’yu da (diğer besteci Dennis Matkosky) uluslararası yıldız yapmıştı. Aslında şarkının esin kaynağı bir psikopatı anlatan korku filmiydi. William Lustig’in 1980 tarihli Maniac filmini izleyen besteciler şarkıyı yazdıktan sonra adını da oradan almıştı. Sözler de ilginçti: ‘O manyak, kesinlikle manyak/ Kedini öldürüp kapıya çivileyecek…
Ardından da tekli Another Brick In The Wall geldi. Az tekli yapan Pink Floyd’un hiç adeti değildi albümden şarkı alıp tekli çıkarmak. Ama tam da hit olacak parçaydı ve de oldu Roger Waters parçayı gitar eşliğinde akustik hazırlamıştı. Bir dakika 20 saniye uzunluğundaki Another Brick In The Wall iki parça arasındaki geçiş esprisinde planlanmıştı. Şarkının gücünü fark eden yapımcı Bob Ezrin, Waters’dan süresini uzatmasını istemiş, ama küfrü yemişti.
Modern Folk Üçlüsü’nün bir başka hedefi de Türkiye’de o güne kadar derlenmemiş bir çocuk şarkıları repertuvarı oluşturmak ve çocukları müzik konusunda eğitmektir. Bu amaçla, Ankara televizyonunda haftada bir ‘Bu Akşam Sizlerleyiz’ adlı programı hazırlamakla yetinmeyip ilkokulları da dolaşarak müzik zevki aşılamaya çalışırlar. Çocuklarla bağlantıyı hiç kesmezler ve 1979’da ise Dünya Çocuk Yılı onuruna ‘Çocuklarımız İçin’ albümünü üretirler.
Tamamen akustik kaydedilmiş parça Simon & Garfunkel’ın ilk albümü Wednesday Morning’de yer almış ve plak sadece iki bin adet satmıştı. Büyük hayal kırıklığı yaşayan ikili de bu başarısızlığın ardından dağılmıştı. Ancak, plak şirketi pes etmeye niyetli değildi. Parçayı yeniden elektrikli gitar (Al Gorgoni), bas gitar (Bob Bushnell) ve davul (Bobby Gregg) ilave ederek kaydetmişlerdi.
Şarkıyı çıkartan Frankie Valli. Bob Crowe ile Bob Gaudio’nun bestesini grubu The 4 Seasons ile 1967’de plak yapmış ve o yıl ABD Billboard listelerinde iki numaraya kadar yükselmiş, ardından bir milyon satarak altın plak kazanmış. Valli, 1974’te My Eyes Adored You’yu piyasaya sürene dek onun en büyük hiti olarak kabul görmüş ve dünya çapında birçok sanatçı tarafından coverı yapılmış. Farklı tarihlerde de olsa hep kabul görmüş, tazeliğinden bir şey yitirmemiş.
Daha önce Kanlıca Altılısı ve ASS Ltd. adlı gruplarda birlikte müzik yapmış Nejat Yavaşoğulları (d. 1950) ile Reha Öztanyel (d.1945), TRT’nin ilk kez katılacağı 1975 Eurovision Şarkı Yarışması Türkiye seçmelerine Caniko (söz-müzik: Nejat Yavaşoğulları) adlı parçayı göndermiş ve finale kalmayı başarmıştı. Yavaşoğlu yıllar önce Can Kardeş adıyla bestelediği şarkıya Eurovision için Caniko adını koymuştu. Finalde Reha-Nejat adıyla kameraların önüne geçen ikili dereceye girememişti ama, parçaları hayli sevildiğinden yarışma sonrası Caniko/Öyle Bir Aşk Hikayesi adıyla 45’lik çıkartmışlardı.
İtalyan diplomat baba ile ABDli şarkıcı anneden Beyrut’ta dünyaya gelen (18 Şubat 1960) Gazebo, müziğe 10 yaşında gitar çalarak başlamış, Seksenler’de ‘Italo Disco’ diye bir akımın İtalya’yı sardığı günlerde Masterpiece 45’liğiyle piyasaya adım atmıştı. Dünya yıldızı olmak için çok beklememiş ve 1983 tarihli ‘Gazebo’ albümünden alınan dört tekli parça Masterpiece, I Like Chopin (Almanya, Avusturya, İspanya, İsviçre listelerinde zirveye çıktı), Lunatic ve Gimmick!’le arka arkaya uluslararası listeleri altüst etmişti.
Onno Tunç 1965’te Üstün Poyraz Set Orkestrası’na katıldı. Daha sonra 1969’da Durul Gence, 1970’de Süheyl Denizci, İstanbul Gelişim orkestralarında yer aldı. Ardından kendi orkestrasını kurdu ve deneysel bir çalışma olan ilk plağı The Bracelet’i (Hoş Bilezik) 1973’te yayınladı. Orkestra, dönemin birçok iddialı albümünde çaldı ve Tunç’un 1996 yılında uçak kazasında yaşamını yitirdiği güne kadar kayıtlarda, sahne çalışmalarında ünlü isimlere eşlik etti.
Müzik listelerinde Semicenk 'Sen Kaldın'la birinci, Tuğçe Kandemir 'Kara Gözlüm'le ikinci, BLOK3 'Sevmeyi Denemedin'le üçüncü oldu.
Türkiye´nin büyük kentlerinde yayında olan radyo kanallarının geniş listesi
Murat Pirpiri, yeni teklisi “İyi Olabilirim” ile listelere döndü. Söz ve müziği Murat Pirpiri’ye ait “İyi Olabilirim”, içsel yüzleşmeyi ve yeniden ayağa kalkma halini yalın bir dille anlatıyor. Düzenlemesi Altan Turan ve Murat Pirpiri imzası taşıyan şarkının klip yönetmenliğini Fırat Aydın’ın üstleniyor.
ABD'li şarkıcı-söz yazarı Tori Amos bu baharda yayınlanacak ve Amerikan demokrasisini ele alacak, özgün ve politik şarkılardan oluşan yeni albümüyle ilgili konuştu. 1 Mayıs'ta çıkacak "In Times of Dragons", Tori Amos Amos'un kendi sözleriyle, 'tiranlığa karşı demokrasi mücadelesi hakkında metaforik bir hikaye'.
Pentagram, 2002 tarihli “Bir” albümünü, 24 yıl sonra ilk kez Sony Music Türkiye etiketiyle plak formatında müzikseverlerle buluşturdu. Pentagram'ın tamamı Türkçe sözlü ilk albümü olma özelliğini taşıyan “Bir”, grubun cesur duruşunu ve müzikal vizyonunu en net şekilde ortaya koyduğu çalışmaların başında geliyor. Türk tasavvuf düşüncesi, halk şiiri ve modern heavy metal’i aynı potada eriten albüm; metalseverler için kültürel bir manifesto niteliği taşıyor.
Albümün beş bölümlük ilk şarkısı Arabian Affair. 19 dakika 40 saniyelik şarkının kısaltılmış teklisi Arabian Affair (B yüzü Desert Dance) 1978'de Hollanda Top 40 listesine giriyor ve ilk dörde kadar yükseliyor. Benelux ülkelerinde böyle başlayan serüven kısa sürede Türkiye’ye kadar uzanıyor. Arabian Affair 45’liği bizde de büyük ilgi görünce 1979’da Türkiye’ye özel bir 45’lik (Dıown Istanbul/Ode To Yonina) daha yayınlanıyor.
Yerli müzikte Manifest grubu Amatör'le birinci, BLOK3 'Kusura Bakma' ile ikinci, Semicenk 'Çıkmaz Bir Sokakta' ile üçüncü oldu.
Rock ve müzik tarihinde bugün neler yaşandı? İşte tarihin sayfalarından birkaç önemli not:
Genç yaşına karşın uzun yıllardır rap müzikle uğraşan ´sinemamuzik.com´ okuru Emre Onaran sitemiz için rap şarkı yazdı. Yapıtını arkadaşı Uygar´la (Ragyu) birlikte seslendiren Emre Onaran´ın (Sürgün) videosu fotoğrafı tıklayınca:
Göksel Baktagir, Çiğdem Gürdal ve Şennur Dinleyen'le ince sazın aşkı bugün 20.00’'de TRT Müzik'te ekranlara gelecek Ahenk programında.
Ersen’in yoldaşı olacak Dadaşlar grubunun kuruluşuna daha iki yıl vardır ve bu parçaların kayıtlarında Kardaşlar’dan Seyhan Karabay akustik gitar ile ıklığı, Taner Öngür bas, gitar ve kaşığı, Hüseyin Sultanoğlu davul ile bongoyu çalar; gitar ve bağlama bölümleri de Zafer Dilek’in elinden çıkar. Derli Kaval ve Kozan Dağı ile Ersen, Anadolu Pop’ta ağırlığı hissedilen bir isimdir artık. Kozan Dağı’na Ersen’in bestesi Anadolu ozanlarını aratmayacak derecede başarılıdır; Zafer Dilek’in düzenlemesi de.
İsmi Açık Hava Tiyatrosu; halkın ağzında Harbiye Açıkhava; kartvizitinde ise ‘Türkiye’nin Müzik Mabedi’ yazılı. Hem ülke, hem dünya kültür tarihinde bir Royal Albert Hall, Madison Square Garden, Olympia kadar önemli ve değerli bir amfitiyatro. Kent mimarisi için de önemli merkez. Batılı örneklerine benzer şekilde bir eğlence vadisinin ortasında bulunuyor. En üstte Hilton, biraz altında, günümüzde adı İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı olmuş meşhur Spor ve Sergi Sarayı, Açıkhava Tiyatrosu, Küçük Çiftlik Park lunaparkı ve ismi sürekli değişen stadyum…
Loudwire dergisi her dönem büyük saygı duyulmuş progressive rock kulvarında 2000'lerde neler yapıldığını 'en iyiler' listesiyle belgelemeyi denedi: