Türlü olanaksızlara karşın filmleri bitirmeye kararlı Atadeniz. İskelet kostümü giyen, kafasını kaplayan muşambadan maskesi olan Kilink’in suratında hep aynı bakış. Ağzı oynamıyor ve muşambanın altından konuşuyor. Atadeniz’in bize anlattığı üzere en çok bu maskeyle uğraşıyor yapım ekibi. Muşambanın üzerine mürekkeple çizilen dudak ve dişler, Kilink kadınlarla öpüşünce siliniyor ve bütün mürekkep kadın oyuncunun dudağına bulaşıyor. Sonunda oto sanayiden bulunan özel boyayla sorun hallediliyor.
70’lerle 80’lerin gençlik ve müzik dergisi HEY’in 7 Aralık 1985 tarihli sayısında yayınlanan ‘Erkin, Bir Pizzacıda Onur Savaşı Veriyor’ başlıklı haber o günlerde büyük yankı yapmıştı. İmzasız yayınlanan haberde, gönlündeki plağı yapabilme uğruna Erkin Koray’ın bir pizzacıda piyano çalıp şarkı söylediği yazıyordu.
Kenti anlatan besteleri vardı ve grup kentli rock kavramını ilk dillendirenlerdendi. Albüm için kayıtları bitirmişlerdi. Ancak, plak şirketi şarkıların satmayacağını söyleyince makaradaki bantları sokakta yokuştan aşağı boşaltıp tüm kayıtları imha etmişlerdi. TANK 1975'de dağıldı.
1934, İstanbul doğumlu. İstanbul Erkek Sanat Enstitüsü mezunu. Asıl mesleği dökümcülük ama taksi şoförlüğü yapıyor, filmcilere de minibüs kiralıyor. Direksiyon başındayken 1960’ların ortalarında figüran olarak Yeşilçam’a giriyor. Birçok siyah beyaz, vurdulu kırdılı filmde oynuyor. Asistanlıktan yeni yönetmenliğe geçmiş bir genç ona başrol şansı veriyor Parçala Behçet filmiyle. Yeşilçam renkliye geçmiş ama Parçala Behçet siyah Beyaz. Önce kimse filmi göstermek istemiyor ama Parçala Behçet, reklamsız, magazinsiz büyük iş yapıyor. Behçet Nacar (Behçet Nacaroğlu), bu filmden sonra ‘jön’ olarak Beyoğlu’nda dolaşmaya başlıyor.
Geniş arşivi, biyografik yazıları ve arşiviyle Agah Özgüç’le birlikte Yeşilçam’ın tarihini tutmuş isimlerden Turhan Gürkan (d. 1926, Bafra/Samsun). Mesleğe 1946’da Millet dergisinde başlıyor. Dergi adına iki yıl Anadolu’da dolaşıyor. Askerlikten sonra İstanbul Ekspres’te spor muhabirliği, arşiv memurluğu yapıyor. Gazeteci olarak ‘sanat’ı takip etmeye ise Türk Sesi gazetesinde tiyatro yazılarıyla Bu arada Tanin gazetesi adına 11 ay Yassıada Duruşmaları’nı izliyor.
Tarih 23 Aralık 1990; Cumhuriyet’in Pazar ekinde Haftanın Konuğu olarak, Kayahan’ın genç vokalisti Demet Sağıroğlu ağırlanıyor. Söyleşi şöyle akıyor:
Fikret Kızılok ile eşi Şeyda Kızılok tarafından, 1983 sonbaharında İstanbul Bostancı Çatalçeşme’de kuruluyor Çekirdek Sanatevi. Aslında burası, diş hekimi olan Fikret Kızılok’un muayenehanesinin genişçe salonu. Cumartesi, pazarları konserler yapmayı, sergiler açmayı planlıyorlar. Kapasite aşağı yukarı 35 kişi; hiçbir şekilde sayı zorlanmıyor. Önceleri eş, dost, ahbap geliyor; canlı keman performansı eşliğinde içkilerini yudumluyorlar. 21.00 sularında bahçeye çıkılıyor, sohbet açık havada devam ediyor.12 Eylül dönemi; alternatif müzik üretenlere, ana akımın dışında seyreden iyi ve nitelikli müzisyenlere kapısını açan Çekirdek Sanatevi konserlere başlıyor. Amaç, az sermaye ile kent ozanlarının özgürce yaptıklarını bilinir kılmak…
1971’de Burhan Tonguç, Vedat Yıldırımbora ile Orhan Gencebay, Doğu müziği üzerine deneyler yapmak amacıyla güçlü bir grup oluşturmayı planlamıştı. Gencebay’ın bireysel çalışmaları nedeniyle proje bir türlü hayata geçemeyince, 1972’de Tonguç ile Yıldırımbora 'Grup Metronom’u kurdu. Amaç, plaklardaki müzikal performansı gazino sahnesinde yakalayamayan yıldızlara, aynı kaliteyi sunabilecek bir grup yaratmaktı. Şantözlüğünü Mine Koşan’ın yaptığı ilk Metronom kadrosunda şu isimler yer aldı:
Sadece 1964’te 22 filmde oynuyorlar ve topladıkları hasılat o yıl İtalya’daki gişe toplamının yüzde 10’una ulaşıyor. Çoğunlukla mafya, din, spor, hukukla ilgili, senaryoları çok basit, hatta büyük ölçüde doğaçlamaya dayanan, hızlı çekilen, prodüksiyon bütçeleri son derece sınırlı filmler yapıyorlar. Aynı gün üç filmi bir arada çektikleri oluyor. Önceleri eleştirmenler tarafından küçümsenen bu yapımlar sonra kabul görüyor ve yaratıcı komediler diye etiketleniyor.
Otuz yıl önce Ahmet Kaya artık iyiden iyiye yerli müzik camiasının zirvesinde. Ünlü bir şirketten çıkarmış son kasetini ve yeni işler için hazırlık aşamasında. Yoğun tempo arasında kısıtlı bir zaman süresi için randevu alıyoruz ve Şarkılarım Dağlara kasetinin öyküsünü, piyasayla ilgili saptamalarını öğreniyoruz. 12 Ekim 1994 tarihinde Cumhuriyet Gazetesi’nin müzik sayfasında yayınlanan söyleşi şöyle akıyor:
Türkiye’nin televizyonla yeni tanıştığı günler. Beyaz camdaki her şeyin gündem olduğu dönemde çocuklara yönelik Gelin Yarışalım adlı program daha bir fark yaratıyor; özellikle de açılış şarkısı. Oktay Tem, sunuculuğunu da yaptığı yarışma için yazdığı besteyle bir anda ünleniyor ve TV’nin ilk yıldızlarından biri oluyor. Şarkının getirdiği ünü, daha sonra Eti Bisküvisi’sinin ‘Bir bilmecem var çocuklar’ reklamıyla pekiştirmeyi başaran Oktay Tem, HEY Dergisi’nin 3 Ocak 1973 tarihli sayısında şöyle anlatıyor ‘Gelin Yarışalım’ı:
24 yıl önce aramızdan ayrılmış Barış Manço, ülkenin müziğinde hâlâ ağırlığını koruyor. Uzun saçları, yüzükleri, el kol hareketleriyle daha televizyon ile internet okken imajın önemini iyi bilen, akılda kalıcı şarkılarıyla büyük kitleleri yakalayıveren, stadyumlarda şarkıları en fazla tezahüratlaştırılan isim olan Barış Manço kendi müziğiyle ilgili neler düşünüyordu? Manço’yla yapılmış, 24 Kasım 1994 tarihinde Cumhuriyet Gazetesi'nde yayınlanmış söyleşiden bir bölüm:
Her Şey Çok Güzel Olacak en iyi yerli filmler listesinde bizim hep ilk 10’unumuzdaydı da, başkaları tarafından da ne kadar sevildiğini, önemsendiğini son dönemdeki özel ilgiden daha bir farkına vardık. İnternete bir göz atın vaktiniz olursa; neler yazılmış, neler. Kült film diyen, başyapıt diye değerlendiren, defalarca izlediğini ve izleyeceğini söyleyen… Gerçekten de ilginç film Her Şey Çok Güzel Olacak. 1998’de gösterime girmiş ve Eşkıya ile şöyle bir kıpırdanmış pazara bir milyon 240 bin biletle moral vermişti.
Erol Büyükburç, tartışmasız yerli pop müziğin, şov dünyasının en önemli isimlerinden biri, hatta tarihi. Yarım yüzyıl boyunca popülerliğini yitirmemeyi başarmış gerçek süperstar. Bir çok ilke imza atmış biri ayrıca; televizyonun yaşamımızda olmadığı günlerde sokağa çıktığında üstü başı parçalanan, yollarda yürüyemeyen ilk yıldız; ayrıca ilk yerli pop bestesini yazmış, türküleri ilk kez modernize edip Batılı orkestralarla yorumlamış, gazino dünyasında ‘Türk Hafif Müziği’yle ilk assolist yapmış yine O.
Yıl 1995; rock kenti Bursa'daki başarının ardından, İstanbul lokallerini de feth etmiş Volvox grubunun vokali Şebnem Ferah'ın yoluna yalnız devam etmeye karar verdiği dönem. Fanzinler ve gençlik dergileri dışında da haberlerlere konu olmaya başlamış. Sezen Aksu ve Onno Tunç'la kaset yapmak mühim olay. 18 Kasım 1995'te Cumhuriyet Gazetesi'nde yayınlanan mini söyleşide ilk albümünün hazırlıklarını şöyle anlatmış:
Eylül 1964, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Foto Film Merkezinde Albay Nusret Eraslan, altı ay sonra Çanakkale Zaferi’nin 50. yılı kutlamalarında kullanılmak üzere eldeki belgeler üzerinde çalışıyor. Bu arada, Yeşilçam’daki tanıdıklarıyla görüşüp kutlamaların nasıl olmasıyla ilgili görüş alışverişinde bulunuyor. Konuşmalar sürerken bir Çanakkale Savaşı filmi gündeme geliyor. Erarslan konuyu üstlerine iletiyor ve kısa sürede karar veriliyor: ‘Türk Silahlı Kuvvetleri, Çanakkale Zaferi’nin coşkusunu ve ruhunu layıkıyla beyaz perdeye yansıtacak bir filme maddi, manevi tüm desteğini sunacak’.
Otuz yıl boyunca gazino sahnesinde ve albüm kayıtlarında çalıyor. Dönemin assolistlerinin kadrosunda yer alarak Asya, Avrupa, Amerika, Afrika ve Avustralya kıtalarında birçok konsere çıkıyor. 1978’de Prof. Nevzad Atlığ’ın davetiyle Devlet Korosu’na ve bir süre sonra da TRT İstanbul Radyosu’na sözleşmeli sanatçı olarak katılıyor. Aynı yıllarda İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuarı’nda gençlere viyolonsel dersleri veriyor.
Yıl 1982; aylardan Haziran. İstanbul Müzik Festivali’nin o zamanki adı İstanbul Festivali. Harbiye Açıkhava’da iki gece üst üste Macar rock grubu Omega gözüküyor programda. Macar hükümeti, ülkenin Avrupa’da en çok tanınan grubu olan ve İngilizce ile Macarca uzunçalarları bulunan Omega’yı sık sık turneye gönderiyor. Sıra İstanbul’a gelmiş olmalı. Omega’yı yakından bilen, tanıyan çok kişi yok. Arada sırada TRT FM’de bir, iki şarkısı çalıyor, o kadar.
Bugün (13 Aralık) 55. yaşını kutlayan Hollywood yıldızı, uzun kariyerinde unutulmaz karakterlere hayat verdi ve Ray filmindeki Ray Charles rolüyle Oscar’a uzanmayı başardı. 1992’de sinemaya adım atan ve 1999’da Oliver Stone filmi Kazanma Hırsı’yla (Any Given Sunday) uluslararası şöhreti yakalayan Foxx’un hayranları Collateral’den Zincirsiz’e, Miami Vice’dan Beyaz Saray Düştü ‘ye ünlü oyuncunun karakter yaratma başarısını değerlendirerek bir liste hazırladı. Asıl adı Eric Marlon Bishop olan, oyunculuğunun yanında çok yetenekli şovmen, komedyen, müzisyen, yapımcı ve radyo sunucusu da olan Jamie Foxx’ın sevenlerine göre ‘en iyi performansları’:
Oscarları dağıtan Amerikan Film Akademisi’ne göre bütün zamanların en iyi aşk filmi (2002’de karar vermişler) seçilen Kazablanka bugün tam seksen yaşında. 26 Kasım 1942'de New York’ta ilk kez sinemada gösterilen Kazablanka (yön: Michael Curtiz) Humphrey Bogart, Ingrid Bergman, Claude Rains, Paul Henreid'in başrolleriyle daha ilk günden manşetlere yerleşmiş ve ününe ün katarak ‘kült’leşmişti…
Ali Ulvi ile Sinema adlı YouTube kanalımda, hem gösterime giren filmler ile ilgili film eleştirileri bölümünü, hem de mutlaka izlenmesi gereken filmler hakkındaki önerilerimi sizlerle paylaşıyorum. Film analizleri kapsamında, unutulmaz filmler ve haftanın filmlerine ek olarak, Altın Küre - Golden Globe ve Oscar başta olmak üzere, uluslararası film festivalleri bünyesinde yer alan filmlere ait yorum ve tavsiyelerimi bu kanalda bulacaksınız. Kısaca, vizyondaki filmler ile ilgili, hangi filme gidilir ya da hangi filmler izlenmeli gibi sorularınızın cevapları bu kanalda olacak. Kanalıma abone olmayı unutmayın. ALİ ULVİ UYANIK
Çeyrek yüzyılı aşkın, başta pop olmak üzere müziğin tarihini tutan, radyo programları üreten, kitaplar, eleştiriler yazan, plaklar çalan Naim Dilmener bu uzun yürüyüşün Gazete Pazar ile Radikal adımlarında kaleme aldığı yazılarıyla, müzik serüvenimizden önemli ve değerli isimleri bizlerle paylaşıyor.
‘Kopma Noktası’ kendisini dolandırdığını düşündüğü şirketin sahibinin oğlunu rehin alarak eyleme kalkışan bir adamın öyküsü eşliğinde kapitalizm üzerine hatırlatmalar yapıyor. Ünlü yönetmen Gus Van Sant’ın imzasını taşıyan film, 1977’de yaşanmış gerçek bir hikâyeden sinemaya uyarlanmış. UĞUR VARDAN (HÜRRİYET/28.02.2026)
23 Şubat 1966 Adapazarı doğumlu Murat Özer, ilk ve orta öğrenimini bu kentte tamamladıktan sonra Marmara Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu, Boğaziçi Üniversitesi Felsefe Bölümü ve İstanbul Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü’nde toplam 11 yıl öğrenim gördü; ancak üçünü de bitirmedi. 1990’da 2000’e Doğru dergisinde sinema yazılarına başladı...
Gündemdekilere ve vitrindekilere aldırmadan upuzun sinema tarihinden cımbızla seçilen hoş filmler, insan kokan öyküler, gözden kaçanlar, ıskalananlar, pamuklara sarılması gereken mütevazı başyapıtlar ve diğerleri Hilal Çetinder’in kaleminden Film Makarası’nda…
Boykot konusunda, kişisel olarak çok net bir tarafta duramadığımı itiraf etmeliyim. Boykot diyenlerin gerekçelerine hak vermekle birlikte, bu sene de gidip filmleri izledim. İnsan çelişkilerle dolu bir varlık. Madem festivali takip ettik, gelelim filmlere. Bu ilk yazımda, ana yarışmadan izleyebildiğim filmlere değineceğim. Ne yazık ki Sarı Zarflar’a yer bulmam mümkün olmadı. Neyse ki, çok kısa bir süre sonra, ülkemizde de gösterime girecek. Ana yarışmadaki 22 filmden, 9’unu izlemişim. Bunlar içinde en dikkate değer bulduğum dört filmle ilgili biraz daha detaylı olmak üzere, ilk yorumlarım şu şekilde:
Ahmet Baran ve Mine Geçili’yle özel şarkılar bugün 21.15'te TRT Müzik'te ekranlara gelecek Müzik Yolcuları programında.
Yeni fotoğrafı görmek, müzikseverlerin beğenisinin ne kadar değiştiğini öğrenmek için yerli rockta ‘bütün zamanların en iyileri’ni sinemamuzik.com okurlarına ve müzik eleştirmenlerine sorduk. İlginç liste çıktı ortaya:
Her biri meslekte en az 20 yılı devirmiş müzik yazarlarımızın saptadığı yerli grupların ‘şeref tablosu’nda Moğollar, Bulutsuzluk Özlemi ile ‘orta yaş’a dayanmış akranlar mor ve ötesi ile Duman gözüküyor. Hemen enselerinde Kurtalan Ekspres ile Dervişan yer alıyor. Bir alt basamakta ise, az zamanda çok iş yapmış Hardal ve Mazhar Fuat Özkan bulunuyor. Aslında gözler Mazharlar’ı daha üstte arıyor da, ‘ticaret’in dozunu kaçırmak bazen böyle sonuçlara neden oluyor.
Sinemamuzik.com, bir çoğu Altın Portakal’da jürilik de yapmış sinema yazarlarına sordu: ‘Antalya Altın Portakallı en iyi film hangisi’?... Birinciler listesinde ‘kortej’e çıkan ve bütün zamanların Altın Portakal birincilerini değerlendiren 31 sinema yazarının katıldığı araştırmada, Zeki Ökten’in 1980 tarihli Sürü filmi 213 puan toplayarak birinciliği kazandı. Sürü’yü 204 puanla Muhsin Bey (Yavuz Turgul) ve 192 puanla Uzak (Nuri Bilge Ceylan) izledi.
Sinemamuzik.com sinema yazarlarına sordu: ‘İlk uzun filmini 21. yüzyılda çeken en iyi 10 yerli yönetmen kim?... 30 sinema yazarının katıldığı araştırmada bol ödüllü Emin Alper 195 puan toplayarak birinciliği kazandı. Alper’i 145 puanla Pelin Esmer ve 136 puanla Özcan Alper izledi. Emin Alper'i 27 sinema yazarı listesine alırken, Pelin Esmer’e 25, Özcan Alper’e 20 listede yer verildi. Bazı popüler isimler ön sıralarda yer alamadı.
Sinema yazarı ve eleştirmen Atilla Dorsay, kaleme aldığı kitaplarına bir yenisini daha kattı. Remzi Kitapevi etiketiyle yayınlanan 'Hayatımızı Değiştiren Filmler 2020-2025'te Dorsay bu kez 2020-2025 arası yazığı eleştirileri bir araya getirdi. 1985'ten bu yana beş yılda bir, o zaman diliminin yabancı filmlerini ele alan yapıtlarından oluşan kitapları okura sunmaya özen gösteren Dorsay 192 sayfalık kitabı için şunları söyledi:
Popüler orkestralar ile grupların Türkiye serüvenini ‘Günlerin İçinden Canım’ / 100 Yıllık Türkiye Popüler Orkestralar ve Gruplar Tarihi (1923-2022) adlı internet sitesinde anlattım.
Türkiye´nin büyük kentlerinde yayında olan radyo kanallarının geniş listesi
Genç yaşına karşın uzun yıllardır rap müzikle uğraşan ´sinemamuzik.com´ okuru Emre Onaran sitemiz için şarkı yazdı. Yapıtını arkadaşı Uygar´la (Ragyu) birlikte seslendiren Emre Onaran´ın (Sürgün) videosu içeride:
Hemen her öğretmenin, okul müdürünün maratona benzettiği hayatın henüz başında biri Lezzet. Başka bir deyişle; böğürtlenli, limonlu, çilekli, çikolatalı, vişneli, karamelli, karadutlu dondurmalardan henüz tatmadı, sadece vanilyalının tadını biliyor. Onunla tanışmak için sayfaları çevirmen yeterli. Çelişki Bilmez Lezzet’in Geçmiş Zaman Maceraları Uğur Vardan’ın çocukluk anılarından yola çıkarak yazdığı öykülerden oluşuyor.
Ünlü grupların kuruluş öyküleri, müzik serüvenleri yakından takip edilse de isimlerinin nasıl doğduğu ve koyulduğu pek bilinmez. Meraklısı için ilginç bir liste hazırladık: