Film, uzaylıların dünya ile bağlantı kurarak onların kontrollerini sağlayan bir takım güçlerin kendi menfaatleri için neler yapabileceklerini gösteriyor.
Gittikleri piknikte Delal, ağabeyi Celil’in komşu kızı Heda’dan etkilendiği fark edince onları başbaşa bırakır. Ancak, Celil ve genç kız dolaşırken bastıkları mayınla hayatlarını kaybederler. Delal vicdan azabına dayanamaz ve intihar eder. Yedi yıl sonra Heda, ablasının kocası ile evlendirilmiştir. Ancak kocası gecelerini sevgilisi Defne ile geçirmektedir. Heda’nın annesi Cemile’nin bunalımı gittikçe büyümektedir.
Mezuniyetlerine bir sene kala en yakın arkadaşlarının intiharıyla sarsılan liseli genç grup, bu intiharın etkisinden kurtulamamıştır. Kız arkadaşıyla sorun yaşayan Akın; aklı serserilikte olan Metin; ailesiyle sorunu olan Efe; bir çete grubuyla arkadaşlık yapan Aykut ve her şeyin iyi gitmesi için elinden geleni yapan Umut’un hayatları bir şekilde kesişecektir.
Film, üç üniversite öğrencisinin insanların korkuları üzerine yaptıkları araştırmayı anlatan psikolojik gerilim hikâyesi. Stephen, yeni tanıştığı evinin alt katında tek başına yaşayan Quaid’in teklifiyle projenin içinde olmayı kabûl eder. Stephen’in sınıf arkadaşı güzel ve sempatik Cheryl’de projeye katılır ve üçlü insanlarla en karanlık korkuları hakkında röportajlar yapmaya başlarlar.
Altı üniversiteli arkadaş, hocalarının verdiği ödev için aynı gruba düşer. Hocaları bu grubu Safranbolu projesinden sorumlu tutar. Safranbolu’ya gelirken arabaları bozulur. Rezervasyonları iptâl edildiğinden buldukları boş bir konağa yerleşirler. Baştan her şey güzeldir ama saatler gece yarısına yaklaştıkça sıra dışı şeyler olmaya başlar.
Birbirine kenetlenmiş 7 kişinin bir günde başına gelenler. Temposu ve kurgusuyla şaşırtıcı bir hikâye: “Para darphanede basılır, imzası atılır, banknot yapılır, deste deste akar gider. Milyonlarca temiz, milyonlarca pis el değer. Anlatılmaz bir sevgisi, anlatılmaz bir acısı vardır. Dünyada para için istenilecek en güzel dilek pis tarafını tutmamaktır, eğer tutarsan.”
Yakınlarının tam desteği ile gerçekleştirilen bu yapım, Londra konserlerine hazırlanan Michael Jacson’ın yüzlerce saatlik provalarından ve kamera arkası çekimlerinden görüntüler içeriyor. High Definition formatında, dijital ses kalitesi ile hazırlanan filmde, Jackson’ın yakın arkadaşları ve birlikte çalıştığı kişilerin röportajları da yer alıyor. Film, Jackson’ın titiz hazırlığını ön sıralardan izleme deneyimini sunacak.
Küçük bir kasabada yaşayan lise öğrencisi Jennifer’ın güzelliği ile içindeki şeytansı yanın birleşmesi beklenmedik olaylara yol açar. Jennifer okulundaki erkekleri tek tek öldürmektedir. Needy, Jennifer’ın içinde bir katil barındığını öğrendiğinde arkadaşını ve çevresini kurtarmaya çalışır. Fakat bununla uğraşırken Jennifer’ın kurbanlarının sadece erkekler mi olduğu sorusu da kafasını meşgûl etmektedir.
Sam, Clover ve Alex sıradan üç genç kızdır. Ajan seçildiklerine şaşıran kızların ilk görevi kaçırılmış olan ünlü veteriner Wolfman’ın yerini belirlemektir. Kızlar olayın arkasında Fabu adlı eski bir mankenin olduğunu fark ederler. “Mükemmelleştirici” adlı makineyi de icat Fabu’nun plânı muhteşem bakışlara sahip insanlar yaratmaktır. Acaba Casus Kızlar dünyayı kurtarabilecek midir?
Bir Televizyon kanalı olan Kanal-İ’de geçen olayların yer aldığı komedi filmi her kesimden insanı güldürme iddiasını taşıyor. Film, saf Anadolu çocuğu İmdat’ın cam siliciliğinden Televizyon Kanalı Genel Müdürlüğü’ne ve Türkiye’nin rating rekortmeni bir yapımcıya dönüşmesini, rating rekorları kıran birbirinden ilginç ve absürd televizyon şov ve programlarını anlatıyor.
Üniversiteden yeni mezun olmuş ve uzak bir Kürt köyüne atanmış Türk öğretmenin bir yıl, onun okula yeni başlayan ve Türkçe bilmeyen çocuklarla yaşadıkları. Bir yıl boyunca öğretmenin farklı bir topluluk ve kültür içindeki yalnızlığına, çocuklar ve köylülerle yaşadığı iletişim problemine, çocuklardaki değişime tanık oluyoruz. Süreç boyunca öğretmen ve çocuklar birbirlerini tanımaya başlıyorlar.
19 Ağustos 1999 tarihinde olan depremden sonra Adapazarı’nda dört yakın arkadaşın yaşadığı travmaları, geleceğe dair umutlarını, arayışlarını ve tutkularını anlattığı gerçek bir yaşam hikâyesi olan “Melekler ve Kumarbazlar”ı yönetmen “sert bir taşra filmi” olarak tanımlıyor.
Film, dansçılar, şarkıcılar, oyuncular ve ressamlardan oluşan bir grup yetenekli gencin New York Gösteri Sanatları Şehir Lisesi’nde geçirdiği 4 seneyi anlatıyor. Adeta farklı ve yaratıcı bir güç santrali olan bu okul toplumun her kesiminden öğrencilere hayallerini gerçekleştirme, gerçek ve uzun süreli bir şöhret yakalama şansı sunar. Sadece yetenek, kendini adama ve sıkı çalışma ile elde edilebilecek türden bir şans.
Greenwich Köyü’nde iç mimar olarak çalışan Elliot, gay hakları hareketi sözcülüğünü yapmaktadır. 1969 yazında aile motelinin hacizden kurtarılmasına yardım eder. Bu sırada komşu kasabada yapılması plânlanan bir müzik ve sanat festivalinin izninin iptâl edildiğini öğrenir ve organizatörlere kendi motellerini kullanabilecekleri teklifinde bulunur.
Yıl 1956… Sovyetlerin tesirindeki Macaristan’ın tek konuda, su topunda süper güce sahipti. Su takımı oyuncuları kazandıkları zaferlerle tüm halkın dikkatini çekmekteydi. 1955’de Moskova’da, Macarlar maçı hakem yüzünden kaybetmişlerdi. Melbourne’deki olimpiyatlarında rövanş maçı yapma fırsatı doğmuştur. Öte yandan Budapeşte’de halk ayaklanmış ve Sovyetlere başkaldırmıştır.
Okyanus Dünyası 3D, izleyicileri gezegenimizin yaşam kaynağı okyanusların mucizevi ve zengin dünyasına davet ederken, bu görkemli dünyayı ve sakinlerini korumamız altına almamız için ilham kaynağı oluyor. Filmde, dalgaların altında normalde görülemeyen ve unutulmaz bir yaşama şahit olunurken, manta vatozu, çekiç balığı, deniz tavşanı ve deniz ejderi gibi mucize canlıların yaşamı izleniyor.
Kariyerinin henüz başında olan Coco Chanel bir akşam Igor Stravinsky adlı Rus bestecinin hazırladığı operanın ilk gösterimine gider ve Stravinsky’den çok etkilenir. Ancak ünlü besteci evlidir ve çocukları vardır. Coco, Fransa’da mülteci olarak yaşayan Stravinsky’ye ve ailesine evini açar, fırtınalı bir aşk yaşanmaya başlar.
Hayatı boyunca yaşamak istediği macera hayalini gerçekleştirmek için evine binlerce balon bağlayıp Güney Amerika’nın vahşi doğasına doğru yolculuğa çıkan 78 yaşındaki baloncu Carl Fredricksen’ın hikayesinin anlatıldığı yeni bir komedi. Ancak Carl, yolculuğa başladıktan sonra en büyük kabusunu da yanında götürmekte olduğunu fark eder: fazlasıyla iyimser, doğa kaşifi 8 yaşındaki Russel’ı.
Nefes, Güneydoğu’da Irak sınırına yakın bir ilçedeki komando tugayında bulunan ve Karabal Tepesi’ndeki röle istasyonunu korumakla görevlendirilen bir yüzbaşı komutasındaki 40 askerin hikâyesi. Sınır nedir, neresidir bilmezdi çoğu. Emir almadıkları, emir de vermedikleri bir hayattan, her şeyi emirle yaptıkları bir hayata geçtiklerinde sınırları da gördüler. Karabal Tepe’de günlerce, aylarca beklediler.
İlk kez Venedik Film Festivali’nde seyirci karşısına çıkan ve doğal güzelliğiyle ünlü bir yarımadanın sembolik fonunda, yurtlarının huzurlu döneminde birbirlerine bağlanan fakat daha sonra arkadaşları olmaksızın bir çeşit sürgünde yaşamaya zorlanan iki insanın öyküsü üzerinden Kıbrıs adasının siyasi sürecine ışık tutan, sıradışı bir belgesel-drama.
SİYAD üyesi deneyimli kalemler vizyonu 5 üzerinden notluyor... Yıldızlı Pekiyi, her hafta sizinle!
Christopher Nolan’ın merakla beklenen yeni filmi Odyssey'in Türkçe alt yazılı ve dublajlı fragmanı yayınlandı. 17 Temmuz 2026’da Türkiye'de gösterime girecek Odyssey’de Matt Damon, Tom Holland, Anne Hathaway, Robert Pattinson, Lupita Nyong’o, Zendaya ve Charlize Theron rol alıyor.
Sinema tarihinde bugün neler yaşandı? İşte tarihin sayfalarından birkaç önemli not:
Audrey Niffenegger'in çizgi romanından uyarlanan, Alice Rohrwacher 'ın yönettiği The Burnt Orange Heresy filminin çekimleri İtalya Stromboli adasında başladı. Filmde Mick Jagger, hikayenin kilit isimlerinden biri olan Strombolicchio deniz fenerinin bekçisini canlandıracak. Jagger, Josh O'Connor'ın canlandırdığı Kyo'nun babası olacak ve filmin üç ana kız kardeşi de Kyto'nun etrafında şekillenecek. Bu kız kardeşler Jessie Buckley, Dakota Johnson ile Saoirse Ronan. Oyuncu kadrosunda ayrıca Isabella Rossellini de yer alıyor.
Venezuelalı şehir bilimci Diego ile Barselona'dan bir dansçı olan Elena, yeni bir hayata başlamak için onaylanan vizeleriyle Amerika Birleşik Devletleri'ne taşınır. Amaçları profesyonel kariyerlerini geliştirmek ve 'fırsatlar diyarında' aile kurmaktır. Ancak New York havaalanının göçmenlik alanına girdiklerinde, sınır görevlileri tarafından tatsız bir teftiş sürecine ve psikolojik olarak yorucu sorgulamaya tabi tutulacakları ikincil teftiş odasına götürülürler. Sonraki birkaç saat boyunca, Elena, Diego'nun kaderi ve hayalleri, onlarla görüşen yetkilinin henüz birbirleriyle paylaşmadıkları veya önceki başvuru sürecinde ifşa etmedikleri sırları açığa çıkarması, tüm süreci ve ilişkilerini tehlikeye atar.
Baba Zula’nın filme yazdığı müzikleri yeterli bulmayan Derviş Zaim, Şenol Filiz-Birol Yayla ikilisinin Bab-ı Esrar albümünden de parçalar alıyor. Hatta bu parçaların sayısı Baba Zula’nınkileri aşıyor. Filiz ile Yayla, istemleri dışında işin içine giriyor açıkçası. 1995 tarihli ikinci albümleri Bab-ı Esrar’daki şarkıların bir bölümünün Tabutta Rövaşata filminde kullanılması albümün tanıtımına önemli katkıda bulunuyor aslında. Özellikle Bab-ı Esrar parçası çok dikkat çekiyor, filmle özdeşleşiyor.
Haftanın filmleriyle ilgili sinema eleştirmenleri köşelerinde neler yazdı; nelere dikkat çekti. İşte eleştirilerden özet bölümler: