Ormanda geyik avına çıkmış 13 yaşındaki Oskari, esrarengiz bir uçağın kamp alanı yakınlarına düşürülmesi sonucunda Amerika Devlet Başkanı ile tanışır. Fakat Amerikan Başkanı, teröristlerin tehditi altındadır ve bu durumdan kurtarılması gerekmektedir. Oskari, kontrolü ele geçirerek Başkan Moore’un kurtarılmasına yardım eder.
2. Dünya Savaşı’nın sonlandığı günün ertesinde Britanya’da büyük bir kutlama yapılacaktır. Kral George ile Kraliçe Elizabeth kutlamaların yapılacağı gece, Kral halka seslenirken kızlarının yanlarında olmasını isterler. Fakat Prenses Elizabeth için bu gece sokaktaki hayata karışabileceği son şanstır. Kral ve Kraliçeyi ikna eden iki prenses kutlamalara katılmak için saraydan ayrılırlar. Elizabeth, Jack ve o güne dek hiç hissetmediği duygularla tanışır.
Çok iyi bir nişancı olan Vincent, beklentilerin aksine polis teşkilatına katılmayı reddeden bir silah eğitmenidir. 22 yaşındaki genç nişancı, teşkilatın yozlaşmış üyelerinden biri olan Milo ile tanışır ve kendisini tehlikeli bir girdabın içinde bulur. Vincent, vaftiz babası Chavez’in de içinde olduğu ve iki tarafın da polis olduğu bu kavgada uğruna savaştığı bütün değerleri sorgulayacaktır.
Filmin ana karakteri olan Charlie Wolfe kurnaz bir suikastçıdır. Charlie, Alice Taylor adındaki baştan çıkarıcı bir kadını öldürmek için işe koyulduğunda bir tek kendisinin işin içinde olmadığını fark eder. Charlie, kendini üç ayrı cinayet, kargaşa, şantaj ve intikam hikâyesinin tam merkezinde bulur.
İnsan direnişinin lideri John Connor, Çavuş Kyle Reese’i Sarah Connor’ı koruması ve geleceği güvence altına alması için 1984’e geri gönderdiğinde olayların beklenmedik bir şekilde yön değiştirir ve zaman çizgisi kırılır. Şimdi kendisini geçmişin yeni ve yabancı bir versiyonunda bulan Çavuş Reese, Gardiyan’ın da dahil olduğu müttefiklerle, “geleceği yeniden başlatmak” göreviyle karşı karşıya kalır.
Pablo Escobar’ın zirve yıllarında geçen filmde Nick, sörf yapmak için gittiği Kolombiya’da rüyalarının kadını Maria’yla tanışır. Pablo Escobar, Maria’nın amcasıdır. Nick zamanla bu devasa ailenin bir parçası olur. İlk bakışta her şey yolunda gözükse de, Nick kız arkadaşıyla geçirdiği her gün işin bilinmeyen yönleri olduğunu fark eder ve kendini dünyanın en büyük uyuşturucu mafyasının içinde bulur.
Kamera monte ettiği bir taksi ile Tahran’ı gezen ve müşteriler arasında geçen diyalogları kaydeden, rejim karşıtı ve muhalif yönetmen Jafar Panahi, İran film otoritelerine karşı kişisel ve sanatsal direnişini Taksi Tahran ile sürdürüyor.
Sene 1984. İngiltere, Margaret Thatcher’ın muhafazakâr politikalarının etkisi altındadır. Bu politik atmosfer içinde ezilen başlıca gruplardan biri eşcinsellerdir. Ancak en az onlar kadar baskı altında olan bir grup daha vardır, maden işçileri. İlk bakışta hiçbir ortak noktası yokmuş gibi gözüken bu iki grup birbirine yardımcı olabilecek midir? Onur (Pride) lezbiyen ve gey aktivistlerin güçlerini maden işçileri ile birleştirerek ön yargıları aşmalarını anlatan bir film.
Dulce, çocuklarıyla birlikte beş yıl önce taşındığı evde garip olaylar yaşamaya başlar ve hiç beklemediği sonuçlarla yüzleşmek zorunda kalır. Aradan otuz yıl geçtikten sonra iyice yaşlanan Dulce, yıllar önce yaşadığı gizemi çözmek için yeniden o eve dönecektir. Film eleştirmeni Anton Bitel’e göre, “Paradokslarla dolu olay örgüsü film bittikten sonrada zihninizi meşgul edecek.”
Ribbit, diğer kurbağalardan farklı olarak suya girmekten ve zıplamaktan nefret etmektedir. Kendisini ait hissetmediği bu kurbağalar dünyasında aklı sorularla doludur ve kimlik bunalımı yaşamaktadır. Bir yarasa tarafından hipnotize edilen Ribbit, kendisinin insan bir prens olduğuna inanır ve gerçek kimliğini bulmak, prenses tarafından öpülüp insana dönüşmek için arkadaşı uçan sincap ile büyük bir maceraya atılır.
Alkarısı, Türk, Anadolu ve Altay halk inancında lohusa dönemindeki kadınlara ve atlara musallat olduğuna inanılan yaratıktır. Efsanenin temeli Şamanizm’e kadar uzanır. İnanışa göre lohusaların ve yeni doğmuş çocukların ciğerleriyle beslenir. Alkarısından korunmak için çeşitli çarelerin olduğuna inanılır. Lohusa kadını yalnız bırakmamak, ışıkları sürekli yakmak, başucuna Kuran koymak, yüzünü kırmızı örtüyle örtmek gibi.
Tanweer Libby Day hayatında tekrar açmak istemediği bir sayfayla yüzleşmek üzeredir. Haneye tecavüzle sonlanan bir olayda annesinin ve kız kardeşlerinin ölümüne tanıklık edip yedi yaşındayken verdiği ifadeyle erkek kardeşi Ben’in hüküm giymesine neden olan Libby Day, olaydan 25 yıl sonra çözülemediğini düşündükleri suçlarla ilgilenen bir grup meraklı insanla tanışır ve farkında olmadan olayların içine tekrar adım atar.
Deneyimli bir koç olan Jim White, hayatında bir süredir bazı problemlerle mücadele etmektedir. Yaşadığı birtakım talihsiz olaylardan dolayı California’nın en fakir bölgelerinden olan McFarland’a yerleşir. Jim White burada, lise öğrencilerinin spora olan yatkınlıklarını keşfeder ve onların saklı kalmış potansiyelini ortaya çıkartmak ister. Gençleri bir yarışmaya hazırlayan White, onlara hayatlarının fırsatını sunar.
Bir çiftlikte yaşayan hayvan dostlarımız arasında Blacky adında siyah kıvırcık bir koyun vardır ve en büyük takıntısı aya gitmektir. Blacky arkadaşlarıyla birlikte benzersiz bir yolculuk için hazırlıklara başlar. Bu yolculukta onları heyecanlı maceralar beklemektedir.
Londra’daki ABD büyükelçiliğinde görevli Kate Abbott bombalı saldırıdan kıl payı kurtulur. Ancak bu saldırı ve yaşanan kayıplar Kate’in üzerine yıkılır. Şüpheli durumuna düşen ve tek başına kalan Kate, yetkililerden ve kendisini öldürmeye çalışan adamdan bir adım önde olmak zorundadır. Bir yandan adını temize çıkarmaya uğraşırken, diğer yandan da bir terör saldırısını engellemeye çalışacaktır.
Bu filmde işaret dili konuşuluyor. Altyazı yok, seslendirme yok! Zaten aşk ve nefreti anlamak için sese ihtiyacımız yok. Seyirciyi iki saatliğine bambaşka bir dünyaya sokan film Ukrayna’da sağır ve dilsiz okulunda yatılı okuyan bir gencin başına gelenleri anlatıyor.
Bir yaz tatilinde, Lea, Adrien ve küçük kardeşleri Theo, seneler öncesinde yaşanmış bir tartışma nedeniyle hiç görmedikleri dedeleri Paul’ü ziyaret etmek için yaşadığı yere giderler. Ne var ki bu ziyaret hiç de bekledikleri tatile dönüşmez. Çünkü anne ve babaları boşanmanın eşiğindedir ve babaları evi terk etmek üzeredir. Bu olaylar sonrası her birinin tatili başka bir kaosa doğru sürüklenmeye başlar.
Babası San Francisco’da yeni bir işe başlayınca Riley de hepimiz gibi Neşe, Korku, Öfke, Tiksinti ve Üzüntü duyguları ile hareket ediyor. Duygular, Riley’nin zihninin içinde ana merkezde yaşıyor ve ona günlük hayatında tavsiyeler veriyorlar. Riley ve duyguları San Francisco’da yeni bir hayata alışmak için büyük çaba sarf ederken ana merkezde kargaşa baş gösteriyor. Neşe’nin, Riley’nin en önemli duygusu olmasına rağmen, diğer duygular yeni bir şehre ve okula uyum sağlama konusunda birbirleriyle çelişiyorlar.
İyi Biri, Antakya’nın Samandağ ilçesinde yaşayan, 40 yaşında, tutunamamış bir adamın, ev, iş ve eş bulma hayaliyle Mersin’in Mut ilçesindeki asker arkadaşına gitmek için, yanında köpeğiyle yola çıkmasının ve bu yolculuk boyunca yaşadığı komik, trajikomik hikâyelerin anlatıldığı eğlenceli bir film. Cengiz Bozkurt’la birlikte başrolü paylaşan Karakız adlı köpek, Mersin’deki barınaktan 500 köpek arasından seçilmiştir.
Paula ailenin tek işiten üyesi olarak, neredeyse her gün sağır anne babası ile kardeşinin mecburi çevirmenliğini yapmaktadır. Yaklaşan yerel seçimlerde belediye başkanlığına adaylığını koyan babası Paula’ya daha çok ihtiyaç duyar. O sırada müzik öğretmeni şarkı yarışmasına katılması için Paula’yı teşvik eder. Paula ailesine destek olmakla hayallerinin peşinden gitmek arasında kalır.
SİYAD üyesi deneyimli kalemler vizyonu 5 üzerinden notluyor... Yıldızlı Pekiyi, her hafta sizinle!
Christopher Nolan’ın merakla beklenen yeni filmi Odyssey'in Türkçe alt yazılı ve dublajlı fragmanı yayınlandı. 17 Temmuz 2026’da Türkiye'de gösterime girecek Odyssey’de Matt Damon, Tom Holland, Anne Hathaway, Robert Pattinson, Lupita Nyong’o, Zendaya ve Charlize Theron rol alıyor.
Sinema tarihinde bugün neler yaşandı? İşte tarihin sayfalarından birkaç önemli not:
Audrey Niffenegger'in çizgi romanından uyarlanan, Alice Rohrwacher 'ın yönettiği The Burnt Orange Heresy filminin çekimleri İtalya Stromboli adasında başladı. Filmde Mick Jagger, hikayenin kilit isimlerinden biri olan Strombolicchio deniz fenerinin bekçisini canlandıracak. Jagger, Josh O'Connor'ın canlandırdığı Kyo'nun babası olacak ve filmin üç ana kız kardeşi de Kyto'nun etrafında şekillenecek. Bu kız kardeşler Jessie Buckley, Dakota Johnson ile Saoirse Ronan. Oyuncu kadrosunda ayrıca Isabella Rossellini de yer alıyor.
19. yüzyılda Wessex'in kasabalarından birindeyiz. Bilindiği gibi o dönemde kadınların 19. yüzyılda davranış biçimlerini kısıtlayan bir sürü kural var fakat genç Batsheba bu kuralların hiçbirine önem vermeyerek kendi istediği gibi özgür bir hayat yaşamanın peşinde. Tabi bulundukları çevre için oldukça alışılmışın dışında bir hayat sürüyor. Kendi hayatını bu özgürlükle yaşarken de ona aşık olan üç farklı adamın hayatlarını alt üst ediyor.
Baba Zula’nın filme yazdığı müzikleri yeterli bulmayan Derviş Zaim, Şenol Filiz-Birol Yayla ikilisinin Bab-ı Esrar albümünden de parçalar alıyor. Hatta bu parçaların sayısı Baba Zula’nınkileri aşıyor. Filiz ile Yayla, istemleri dışında işin içine giriyor açıkçası. 1995 tarihli ikinci albümleri Bab-ı Esrar’daki şarkıların bir bölümünün Tabutta Rövaşata filminde kullanılması albümün tanıtımına önemli katkıda bulunuyor aslında. Özellikle Bab-ı Esrar parçası çok dikkat çekiyor, filmle özdeşleşiyor.
Haftanın filmleriyle ilgili sinema eleştirmenleri köşelerinde neler yazdı; nelere dikkat çekti. İşte eleştirilerden özet bölümler: