Berlin Duvarı’nın yıkılmasından önce Berlin’de geçen filmde MI6’nın en ölümcül suikastçısı Lorraine Broughton, soğuk savaş sırasında bir ajanın öldürülmesini araştırmak ve eksik ajanlar listesini bulmak için Berlin’e gönderilir. Burada ajan David Percival ile işbirliği yaparlar ve ikisi gerilim dolu büyük bir aksiyona atılırlar.
Valerian ve Laureline, tüm evrenin düzenini sağlayan insan gezegeni hükümeti için çalışan özel ajanlardır. Binlerce farklı türe ev sahipliği yapan, gökada metropolü Alpha’ya göreve giderler. Alpha’nın 17 milyonluk halkı, evreni iyileştirmek için tüm yeteneklerini, ortaya koymuşlardır. Fakat görünmeyen güçler çok korkunç bir tehlikeyi üzerlerine salmak üzeredir.
Efsanevi tahliye operasyonu Dunkirk, İngilizler ve müttefiklerinden oluşan birliklerin düşman askerleri tarafından bir sahilde kıstırılmalarıyla başlar. Artlarında düşmanlar, önlerinde uzanan uçsuz bucaksız deniz arasında sıkışıp kalan askerlerin kurtulmaları bir mucizeye bağlıdır. Fransa sahillerinde yer alan Dunkirk’te Almanların kıstırdığı müttefik birlikler hem İngiliz donanmasına hem de sivillere ait gemilerle güvenli bir bölgeye götürüldüler.
Guillaume Canet, bir erkeğin isteyeceği her şeye sahiptir. Ancak bir gün, yirmili yaşlardaki bir aktris kendisine artık kadınların gözünde eskisi kadar çekici bir erkek olmadığını söyler. Aslına bakılırsa, Guillaume hiçbir zaman öyle biri olmamıştır ama bunu duymak onu hayli yaralar. O’nu asıl can evinden vuransa, en seksi aktörler listesinden düşmesi olur. Guillaume Canet, yaşam şekli olarak yepyeni bir tarzı benimser.
Kocası ve çocuklarıyla mutlu, sıradan bir yaşam süren Liz´in hayatı, kasabaya yeni bir din adamı gelmesiyle kabusa döner. Pederin görevini yapmaya başlamasıyla Liz ve ailesi büyük bir tehlike altına girer. İşlemediği bir suçun sanığı olan Liz, bir yandan ailesini hırslı ve intikam almak isteyen pederden korumaya çalışırken, bir yandan da içinde bulunduğu durumdan kaçış yolu bulmaya çalışacaktır.
Beş taksi, beş şehir ve bir gece… Los Angeles´ta taksiyle evine giderken iş bağlamaya çalışan bir menajer, aradığı yıldızı taksi şoföründe keşfeder… New York´ta palyaçoya benzeyen ve şair gibi konuşan Alman bir taksi şoförü direksiyonu müşterisine bırakır… Paris´te yakışıklı Afrikalı bir adamın taksisine binen kör bir kadın arasında beklemediği bir etkileşim olur… Roma´da arabasına binen rahibe günah çıkarmaya çalışan şoför, müşterisinin ölmek üzere olduğunun farkında bile değildir… Son olarak da Helinski´de duygu yüklü bir insanlık öyküsüyle film hafızalara kazınır.
Genç bir Amerikalı çift olan Julie ve Jim, fotoğraf çekmek için Tayland´a macera dolu bir seyahat planlarlar. Çok güzel başlayan tatilleri Jim´in Julie´ye evlenme teklifi etmesiyle daha da güzelleşir. Şehri karış karış gezen aşıklar, İngiliz bir rehber eşliğinde ruhlar evi olarak bilinen, içinde birçok küçük tapınağın bulunduğu kırsal bir alana giderler. Burada farkında olmadan şeytani bir gücü rahatsız eden Julie´yi kötü ruhlar rahatsız etmeye başlar. Giderek artan bu bela karşısında Julie´nin ruhlar dünyasında ebediyen hapsolmaması için, Jim´in bu laneti ortadan kaldırmanın bir yolunu bulması gerekecektir.
Yasemin ve Mustafa İzmir’de ikamet eden aynı evi paylaşan, farklı dinlere mensup olduklarına aldırış etmeden birlikte olmayı başarmış iki sevgilidir. Yasemin’in hayatı gördüğü rüya ile bir anda kâbusa dönmüştür. Ardarda yaşadığı paranormal olaylar onu bunalıma sokar. Mustafa olan biten her şeyi hafife alarak Yasemin’i rahatlatmaya çalışır ancak sevdiği kadın için endişelenmektedir, sonrasında tanık olduğu olaylar onda da büyük bir korku yaratır.
Bulgaristan’da yaşayan Kiki ile Miki’nin plak çıkarıp meşhur olmak gibi tek bir hayalleri vardır. Saf olduklarından kendilerine Belçika’ya vize çıkmasını beklerler. Bu durumdan yararlanan köyün kurnazı Biznesmen Bayram, Belçika’da tanıdığı Plakçı Şehmuz’u ayarlar. Amacı Kiki ve Miki kardeşleri pazarlayarak, plak yapımcısı Şehmuz’dan yüklüce para koparmaktır. Kiki ve Miki köyüne ve yatalak annesine veda ederek Belçika yollarına düşer.
Üniversite öğrencisi bir grup genç, hafta sonu tatilini geçirmek üzere civar köylerden birine doğru yolculuğa çıkar. Yolculuk sırasında yolda başlarına gelen esrarengiz bir olay yüzünden araç çamura saplanır. Aracı saplandığı yerden kurtarmak için yardım istemek üzere bir eve giren gençler, girdikleri bu evde hiç tahmin etmedikleri bir olayla karşı karşıya kalırlar. Neler olup bittiğini anlamaya çalışan gençler kendilerini bir anda bir ölüm kalım savaşının tam ortasında bulurlar. 5 arkadaşın nefes kesen kurtulma mücadelesi birbirinden sürprizli olaylara sahne olan bir maceraya dönecektir.
Türler arasındaki barışın çöktüğü ve baskın bir Albay’ın önderliğinde savaşan bir grup insan askerin planladığı saldırıyla, Caesar düşünülemez kişisel bir kayıpla ve ruhuna çöken karanlıkla karşı karşıya kalır. Empati ve merhametin, hem dünyada hem de kalbinde neredeyse kaybolduğu bir dönemde Caesar, gelecekle ilgili umutlarını gerçekleştirmek için, dostluk duygusu ve vizyon arayışına girer.
1940 yılında Naziler tüm Avrupa’ya saldırırken Alman Kralı 2. Wilhelm’in yaşamı Hollanda kırsalında sürgünde geçmektedir. Naziler Hollanda’yı istilâ edince, Alman askeri Brandt, Kaiser’i tkorumak için görevlendirilir. Brandt’in, Kaiser’in hizmetçisi Mieke ile aşk yaşaması konuyu iyice karmaşık hale getirir, çünkü Mieke hem yahudi, hem de casustur. Brandt, aşkı ve görevi arasında seçim yapmak zorunda kalacaktır.
Ruhlarla iletişime geçebildiğine inanılan Laura ve Kate Barlow, bu yeteneklerini sahnede sergiledikleri dünya turlarının son ayağını tamamlamak üzere Paris’e gelirler. Kardeşlerin performansı, tanınmış film yapımcısı Korben’in dikkatini çeker. Barlow Kardeşler kendilerini bir anda sinemanın içinde, sıra dışı bir yapımın ortasında bulurlar. Bu sırada Laura, Korben’i yakından tanıdıkça ondan etkilenmeye başlayacaktır.
4 kadın yönetmeni buluşturan bir korku antolojisi niteliğindeki Korku Tüneli (XX), 4 farklı korku hikâyesinin bir araya gelmesiyle farklı bir seyir deneyimi vaat ediyor. Karyn Kusama, Annie Clark, Roxanne Benjamin ve Jovanka Vuckocic’in yönetmenliğinde tüyler ürperten 4 farklı hikâye sizi çok korkutacak.
28 yaşındaki Singapurlu gardiyan Aiman, yaşadığı bölgenin en büyük hapishanesine tayin olmuştur. Aiman kariyerinde yükselmek istemektedir. Hapishanede idamları gerçekleştiren 65 yaşındaki amir Rahim Soon ile yakınlaşmaya başlar. Aiman’ın iş etiğinden etkilenen Rahim, onu çırağı olarak yanına alır. Aiman, Rahim’in güvenini kazandıkça amacına daha çok yaklaşmaktadır, zira Rahim, Aiman’ın babasını idam eden celladın ta kendisidir.
Gazeteci Tahir’i, öğretmen Feride’yi ve Nizam’ı bir araya getiren şey, gizli bir tarikattan aldıkları özel bir davetiyedir. Zarflarda yazılı adresin dışında, davetlilerin herkesten gizlediği sırlara dair bir de fotoğraf vardır. Tahir, Feride ve Nizam, zarftaki adrese gittiklerinde kimsenin bilmediği sırlarının bu tarikat tarafından bilindiğini öğrenirler. Daveti kabul eden Tahir, Feride ve Nizam kendilerini ıssız çölün ortasında bir otobüs durağında bulurlar.
Evinden koparılıp bir sirke hapsedilen Ayı Briar, goril Hugo’nun yardımıyla buraya çabucak uyum sağlar. Bramble ve Oduncu Vik, sirki yeniden popüler bir yer haline getiren Briar’ı binbir güçlükten sonra bulurlar. Yeni hayatından memnun olan ve ormana geri dönmek istemeyen Ayı Briar’ın kararını değiştirmesi için sirkin karanlık yüzünün ortaya çıkması gecikmeyecektir.
Çok uzaklarda, İsveç’te kendine barınacak yer arayan cesur kedi Findus, yaşlı çiftçi Pettersson’un çiftliğine kapağı atıyor. Vaktini icatlara kafa yorarak, birkaç tavuğuyla ilgilenerek geçiren yaşlı adamın sessiz ve yalnız yaşamı yeni misafirin varlığıyla tamamen değişiyor…
Yusuf ellili yaşların başında ünü ülke sınırlarını aşmış idealist bir fotoğraf sanatçısıdır. Meslek hayatının ilk yıllarında Mardin Nusaybin’de çekmiş olduğu bir kadın fotoğrafı hayatının her döneminde tüm saf ve temizliği ile karşısına çıkarken, geçen yirmi beş yıla rağmen bir çift ince göz bakışlarındaki naifliği daima korumayı başarabilmiştir. Kahramanımız garip bir duygu karmaşası içinde fotoğraftaki kadını tüm masumiyetiyle aramaya koyulur.
SİYAD üyesi deneyimli kalemler vizyonu 5 üzerinden notluyor... Yıldızlı Pekiyi, her hafta sizinle!
Sylvester Stallone'nin rol almadığı yeni Rocky filmi "I Play Rocky"den yeni fragman geldi. 26 Kasım 2026 tarihinde Türkiye sinemalarında gösterilecek filmi Peter Farrelly yönetti. I Play Rocky" filminde başrolü Anthony Ippolito üstleniyor.
Sinema tarihinde bugün neler yaşandı? İşte tarihin sayfalarından birkaç önemli not:
Bir Zamanlar Hollywood'da (Once Upon a Time in Hollywood) filminden sekiz yıl sonra, Brad Pitt, David Fincher'ın yönettiği ve Quentin Tarantino'nun senaryosunu yazdığı, 1977 Los Angeles'ında geçen yeni Netflix filmi The New Misadventures of Cliff Booth'da Booth rolüyle beyazperdeye Oscarlık bir dönüş yapıyor.
Reality Winner, ABD Hava Kuvvetleri'nde görev yaptıktan sonra Ulusal Güvenlik Ajansı'na (NSA) çok dilli çevirmen olarak geçti. 2017'de, Rusya'nın 2016 ABD seçimlerine müdahalesini gösteren bir istihbarat raporunu sızdırdı. Sonuç olarak, ihbarcılık nedeniyle ABD tarihindeki en uzun hapis cezasına çarptırıldı. Birçokları için kahraman, diğerleri içinse hain olan Reality'nin FBI tarafından sorgulanması, ABD'li tiyatro yapımcısı Tina Satter'ın yönetmenlikteki ilk denemesinde beyazperdeye taşındı.
Baba Zula’nın filme yazdığı müzikleri yeterli bulmayan Derviş Zaim, Şenol Filiz-Birol Yayla ikilisinin Bab-ı Esrar albümünden de parçalar alıyor. Hatta bu parçaların sayısı Baba Zula’nınkileri aşıyor. Filiz ile Yayla, istemleri dışında işin içine giriyor açıkçası. 1995 tarihli ikinci albümleri Bab-ı Esrar’daki şarkıların bir bölümünün Tabutta Rövaşata filminde kullanılması albümün tanıtımına önemli katkıda bulunuyor aslında. Özellikle Bab-ı Esrar parçası çok dikkat çekiyor, filmle özdeşleşiyor.
Haftanın filmleriyle ilgili sinema eleştirmenleri köşelerinde neler yazdı; nelere dikkat çekti. İşte eleştirilerden özet bölümler: