Konuk Yazar

'DOST DOST DİYE NİCESİNE SARILDIM'

21 Mart 2026 Cumartesi 09:27
'DOST DOST DİYE NİCESİNE SARILDIM'

Ryland Grace bir uzay gemisinde tıbbi olarak sokulduğu komadan uyanır. Birlikte olduğu mürettebat (Komutan Yáo Li-Jie ve mühendis Olesya Ilyukhina) ölmüştür. Önce arkadaşlarını evrenin boşluğuna bırakarak defneder, sonra da orada niçin olduğunu, nasıl geldiğini çözmeye çalışır...
Ridley Scott’ın 2015 tarihli filmi ‘Marslı’ (The Martian), Mars’ın yüzeyinde araştırma yapan bir grup tarafından öldü sanılıp geride bırakılan Mark Watney adlı astronotun birtakım besin kaynakları yaratarak hayatta kalma çabasını ve Dünya’yla
kurduğu bağlantılarla psikolojik açıdan yalnızlığıyla baş etmesini anlatıyordu. Söz konusu filme kaynaklık eden roman Andy Weir imzasını taşıyordu ve uyarlamayı Drew Godard gerçekleştirmişti. Girişte konusunu kısaca özetlediğim ‘Kurtuluş Projesi’ (Project Hail Mary) de yine bir başka Weir romanından, bir kez daha Godard’ın senaryosuyla perdeye aktarılmış. Yönetmenliğini uzun süredir sesi soluğu çıkmayan (en son 12 yıl önce ‘Liseli Polisler’/ 22 Jump Street’i çekmişlerdi) Phil Lord ve Christopher Miller’ın üstlendiği yapım, benzer dertleri farklı bakış açısı ve seçeneklerle karşımızda.
‘Kurtuluş Projesi’ hem şimdiki hem geçmiş zamanda ilerleyerek bir bütüne ulaşıyor. ‘Flashback’lerle ana karakterin perde arkasını, nasıl oraya geldiğini hem biz hem de kendisi fark ediyor. Ryland Grace moleküler biyoloji alanında yetkin biri olmasına karşın tepki duyulan bir makalesi dolayısıyla bir tür tenzili rütbeye uğramış ve miniklere ders veren fen bilgisi öğretmeni olmuştur. Ama yine de üst düzey bir kurulun takibindedir. Çünkü Dünya’nın geleceği tehlikededir ve Grace, kurtarıcı ekibin içinde olması gereken biridir. Şöyle ki Venüs’ten Güneş’e ‘astrofaj’ adlı emici organizmadan oluşan ve bir tür virüs olarak hareket eden, kimi yıldızları yiyen bir çizgi keşfedilmiştir. Bu, kendisini bulan biliminsanının ismiyle anılan ‘Petrova Çizgisi’dir. Bu çizginin etkilenmediği tek bir yer vardır; o da Tau Ceti yıldızı. Üç kişilik ekipten oluşan astronot grubu oraya gidecek, meseleyi çözecek ve kendileri geri gelmese de gönderecekleri örneklerle gezegenimizin geleceğini kurtaracaklardır. Uzman kurulun başındaki Eva Stratt, Ryland Grace’i bir anlamda işinden, hayatından ‘zorla’ koparır, durumu anlatır (‘Project Hail Mary’ adını verdikleri çalışma başarıya ulaşmazsa 30 yıl içinde tüm gıda kaynaklarını ve suyunu tüketen insanlık, nüfusunun yüzde 25’ini kaybedecektir ve sonrası muammadır) ve kurtarma ekibinin içine dahil eder. Grace hükümet ajanı Steve Hatch’le birlikte çalışır, Venüs’ün simülasyonunu yapar ve kimi deneylere soyunur vs...
Kahramanımız geri dönüşlerle hafızasını tazelerken şimdiki zamanda da tuhaf bir denklemle karşı karşıya kalır. Yolculuğu esnasında karşısına çıkan uzay gemisinde ilginç bir yaratık vardır. Aynı nedenle (‘astrofaj’ın etkisini yok etmek) hareket eden bu varlığın olduğu gemide mürettebatın tamamı ölmüştür. Prizmatik kaya parçalarından oluşan, kuklamsı bir yengeçle örümcek arası bir görüntüye sahip bu yaratık, iki gemi arasında bir köprü inşa eder, mırıltılara benzer ifadelerini de Grace bilgisayarı vasıtasıyla halleder ve aralarında sıkı bir iletişim oluşur.

‘E.T.’ ruhuna yakın
Genel çizgileri ‘Yeni Hayat’ı (Cast Away/Yön: Robert Zemeckis), ‘Yerçekimi’ni (Gravity/Yön: Alfonso Cuarón), ‘Sona Doğru’yu (All Is Lost/Yön: J. C. Chandor), ‘Uzay Yolcuları’nı (Passengers/Yön: Morten Tyldum) ve tabii ki ‘Yıldızlararası’nı (Interstellar/Yön: Christopher Nolan) andırsa da Ryland Grace’in ‘Rocky’ adını verdiği uzaylı üzerinden geliştirdiği dostluk itibariyle bu öykü daha çok ‘E.T.’nin ruhuna yakın. Grace’in yalnızlık sorunları üzerinden varoluşsal problemlere düşmesini engelleyen bu yeni dostu ona dayanışma, umut ve neşe aşılar. Bu açıdan ‘Kurtuluş Projesi’ tıpkı ‘Mickey 17’ (Yön: Bong Joon-ho) gibi mizah dolu bilimkurgulardan olarak zihinlerde yer edecek.
Ryan Gosling’in sıradan bir öğretmenken gönülsüz bir kahramana dönüşen ve uzayın boşluklarında bile kendi durumuna sürekli esprilerle açıklık getirmeye çalışan Ryland Grace’te harika bir performans sergilediği yapımda ‘Bir Düşüşün Anatomisi’ (Anatomy of a Fall) ve ‘İlgi Alanı’yla (The Zone of Interest) tanıdığımız Sandra Hüller da sakin ve dirayetli biliminsanı Eva Stratt’ı canlandırıyor. Eridya gezegeninden Rocky’ye (ki kendisi ‘Star Wars’un sevimli robot ikilisi R2-D2’yu da çağrıştırıyordu) de sesiyle John Ortiz hayat vermiş. Denis Villeneuve’ün ‘Geliş’inde (Arrival) ana karakteri canlandıran Amy Adams film boyunca uzaylılarla iletişimi sağlamak için uğraşıyordu, burada Grace bilgisayar vasıtasıyla her şeyi çözüyor!
‘Kurtuluş Projesi’nde metnin kimi bilimsel verileri basitleştirmeden aktarmasını beğendim, bu açıdan Drew Godard’ın senaryosu önemli bir işlev görüyor. Uzay gemisi tasarımları, görüntü yönetmeni Greig Fraser’ın kadrajları ve Daniel Pemberton’ın müziği de filmin diğer artılarıydı.
Donald Trump’ın gezegeni kana bulamayı hayal ettiği bir ortamda Dünya’nın geleceğine ilişkin hamlelerle dolu ve bilimsel kurulunu kutuplaşma olmaksızın farklı ideolojilerden ve coğrafya temsilcilerinden oluşturan (her ne kadar ana kahramanı Amerikalı olsa da!) bu iyimser, komedi unsurlarıyla süslü bilimkurguyu seveceğinizi sanıyorum, kaçırmayın derim...

UĞUR VARDAN (HÜRRİYET/21.03.2026)



Diğer Yazılar