Cahit Oben, 1963’de ‘Cahit Oben 4’ adıyla grup kurdu. Ekipte solo gitar çalan Oben’den başka Fikret Kızılok (ritm gitar), Erol Ulaştır (davul), Koray Oktay (bas gitar) vardı. Beat müzik yapan ve bunu halk müziğimize uyarlamayı hedefleyen, semt konserleri veren Cahit Oben 4, kendi parasıyla art arda iki 45’lik yayınladı. Birincisi Silifke’nin Yoğurdu/Hereke’ydi (beste: Fikret Kızılok), ikincisi ise Beatles ve Shadows parçalarının yorumlarından oluşan 36-24-36/I Wanna Be Your Man’di. Aynı kadro 1965’deki ilk Altın Mikrofon Yarışması’na katıldı ve Kızılok’un seslendirdiği Halimem parçasıyla dördüncü oldu.
1961’de Apaşlar adını seçecek grubun yeni kadrosu Mehmet Soyarslan (gitar), Yalçınkaya Tümay (gitar), Leon Habib (davul), Suat Matalon (bas gitar), Sadık Bütünley (vokal), Ceki Kovo’dan (piyano) oluşuyordu. The Shadows grubunun ünlü parçası ‘Apache’ı isim almışlardı. Caddebostan Amatör Orkestralar Yarışması’nda Barış Manço-Harmoniler’in ardından ikinci olarak yola koyulan grup, Soyarslan’ın 1963’de yüksek öğrenim için Federal Almanya’ya gidince çalışmalara ara verdi.
Mesut Aytunca ile Erol Bilem, Gökçen Kaynatan’ın grubundan ayrılarak, soyadı sonradan Erenus olacak Bilgesu Duru’ya radyo programlarında eşlik etmişti. Bir sınavın ardından radyoda program yapma hakkını Duru kazanmıştı ve Duru’nun adıyla radyoda çalabiliyorlardı. İngiliz Shadows grubuna öykünen topluluk, sahnede çeşitli ışık oyunlarıyla siluetlerini de gösteriyordu. 1965’de Siluetler adını almışlar ve birkaç yıl sonra ortaya çıkacak Anadolu popla, bir önceki dönem Beat grupları arasında köprü olmuşlardı.
Metin Yavuzdoğan (tuşlular, armonika), Çetin Yavuzdoğan (bas) kardeşler 7 Eylül 1964’de Fındıkzade’de Zamir Manisa (davul) ve Cihat Günaydın’la (solo gitar) Mavi Işıklar’ı kurmuş, bir yıl sonra ABD’den dönen Nejat Toksoy da (vokal) getirdiği bantlarla aralarına katılmıştı. Grup, bantlardaki şarkıları ezberleyip kendi tadını katarak bizim piyasaya duyuracaktı. ‘Mavi’yi huzuru yansıttığı, ‘Işıklar’ı da geleceğe ışık tutmak için seçmişlerdi. İlk konsere Eylül 1964’de İstanbul Spor Sergi Sarayı’nda çıkan ve İngilizce parçalar seslendiren grup, İstanbul Erkek Lisesi kökenliydi.
1965’in son günlerinde Ali Atasagun (vokal, gitar), Uğur Dikmen (tuşlular), Oğuz Durukan (bas gitar), Asım Ekren (davul) Ali Atasagun Dörtlüsü adıyla bir araya gelmişti. İngilizce parçalar söylüyorlar, klasik rock yapıyorlardı. Ancak, dönemin en önemli yarışması Altın Mikrofon’a katılıp tanınabilmek için bir süreliğine folkla meşgul olmaları gerekmişti. Bu türe kafa yordular ve çok çalıştılar. Sonuçta ortaya çıkan folk ise, diğer gruplarınkiyle kıyaslanamayacak kadar sert ve değişik olmuştu.
Emin İgüs ile Şebnem Başar’ın etrafında toplanan konservatuvarlı genç müzisyenlerin desteğiyle kuruldu Ezginin Günlüğü. Emin İgüs (vokal), Hakan Yılmaz (vokal), Vedat Verter (bağlama, cura), Turgay Başar, Şebnem Başar, Tuncay Ünal ‘İşçi Kültür Derneği’nde başladıkları amatör çalışmaları Ezginin Günlüğü ismiyle sahnelere taşıyacaklardı. Hakan Yılmaz’ın kaleme aldığı şiirden esinlenerek Ezginin Günlüğü adını verdikleri gruba, kısa süre sonra Emin İgüs’ün konservatuardan arkadaşı Nadir Göktürk geldi.
1984’de Vulture ismiyle kurulan ekip, 1985’de bu İngilizce kelimenin Türkçe karşılığı olan Akbaba adını aldı. Kadıköy çıkışlı Akbaba’nın ilk kadrosunda Can Orkan Özülkü (vokal), Serhat Çiftdal (gitar), Tuncay Gündüz (tuşlular), Taylan Ersavaş (trompet), Aykut Demirel (saksafon), Hakan (bas gitar), Barış (davul) vardı. 1986’da kadro oturdu: Serhat Çiftdal (gitar), Tamer Turna (gitar), Can Orkan Özülkü (vokal), Haydar Tacettin (bas gitar), Aykut Sabak (davul).
Arabeskin piyasayı ele geçirdiği, popun ortalıkta gözükmediği dönemde müzik dünyasına adım attı Kramp. Motörhead'e özenip isimlerini önce motordaki ana mil olan Krans koymuşlardı ve pek anlaşılmayınca Kramp'a dönüştürmüşlerdi. Şubat 1984'de Nezih Onur (bas gitar, vokal), Doğan Sakin (gitar, vokal) ile İdris Tübcil'in (davul) Bakırköy'de kurduğu grup, bir dönem Nuri Kurtcebe (vokal) ile Ahmet Karaferya’dan (vokal, gitar) destek almış ve iki yıl sonra ‘Onlarla' demosunu yayınlamıştı.
1975’de Metin Yazıcıoğlu (1953/vurmalılar, vokal), Mustafa Telli (1954/bas gitar), Atasel Yuvacan (1953/gitar, 12 telli gitar) tarafından kurulan 36. Paralel, adını Türkiye’den geçen paralelden almıştı. Grubun pop camiasına katılması ilginç bir olay sonucunda oldu.
Vokal Yankılar ismiyle de sahneye çıkmış Yankılar, menajer Ardaş Canik’in girişimiyle 1966'da kuruldu. Sonraları çok ünlenecek şarkıcı Gökben’in profesyonel sanat yaşamına adım attığı orkestra olan Yankılar, 1970’lerin ortalarına kadar lokallerde müzik yaptı, ortak konserlerde çaldı, yıldızlara eşlik etti.
1926 İstanbul doğumlu Faruk Akel, konservatuara devam ettikten sonra lisede orkestrasında saksafon çalarak sahneye çıkmaya başladı. 1951’de bir süre 14 kişilik büyük caz orkestrasında yer aldı ve ardından kendi topluluğunu kurdu. Farklı orkestralarda da çalışan çıkan Faruk Akel, başta Almanya olmak üzere Avrupa ülkelerinde beş yıl müzik yapıp ülkeye döndü.
1 Şubat 1929 Zonguldak doğumlu Aydemir Mete, Ankara’da konservatuarda okurken 1954’de ‘başkent’te vatani görevini yapan İlham Gencer’le tanıştı. Aynı yıl İstanbul’a gitti ve kulüplerde kontrbasıyla profesyonel oldu. 1962-65 arası Lübnan’da Fransızların, İspanyolların ve Belçikalıların yer aldığı orkestrada çalıştı. Dönünce Vasfi Uçaroğlu ve İlham Gencer’le caz triosu olarak İstanbul Radyosu’nda programlar yaptı. 1965’de adına kurduğu orkestrada tanınmış müzisyenlerle çalıştı.
Malatya’dan ABD’ye göçmüş Tosun ailesinin oğulları Cem ile Ali, adlarını yapıştırıp Cemali grubunu kurmuştu. Aile psikoloğu olan Cem, sinema eğitimi alan Ali, müzik ağır basınca tüm zamanlarını elektronik sounda ayırmayı tercih etmişti. Cemali önceleri new age, endüstriyel rock ve deneysel müzikle ilgilenmiş, Trance Mission, Jumping Budha, Lumin gibi gruplarla dünya müziği (world music) üzerine iş birliği yapmıştı. Bir süre sonra, ‘özlerine sahip çıkma arzusu’ diye özetledikleri projeyi başlatarak bestelerini Türkiye’de değerlendirmeye karar vermişti iki kardeş. Ürettikleri bestelere Türkiye’de ‘Anadolu world’ etiketi uygun görülmüştü.
Piyanist rockçulardan Fethi Taner, 1990’da grubu Toplama Adamlar’la ‘Fame Star 90’ yarışmasında adını duyurmuştu. Grup, 1993’de ‘İş Dönüşü İstanbul Kentinde’ albümünü yayınladı. Güneş Devrim Demirci (gitar), Yavuz Çetin (gitar), Gültekin Kaçar (gitar), Hakan Özer (gitar), Turgay Çelik (bas gitar), Aydın Şeref’ten (davul) oluşan Toplama Adamlar’da ilk dönemde üretilen nitelikli bluesun devamı, kadro sürekli değiştiğinden gelmedi.
Ankara doğumlu Güzin Sokullu, sanat yaşamına 1961’de İstanbul Şehir Tiyatroları Çocuk Bölümü’nde başladı. 1965’de Gönül Ülkü-Gazanfer Özcan Tiyatrosu’na geçti ve müziğe de aynı yıl adım attı. Baha Boduroğlu ise müzik hayatına 1963’de gitar çalarak girdi ve orkestralarda yer aldı. Aynı günlerde tiyatroyu deneyerek Kent Oyuncuları ve Gönül Ülkü-Gazanfer Özcan Tiyatrosu gibi önemli kumpanyalarla sahneye çıktı. Güzin ile Baha’nın yolları, 60’lı yılların ikinci yarısında Gönül Ülkü-Gazanfer Özcan Tiyatrosu’nda çakışmış, Üsküdar’ın Karşısı Galata adlı müzikli oyunda söyledikleri şarkılarla dikkat çekmişlerdi.
Avrupa’da orkestralarda bas çalan Abadan, 1977’de Ankara Belediyesi Kent Orkestrası’na aranjör basçı olarak girdi ve 1981’de ayrılarak İstanbul’a yerleşti. 1982’de orkestrasını ve vokal grubunu kurarak sahne çalışmaları yaptı, plaklar üretti. Bu uzunçalarlardan Tombulun Türküsü, dönemin başbakanı Turgut Özal’a hakaret edildiği gerekçesiyle toplatıldı. Abadan albümlere düzenlemeler yazarak, prodüktörlük yaparak müziğe devam etti.
1974’de Ankara’da kuruldu. Başkentte uzun süre müzik yapan ekip, 1983’de İstanbul’a gitti ve Seyyal Taner, Zerrin Özer, Sezen Aksu, Sertab Erener gibi ünlülerle sahnede çaldı. Lokomotif’in adını geniş kitlelere duyurması 1987 Eurovision Şarkı Yarışması’nyla gerçekleşti. Grup, vokalistleri Melis Sökmen’le Eurovision Şarkı Yarışması’nda Seyyal Taner’in arkasında sahneye çıktı ve Türkiye’nin parçası ‘Şarkım Sevgi Üstüne’yi seslendirdi.
Yerli rock müziğin farklı isimlerinden Tünay Akdeniz (12 telli gitar, bağlama, vokal) 1970’de, folkun moda olduğu dönemde Mithat Coşkun (vokal), Şinası Bakıcı (kaşık), Mehmet Gün (tumba) ile İstanbul'da Çığrışım folk grubunu kurdu. Grup kısa süre sonra, Kars’ a Giderim Kars’ a, Yaklaş Yaklaş, Karpuz Kestim Yiyen Yok, Çığrışım Oyun Havası’nı yorumlayıp 45'lik halinde yayınladı.
Yetmişli yılların sonunda Alpay'ın kurduğu vokal grubu. Alpay, Müjdat Akgün ile Hale Evcen'den oluşan, Emrehan Halıcı (davul) ile Serdar Yimsel’in de (gitar) çalgılarıyla yer aldığı 'Grup A - 1' 1979 tarihli Yeşil Gözler Sürmeli/İçimde Dinmez Sızısın 45'liğinin ardından sahne çalışmalarında, stüdyo kayıtlarında uzun süre Alpay'ın şarkılarını söyledi. Alpay'ın yayınladığı '82' (1982), Sevgilerle (1984), Hayalimdeki Resim (1987), Dünden Bugüne (1988) albümlerinde de Grup A - 1'in vokali vardı.
On tane 45’ik ile iki uzunçaları olan Kupa Dörtlüsü, 1967’de kuruldu. Zerrin Zeren, Fatma Yeşil gibi isimlere plaklarda ve sahnede eşlik eden orkestra, uzun süre Hayko ile tavernalarda çalıştı. Kupa Dörtlüsü’nün 1977 kadrosu Fikret Babalı (keman, gitar, vokal), Hakkı Sungurlar (davul), İzzet Mohayim (org), Kadir Sabanuç’tan (piyano, bas gitar) oluşuyordu. Tin Tinimini Hanım, Üsküdar’a Giderken, Yavuz Geliyor Yavuz, Eminem Eminem, Tatlı Dile Güler Yüze, Kızılcıklar Oldu mu? gibi sevilen parçaları düzenleyip sahnelere taşıyan orkestranın orgun sürüklediği soundu, birçok orkestra tarafından taklit edildi.
Müzik listelerinde Mabelmatiz ‘Umrumdışı'yla ile birinci, Sibel Can ile Eypio 'Kıyamam'la ikinci, Oğuzhan Koç 'Bunun Adı Aşksa' ile i üçüncü oldu.
Türkiye´nin büyük kentlerinde yayında olan radyo kanallarının geniş listesi
Prince'in ölümünden sonra yayınlanacak yeni bir albüm daha geliyor. 1977'den 2016'ya kadar uzanan, neredeyse kırk yıllık kariyerini kapsayan, daha önce yayınlanmamış on kayıttan oluşan "Timeless" albümü piyasaya sürüldü. Prince Estate tarafından Legacy Recordings ve Sony Music iş birliğiyle yayınlanacak albüm, sanatçının ünlü arşivinden materyalleri bir araya getiriyor ve Minneapolis'teki ilk kayıtlarından son canlı performanslarından birine kadar yaratıcı evriminin tüm sürecini anlatan ilk proje olma özelliğini taşıyor .
Simple Minds ikilisi, yeni albümleri “Sacrosanct”ı 29 Ocak 2027'de BMG etiketiyle yayınlamaya hazırlanıyor. Bu, Jim Kerr ile Charlie Burchill'in 2022'deki “ Direction of the Heart ” albümünden bu yana çıkardığı ilk yeni çalışma olacak. Kuzey Amerika turnesi üzerine inşa edilen Sacrosanct'la, Simple Minds art-rock ve new wave köklerine geri dönüyor.Sekiz parçalık yeni albüm, “ Walk Between Worlds ” ile başlayan ve “Direction of the Heart” ile devam eden üçlemeyi ideal bir şekilde tamamlıyor.
Duman grubunun solisti Kaan Tangöze'nin, 2022 yılında Kurukafa Müzik etiketiyle yayınladığı ikinci solo albümü 'Aşık Mahzuni Şerif' Türküleri'ni şimdi de plak formatıyla müzikseverlere sundu. Aşık Mahzuni Şerif'in 10 bestesinin Kaan Tangöze tarafından akustik yorumlandığı albümde 'Çeşmi Siyahım', 'Boşu Boşuna' ve 'Haşlayın Beni' gibi besteler de bulunuyor.
Ülke müziğinin Arabesk'e evrildiği bu dönemde, aynı çabayı sürdürüp iyi şarkılarla gündemde kalmayı başaran Attila Atasoy, özellikle 1981 tarihli Avare albümünde yer alan (B yüzü- 1) Zaman Meyhanesi şarkısıyla gençleri yakalamayı beceriyor. Zaman Meyhanesi naif video klibi ve bir pop şarkısı için sürpriz duygu yoğun sözleriyle (Aysel Gürel’in kaleminden çıkma- beste: Halis Türkyılmaz-düzenleme: Zafer Dilek) Attila Atasoy toplamalarının olmazsa olmazı haline geliyor…
Yerli müzikte Hadise 'Ara Beni' ile birinci, Manifest-Ajda Pekkan 'Hileli' ikinci, Blok 3 'Sebebi Var' ile üçüncü oldu.
Rock ve müzik tarihinde bugün neler yaşandı? İşte tarihin sayfalarından birkaç önemli not:
Genç yaşına karşın uzun yıllardır rap müzikle uğraşan ´sinemamuzik.com´ okuru Emre Onaran sitemiz için rap şarkı yazdı. Yapıtını arkadaşı Uygar´la (Ragyu) birlikte seslendiren Emre Onaran´ın (Sürgün) videosu fotoğrafı tıklayınca:
Sevilen şarkılar, Baki Kemancı’nın orkestra şefliğinde, Seda Gökkadar’ın yorumu ve sunumuyla bugün 20.45'te TRT Müzik'le yayınlanacak Bir Hoş Seda programında ekrana geliyor.
Ersen’in yoldaşı olacak Dadaşlar grubunun kuruluşuna daha iki yıl vardır ve bu parçaların kayıtlarında Kardaşlar’dan Seyhan Karabay akustik gitar ile ıklığı, Taner Öngür bas, gitar ve kaşığı, Hüseyin Sultanoğlu davul ile bongoyu çalar; gitar ve bağlama bölümleri de Zafer Dilek’in elinden çıkar. Derli Kaval ve Kozan Dağı ile Ersen, Anadolu Pop’ta ağırlığı hissedilen bir isimdir artık. Kozan Dağı’na Ersen’in bestesi Anadolu ozanlarını aratmayacak derecede başarılıdır; Zafer Dilek’in düzenlemesi de.
İsmi Açık Hava Tiyatrosu; halkın ağzında Harbiye Açıkhava; kartvizitinde ise ‘Türkiye’nin Müzik Mabedi’ yazılı. Hem ülke, hem dünya kültür tarihinde bir Royal Albert Hall, Madison Square Garden, Olympia kadar önemli ve değerli bir amfitiyatro. Kent mimarisi için de önemli merkez. Batılı örneklerine benzer şekilde bir eğlence vadisinin ortasında bulunuyor. En üstte Hilton, biraz altında, günümüzde adı İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı olmuş meşhur Spor ve Sergi Sarayı, Açıkhava Tiyatrosu, Küçük Çiftlik Park lunaparkı ve ismi sürekli değişen stadyum…
House of Rock sitesi, izleyicileri arasında anket düzenleyerek bütün zamanların en iyi rock gruplarını sıraladı. Bazı okurlar, yarıştırmanın rock müziğin ruhuna aykırı oluğunu iddia ederek oylamaya katılmadı:
1974’de davulcu Ahmet Balkır tarafından kurulan orkestra, Türkiye’nin en uzun ömürlü topluluklarından biri oldu. Bir dönem Ertuğrul Çayıroğlu’nun da yer aldığı Topkapı Orkestrası’nda Seksenler’de Rıdvan Yılmaz (gitar), Aykut Gürel (bas gitar), Tarık Sezer (tuşlular), Erol Erginer (saksafon), Murat Demiral (trombon), Mehmet Çelik (trompet) çalıyor, vokalleri ise Tuna Taşkın, Nilay Alsan, Nilüfer Balkır üstleniyordu.