1970’lerin başında İstanbul’da kurulan grup, Tümay Önder (gitar), Koray Sarı (org), Olcayto Süpan (org), Vedat Arıcan (davul), Turgay Kahya’lı (vokal) kadroyla uzun süre bu kentte müzik yaptıktan sonra Ankara’da çalıştı. Semboller popüler şarkılarla birlikte underground parçalar da çaldı.
Ritm 68’den ayrılan Taner Olcay'ın (trompet) kurduğu Ritm 69, dönemin eşlik orkestraları gibi sahne ve plak çalışmalarında yıldızların arkasında çaldı. Seksenler’in ortasına kadar çalışmalarına devam eden orkestrada Haluk Şirin (org), İhsan Avşar (davul), Nurhan Özcan (bas gitar), Güray Aktalay (trombon), Günay Gökoğlu (gitar), Tuğrul Karataş (org), Feridun Kurular (tenor saksafon, flüt), Barbaros Adıvar (trombon), Selçuk Sargın (bas gitar), Oğuz Abadan (bas gitar), Sacit Çöze (trombon), Ender Töktökü (tuşlular), Kamil Özler (gitar), Gürhan Tarako (davul), Merih Dumlu (bas gitar) yer aldı. Ritm 69 ilk plağına Makber ile Özleyiş parçalarını koymuştu.
1 Haziran 1927’de İstanbul şehrinde müzik yapmak ve bando elemanları yetiştirmek üzere kuruldu. Yaz aylarında haftada dört gün açık havada konserler veren, diğer günlerde resmi törenlere katılan bandonun kadrosu 50 kişiydi. Kış ayları yeni eserler öğrenme ve repertuvar çalışmalarıyla geçiyordu. İstanbul Şehir Armonisi adını da almış bandoyu çeşitli zaman aralıklarında Hulusi Öktem, Cemil Dölener, Asım Güzey, Mehmet Öğretir, Önder Bali yönetmişti.
1930 İstanbul doğumlu Zekai Apaydın küçük yaşta ağız mızıkası, akordeon, keman çalmayı öğrendi. Profesyonel müziğe Orhan Avşar’ın orkestrasında geçti ve Avşar’ın ölümünün ardından orkestraya şef oldu. 1952’de orkestrasını kurdu. 1953’de ise İsmet Sıral (saksafon) ile Cüneyt Sermet'in (bas) caz orkestrasında trompette Zekai Apaydın, piyanoda Nejat Cendeli, alto saksafonda Celal Bozsoy, davulda Yalçın vardı. Bir süre sonra orkestrasını yeniden kurdu. Amatör bir yarışmada Apaydın’ın dikkatini çeken Özdemir Erdoğan’ın gitarist olarak katıldığı orkestra, 1962’de Dario Moreno’ya eşlik etti ve ekip aynı yıl Avrupa’ya gidip uzun süre İsviçre, F. Almanya, Fransa’da çalıştı.
1977’de Seyyal Taner, Sedat Avcı ile Seyhan Karabay tarafından kuruldu. 24 saatte yapılan şarkıların ötesine geçecek, alternatif yaratacak üretimi simgelemesi için 25. Saat adı verilen grup, sahnede ve TV programlarında Seyyal Taner’in yanındaydı. Grup, alaturkanın dinlendiği büyük gazino sahnelerinde, Batılı rock gruplarının parçalarını çalarak dikkat çekti.
Cem Karaca’nın kendi gibi gençlerle 1963’de kurduğu Dinamitler, başta Elvis Presley olmak üzere rock yıldızlarının parçalarıyla ses getiren konserler verdi. Ancak, rock’n rollun yeni yeni kabul gördüğü dönemde bu gençlerin çabası kısa sürdü ve 1963 sonbaharında dağıldılar.
1986’da Eurovision Şarkı Yarışması’na Halley bestesiyle katılan Melih Kibar, Klips grubunun yanına Onlar adıyla kadın vokaller eklemeyi planlamış ve Sevingül Bahadır ile Seden Kutlubay’ı (Gürel) bir araya getirmişti. Klips ve Onlar, Halley’le (söz: İlhan İrem) Türkiye elemelerini kazandıktan sonra Norveç’teki finale hazırlanırken Seden Kutlubay (Gürel) sınavları nedeniyle ayrılmış, yerine Candan Erçetin ‘Onlar’a katılmıştı.
Durul Gence, ‘Durul Gence 7’ grubunun ardından 1972 sonlarına doğru gitarda Nezih Cihanoğlu (gitar), Oğuz Durukan (bas gitar), Uğur Dikmen (org), İrfan Sümer’den (saksafon) oluşan kadro ile Asia Minor Mission’ı kurdu. Almanya’ya, İngiltere’ye, bir ay sonra da Oslo’ya gittiler. Hiçbir profesyonel sahne çalışmasına kalkışmadan yedi ay stüdyoda prova yaptılar; fusion yeni besteler hazırladılar.
1960’lerin ikinci yarısında İstanbul sahnelerinin en iyi ses düzenine sahip topluluğu olarak ünlenen, kurucusu Ertan Yılmaz’ın vokali üstlendiği Planet 6, İzzet Bektaş (gitar), Timur Aldoğan (davul), Ata Nirun (bas gitar), Faruk Dayıoğlu’dan (org) oluşuyordu.
Orkestrada Zafer Dilek’ten başka, Yeraltı Dörtlüsü’nün eski gitaristi Ataman Hakman, Vasfi Uçaroğlu Orkestrası’ndan gelen bas gitarist Sahir Kayahan ile dağılan Yankılar’ın davulcusu Atalay Türeli vardı. ‘Zafer Dilek 4’ bir süre sonra Hümeyra ile çalışmaya başladı ve Anadolu turnesine çıktı.
12 Eylül darbesinin ardından ülkeye dönemeyip F. Almanya'da kalan Cem Karaca, annesi Toto Karaca'yla sahneye koyduğu Die Kanaken ve Ab In Den Orient Express oyunlarına yazdığı müzikleri 'Die Kanaken' albümünde toplamış, bu yapıtları seslendirdiği gruba da Die Kanaken ismini vermişti. Fehiman Uğurdemir (gitar), İsmail Tarlan (davul), Sefa Pakelli (tuşlular), Cengiz Öztunç (bas gitar), Betin Güneş'ten (tuşlular) oluşan grup, 1983-1987 arası Karaca ile Almanya’da konserlere çıkmış, Uğurdemir, Cem Karaca sonrası grubu bir süre daha sürdürmüştü.
1970’de Sümer Gözüm (12 telli gitar, solo gitar) ile Zafer Sağlıksever (klasik gitar, balalayka, vokal) tarafından kuruldu. İkiliye Kayhan Sağlıksever (gitar, bağlama) katıldı ve adları Türeyiş Folk Üçlüsü oldu. İlk 45’likleri Beni Kara Diye Yerme/Köroğlu (1970) ile tanındıktan sonra Kerpiçtendir Evleri/Kanar Ağlarım (1970) plağını yayınladılar.
Şanar Yurdatapan’ın 1969’da Ankara’da kurduğu, Başkent’in gözde lokallerinde çalan bu orkestra, o günlerin ünlü ismi Arhan Tekvar’a da eşlik ediyordu. Orkestra, Tekvar’la Ne Günlerdi Onlar/Saat ile Nice Nice Yıllara/Mektup 45’liklerini çıkardı ve bir yıl sonra Yurdatapan’ın İstanbul’a gitmesiyle dağıldı.
1950’lerin başında kuruldu ve gazinolarda, radyoda programlar yaptı. Berç Kürkçüyan (bas gitar), İhsan Moray (tenor saksafon) gibi isimlerin çaldığı orkestra, 1960’larda yoluna Melodi Sekstet adıyla devam etti. Kadroda Arman Harput (davul), Garbo Mayk (piyano), Varujan Sirapian (gitar), Karekin Emirze (vokal), Berç Kürkçüyan (bas gitar) vardı.
27 Kasım 1980’de Halil Bal (gitar), Gökhan Pekkaya (bas gitar), Selami Sevinç (davul) tarafından İstanbul’da heavy metal grubu olarak kuruldu. Bir yıl sonra Nejat Tekdal (tuşlular, Ercan Birol (gitar) ile Gürdal Polat (vokal) katıldı. Grubun verdiği ilk konser 31 Mayıs 1981’de Beyoğlu Fitaş sinemasında gerçekleşti ve bu adım bir avuç yerli rock dinleyicisinde büyük heyecan yarattı.
Bülent Özdikici (bas gitar), Murat Ulus (davul), Hurşid Yenigün (gitar), Şebgün Tansel (org), Semra Muratoğlu (vokal), Memduha Muratoğlu’dan (vokal) oluşan Ankara Deneme Lisesi grubu, 1969’da Milliyet Liseler Arası Hafif Batı Müziği Yarışması’nda, Hurşit Yenigün’ün (Daha sonra yerli popun önemli isimlerinden biri haline gelecek) şarkısı La La La ile beste dalında beşinciliği kazandı.
Grubun adını önce Şeşen düşünmüşler, sonra İlhan-Burhan-Gökhan’ı seçmişlerdi. Kardeşlerin babası Gündoğarken’i bulmuştu. Gündoğarken 1984’de yaz boyu Bodrum ‘Mavi Bar’da söylemeye başlamış, özel dinleyicileri oluşmuştu. Orada çalarken kaydettikleri kaset elden ele çoğaltılmış ve çok beğenilmişti. Bu arada, üçlünün Çekirdek Sanatevi konseri de kasete aktarılmıştı…
Gida Kornfilt Orkestrası tromboncularından Arto Haçaturyan, kardeşleri Dikran, Victor ile Hrant Lusigyan ve Niko’nun da aralarında bulunduğu ‘Swing Amateur’ adlı 15 kişilik topluluk kurdu. Özel gecelerle birlikte sık sık Saray Sineması'nda konserler veren orkestra, Amerikan Haberler Merkezi'nden notaları temin edip provaları Tünel'deki Musevi Kulüp’te yapıyordu.
1955 İstanbul doğumlu Ulvi Kırımlı, ortaokul sıralarında akordeon dersleri aldı ve 1971’de İstanbul Belediye Konservatuvarı çello bölümüne yazıldı. Bir yıl sonra, profesyonel hayata atılarak orkestralarda org çalmaya başladı. En fazla topluluk değiştiren isimlerden olan Kırımlı, adını verdiği orkestrasıyla birçok ünlüye yurtiçi ve yurtdışında eşlik etti.
1984’de Vulture ismiyle kurulan ekip, 1985’de bu İngilizce kelimenin Türkçe karşılığı olan Akbaba adını aldı. Kadıköy çıkışlı Akbaba’nın ilk kadrosunda Can Orkan Özülkü (vokal), Serhat Çiftdal (gitar), Tuncay Gündüz (tuşlular), Taylan Ersavaş (trompet), Aykut Demirel (saksafon), Hakan (bas gitar), Barış (davul) vardı. 1986’da kadro oturdu: Serhat Çiftdal (gitar), Tamer Turna (gitar), Can Orkan Özülkü (vokal), Haydar Tacettin (bas gitar), Aykut Sabak (davul).
Müzik listelerinde Mabelmatiz ‘Ha Leylim’le birinci, Edis ‘Duman’la ikinci, Melike Şahin ‘Ölmem Ölemem’le üçüncü oldu.
Türkiye´nin büyük kentlerinde yayında olan radyo kanallarının geniş listesi
Şarkıları ve ilginç sahne şovuyla kısa sürede geniş hayran kitlesine ulaşan Manifest grubu, İngilizce şarkısı “TRALALA”yı Hypers Music etiketiyle yayınladı. Londra’da çekilen klip de şarkıyla birlikte izleyiciyle buluştu. Grubun ilk İngilizce şarkısı TRALALA Manifest’in Türkiye dışındaki dinleyicilere ulaşma hedefinin büyük adımlarından biri.
U2 grubu 13 Kasım'da Island Records etiketiyle yeni albümüne son rötuşlarını veriyor. İrlandalı grubun on beşinci stüdyo albümü olacak "Carnaval De Luz" 2017'deki " Songs of Experience " albümünden bu yana tamamen orijinal şarkılardan oluşan ilk albümleri olacak . Albümden önce, "Silencio" adlı yeni tekliyi çıkaran U2, 25 Eylül 2026 tarihinde ellinci kuruluşlarını kutluyor.
Çelik’in 1995 yılında yayımlanan Benimle Kal albümü, yıllar sonra plak formatında çıktı. Albümde “Nazına Ölüyorum”, “Benimle Kal”, “Sevemem”, “Hercai”, “Sevdalı Çiçek”, “Kanım Kaynadı”, “Afedersin”, “Yapmazsın”, “Dilberim” ve “Atam” olmak üzere toplam 10 şarkı yer alıyor. Çelik hayranları ve plak koleksiyonerleri için hazırlanan bu özel baskı , 90’lardan bugüne uzanan bir müzik hikayesini de bir araya getiriyor.
1970’lere bir adım kala pop pazarına düşmüş müthiş bir parça Brüksel çıkışlı Belçikalı grup Wallace Collection’ın Daydream’i. Grup üyeleri Sylvain Vanholme (gitar, vokal) ile Raymond Vincent (keman) tarafından bestelenmiş Daydream çok kısa sürede Avrupa çapında hit oluyor. Şarkı aslında senfonik pop/rock örneği ve yoğun biçimde yaylılarla flütleri içeriyor. Melodisi açık açık Çaykovski’nin Kuğu Gölü yapıtının ikinci perde finalinden alınma.
Yerli müzikte İki Yabancı ile Zeynep Bastık ile Tolga Akdoğan birinci, Hadise 'Ara Beni'yle ikinci, Crush 'Sebebi Var ile üçüncü oldu.
Rock ve müzik tarihinde bugün neler yaşandı? İşte tarihin sayfalarından birkaç önemli not:
Genç yaşına karşın uzun yıllardır rap müzikle uğraşan ´sinemamuzik.com´ okuru Emre Onaran sitemiz için rap şarkı yazdı. Yapıtını arkadaşı Uygar´la (Ragyu) birlikte seslendiren Emre Onaran´ın (Sürgün) videosu fotoğrafı tıklayınca:
Sezen Kiremit'in yorumuyla 90'ların birbirinden güzel şarkıları ve döneme dair anekdotlar "karışık kaset" havasında bugün saat 19.15'te TRT Müzik'te ekrana geliyor.
Ersen’in yoldaşı olacak Dadaşlar grubunun kuruluşuna daha iki yıl vardır ve bu parçaların kayıtlarında Kardaşlar’dan Seyhan Karabay akustik gitar ile ıklığı, Taner Öngür bas, gitar ve kaşığı, Hüseyin Sultanoğlu davul ile bongoyu çalar; gitar ve bağlama bölümleri de Zafer Dilek’in elinden çıkar. Derli Kaval ve Kozan Dağı ile Ersen, Anadolu Pop’ta ağırlığı hissedilen bir isimdir artık. Kozan Dağı’na Ersen’in bestesi Anadolu ozanlarını aratmayacak derecede başarılıdır; Zafer Dilek’in düzenlemesi de.
İsmi Açık Hava Tiyatrosu; halkın ağzında Harbiye Açıkhava; kartvizitinde ise ‘Türkiye’nin Müzik Mabedi’ yazılı. Hem ülke, hem dünya kültür tarihinde bir Royal Albert Hall, Madison Square Garden, Olympia kadar önemli ve değerli bir amfitiyatro. Kent mimarisi için de önemli merkez. Batılı örneklerine benzer şekilde bir eğlence vadisinin ortasında bulunuyor. En üstte Hilton, biraz altında, günümüzde adı İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı olmuş meşhur Spor ve Sergi Sarayı, Açıkhava Tiyatrosu, Küçük Çiftlik Park lunaparkı ve ismi sürekli değişen stadyum…
Elli yıl önce, 22 Ekim 1976'da, Sex Pistols'ın çıkışından bir ay önce, The Damned bir İngiliz grubunun ilk punk teklisi olan "New Rose"u yayınladı. Yıldönümünü kutlamak için Radio X Classic Rock, punk çağının 25 önemli teklisini seçti: 45'lik plaklar aracılığıyla anlatılan bu hikaye , punk'ın provokasyonunu ve kuralları alt üst etme arzusunu özetliyor. The Clash'ten Ramones'a , Buzzcocks'tan X -Ray Spex'e kadar uzanan seçki, Television , Talking Heads ve Devo ile new wave ve art punk'ın alanlarına da değinerek , bu devrimin açtığı yolların ne kadar çeşitli olduğunu gösteriyor.
1 Mart 1938 İstanbul doğumlu Önder Bali, İstanbul Konservatuarı’nda öğrenim gördü ve profesyonel müzik hayatına 1961’de İstanbul Şehir Orkestrası’nda klarnet çalarak başladı. Sonra Ertan Anapa, Şevket Uğurluer, Erol Büyükburç ve Yalçın Ateş orkestralarında nefeslileri üstlendi. Hazır olduğunu hissedince adına orkestra kurdu ve birçok sanatçıya gazino çalışmalarında, plak kayıtlarında eşlik etti. Zafer Dilek (gitar), Berç Kürkçü (bas gitar) gibi isimlerin de yer aldığı orkestrası ile Altın Klarnet albümünü yayınladı.