1960´larda, Mississippi’de geçen film, sosyal kuralları yıkan ve kendilerini tehlikeye atan gizli bir yazı projesi etrafında sıra dışı bir dostluk kuran 3 farklı ve olağanüstü kadının ilişkisini anlatıyor. Eugenia, yeni mezun olmuştur ve bir yazar olarak çalışmak amacındadır. Aibileen, hayatı boyunca beyazların evlerinde çalışmıştır. Minny ise, 33 yaşında, iyi aşçı olan bir hizmetçidir.
Sir Laurence Olivier, Marilyn Monroe ve o dönem kocası Aurthur Miller’ı merkezine alan film, asistan Colin’in gözünden Marilyn Monroe’nun İngiltere’de geçen bir haftasını anlatıyor. Miller, İngiltere’den bir süre ayrılmak zorunda kaldığında genç asistana da, güzel aktristi İngiliz sosyetesi ile tanıştırmak ve eğlendirmek görevi düşüyor.
İyi bir ajan olmak isteyen Matt, kendini kanıtlamak için bir fırsat beklemektedir. Karşısına çıkan ilk fırsat eski ajan Tobin’le ilgilidir. Bu eski istihbaratçı ordu bilgilerini parayla satmaya başlamıştır. Şimdi de sakladığı bir sırla geri dönmüştür. İkili, kendilerine saldıranların, teröristlerce mi yoksa içeriden biri tarafından mı gönderildiğini anlamak zorundadırlar.
Jack, ikiz kız kardeşi Jill’i saymazsak kusursuz bir hayat yaşamaktadır. Her yıl şükran gününde, hayatını alt üst eden kız kardeşinin ziyaretine katlanmak zorundadır. Hafta sonunu kapsayacak bu ziyaret bir aya uzadığında, kardeşler sadece ikizlerin yapabileceği şekilde birbiriyle tartışır ve alay ederler. Jack, hiç gitmeyecek sandığı Jill’i göndermek için çeşitli plânlar yapar.
Yıl 1973. Yirminci yüzyılın ortalarında baş gösteren Soğuk Savaş, uluslararası ilişkilere zarar vermeye devam etmektedir. MI6 olarak da adlandırılan “Sirk” kod adlı İngiliz Gizli İstihbarat Servisi, bir yandan diğer ülkelerin casusluk girişimlerine ayak uydurmaya, bir yandan da İngiltere’nin güvenliğini sağlamaya çalışmaktadır.
Brandon’ın iş, ev ve barlardan ibaret tekdüze yaşamı, fahişeler ve porno filmler arasında geçmektedir. Dik başlı kız kardeşi Sissy birkaç gün kalmak için evine gelince, hayatı birden rayından çıkar. Utanç, saplantı, ihtiyacın doğası ve hayatta yaptığımız seçimler üzerine, son derece sakin bir film.
Eva, Kevin´a hamile kaldığı günlerde bütün kariyer planlarını ve hedeflerini bir kenara koyarak bu bebeği dünyaya getirmeye karar verir. Fakat annenin oğlu için hayatından yaptığı bu fedakarlık maalesef Kevin´in çocukluk yıllarından itibaren başlayarak Eva´yı ters yönde etkilemeye başlar. Kevin 15 yaşına geldiğinde lisedeki çetelere girer, serberi bir hayat tarzını seçer...
Hayatlarında aynı şeyleri yaşayan bir kadın ve bir erkek. Evleniyor, boşanıyor ve bir oğulları oluyor. Geçmiş korkularının gölgeleri onları hep izliyor. Ama onlar yılmadan, pes etmeden umutla yollarına devam ediyor. Bir süre sonra kendilerini bir masal dünyasının içinde buluyorlar. Sevginin, insan yaşamına etkilerini gözler önüne seren gizemli bir öykü.
Film, bir gün içerisinde İstanbul’da geçer. Beş farklı karakterin günlük hayatta kesişen yolları ve farkında olmadan birbirlerinin hayatına müdahalelerini anlatır. Film, doğrusal olmayan kurgusu ile bütün hikâyeleri iç içe geçirerek anlatır. Bir günlük zaman dilimi; geriye, şimdiye ve ileriye atlanarak ilerler.
Genç Albert’le sevgili çiftlik atı Joey’nin 2. Dünya Savaşı’nın başlangıcında geçen hikâyesi. Joey, Albert’in babası tarafından bir İngiliz süvarisine satılır ve cepheye gönderilir. Joey, karşılaştığı bütün hayatları etkiler ve değiştirir. Joey’i unutamayan Albert, arkadaşını bulup eve getirmek amacıyla Fransa’daki savaş meydanına gitmek üzere evden ayrılır.
Selene ile sevgilisi Michael’ın vampirlerin atası Marcus’u ortadan kaldırmasının üzerinden 15 yıl geçmiştir. Aradan geçen zamanda Vampir ve Lycan klanlarından haberdar olan insanoğlu her iki türü de ortadan kaldırmak için seferberlik ilân etmiştir. Bu soykırım sürecinde ele geçirilen Selene on yıldan fazla bir süre sonra uyanır ve Antigen’e karşı intikam savaşına girişir.
Babası ve onun sevgilisiyle yeni bir eve taşınmak zorunda kalan Sally, evin bodrum katında kilitli kalmış yaratıkların farkına varır. Gece yaratıkların seslerini duyan Sally, evin önceki sahiplerinin neden ortadan kaybolduklarını da öğrenir...
Ayhan Kaplan Berlin’de yaşayan, geçimini boksörlük ve bodyguardlık yaparak sağlayan bir Türk vatandaşıdır. Ayhan ve antrenörü Cemal için işler pek yolunda gitmemektedir. İkisi de artık hayattan bir mucize beklemektedir. Filmimiz olası bir mucize ihtimalini anlatmaktadır.
Sinema büyüsünün bütün dünyayı kasıp kavurduğu 1920’li yılların sonunda George Valentin, Hollywood’daki en büyük starlardan biridir. Oynadığı her film büyük başarı kazanan Valentin’in güzel bir eşi, görkemli bir evi ve kendine hayran milyonlarca seveni vardır. Ancak sinemaya sesin gelmesi ile birlikte George Valentin’in hayatı alt üst olur.
Eşini kaybettikten sonra iki çocuğunu yalnız büyütmeye çalışan Benjamin, doğanın kalbinde yaşamak amacıyla yeşillikler içindeki bir eve taşınır. Evin bulunduğu yer geçmişte bir hayvanat bahçesidir ve aile için yepyeni bir serüven başlamıştır.
1989 yılında acil yardım hattı Maria’dan üç kişiyi vahşice öldürdüğünü belirten bir çağrı alır. Yirmi yıl sonra, Maria’nın kızı Isabella o gece olanların peşine düşer. Annesinin akıl hastası mı olduğunu, yoksa kötü ruhlar tarafından mı ele geçirildiğini öğrenmek için, annesinin de müşahade altında tutulduğu, akıl hastalarının yattığı hastahaneye gider.
Step dans ustası olan Mumble’ın küçük oğlu Eric’in koreografi fobisi vardır. Bu yüzden dansa isteksiz olan Eric evinden kaçar ve penguen Sven ile karşılaşır. Mumble’ın, oğlunun yeni rol modeliyle yarışta pek de şansı yoktur. Mumble, herşeyi tekrar yoluna koymak için penguen birliklerini ve çeşitli yaratıkları bir araya getirince, Eric babasının gücünü anlar.
Nükleer saldırı sonucu yerle bir olan New York´ta, bir apartmanın bodrum katına sığınan dokuz kişi, ellerindeki sınırlı yiyecek ve içecekle hayata tutunmaya çalışmaktadır. Ancak vakit geçtikçe hepsinin içindeki hayvani duygular ortaya çıkacak, birbirleri için büyük tehlike haline geleceklerdir.
Düğün gecesinin ardından depresyona giren Justine, kız kardeşi Claire ve ailesinin yaşadığı şatoya yerleşir. Melankoli gezeeni dünyaya yaklaştıkça iki kardeş arasındaki gerilim de artar ve dünyanın sonuna dair paranoyaları da gün yüzüne çıkarmaya başlar.
Henrik Vanger, İsveç’in en zengin sanayicilerinden biridir. Gazeteci Mikael Blomkvist’i, geniş ailesinin bir üyesi tarafından öldürüldüğüne inandığı sevgili yeğeni Harriet’ın kayboluşunu araştırmakla görevlendirir. Mikael Blomkvist, başına geleceklerden habersiz, İsveç kıyılarının açığındaki bir adaya doğru yola çıkar.
SİYAD üyesi deneyimli kalemler vizyonu 5 üzerinden notluyor... Yıldızlı Pekiyi, her hafta sizinle!
Christopher Nolan’ın merakla beklenen yeni filmi Odyssey'in Türkçe alt yazılı ve dublajlı fragmanı yayınlandı. 17 Temmuz 2026’da Türkiye'de gösterime girecek Odyssey’de Matt Damon, Tom Holland, Anne Hathaway, Robert Pattinson, Lupita Nyong’o, Zendaya ve Charlize Theron rol alıyor.
Sinema tarihinde bugün neler yaşandı? İşte tarihin sayfalarından birkaç önemli not:
Audrey Niffenegger'in çizgi romanından uyarlanan, Alice Rohrwacher 'ın yönettiği The Burnt Orange Heresy filminin çekimleri İtalya Stromboli adasında başladı. Filmde Mick Jagger, hikayenin kilit isimlerinden biri olan Strombolicchio deniz fenerinin bekçisini canlandıracak. Jagger, Josh O'Connor'ın canlandırdığı Kyo'nun babası olacak ve filmin üç ana kız kardeşi de Kyto'nun etrafında şekillenecek. Bu kız kardeşler Jessie Buckley, Dakota Johnson ile Saoirse Ronan. Oyuncu kadrosunda ayrıca Isabella Rossellini de yer alıyor.
Venezuelalı şehir bilimci Diego ile Barselona'dan bir dansçı olan Elena, yeni bir hayata başlamak için onaylanan vizeleriyle Amerika Birleşik Devletleri'ne taşınır. Amaçları profesyonel kariyerlerini geliştirmek ve 'fırsatlar diyarında' aile kurmaktır. Ancak New York havaalanının göçmenlik alanına girdiklerinde, sınır görevlileri tarafından tatsız bir teftiş sürecine ve psikolojik olarak yorucu sorgulamaya tabi tutulacakları ikincil teftiş odasına götürülürler. Sonraki birkaç saat boyunca, Elena, Diego'nun kaderi ve hayalleri, onlarla görüşen yetkilinin henüz birbirleriyle paylaşmadıkları veya önceki başvuru sürecinde ifşa etmedikleri sırları açığa çıkarması, tüm süreci ve ilişkilerini tehlikeye atar.
Baba Zula’nın filme yazdığı müzikleri yeterli bulmayan Derviş Zaim, Şenol Filiz-Birol Yayla ikilisinin Bab-ı Esrar albümünden de parçalar alıyor. Hatta bu parçaların sayısı Baba Zula’nınkileri aşıyor. Filiz ile Yayla, istemleri dışında işin içine giriyor açıkçası. 1995 tarihli ikinci albümleri Bab-ı Esrar’daki şarkıların bir bölümünün Tabutta Rövaşata filminde kullanılması albümün tanıtımına önemli katkıda bulunuyor aslında. Özellikle Bab-ı Esrar parçası çok dikkat çekiyor, filmle özdeşleşiyor.
Haftanın filmleriyle ilgili sinema eleştirmenleri köşelerinde neler yazdı; nelere dikkat çekti. İşte eleştirilerden özet bölümler: