Dünyanın en romantik şehrinde bile aşkı bulmak kolay olmayabilir… Paris´te yaşayan, boşanmış bir ressam. Hayata sımsıkı tutunan, her anı dolu dolu yaşayan bu kadının adı, Isabelle. Hayatını kendi kurallarına göre yaşayan, kendini korumak için sınırları olan ama yaşadığı onca şeye rağmen umudunu yitirmeyen bir kadındır Isabelle. Belki de şans pek yüzüne gülmediği için aşkı bu kadar tutkulu yaşar, belki de Paris´in büyüsüne kapılır zaman zaman. Aşk hikâyesinde aktörler değişse de sonuçlar Isabelle için hep aynıdır: hayal kırıklığı ve yalnızlık… Isabelle´in aradığı mutluluğu bulabilmesi için önce yanlış yerlere baktığını fark etmesi gerekecektir.
Yıllar önce dul kalmış olan Faruk’un taksi durağındaki arkadaşları ve şen şakrak komşusu dışında hayattaki tek yakını, İngiltere’deki torunudur. O’nun velayetini alabilmek için umutsuzca İngilizce öğrenmeye çabalar.
Birbirinden uzak gibi görünen ama iç içe geçmiş hayatların akıl almaz rastlantılarla biraraya gelişinin doğurduğu macera dolu bir aşk hikâyesi.
Rudolph adındaki küçük vampirin ailesi acımasız bir vampir avcısının tehdidi altındadır. Küçük Rudolph ailesinin tehdit altında olduğu tam da bu sıralarda kendi yaşlarındaki bir ölümlü ile tanışır. Tony adındaki bu küçük çocuk eski şatolar, mezarlıklar, ıssız yerler gibi korkutucu şeyler ile de çok ilgilidir. Arkadaş olan ikili Rudolph’un ailesini kurtarmaya çalışacaktır.
Anne ve babasını kaybetmiş, intiharı bile düşünecek kadar zor günlerden geçen Aysel´in hayattaki en büyük tutkusu dans etmektir. Şengül´ün dans okulunda çalışmaya ve büyük para ödülü olan bir yarışmaya katılmaya karar vermesiyle hayat ona heyecanlı günler sunmaya başlayacaktır.
Bayrampaşa’da doğan taksici Bülent ve döşemeci Sedat, mahalle kültürü ile büyümüş olan iki bıçkın delikanlıdır. Çocukluklarından bu yana kendilerine hem abilik hem babalık yapan Tarık abilerinin dolandırıldığını öğrenen ikili, onu kurtarmak için işe koyulurlar ve bol aksiyonlu bir serüvene yelken açarlar.
Hasan, başka bir erkekle kaçan yengesini, sülalenin üstüne leke düşmesinden korkan akrabalarının kışkırtmasıyla, kucağında çocuğu Ayaz varken öldürmüştür. Çok derin bir pişmanlık ve kandırılmışlık duygusuyla hapishanede geçen günleri son bulup çıktığında artık hiçbir şey eskisi gibi değildir. İş bulmak eski bir mahkum için çok zor olduğu gibi kimsesiz kalmasına sebep olduğu yeğeni Ayaz’ın da sorumluluğunu üstlenmek zorundadır.
Özel dedektif Poirot, zengin bir işadamının kış mevsiminde batı yönünde giden bir trende öldürülmesinin ardından, yolcularının hangisinin katil olduğunu ortaya çıkarmak için, katil tekrar saldırmadan önce elinden geleni yapmalıdır. Branagh’ın, Agatha Christie’nin bu sevilen gizemi yeniden yaşatması, izleyicileri yaşamlarının en şüpheli tren yolculuğuna çıkarmaya davet ediyor.
Filmde, acımasız bir iş adamı olan Mazhar Kozanlı’nın yaşadığı büyük bir travma sonrası hayatında bir yol ayrımına gelişi anlatılıyor. Kozanlı, çalınmış çocukluğunu geri almanın, hayatını gerçekten istediği gibi yaşamanın bedelini ödemeye hazır mıdır? Doğayı ve insanları başka bir gözle görmenin, hissetmenin bedeli ne olacaktır? Hayatında ilk kez bir yol ayrımına varan Mazhar Kozanlı gerçekten istediği yoldan ilerleyebilecek midir?
Bir tarafta Helsinki’de yaşayan suratsız ve soğuk bir adam olan Wickström, diğer tarafta ise Halep’ten kaçarak kız kardeşi ile yollara düşen Suriyeli bir göçmen, Khaled. Bu uzun ve çileli yolculukta kız kardeşi kaybolan Khaled bir geminin kazan dairesinde Helsinki’ye varır ancak göçmenlik bürosu, Halep’te bir sorun olmadığını, o yüzden ülkeye geri dönmesi gerektiğini söyler.
Türk edebiyatının önemli ismi olan Sabahattin Ali´nin yaşam hikâyesini ve Türkiye´nin çalkantılı dönemlerini anlatan belgesel film, Almanya, Bulgaristan ve Türkiye de çekildi. Çekim ve araştırmaları iki yıl sürdü. Belgeselde Sabahattin Ali´nin aşkları, düşünceleri, edebiyatçı yönü araştırıldı ve anlatıldı. Yakın arkadaşlarının yazarın öldürülmesine giden süreci de anlatığı belgeselde faili meçhul cinayetlere de yer veriliyor.
Kaybedenleri kazananlara çeviren, müşterilerini hayata karşı ayakları dimdik yere basan insanlara dönüştüren "mutluet.com.tr " şirketinin başındaki yakışıklı, zengin ve çapkın Mert´in hayatı dünyalar güzeli Ada´yı gördüğünde değişmeye çoktan başlamıştır bile. Tüm hayatını; tam bir kaybeden olarak yaşayan abisi Cengiz´in mutlu olmasına adayan Ada, bir türlü güvenemediği Mert´e karşı içinde "ilk" kez yaşadığı AŞK duygusuna engel olmaya çalışsa da başarılı olamaz. Ne Cengiz´in "Çapkın arkadaşı Mert´in kız kardeşine aşık olduğundan" haberi vardır. Ne de Ada´nın "Abisinin Mert´ten Çapkınlık dersleri aldığından". Henüz!
Türkiye’den ve Azerbaycan’dan iki ailenin beraber geçirdikleri 10 günü anlatan filmde iki dilin hem yakınlığı hem farklılığı sonucu oluşan yanlış anlamaların getirdiği maceraları izleyeceğiz. Herkesin bildiği gibi, inen uçağa; uçak düşüyor diyen Azeriler’in hiç birimizin bilmediği daha nice kelime farklılıklarından meydana gelen komikler anlatılıyor.
Yıl 1996. Cüneyt, Arkın´la aynı ceza evinde yatmaktadır. Cüneyt hapishanede hafif yaralamadan dolayı cezasını çekerken haksızlıklara karşı gelir ve bu yüzden sık sık hücre cezası alır. Arkın işlemediği bir suçtan dolayı idama mahkumdur. O da sürekli sorun çıkardığı için hücre cezası alır. Cüneyt´in tahliyesine 2 gün kalmıştır. Arkın´ın idam infazı için de 2 gün kalmıştır. Hapishane müdürü bazı riskleri göze alıp bu 2 mahkumun ellerini birbirine kelepçeleyip aynı anda şehir merkezine naklini gerçekleştirir. Cabbar, suçunu üstlenen Arkın´ın idamdan önce konuşur diye gardiyanlar aracılığıyla nakil aracına pusu attırır.
Boşanmış, iki çocuk babası ve hayır işlerine destek olan Christian, bir çağdaş sanat müzesinin saygı duyulan küratörüdür. Bir sonraki şovu, yanından geçenleri başkaları için fedakârlığa davet eden, onlara sorumlu insanlar olduklarını hatırlatan Kare isminde bir enstalasyondur. Ancak bazen prensiplerinize uygun adımlar atmanız zordur: Christian’ın, telefonunun çalınmasına verdiği aptalca tepki onu, istemediği utanç verici durumlara düşürecektir.
Polisler bir dizi cinayetten sonra, Jigsaw katilinin tüm işaretlerini taşıyan ve on yıldan uzun süredir ölmüş bilinen bir erkeğin hayaletini kovalamaya başlarlar ve böylece kendilerini yeni korkutucu bir oyunun içine bulurlar. John Kramer, dünyaya hayatın kendisi için minnettar olmamız gerektiğini hatırlatmak için geri mi dönmüştür? Yoksa bu olay, bilinmeyen başka bir katilin tasarımlarına sahip bir tuzak mıdır?
İlk filmde, Hakan ve en iyi arkadaşı Derya, çocuk yapmak amacıyla evlenirler. Çocukları olur ve Derya vefat eder. Derya’nın ölümünün ardından yıkılan Hakan bir türlü kendini toparlayamaz. Arkadaşlarının da yardımıyla çocuğu Elif Zeyno için hayata tutunmaya çalışır. Bir gün tesadüf eseri Canan ile tanışır. Yavaş yavaş Hakan’ın hayatına giren Canan, Hakan’ı tekrar hayata döndürmeyi başaracak mıdır?
Kalender, bir akrabasının cast şirketinde çalışan ve arada dizilerde, filmlerde ufak roller alan bir figürandır. Uzatmalı sevgilisi İmge ile evlenme hayalleri kurmakta; yaşadığı semtteki çevresine ufak tefek roller ayarlamaya çalışmaktadır. Akrabasının adının karıştığı bir mali suçu üzerine alan Kalender, kısa bir süre cezaevine girer ve orada Vefa isimli bir mahkumla karşılaşır. Vefa cezaevinden çıktıktan sonra çok sevdiği Kalender’e yardım etmeye ve ona bir film çektirmeye karar verir.
İngiltere’deki 9 yaşındaki Mo ve 12 yaşındaki Melody’nin hazine avcısı ve kaşif babaları Willard, iki minik kardeşe ipuçları bırakarak ortadan kaybolmuştur. Çocuklar, ipuçlarını çözmek için babalarının yakın arkadaşı Hint bilim adamı ve mucit, Profesör Shonku’nun yardımına başvururlar. Yanlarına robot yardımcıları Robo’yu da alarak önce Himalayalar’ın derinlerinden, sonra da Nepal’in buzullarından geçen macera dolu bir yolculuğa çıkarlar.
Kahramanlarımız Fırat´ın arabasını çalan hırsızların peşine düşüyor. Arabada Fırat´ın kızının doğduğundan bu yana çekilmiş tüm fotoğraflarının ve videolarının olduğu ve başka da kopyası olmayan bir hard disk vardır. Melih, Fırat ve Alper, hard diski alabilmek için yola düşünce kendilerini hem komik hem de aksiyon dolu bir maceranın içinde bulurlar.
SİYAD üyesi deneyimli kalemler vizyonu 5 üzerinden notluyor... Yıldızlı Pekiyi, her hafta sizinle!
Sylvester Stallone'nin rol almadığı yeni Rocky filmi "I Play Rocky"den yeni fragman geldi. 26 Kasım 2026 tarihinde Türkiye sinemalarında gösterilecek filmi Peter Farrelly yönetti. I Play Rocky" filminde başrolü Anthony Ippolito üstleniyor.
Sinema tarihinde bugün neler yaşandı? İşte tarihin sayfalarından birkaç önemli not:
Bir Zamanlar Hollywood'da (Once Upon a Time in Hollywood) filminden sekiz yıl sonra, Brad Pitt, David Fincher'ın yönettiği ve Quentin Tarantino'nun senaryosunu yazdığı, 1977 Los Angeles'ında geçen yeni Netflix filmi The New Misadventures of Cliff Booth'da Booth rolüyle beyazperdeye Oscarlık bir dönüş yapıyor.
Reality Winner, ABD Hava Kuvvetleri'nde görev yaptıktan sonra Ulusal Güvenlik Ajansı'na (NSA) çok dilli çevirmen olarak geçti. 2017'de, Rusya'nın 2016 ABD seçimlerine müdahalesini gösteren bir istihbarat raporunu sızdırdı. Sonuç olarak, ihbarcılık nedeniyle ABD tarihindeki en uzun hapis cezasına çarptırıldı. Birçokları için kahraman, diğerleri içinse hain olan Reality'nin FBI tarafından sorgulanması, ABD'li tiyatro yapımcısı Tina Satter'ın yönetmenlikteki ilk denemesinde beyazperdeye taşındı.
Baba Zula’nın filme yazdığı müzikleri yeterli bulmayan Derviş Zaim, Şenol Filiz-Birol Yayla ikilisinin Bab-ı Esrar albümünden de parçalar alıyor. Hatta bu parçaların sayısı Baba Zula’nınkileri aşıyor. Filiz ile Yayla, istemleri dışında işin içine giriyor açıkçası. 1995 tarihli ikinci albümleri Bab-ı Esrar’daki şarkıların bir bölümünün Tabutta Rövaşata filminde kullanılması albümün tanıtımına önemli katkıda bulunuyor aslında. Özellikle Bab-ı Esrar parçası çok dikkat çekiyor, filmle özdeşleşiyor.
Haftanın filmleriyle ilgili sinema eleştirmenleri köşelerinde neler yazdı; nelere dikkat çekti. İşte eleştirilerden özet bölümler: