Sinema Haberleri

GÖNLÜMÜZDE YATAN ASLAN ´SPOTLIGHT´

28 Şubat 2016 Pazar 09:13

Amerikan Sinema Akademisi ya da tam adıyla Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi’nin (Academy of Motion Picture Arts and Sciences) oy kullanmaya muktedir 5830 üyesi, tercihlerini yaptı ve kararlar bugün açıklanıyor. Yani Oscar’lar bu gece Türkiye saatiyle 03.30’de, California’daki Dolby Theatre’da düzenlenecek törenle sahiplerini bulacak.
Önce, bir nevi organizasyonun kalbinin attığı dal olarak değerlendirilen ‘En İyi Film’deki adaylar üzerinden kısa bir yoruma girelim. Malum son dönemde yerli sinemada gördüğümüz gişeye yönelik yapımlar ısrarla havadan sudan bahsediyor ve üzerinde yaşadığımız topraklarla, bu coğrafyanın kendine özgü gerçekleriyle hiç ilgilenmiyor. İlginçtir Amerikan sinemasının popüler türdeki örnekleri başta olmak üzere birçok yapım uzak, çok uzak, yakın ve yakın gelecekteki yaşanmış ve yaşanacak onca dertten, problemden, sorundan bahsediyor, kimi günahların, hukuk dışı olayların, skandalların, hak ihlallerinin üzerine gidiyor. Yani hemen hepsinin bir derdi, tasası var. Ayrıca Akademi sinematografik açıdan da daha sofistike, daha incelikli anlayışların ifadelerine hayat hakkı tanıyor, bu türdeki filmleri aday gösteriyor (küçük bir sır: Biz ‘buralı’ sinema yazarları, aramızda konuşurken bu tercihlerden dolayı “Akademi de artık SİYAD’laştı” der olduk).
Peki Akademi’nin kendince hataları yok mu? Var elbette. Mesele bu yılki seçimlerin ‘En beyaz’ seçimler olması gibi. Siyahi ne bir yönetmen ne de bir oyuncu var listelerde. Ya da ‘Carol’ gibi yönetmenlik açısından mükemmele yakın bir filmi hem ‘En İyi Film’ hem de ‘En İyi Yönetmen’ kategorilerinin adayları arasına dahil etmemek gibi…
Bu noktaların da altını çizdikten sonra gelelim kimi ana dallara ilişkin değerlendirmemize… Önce ‘En İyi Film’ kategorisi… Hatırlanacağı gibi geçen yıl bu kategoride ipi ‘Birdman’ göğüslemişti. Söz konusu filmin ‘En İyi Yönetmen’ dalında da Oscar kazanan yaratıcısı Alejandro González Iñárritu, bu yılda iddialı. Filmi ‘Diriliş (‘The Revenant’) tam 12 dalda Oscar’a aday. Birçok bahis sitesine göre de bu yıl ‘En İyi Film’ dalında ‘Diriliş’ en büyük favori olarak gösteriliyor. Bana kalırsa bu dalda ödülün sahibi ‘Spotlight’ olmalı. Çünkü yönetmenliğini Tom McCarthy’nin üstlendiği yapım, basın özgürlüğü ve medyanın görevleri açısından birçok önemli noktanın altını çiziyor. Hele hele meseleye Türkiye’den baktığında bu film daha bir önem kazanıyor. Üstelik ‘Spotlight’ yönetmenlik açısından da son derece temiz, pürüzsüz ve de etkileyici bir anlatımın ifadesi. Amerikan sinema tarihi açısından da ‘Spotlight’ın ‘Başkanın Bütün Adamları’ türünden kalıcı bir işlevi olduğu düşüncesindeyim.
Bir başka önemli kategori olan ‘En İyi Yönetmen’de ise artık 71 yaşına basan George Miller’in büyük bir ustalık gösterisi sunduğu ‘Mad Max: Road Fury’deki performansının Akademi üyelerince ıskalanmayacağı kanaatindeyim. Yani bence bu dalda ödül George Miller’ın olacak. Keza bana sorsalardı, “George Miller” derdim… Elbette Iñárritu da ihtimal dahilinde ama Akademi üst üste aynı isme ‘En İyi Yönetmen’ ödülünü verir mi dersiniz?
Peki ya oyunculuk kategorileri? ‘En İyi Kadın’da ‘Room’daki performansıyla Brie Larson en büyük favori. Bana kalsa ödülü Cate Blanchett’la (‘Carol’)
Charlotte Rampling (‘45 Yıl’) arasında paylaştırır, “Ama hakkın tek isim” derlerse de Rampling’e verirdim.
‘En İyi Erkek’ dalına gelince: Malum Leonardo DiCaprio daha önce dört kez Oscar’a aday olmuş, dördünde de salonu “Ellerim bomboş” diyerek terk etmişti. Galiba bu kez şeytanın bacağını kıracak ve bu mesele de kapanacak. Doğrusu bu daldaki diğer adaylar da çok iyiydi ama DiCaprio heykeli alsın gitsin ve dön dolaş aynı şeyler tartışılmasın… Hem fena da oynamıyordu.
Benim ‘En İyi Yardımcı Kadın’da adayım ‘Carol’daki kompozisyonuyla Rooney Mara, lakin bu dalda favori Kate Winslet (‘Steve Jobs’). ‘En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu’da da adayım Mark Rylance. Akademi üyelerinin de İngiliz oyuncuyu ‘Casuslar Köprüsü’ndeki performansıyla ödüllendireceği kanaatindeyim. ‘Creed’deki performansıyla Sylvester Stallone de bu cephenin favorileri arasında.

‘Dış mihraklar’ tehlikesi!

Ve meseleye bu coğrafyadan dahil olanlar için özel bir ilgiyi hak eden dal: ‘Yabancı Dilde En İyi Film’. Fransa’yı temsil etse de hikâyesi ve dertleriyle bizim buraların filmi olan ‘Mustang’, bu kategorinin favori yapımlarından. Lakin Deniz Gamze Güven’in filminin iddialı bir rakibi var: ‘Saul’un Oğlu’. Ben bu dalda Akademi’nin seçiminin László Nemes’in filminden yana olacağı kanaatindeyim. Ben de olsam böyle yapardım. Öte yandan biliyoruz ki ‘Mustang’in dışarıda çok sayıda hayranı var, ödüle uzanırsa bu durum kimseyi şaşırtmasın. Ayrıca böylesi bir durum gurur vesilesi olur. Ve fakat ülkemizdeki kadın sorunlarına dikkat çekme gayretindeki bu yapımın ödüllendirilirse, hemen akabinde “İşte size ‘Dış mihraklar’ın yeni bir oyunu” şeklinde hedefe konur, bu da kimseyi şaşırtmasın!
İşte genel dallardaki durum vaziyetleri böyle, bütün kateforileri için o bildik cümleye sığınalım: ‘Hak eden kazansın’…

‘En beyaz Oscar’ı bir siyah sunacak…

Öte yandan bu yılki Oscar Töreni’ni, geçen yıllarda olduğu gibi Digitürk Moviemax Oscars HD’den naklen yayımlanacak. Yekta Kopan ve Ceyda Düvenci’nin sunduğu yayının başlama saati 22.00. Los Angeles’taki tören ise saat 03.30’da başlayacak. ABD’deki törenin sunucusu da Chris Rock (Akademi sanırım bu seçimle “Siyahlar yok dediniz, sunucu siyah işte” demek istiyor).
UĞUR VARDAN (HÜRRİYET/28.02.2016)



Diğer Haberler