1961’de Apaşlar adını seçecek grubun yeni kadrosu Mehmet Soyarslan (gitar), Yalçınkaya Tümay (gitar), Leon Habib (davul), Suat Matalon (bas gitar), Sadık Bütünley (vokal), Ceki Kovo’dan (piyano) oluşuyordu. The Shadows grubunun ünlü parçası ‘Apache’ı isim almışlardı. Caddebostan Amatör Orkestralar Yarışması’nda Barış Manço-Harmoniler’in ardından ikinci olarak yola koyulan grup, Soyarslan’ın 1963’de yüksek öğrenim için Federal Almanya’ya gidince çalışmalara ara verdi.
Mesut Aytunca ile Erol Bilem, Gökçen Kaynatan’ın grubundan ayrılarak, soyadı sonradan Erenus olacak Bilgesu Duru’ya radyo programlarında eşlik etmişti. Bir sınavın ardından radyoda program yapma hakkını Duru kazanmıştı ve Duru’nun adıyla radyoda çalabiliyorlardı. İngiliz Shadows grubuna öykünen topluluk, sahnede çeşitli ışık oyunlarıyla siluetlerini de gösteriyordu. 1965’de Siluetler adını almışlar ve birkaç yıl sonra ortaya çıkacak Anadolu popla, bir önceki dönem Beat grupları arasında köprü olmuşlardı.
Metin Yavuzdoğan (tuşlular, armonika), Çetin Yavuzdoğan (bas) kardeşler 7 Eylül 1964’de Fındıkzade’de Zamir Manisa (davul) ve Cihat Günaydın’la (solo gitar) Mavi Işıklar’ı kurmuş, bir yıl sonra ABD’den dönen Nejat Toksoy da (vokal) getirdiği bantlarla aralarına katılmıştı. Grup, bantlardaki şarkıları ezberleyip kendi tadını katarak bizim piyasaya duyuracaktı. ‘Mavi’yi huzuru yansıttığı, ‘Işıklar’ı da geleceğe ışık tutmak için seçmişlerdi. İlk konsere Eylül 1964’de İstanbul Spor Sergi Sarayı’nda çıkan ve İngilizce parçalar seslendiren grup, İstanbul Erkek Lisesi kökenliydi.
1965’in son günlerinde Ali Atasagun (vokal, gitar), Uğur Dikmen (tuşlular), Oğuz Durukan (bas gitar), Asım Ekren (davul) Ali Atasagun Dörtlüsü adıyla bir araya gelmişti. İngilizce parçalar söylüyorlar, klasik rock yapıyorlardı. Ancak, dönemin en önemli yarışması Altın Mikrofon’a katılıp tanınabilmek için bir süreliğine folkla meşgul olmaları gerekmişti. Bu türe kafa yordular ve çok çalıştılar. Sonuçta ortaya çıkan folk ise, diğer gruplarınkiyle kıyaslanamayacak kadar sert ve değişik olmuştu.
Emin İgüs ile Şebnem Başar’ın etrafında toplanan konservatuvarlı genç müzisyenlerin desteğiyle kuruldu Ezginin Günlüğü. Emin İgüs (vokal), Hakan Yılmaz (vokal), Vedat Verter (bağlama, cura), Turgay Başar, Şebnem Başar, Tuncay Ünal ‘İşçi Kültür Derneği’nde başladıkları amatör çalışmaları Ezginin Günlüğü ismiyle sahnelere taşıyacaklardı. Hakan Yılmaz’ın kaleme aldığı şiirden esinlenerek Ezginin Günlüğü adını verdikleri gruba, kısa süre sonra Emin İgüs’ün konservatuardan arkadaşı Nadir Göktürk geldi.
1984’de Vulture ismiyle kurulan ekip, 1985’de bu İngilizce kelimenin Türkçe karşılığı olan Akbaba adını aldı. Kadıköy çıkışlı Akbaba’nın ilk kadrosunda Can Orkan Özülkü (vokal), Serhat Çiftdal (gitar), Tuncay Gündüz (tuşlular), Taylan Ersavaş (trompet), Aykut Demirel (saksafon), Hakan (bas gitar), Barış (davul) vardı. 1986’da kadro oturdu: Serhat Çiftdal (gitar), Tamer Turna (gitar), Can Orkan Özülkü (vokal), Haydar Tacettin (bas gitar), Aykut Sabak (davul).
Arabeskin piyasayı ele geçirdiği, popun ortalıkta gözükmediği dönemde müzik dünyasına adım attı Kramp. Motörhead'e özenip isimlerini önce motordaki ana mil olan Krans koymuşlardı ve pek anlaşılmayınca Kramp'a dönüştürmüşlerdi. Şubat 1984'de Nezih Onur (bas gitar, vokal), Doğan Sakin (gitar, vokal) ile İdris Tübcil'in (davul) Bakırköy'de kurduğu grup, bir dönem Nuri Kurtcebe (vokal) ile Ahmet Karaferya’dan (vokal, gitar) destek almış ve iki yıl sonra ‘Onlarla' demosunu yayınlamıştı.
1975’de Metin Yazıcıoğlu (1953/vurmalılar, vokal), Mustafa Telli (1954/bas gitar), Atasel Yuvacan (1953/gitar, 12 telli gitar) tarafından kurulan 36. Paralel, adını Türkiye’den geçen paralelden almıştı. Grubun pop camiasına katılması ilginç bir olay sonucunda oldu.
Vokal Yankılar ismiyle de sahneye çıkmış Yankılar, menajer Ardaş Canik’in girişimiyle 1966'da kuruldu. Sonraları çok ünlenecek şarkıcı Gökben’in profesyonel sanat yaşamına adım attığı orkestra olan Yankılar, 1970’lerin ortalarına kadar lokallerde müzik yaptı, ortak konserlerde çaldı, yıldızlara eşlik etti.
1926 İstanbul doğumlu Faruk Akel, konservatuara devam ettikten sonra lisede orkestrasında saksafon çalarak sahneye çıkmaya başladı. 1951’de bir süre 14 kişilik büyük caz orkestrasında yer aldı ve ardından kendi topluluğunu kurdu. Farklı orkestralarda da çalışan çıkan Faruk Akel, başta Almanya olmak üzere Avrupa ülkelerinde beş yıl müzik yapıp ülkeye döndü.
1 Şubat 1929 Zonguldak doğumlu Aydemir Mete, Ankara’da konservatuarda okurken 1954’de ‘başkent’te vatani görevini yapan İlham Gencer’le tanıştı. Aynı yıl İstanbul’a gitti ve kulüplerde kontrbasıyla profesyonel oldu. 1962-65 arası Lübnan’da Fransızların, İspanyolların ve Belçikalıların yer aldığı orkestrada çalıştı. Dönünce Vasfi Uçaroğlu ve İlham Gencer’le caz triosu olarak İstanbul Radyosu’nda programlar yaptı. 1965’de adına kurduğu orkestrada tanınmış müzisyenlerle çalıştı.
Malatya’dan ABD’ye göçmüş Tosun ailesinin oğulları Cem ile Ali, adlarını yapıştırıp Cemali grubunu kurmuştu. Aile psikoloğu olan Cem, sinema eğitimi alan Ali, müzik ağır basınca tüm zamanlarını elektronik sounda ayırmayı tercih etmişti. Cemali önceleri new age, endüstriyel rock ve deneysel müzikle ilgilenmiş, Trance Mission, Jumping Budha, Lumin gibi gruplarla dünya müziği (world music) üzerine iş birliği yapmıştı. Bir süre sonra, ‘özlerine sahip çıkma arzusu’ diye özetledikleri projeyi başlatarak bestelerini Türkiye’de değerlendirmeye karar vermişti iki kardeş. Ürettikleri bestelere Türkiye’de ‘Anadolu world’ etiketi uygun görülmüştü.
Piyanist rockçulardan Fethi Taner, 1990’da grubu Toplama Adamlar’la ‘Fame Star 90’ yarışmasında adını duyurmuştu. Grup, 1993’de ‘İş Dönüşü İstanbul Kentinde’ albümünü yayınladı. Güneş Devrim Demirci (gitar), Yavuz Çetin (gitar), Gültekin Kaçar (gitar), Hakan Özer (gitar), Turgay Çelik (bas gitar), Aydın Şeref’ten (davul) oluşan Toplama Adamlar’da ilk dönemde üretilen nitelikli bluesun devamı, kadro sürekli değiştiğinden gelmedi.
Ankara doğumlu Güzin Sokullu, sanat yaşamına 1961’de İstanbul Şehir Tiyatroları Çocuk Bölümü’nde başladı. 1965’de Gönül Ülkü-Gazanfer Özcan Tiyatrosu’na geçti ve müziğe de aynı yıl adım attı. Baha Boduroğlu ise müzik hayatına 1963’de gitar çalarak girdi ve orkestralarda yer aldı. Aynı günlerde tiyatroyu deneyerek Kent Oyuncuları ve Gönül Ülkü-Gazanfer Özcan Tiyatrosu gibi önemli kumpanyalarla sahneye çıktı. Güzin ile Baha’nın yolları, 60’lı yılların ikinci yarısında Gönül Ülkü-Gazanfer Özcan Tiyatrosu’nda çakışmış, Üsküdar’ın Karşısı Galata adlı müzikli oyunda söyledikleri şarkılarla dikkat çekmişlerdi.
Avrupa’da orkestralarda bas çalan Abadan, 1977’de Ankara Belediyesi Kent Orkestrası’na aranjör basçı olarak girdi ve 1981’de ayrılarak İstanbul’a yerleşti. 1982’de orkestrasını ve vokal grubunu kurarak sahne çalışmaları yaptı, plaklar üretti. Bu uzunçalarlardan Tombulun Türküsü, dönemin başbakanı Turgut Özal’a hakaret edildiği gerekçesiyle toplatıldı. Abadan albümlere düzenlemeler yazarak, prodüktörlük yaparak müziğe devam etti.
1974’de Ankara’da kuruldu. Başkentte uzun süre müzik yapan ekip, 1983’de İstanbul’a gitti ve Seyyal Taner, Zerrin Özer, Sezen Aksu, Sertab Erener gibi ünlülerle sahnede çaldı. Lokomotif’in adını geniş kitlelere duyurması 1987 Eurovision Şarkı Yarışması’nyla gerçekleşti. Grup, vokalistleri Melis Sökmen’le Eurovision Şarkı Yarışması’nda Seyyal Taner’in arkasında sahneye çıktı ve Türkiye’nin parçası ‘Şarkım Sevgi Üstüne’yi seslendirdi.
Yerli rock müziğin farklı isimlerinden Tünay Akdeniz (12 telli gitar, bağlama, vokal) 1970’de, folkun moda olduğu dönemde Mithat Coşkun (vokal), Şinası Bakıcı (kaşık), Mehmet Gün (tumba) ile İstanbul'da Çığrışım folk grubunu kurdu. Grup kısa süre sonra, Kars’ a Giderim Kars’ a, Yaklaş Yaklaş, Karpuz Kestim Yiyen Yok, Çığrışım Oyun Havası’nı yorumlayıp 45'lik halinde yayınladı.
Yetmişli yılların sonunda Alpay'ın kurduğu vokal grubu. Alpay, Müjdat Akgün ile Hale Evcen'den oluşan, Emrehan Halıcı (davul) ile Serdar Yimsel’in de (gitar) çalgılarıyla yer aldığı 'Grup A - 1' 1979 tarihli Yeşil Gözler Sürmeli/İçimde Dinmez Sızısın 45'liğinin ardından sahne çalışmalarında, stüdyo kayıtlarında uzun süre Alpay'ın şarkılarını söyledi. Alpay'ın yayınladığı '82' (1982), Sevgilerle (1984), Hayalimdeki Resim (1987), Dünden Bugüne (1988) albümlerinde de Grup A - 1'in vokali vardı.
On tane 45’ik ile iki uzunçaları olan Kupa Dörtlüsü, 1967’de kuruldu. Zerrin Zeren, Fatma Yeşil gibi isimlere plaklarda ve sahnede eşlik eden orkestra, uzun süre Hayko ile tavernalarda çalıştı. Kupa Dörtlüsü’nün 1977 kadrosu Fikret Babalı (keman, gitar, vokal), Hakkı Sungurlar (davul), İzzet Mohayim (org), Kadir Sabanuç’tan (piyano, bas gitar) oluşuyordu. Tin Tinimini Hanım, Üsküdar’a Giderken, Yavuz Geliyor Yavuz, Eminem Eminem, Tatlı Dile Güler Yüze, Kızılcıklar Oldu mu? gibi sevilen parçaları düzenleyip sahnelere taşıyan orkestranın orgun sürüklediği soundu, birçok orkestra tarafından taklit edildi.
Burnu ve çenesiyle org çalmasıyla ünlenmiş Rıza Silahlıpoda tarafından 1968’de kuruldu. Beş yaşında piyanoya başlayan, konservatuar eğitimi gören Rıza Silahlıpoda profesyonelliğe adım attığı ve üç yıl çalıştığı Yurdaer Doğulu Orkestrası’ndan ayrıldıktan sonra kendi orkestrasını kurmuştu. Orkestra ilk olarak onlara Ritm 68 adını veren Sadri Alışık’a sahnede eşlik etti. Ritm 68’in kadrosunda Kemal Okan (davul), Ercüment Yenidoğan (gitar), Yılmaz Tülek (tenor saks, klarnet), Sacit Çöze (trombon), Aydın Şencan (bas gitar) ile Rıza Silahlıpoda (org) bulunmaktaydı.
Müzik listelerinde Mabelmatiz ‘Ha Leylim’le birinci, Edis ‘Duman’la ikinci, Melike Şahin ‘Ölmem Ölemem’le üçüncü oldu.
Türkiye´nin büyük kentlerinde yayında olan radyo kanallarının geniş listesi
Şarkıları ve ilginç sahne şovuyla kısa sürede geniş hayran kitlesine ulaşan Manifest grubu, İngilizce şarkısı “TRALALA”yı Hypers Music etiketiyle yayınladı. Londra’da çekilen klip de şarkıyla birlikte izleyiciyle buluştu. Grubun ilk İngilizce şarkısı TRALALA Manifest’in Türkiye dışındaki dinleyicilere ulaşma hedefinin büyük adımlarından biri.
U2 grubu 13 Kasım'da Island Records etiketiyle yeni albümüne son rötuşlarını veriyor. İrlandalı grubun on beşinci stüdyo albümü olacak "Carnaval De Luz" 2017'deki " Songs of Experience " albümünden bu yana tamamen orijinal şarkılardan oluşan ilk albümleri olacak . Albümden önce, "Silencio" adlı yeni tekliyi çıkaran U2, 25 Eylül 2026 tarihinde ellinci kuruluşlarını kutluyor.
Çelik’in 1995 yılında yayımlanan Benimle Kal albümü, yıllar sonra plak formatında çıktı. Albümde “Nazına Ölüyorum”, “Benimle Kal”, “Sevemem”, “Hercai”, “Sevdalı Çiçek”, “Kanım Kaynadı”, “Afedersin”, “Yapmazsın”, “Dilberim” ve “Atam” olmak üzere toplam 10 şarkı yer alıyor. Çelik hayranları ve plak koleksiyonerleri için hazırlanan bu özel baskı , 90’lardan bugüne uzanan bir müzik hikayesini de bir araya getiriyor.
1970’lere bir adım kala pop pazarına düşmüş müthiş bir parça Brüksel çıkışlı Belçikalı grup Wallace Collection’ın Daydream’i. Grup üyeleri Sylvain Vanholme (gitar, vokal) ile Raymond Vincent (keman) tarafından bestelenmiş Daydream çok kısa sürede Avrupa çapında hit oluyor. Şarkı aslında senfonik pop/rock örneği ve yoğun biçimde yaylılarla flütleri içeriyor. Melodisi açık açık Çaykovski’nin Kuğu Gölü yapıtının ikinci perde finalinden alınma.
Yerli müzikte İki Yabancı ile Zeynep Bastık ile Tolga Akdoğan birinci, Hadise 'Ara Beni'yle ikinci, Crush 'Sebebi Var ile üçüncü oldu.
Rock ve müzik tarihinde bugün neler yaşandı? İşte tarihin sayfalarından birkaç önemli not:
Genç yaşına karşın uzun yıllardır rap müzikle uğraşan ´sinemamuzik.com´ okuru Emre Onaran sitemiz için rap şarkı yazdı. Yapıtını arkadaşı Uygar´la (Ragyu) birlikte seslendiren Emre Onaran´ın (Sürgün) videosu fotoğrafı tıklayınca:
5 Quartet grubunun sunumuyla hazırlanan programda, halk müziği ve sanat müziğinin unutulmayan eserleri farklı müzik tarzlarıyla harmanlanarak bugün 21.00'de TRT Müzik'te icra ediliyor.
Ersen’in yoldaşı olacak Dadaşlar grubunun kuruluşuna daha iki yıl vardır ve bu parçaların kayıtlarında Kardaşlar’dan Seyhan Karabay akustik gitar ile ıklığı, Taner Öngür bas, gitar ve kaşığı, Hüseyin Sultanoğlu davul ile bongoyu çalar; gitar ve bağlama bölümleri de Zafer Dilek’in elinden çıkar. Derli Kaval ve Kozan Dağı ile Ersen, Anadolu Pop’ta ağırlığı hissedilen bir isimdir artık. Kozan Dağı’na Ersen’in bestesi Anadolu ozanlarını aratmayacak derecede başarılıdır; Zafer Dilek’in düzenlemesi de.
İsmi Açık Hava Tiyatrosu; halkın ağzında Harbiye Açıkhava; kartvizitinde ise ‘Türkiye’nin Müzik Mabedi’ yazılı. Hem ülke, hem dünya kültür tarihinde bir Royal Albert Hall, Madison Square Garden, Olympia kadar önemli ve değerli bir amfitiyatro. Kent mimarisi için de önemli merkez. Batılı örneklerine benzer şekilde bir eğlence vadisinin ortasında bulunuyor. En üstte Hilton, biraz altında, günümüzde adı İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı olmuş meşhur Spor ve Sergi Sarayı, Açıkhava Tiyatrosu, Küçük Çiftlik Park lunaparkı ve ismi sürekli değişen stadyum…
7 Kasım 2016'da Los Angeles'ta yaşamını yitirmiş Leonard Cohen'in boşluğu çok büyük. Far Out dergisi, albümlerini en kötüden en iyiye doğru sıralayarak Cohen'e saygı duruşunda bulunmayı denedi. Leonard Cohen, "Müzik, çoğu insanın duygusal yaşamıdır" derdi. Far Out'un hatırlattığı gibi, yirminci yüzyıl müziğinin ve yeni milenyumun ilk on yıllarının en önemli figürlerinden Kanadalı şarkıcı-söz yazarı, şair ve romancı, bu inancı aynı yoğunlukta somutlaştıran çok az sanatçıdan biri. Sanatsal mirası aşkı, maneviyatı, arzuyu, yalnızlığı ve ölümü eşsiz bir hassasiyetle ele alabilen olağanüstü derinlikteki yazılarıyla ayrılmaz bir şekilde bağlantılı...
1938 Bursa doğumlu Yıldırım Gürses 20 yaşında Ankara Radyosu’nun, bir yıl sonra da Ankara Devlet Operası’nın sınavlarını dışarıdan kazandı. Aynı yıl Üniversitelerarası Ses Kralı seçilen Gürses sekiz ay operada çalıştıktan sonra ayrıldı. Gazinolarda sahneye çıkmaya başlayan sanatçı 1965’de düzenlenen ilk Altın Mikrofon yarışmasına, adını verdiği 26 kişilik (vokal, keman, çello, saksafon, flüt, korno, kontrbas, timpani, bongo, trombon, piyano) orkestrayla katıldı ve Gençliğe Veda şarkısıyla birinciliği kazandı.