Gençlere hafif batı müziğini sevdirmek, beste yazmaya teşvik etmek için hayata geçirilen Milliyet Liseler Arası Hafif Batı Müziği Yarışması’nın ikinci yılı finalinde sekiz liseyi geride bırakıp birinciliği Ankara Fen Lisesi almıştı. Spor Sergi Sarayı’nı hınca hınç dolduran müzikseverlerin önünde yarışmayı kazanan Ankara Fen Lisesi’nin kadrosunda Zennur Anbarcıoğlu (vokal), Ramiz Arbak (vokal), Sadi Atay (bas gitar), Emrah Orhun (gitar), Selim Atakan (gitar, org), Bican Tuğberk (davul) vardı. Biyoloji öğretmeni Mustafa Ökten’in ön ayak olmasıyla yarışmaya hazırlanmışlardı.
Milliyet Gazetesi’nin gençlere hafif müziği sevdirmek, beste yazmaya teşvik etmek ve derece alanların plaklarını basarak onları tanıtmak amacıyla 1967’de düzenlemeye başladığı Milliyet Liseler Arası Hafif Müzik Yarışması’nın sıra dışı topluklarından biri de Kadıköy Ticaret Lisesi’ydi.
Milliyet Liseler Arası Hafif batı Müziği Yarışması’nın ikinci yılında, 1968’de beşinciliği alan Saint Joseph Lisesi, şartname gereği Perişan Saçların ile Yavuz Geliyor Yavuz parçalarını 45’likte bir araya getirmişti. 1970’de aynı yarışmada okullarını temsil eden Mehmet Sağıroğlu (bas gitar), Stephan Umutyan (gitar), Siret Yurtsever (gitar), Cin Kapancı (vokal), İhsan Uysal (davul), Ajlan Kartoğlu (vokal) dördüncülüğü alarak Baştan Ayağa Yareyim ile Je T’ai Oubliee parçalarını plak yapmıştı.
İşte Hendek İşte Deve 45’liğini kaydettiği Moğollar’la bir süre Manço-Mongol adıyla çalışan Barış Manço, yanındaki Celal Güven’le kendi grubunu kurmak amacıyla Avrupa’dan Türkiye’ye dönerek müzisyen arayışına girmişti. Grup için ilk adım Ağustos 1971’de Yeşilköy’de bir sinemada verilen konserle atılmıştı. Manço konserde Erdinç Avcı (flüt), Fuat Güner (gitar), Özkan Uğur (bas gitar), davulcu Nur Moray ile Celal Güven’den (tumba) oluşan kadroyla yer almıştı. Bir ara Hüdai Özgüder (davul), Mithat Danışan (bas gitar), Kemal Ebcioğlu’nun da (tuşlular) çaldığı ekibe, Şubat 1972’ye kadar isim konulamamıştı. Manço, İstanbul’dan kalkıp Anadolu’yu kat ederek Siirt’in Kurtalan ilçesine ulaşan Kurtalan Ekspresi’nin adını bulmuştu. Grubun adı ilk plaklarda Kurtalan Ekspresi diye geçerken sonra ‘Kurtalan Ekspres’e dönüşmüştü.
Apaşlar’dan ayrılan Cem Karaca, aynı gruptan Seyhan Karabay (bas gitar) ile Leon Habib (davul) ve Ünol Büyükgönenç’le (gitar) Kardaşlar’ı kurdu. Karaca’nın amacı, halk müziğinden olabildiğince yararlanabilecek bir oluşum yaratmaktı. Tarih 1969’du. İsim olarak ‘Kardeşler’den hareketle Anadolu’yu çağrıştıran Kardaşlar’ı seçmişlerdi. Büyükgönenç’in konservatuardan arkadaşı Cengiz Türksoy orgu çalmaya ikna edilmişti. Büyükgönenç de bağlama öğrenmişti.
Murat Özyüksel, İstanbul Erkek Lisesi’nde öğrenciyken besteler yazmaya başlamıştı. Genç yaşta çıktığı solo konserlerin ardından 1987’de Bursa Uludağ Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde öğretim görevlisi ve müzik kulübü danışmanıyken öğrencileriyle Işığın Yansıması grubunu kurdu. Birikmiş protest rock bestelerini değerlendirmek istiyordu. Adını Afşar Timuçin’in şiirinden alan grupta Özyüksel’den (akustik gitar) başka Murat Durmaz (vokal, gitar), Selen Gülün (tuşlular), Barlas Çevikus (bas gitar) ile Ayhan Orhuntaş (elektrikli gitar) vardı. Bursa’nın rock kenti olduğu dönemde üniversite konserleriyle sivrilmişlerdi.
20 Mayıs 1939 İstanbul doğumlu Gökçen Kaynatan (gitar) Haydarpaşa Lisesi'nde okurken arkadaşlarıyla amatör topluluklarda yer almış, deneyim kazanınca daha profesyonel sayılabilecek Genç Denizciler, Kara Kediler ve Erkin Koray'ın gruplarında çalmıştı. Tatbiki Güzel Sanatlar'da öğrenciyken, 1962’de arkadaşları Erdoğan Aktuğ (davul), Erol Bilem (gitar), Mesut Aytunca'yla (bas gitar) 'Gökçen Kaynatan ve Arkadaşları' grubunu kurdu. Kaynatan rock'n roll, twist gibi moda akımların peşinden gitmek yerine doğaçlamanın,
Ezel Gönül (davul), Deniz Eroğlu (vokal), Nilüfer Darıca (bas gitar), Merih Kılıçaslan (ritm gitar), Sema Eroğlu’dan (org) oluşan orkestra 1968’de Ankara’da kuruldu. ‘Türkiye’nin yegane kadınlardan kurulu orkestrası’ diye tanıtılan topluluk lokallerde, tatil yörelerinde program yaptı.
Cahit Oben, 1963’de ‘Cahit Oben 4’ adıyla grup kurdu. Ekipte solo gitar çalan Oben’den başka Fikret Kızılok (ritm gitar), Erol Ulaştır (davul), Koray Oktay (bas gitar) vardı. Beat müzik yapan ve bunu halk müziğimize uyarlamayı hedefleyen, semt konserleri veren Cahit Oben 4, kendi parasıyla art arda iki 45’lik yayınladı. Birincisi Silifke’nin Yoğurdu/Hereke’ydi (beste: Fikret Kızılok), ikincisi ise Beatles ve Shadows parçalarının yorumlarından oluşan 36-24-36/I Wanna Be Your Man’di. Aynı kadro 1965’deki ilk Altın Mikrofon Yarışması’na katıldı ve Kızılok’un seslendirdiği Halimem parçasıyla dördüncü oldu.
1961’de Apaşlar adını seçecek grubun yeni kadrosu Mehmet Soyarslan (gitar), Yalçınkaya Tümay (gitar), Leon Habib (davul), Suat Matalon (bas gitar), Sadık Bütünley (vokal), Ceki Kovo’dan (piyano) oluşuyordu. The Shadows grubunun ünlü parçası ‘Apache’ı isim almışlardı. Caddebostan Amatör Orkestralar Yarışması’nda Barış Manço-Harmoniler’in ardından ikinci olarak yola koyulan grup, Soyarslan’ın 1963’de yüksek öğrenim için Federal Almanya’ya gidince çalışmalara ara verdi.
Mesut Aytunca ile Erol Bilem, Gökçen Kaynatan’ın grubundan ayrılarak, soyadı sonradan Erenus olacak Bilgesu Duru’ya radyo programlarında eşlik etmişti. Bir sınavın ardından radyoda program yapma hakkını Duru kazanmıştı ve Duru’nun adıyla radyoda çalabiliyorlardı. İngiliz Shadows grubuna öykünen topluluk, sahnede çeşitli ışık oyunlarıyla siluetlerini de gösteriyordu. 1965’de Siluetler adını almışlar ve birkaç yıl sonra ortaya çıkacak Anadolu popla, bir önceki dönem Beat grupları arasında köprü olmuşlardı.
Metin Yavuzdoğan (tuşlular, armonika), Çetin Yavuzdoğan (bas) kardeşler 7 Eylül 1964’de Fındıkzade’de Zamir Manisa (davul) ve Cihat Günaydın’la (solo gitar) Mavi Işıklar’ı kurmuş, bir yıl sonra ABD’den dönen Nejat Toksoy da (vokal) getirdiği bantlarla aralarına katılmıştı. Grup, bantlardaki şarkıları ezberleyip kendi tadını katarak bizim piyasaya duyuracaktı. ‘Mavi’yi huzuru yansıttığı, ‘Işıklar’ı da geleceğe ışık tutmak için seçmişlerdi. İlk konsere Eylül 1964’de İstanbul Spor Sergi Sarayı’nda çıkan ve İngilizce parçalar seslendiren grup, İstanbul Erkek Lisesi kökenliydi.
1965’in son günlerinde Ali Atasagun (vokal, gitar), Uğur Dikmen (tuşlular), Oğuz Durukan (bas gitar), Asım Ekren (davul) Ali Atasagun Dörtlüsü adıyla bir araya gelmişti. İngilizce parçalar söylüyorlar, klasik rock yapıyorlardı. Ancak, dönemin en önemli yarışması Altın Mikrofon’a katılıp tanınabilmek için bir süreliğine folkla meşgul olmaları gerekmişti. Bu türe kafa yordular ve çok çalıştılar. Sonuçta ortaya çıkan folk ise, diğer gruplarınkiyle kıyaslanamayacak kadar sert ve değişik olmuştu.
Emin İgüs ile Şebnem Başar’ın etrafında toplanan konservatuvarlı genç müzisyenlerin desteğiyle kuruldu Ezginin Günlüğü. Emin İgüs (vokal), Hakan Yılmaz (vokal), Vedat Verter (bağlama, cura), Turgay Başar, Şebnem Başar, Tuncay Ünal ‘İşçi Kültür Derneği’nde başladıkları amatör çalışmaları Ezginin Günlüğü ismiyle sahnelere taşıyacaklardı. Hakan Yılmaz’ın kaleme aldığı şiirden esinlenerek Ezginin Günlüğü adını verdikleri gruba, kısa süre sonra Emin İgüs’ün konservatuardan arkadaşı Nadir Göktürk geldi.
1984’de Vulture ismiyle kurulan ekip, 1985’de bu İngilizce kelimenin Türkçe karşılığı olan Akbaba adını aldı. Kadıköy çıkışlı Akbaba’nın ilk kadrosunda Can Orkan Özülkü (vokal), Serhat Çiftdal (gitar), Tuncay Gündüz (tuşlular), Taylan Ersavaş (trompet), Aykut Demirel (saksafon), Hakan (bas gitar), Barış (davul) vardı. 1986’da kadro oturdu: Serhat Çiftdal (gitar), Tamer Turna (gitar), Can Orkan Özülkü (vokal), Haydar Tacettin (bas gitar), Aykut Sabak (davul).
Arabeskin piyasayı ele geçirdiği, popun ortalıkta gözükmediği dönemde müzik dünyasına adım attı Kramp. Motörhead'e özenip isimlerini önce motordaki ana mil olan Krans koymuşlardı ve pek anlaşılmayınca Kramp'a dönüştürmüşlerdi. Şubat 1984'de Nezih Onur (bas gitar, vokal), Doğan Sakin (gitar, vokal) ile İdris Tübcil'in (davul) Bakırköy'de kurduğu grup, bir dönem Nuri Kurtcebe (vokal) ile Ahmet Karaferya’dan (vokal, gitar) destek almış ve iki yıl sonra ‘Onlarla' demosunu yayınlamıştı.
1975’de Metin Yazıcıoğlu (1953/vurmalılar, vokal), Mustafa Telli (1954/bas gitar), Atasel Yuvacan (1953/gitar, 12 telli gitar) tarafından kurulan 36. Paralel, adını Türkiye’den geçen paralelden almıştı. Grubun pop camiasına katılması ilginç bir olay sonucunda oldu.
Vokal Yankılar ismiyle de sahneye çıkmış Yankılar, menajer Ardaş Canik’in girişimiyle 1966'da kuruldu. Sonraları çok ünlenecek şarkıcı Gökben’in profesyonel sanat yaşamına adım attığı orkestra olan Yankılar, 1970’lerin ortalarına kadar lokallerde müzik yaptı, ortak konserlerde çaldı, yıldızlara eşlik etti.
1926 İstanbul doğumlu Faruk Akel, konservatuara devam ettikten sonra lisede orkestrasında saksafon çalarak sahneye çıkmaya başladı. 1951’de bir süre 14 kişilik büyük caz orkestrasında yer aldı ve ardından kendi topluluğunu kurdu. Farklı orkestralarda da çalışan çıkan Faruk Akel, başta Almanya olmak üzere Avrupa ülkelerinde beş yıl müzik yapıp ülkeye döndü.
1 Şubat 1929 Zonguldak doğumlu Aydemir Mete, Ankara’da konservatuarda okurken 1954’de ‘başkent’te vatani görevini yapan İlham Gencer’le tanıştı. Aynı yıl İstanbul’a gitti ve kulüplerde kontrbasıyla profesyonel oldu. 1962-65 arası Lübnan’da Fransızların, İspanyolların ve Belçikalıların yer aldığı orkestrada çalıştı. Dönünce Vasfi Uçaroğlu ve İlham Gencer’le caz triosu olarak İstanbul Radyosu’nda programlar yaptı. 1965’de adına kurduğu orkestrada tanınmış müzisyenlerle çalıştı.
Müzik listelerinde Mabelmatiz ‘Umrumdışı'yla ile birinci, Sibel Can ile Eypio 'Kıyamam'la ikinci, Oğuzhan Koç 'Bunun Adı Aşksa' ile i üçüncü oldu.
Türkiye´nin büyük kentlerinde yayında olan radyo kanallarının geniş listesi
Prince'in ölümünden sonra yayınlanacak yeni bir albüm daha geliyor. 1977'den 2016'ya kadar uzanan, neredeyse kırk yıllık kariyerini kapsayan, daha önce yayınlanmamış on kayıttan oluşan "Timeless" albümü piyasaya sürüldü. Prince Estate tarafından Legacy Recordings ve Sony Music iş birliğiyle yayınlanacak albüm, sanatçının ünlü arşivinden materyalleri bir araya getiriyor ve Minneapolis'teki ilk kayıtlarından son canlı performanslarından birine kadar yaratıcı evriminin tüm sürecini anlatan ilk proje olma özelliğini taşıyor .
Marilyn Manson, yeni albümü One Assassination Under God – Chapter 2'yu 14 Ağustos 2026 tarihinde çıkarmaya hazırlanıyor. Manson geçen hafta albümden ikinci tekli Front Toward Enemy'i de yayınladı. Front Toward Enemy daha önce Ağustos 2024’te, “Raise the Red Flag” teklisinin CD baskısında B yüzü olarak şer almış, internet ortamında satışa sunulmamıştı.
Duman grubunun solisti Kaan Tangöze'nin, 2022 yılında Kurukafa Müzik etiketiyle yayınladığı ikinci solo albümü 'Aşık Mahzuni Şerif' Türküleri'ni şimdi de plak formatıyla müzikseverlere sundu. Aşık Mahzuni Şerif'in 10 bestesinin Kaan Tangöze tarafından akustik yorumlandığı albümde 'Çeşmi Siyahım', 'Boşu Boşuna' ve 'Haşlayın Beni' gibi besteler de bulunuyor.
Paul McCartney tarafından 1983’te yayınlanmış, sanatçının dördüncü solo albümüne adını veren şarkı. Say Say Say şarkısından sonra Aralık 1983’te albümün ikinci teklisi olarak yayınlanan Pipes of Peace (3:56) iki hafta İngiltere listelerinde zirvede kalıyor. Müzik otoritelerinin McCartney’nin zayıf dönemi olarak değerlendirdiği 80’lerin ilkyarısı için beklenmedik çıkış. Şarkı, McCartney’nin caz müzisyeni arkadaşı George Melly'nin isteği üzerine, barışçıl, gelecek için umut dolu şarkı hedefiyle ve bir çocuk örgütüne yardım amacıyla yazılıyor.
Yerli müzikte Hadise 'Ara Beni' ile birinci, Manifest-Ajda Pekkan 'Hileli' ikinci, Blok 3 'Sebebi Var' ile üçüncü oldu.
Rock ve müzik tarihinde bugün neler yaşandı? İşte tarihin sayfalarından birkaç önemli not:
Genç yaşına karşın uzun yıllardır rap müzikle uğraşan ´sinemamuzik.com´ okuru Emre Onaran sitemiz için rap şarkı yazdı. Yapıtını arkadaşı Uygar´la (Ragyu) birlikte seslendiren Emre Onaran´ın (Sürgün) videosu fotoğrafı tıklayınca:
TRT Müzik'te saat 23.00'te Irmak Arıcı'nın sunacağı programda, sanat dünyasının önde gelen isimleriyle müziğe dair keyifli bir sohbet yaşanacak.
Ersen’in yoldaşı olacak Dadaşlar grubunun kuruluşuna daha iki yıl vardır ve bu parçaların kayıtlarında Kardaşlar’dan Seyhan Karabay akustik gitar ile ıklığı, Taner Öngür bas, gitar ve kaşığı, Hüseyin Sultanoğlu davul ile bongoyu çalar; gitar ve bağlama bölümleri de Zafer Dilek’in elinden çıkar. Derli Kaval ve Kozan Dağı ile Ersen, Anadolu Pop’ta ağırlığı hissedilen bir isimdir artık. Kozan Dağı’na Ersen’in bestesi Anadolu ozanlarını aratmayacak derecede başarılıdır; Zafer Dilek’in düzenlemesi de.
İsmi Açık Hava Tiyatrosu; halkın ağzında Harbiye Açıkhava; kartvizitinde ise ‘Türkiye’nin Müzik Mabedi’ yazılı. Hem ülke, hem dünya kültür tarihinde bir Royal Albert Hall, Madison Square Garden, Olympia kadar önemli ve değerli bir amfitiyatro. Kent mimarisi için de önemli merkez. Batılı örneklerine benzer şekilde bir eğlence vadisinin ortasında bulunuyor. En üstte Hilton, biraz altında, günümüzde adı İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı olmuş meşhur Spor ve Sergi Sarayı, Açıkhava Tiyatrosu, Küçük Çiftlik Park lunaparkı ve ismi sürekli değişen stadyum…
Hip-hop'un çekiciliği her yıl biraz daha artıyor. ABD Kayıt Endüstrisi Birliği (RIAA) geçenlerde hip-hop müziğin bu büyük başarısında pay sahibi olan isimleri satış rakamlarına göre sıraladı.
Aralık 1968’de Ankara’da Tezer Naşit (vokal, org), Ferit Ergin (gitar), Meriç Dumlu (bas gitar), Yalçın Antakya (davul) tarafından kuruldu. Türkiye’de görevli ABDli çavuş Sam Johnson da (vokal) yaz tatilinde gruba vokal olarak katıldı. Ankara’nın ilk gruplarından Oksijen (Oxygen) bol konser vererek, dünya çapında moda olan psychedelic müzikle gençlerin sevgisini kazandı. Ankara’da büyük sükse yapan grup İstanbul’da da konserlere çıktı.