70’lerin başında St. Joseph Lisesi’nde bir araya gelen Eril Tekeli (gitar, flüt), Can Kozlu (davul) ile Setrak Bakırel (bas gitar) okul orkestrasıyla Milliyet Liseler Arası Müzik Yarışması’na katılıp birinci olmuştu. Aynı üçlü, yükseköğrenim için bulundukları Fransa’da birlikte müzik yapmayı sürdürdü. Can Kozlu ABD’ye gidince, Tekeli ile Bakırel, birkaç eleman değişikliğinin ardından, aralarına Lionel Beltrami (vokal, gitar) ile Robert Kempler’i (tuşlular) alarak Asia Minor’u kurdu.
Caz piyanisti Atilla Berkan, 60’ların başında İstanbul’un gözde lokallerinde orkestrasıyla sükse yapmıştı. Atilla Berkan Orkestrası’nın vokalini üstlenmiş isimler arasında Erol Börtlüce ile Ajda Pekkan da vardı.
1935 İstanbul doğumlu Yavuz Özışık, bir süre Şevket Uğurluer’le çalıştıktan sonra 60’ların başında orkestrasını kurdu ve altı yıl İstanbul Radyosu’nda program yaptı. Ömür Göksel (vokal), Orhan Şevki (vokal), Güngör Uygurer (davul), Uğurtan Günal (kontrbas, org), Cankut Özgül (davul), Attila Özdemiroğlu (trombon, vibrafon), Selçuk Başar (gitar), Eray Turgay (kontrbas) gibi önemli müzisyenlerin yer aldığı orkestrasını dağıtıp solo işlere yönelen Yavuz Özışık, televizyonun ülkede yaygınlaşmaya başladığı dönemde piyanosuyla sık sık ekranda gözüktü.
Yıl 1964; Türkiye Müzisyenler Sendikası’ndan Muammer Yeşil, Yugoslavya’nın başkenti Belgrad’da 1-2 Eylül’de düzenlenecek Balkan Melodileri Festivali’nde Türkiye’yi temsil edecek Milli Orkestra’nın elemanlarını Şerif Yüzbaşıoğlu Orkestrası’ndan seçmişti. Boğaziçi Müzik Festivali’nde başarı kazanmış bu orkestranın Türkiye adına yarışmasının uygun olduğuna karar vermişti. Daha sonra Türkiye Müzisyenler Sendikası sürpriz bir açıklamayla orkestra şeflerinin oylarıyla yeni liste çıkarılacağı duyurmuştu.
1990’ların başında yerli popun hareketlenmesiyle ortaya çıkan ikili ‘Ajlan ve Mine’, temiz yorum, popa yedirdikleri caz dokunuşlarıyla sevilen isimler arasına girdi. 1994’de çıkardıkları 12 şarkılık Aşkolsun albümüyle listelerde yer bulan ikili, bu başarıya rağmen tanıtım konserlerinin ardından dağıldı.
Önemli orkestralarda gitaristlik yaptıktan sonra solo enstrümantal albümler yayınlayan Zafer Dilek, gitarı bırakıp şarkı söylemek istemiş ve Yonca Plak’ın girişimiyle Hülya-Banu Kırbağ kardeşlerle bir araya gelmişti. Zafer-Banu-Hülya üçlüsünün hedefi vokal müziğini ileriye taşımaktı. Evlilik nedeniyle müziğe uzak kalan Banu Kırbağ bu projeyle yeniden stüdyolara ve sahnelere dönmüştü. İstanbul Belediye Konservatuarı şan bölümünde eğitim görmüş ablası Hülya Kırbağ ise aynı dönem Ah Neyleyim Gönül, Ilgaz gibi şarkılarla listelerin üst sırasında yer almayı başarmıştı.
Radiodays grubundan Tan Tunçağ (düzenlemeler, vokaller, bas gitar) ile Maya grubundan Deniz Cuylan (düzenlemeler, gitar, davul) ‘liman yankısı’ anlamına gelen Portecho (liman yankısı) adıyla İstanbul kulüplerinde çalışmaya başladı ve kısa sürede ilk albümü çıkardı: Undertone (2005). 11 İngilizce parçadan oluşan albümde flamenco, Balkan, Kuzey Avrupa elektronik müziği, Akdeniz soundları bir aradaydı. Elektronik müziğe çok hakim ikili Avrupa kentlerinde de konser verme olanağı buldu.
1971’de Burhan Tonguç, Vedat Yıldırımbora ile Orhan Gencebay, Doğu müziği üzerine deneyler yapmak amacıyla güçlü bir grup oluşturmayı planlamıştı. Gencebay’ın bireysel çalışmaları nedeniyle proje bir türlü hayata geçemeyince, 1972’de Tonguç ile Yıldırımbora 'Grup Metronom’u kurdu. Amaç, plaklardaki müzikal performansı gazino sahnesinde yakalayamayan yıldızlara, aynı kaliteyi sunabilecek bir grup yaratmaktı.
Blue Jeans ismiyle başlayıp, milli duyguların ağır bastığı dönemde Türkçe 'Mavi Pantolonlular'ı benimseyen grup, dönemin amatör topluluklarının İngilizce isim alışkanlığına bu ilginç eylemiyle karşı çıkmıştı. Ankaralı grubun kuruluş tarihi Kasım 1959’du. Sarper Özsan’ın da (vokal) yer aldığı Mavi Pantolonlular’da vokalde Zafer Türkmen, Doğan Sencer, solo vokalde Okan Akansel, gitarlarda Ertan Güran, Ali Rıza Ekemen ve Ferit Ergin, piyanoda Yavuz Ergüven, davulda Ayberk Temel vardı.
L.S.D. grubu ya da o günlerdeki adıyla orkestrası 1967'de İstanbul’da Ali İhsan Kabaoğlu (gitar, vokal), Bülent Ali Hergül (bas gitar) ile Erhan Özdeniz (davul) tarafından kuruldu. Yeni anayasanın getirdiği görece özgürlük ortamında, seçtikleri bu isim pek de garip gelmedi müziksevere. Müziklerinin popa meyletmesi eleştirildi sadece böyle bir psychedelic kartvizitle. İlk iş olarak 165 topluluğun yer aldığı amatör orkestralar yarışmasına katıldılar. FİTAŞ Sineması’ndaki yarışmada ilk beşe kadar kaldılar ve sonunda üçüncü oldular.
Tarsus Amerikan Koleji 1968’de ilk kez Milliyet Liseler Arası Hafif Batı Müziği Yarışması’na katılmış ve finale kalamamıştı. 1969’da Vecdi Geray (gitar), Ali İpek (vokal, gitar), Haldun Emrealp (bas gitar), Semih Fırıncıoğlu (org), Ayhan Sicimoğlu’lu (davul) kadroyla yarışan kolej, I Don’t Care (söz-beste: Ali İpek) şarkısıyla beste dalında üçüncü, icrada altıncı olmuştu. Kırmızı ceketleri, boyunlarında kocaman sarı madalyaları ve uzun saçlarıyla dikkat çekmiş, Şeyh Şamil düzenlemesiyle müzik otoritelerinin takdirini kazanmışlardı.
Aralık 1968’de Ankara’da Tezer Naşit (vokal, org), Ferit Ergin (gitar), Meriç Dumlu (bas gitar), Yalçın Antakya (davul) tarafından kuruldu. Türkiye’de görevli ABDli çavuş Sam Johnson da (vokal) yaz tatilinde gruba vokal olarak katıldı. Ankara’nın ilk gruplarından Oksijen (Oxygen) bol konser vererek, dünya çapında moda olan psychedelic müzikle gençlerin sevgisini kazandı. Ankara’da büyük sükse yapan grup İstanbul’da da konserlere çıktı.
1949’da Alexandr Zamboğlu (gitar) tarafından kurulan grup, uzun yıllar İstanbul Radyosu’nda programlara katıldı. 1919 doğumlu Zamboğlu müziğe Galatasaray Lisesi’nde başlamış, yirmili yaşlarından itibaren orkestralarda yer almıştı. Gitar kuarteti şeklinde sahneye çıkan grup, kurucu Zamboğlu’ndan başka Jori Stil, Koço Karalidis (keman), Mihal Filipidis ve Jori Andoniadis’le beşli haline gelmiş, ancak ‘kuartet’ (dörtlü) adını kullanmaya devam etmişti.
1988’de Waiting For The China adıyla kurulan topluluk, new wave yapmaya başladı. Mehmet Gencer (davul), Tarkan Mumkale (gitar), Ömer Ahunbay (vokal), Hakan Özer (tuşlular), Cem Özkan’la (bas gitar) ideal kadrosuna ulaşan grup adını da China Band’e çevirdi.
Beyoğlu doğumlu İspanyol Musevisi Roberto Lorano, sanat hayatına dans ederek başladı. Daha sonra gitar çalmayı ve şarkı söylemeyi öğrendi; çeşitli orkestralarda yer aldı. Radyoda Latin müziğiyle ilgili programlar yaptı. 60’ların ortasında kendi adına Orkestra kurdu ve kentin nezih lokallerinde sahne aldı.
Müzikseverler grupla Altın Mikrofon Yarışması’nda tanışmıştı. 1968’de dördüncü Altın Mikrofon’da finale kalanlar arasında Turgut Oksay’ın vokalistliğiyle Sis Beşlisi de (Metin Cengiz: bas gitar, Göktürk Alpanlı: gitar, Erdal Peşkircioğlu: org, İhsan Avşar: davul, Ali Boz: saksafon) yer almıştı. 22 Mayıs’ta İstanbul Şan Sineması’nda düzenlenen kapanışta, Turgut Oksay-Sis Beşlisi ‘Iğdır’ın Al Elması’yla 2423 oy toplayarak beşinci olmuştu.
1961’de Ankara’da Hava Kuvvetleri Bando Komutanlığı bünyesinde Orhan Sezener’in şefliğinde kuruldu. Dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İrfan Tansel, orkestra için gereken emirleri vermiş, kadro kısa sürede toparlanmıştı. Glenn Miller orkestrasının solo trompetçisi ABDli yarbay Stanley, 1962’de Ankara’da görevli bulunduğu sırada Amerikan Büyükelçiliği’nde dinlediği Hava Kuvvetleri Dans ve Caz Orkestrası’nı çok beğenmiş, Türkiye’de kaldığı sürede orkestraya caz klasiklerinden repertuar kazandırmıştı.
Anadolu popun önemli isimlerinden Ersen, kısa süren Moğollar ve Kardaşlar birlikteliklerinden sonra Mart 1974’de kendi grubunu kurdu. Kuzeyin Kardaşlar’ı varsa, Doğu’nun da dadaşları olacaktı. Dadaşlar’ın ilk kadrosu çok güçlüydü: Taner Öngür (bas gitar), Kılıç Danışman (tuşlular), Fehiman Uğurdemir (gitar, bağlama), Mehmet Gözüpek (davul).
1976’da Mazhar Alanson (gitar, vokal), Fuat Güner (gitar, vokal), Özkan Uğur (bas gitar, vokal), Galip Boransü (tuşlular, vokal) ile Ayhan Sicimoğlu (davul) İpucu Beşlisi’ni kurdu. İki kanallı stüdyoda Ayhan Sicimoğlu’nun ilginç düzenlemeleriyle Heyecanlı ile Hop Otur Hop Kalk şarkılarını doldurup 45’lik halinde piyasaya sürdüler. İzzet Öz’ün TV programlarında yayınlanan, kimilerince ilk yerli videoklip kabul edilen Heyecanlı’nın siyah-beyaz görüntüleriyle İpucu ilgi gördü, plak da sattı ama, grubun özgün kadrosu fazla bir arada kalamadı.
Keleci, Ferdi Stater ile Cemal Reşit Rey’den dersler aldıktan sonra kantocu babaannesi Şamrah Hanım’a piyano çalarak 17-18 yaşlarında profesyonel oldu. 50'lerde İstanbul'un ünlü gazinolarında, otellerinde arkadaşları Çarli Rahçi ve Avusturyalı Willy ile müzik yapan piyanist Aleks Keleci, sonra Neşet (trompet), Dadik (davul), Guy de Rasenfos (keman) ve Talat'la (kontrbas) orkestrasını kurup çalışmaya başladı.
Müzik listelerinde Mabelmatiz ‘Ha Leylim’le birinci, Edis ‘Duman’la ikinci, Melike Şahin ‘Ölmem Ölemem’le üçüncü oldu.
Türkiye´nin büyük kentlerinde yayında olan radyo kanallarının geniş listesi
Şarkıları ve ilginç sahne şovuyla kısa sürede geniş hayran kitlesine ulaşan Manifest grubu, İngilizce şarkısı “TRALALA”yı Hypers Music etiketiyle yayınladı. Londra’da çekilen klip de şarkıyla birlikte izleyiciyle buluştu. Grubun ilk İngilizce şarkısı TRALALA Manifest’in Türkiye dışındaki dinleyicilere ulaşma hedefinin büyük adımlarından biri.
U2 grubu 13 Kasım'da Island Records etiketiyle yeni albümüne son rötuşlarını veriyor. İrlandalı grubun on beşinci stüdyo albümü olacak "Carnaval De Luz" 2017'deki " Songs of Experience " albümünden bu yana tamamen orijinal şarkılardan oluşan ilk albümleri olacak . Albümden önce, "Silencio" adlı yeni tekliyi çıkaran U2, 25 Eylül 2026 tarihinde ellinci kuruluşlarını kutluyor.
Çelik’in 1995 yılında yayımlanan Benimle Kal albümü, yıllar sonra plak formatında çıktı. Albümde “Nazına Ölüyorum”, “Benimle Kal”, “Sevemem”, “Hercai”, “Sevdalı Çiçek”, “Kanım Kaynadı”, “Afedersin”, “Yapmazsın”, “Dilberim” ve “Atam” olmak üzere toplam 10 şarkı yer alıyor. Çelik hayranları ve plak koleksiyonerleri için hazırlanan bu özel baskı , 90’lardan bugüne uzanan bir müzik hikayesini de bir araya getiriyor.
1970’lere bir adım kala pop pazarına düşmüş müthiş bir parça Brüksel çıkışlı Belçikalı grup Wallace Collection’ın Daydream’i. Grup üyeleri Sylvain Vanholme (gitar, vokal) ile Raymond Vincent (keman) tarafından bestelenmiş Daydream çok kısa sürede Avrupa çapında hit oluyor. Şarkı aslında senfonik pop/rock örneği ve yoğun biçimde yaylılarla flütleri içeriyor. Melodisi açık açık Çaykovski’nin Kuğu Gölü yapıtının ikinci perde finalinden alınma.
Yerli müzikte İki Yabancı ile Zeynep Bastık ile Tolga Akdoğan birinci, Hadise 'Ara Beni'yle ikinci, Crush 'Sebebi Var ile üçüncü oldu.
Rock ve müzik tarihinde bugün neler yaşandı? İşte tarihin sayfalarından birkaç önemli not:
Genç yaşına karşın uzun yıllardır rap müzikle uğraşan ´sinemamuzik.com´ okuru Emre Onaran sitemiz için rap şarkı yazdı. Yapıtını arkadaşı Uygar´la (Ragyu) birlikte seslendiren Emre Onaran´ın (Sürgün) videosu fotoğrafı tıklayınca:
5 Quartet grubunun sunumuyla hazırlanan programda, halk müziği ve sanat müziğinin unutulmayan eserleri farklı müzik tarzlarıyla harmanlanarak bugün 21.00'de TRT Müzik'te icra ediliyor.
Ersen’in yoldaşı olacak Dadaşlar grubunun kuruluşuna daha iki yıl vardır ve bu parçaların kayıtlarında Kardaşlar’dan Seyhan Karabay akustik gitar ile ıklığı, Taner Öngür bas, gitar ve kaşığı, Hüseyin Sultanoğlu davul ile bongoyu çalar; gitar ve bağlama bölümleri de Zafer Dilek’in elinden çıkar. Derli Kaval ve Kozan Dağı ile Ersen, Anadolu Pop’ta ağırlığı hissedilen bir isimdir artık. Kozan Dağı’na Ersen’in bestesi Anadolu ozanlarını aratmayacak derecede başarılıdır; Zafer Dilek’in düzenlemesi de.
İsmi Açık Hava Tiyatrosu; halkın ağzında Harbiye Açıkhava; kartvizitinde ise ‘Türkiye’nin Müzik Mabedi’ yazılı. Hem ülke, hem dünya kültür tarihinde bir Royal Albert Hall, Madison Square Garden, Olympia kadar önemli ve değerli bir amfitiyatro. Kent mimarisi için de önemli merkez. Batılı örneklerine benzer şekilde bir eğlence vadisinin ortasında bulunuyor. En üstte Hilton, biraz altında, günümüzde adı İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı olmuş meşhur Spor ve Sergi Sarayı, Açıkhava Tiyatrosu, Küçük Çiftlik Park lunaparkı ve ismi sürekli değişen stadyum…
7 Kasım 2016'da Los Angeles'ta yaşamını yitirmiş Leonard Cohen'in boşluğu çok büyük. Far Out dergisi, albümlerini en kötüden en iyiye doğru sıralayarak Cohen'e saygı duruşunda bulunmayı denedi. Leonard Cohen, "Müzik, çoğu insanın duygusal yaşamıdır" derdi. Far Out'un hatırlattığı gibi, yirminci yüzyıl müziğinin ve yeni milenyumun ilk on yıllarının en önemli figürlerinden Kanadalı şarkıcı-söz yazarı, şair ve romancı, bu inancı aynı yoğunlukta somutlaştıran çok az sanatçıdan biri. Sanatsal mirası aşkı, maneviyatı, arzuyu, yalnızlığı ve ölümü eşsiz bir hassasiyetle ele alabilen olağanüstü derinlikteki yazılarıyla ayrılmaz bir şekilde bağlantılı...
1938 Bursa doğumlu Yıldırım Gürses 20 yaşında Ankara Radyosu’nun, bir yıl sonra da Ankara Devlet Operası’nın sınavlarını dışarıdan kazandı. Aynı yıl Üniversitelerarası Ses Kralı seçilen Gürses sekiz ay operada çalıştıktan sonra ayrıldı. Gazinolarda sahneye çıkmaya başlayan sanatçı 1965’de düzenlenen ilk Altın Mikrofon yarışmasına, adını verdiği 26 kişilik (vokal, keman, çello, saksafon, flüt, korno, kontrbas, timpani, bongo, trombon, piyano) orkestrayla katıldı ve Gençliğe Veda şarkısıyla birinciliği kazandı.