Kıbrıs Türk Folk müziğinin en tanınmış grubu Sıla 4’ün öyküsü 1962’de başlıyor. Mahalle arkadaşları Yılmaz Kafaoğlu, Fehrazat Gürsoy, Bedik Arakelyan ile Cirayir Petrosyan bir araya gelip The Lightnings grubunu kurmuştu. The Lightnings, Kıbrıs Türkleri arasında Batılı müzik yapan ilk gruptu. 1963 Kıbrıs olaylarında grubun çalışmaları sona erdi ama, Kalfaoğlu ile Gürsoy bu kez mücahitler bünyesinde Ersin Örek ve Süleyman İbrahim’le bir araya gelip ‘Bayrak Kuartet’i kurdu.
Türkiye’ye caz 1920’lerde Avrupa’dan gelmişti. Klasik müzik ve keman eğitimi almış Leon Avigdor, arkadaş tavsiyesi üzerine Paris’te dinlediği cazdan etkilenip yurda döner dönmez alto saksafon öğrenmeye başlamış, Kolya Yakovlev adlı Beyaz Rus piyanist, bir davulcu ve banjo çalan bir iş adamıyla İstanbul’un ilk caz topluluğu ‘Ronalds Dörtlüsü’nü kurmuştu.
1965’de Ankara’da kurulan ve pop müzik yapmaya başlayan Yabancılar grubunun üyeleri öğrenciydi. Uzun süre Ankara otellerinde çaldıktan sonra 1967’de Altın Mikrofon Yarışması’na katılan ve finale kalan ekipte şu elemanlar yer alıyordu: Tansu Erkut (davul), Suha Aktar (bas gitar), Nusret Orçan (solo gitar), Aykut Ersan (ritm gitar), Oktay Ulukök (vokal), Murat Akaltan (org).
Galip Boransü (tuşlular), Cengiz Teoman (davul) ile Özkan Uğur (bas gitar) tarafından 1977’de kuruldu. 1978 Eurovision Türkiye elemelerinde, bestesi Galip Boransü, sözleri Dilek Ertek, düzenlemesi Onno Tunç’a ait 'İmkansız' şarkısıyla finale kalmışlar ve dördüncü olmuşlardı. Yıllarca topluluklarda çalgıcı olarak bulunmuş elemanlar, ilk kez sesleriyle öne çıkabilmişti. İmkansız, B yüzüne Mutlu mu Gülenler (söz-müzik: Galip Boransü) koyularak 45’lik yapılmış, grup yarışma sonrası dağılmıştı.
Aralık 1958’de Ankara TED Koleji’nde öğrenim gören birkaç arkadaş, vokal müziğine uygun şarkılar seslendirmeye başlamıştı. Kendilerini dinleyen Yener Arıkoğlu birlikte çalışmayı teklif etmiş ve Arıkoğlu topluluğun şefi seçilmişti. Ankara Koleji 11. sınıfların düzenlediği eğlenceye davet edilmişler ve o konserde hepsi süveter giyince adları da The Sweaters veya Süveterliler olmuştu.
O dönem çok popüler Mavi Işıklar’a rakip olarak 1966’da İstanbul’da kuruldu. Önceleri adları Blue Boys’du. Ancak, Türkiye’de yabancı isimle müzik yapmanın anlamsız olduğuna karar verip ‘blue boys’un Türkçesi ‘Mavi Çocuklar’ı isim almışlardı. İlk kadro vokal Marten Yorgun ile Dinçer Erdoğan’ın çabasıyla bir araya gelmiş, grup yoğun çalışıp İstanbul’un iddialı lokallerinde program yapacak düzeye ulaşmıştı.
Gezginci tiyatroda babasının yanında küçük yaşta davul çalmaya başlayan Vasfi Uçaroğlu 1942’de İzmir Şehir Orkestrası’nda klarnet öğrenmişti. Geçirdiği rahatsızlık sonucu doktorlar nefesli sazları yasaklayınca, Ege Caz Orkestrası’na davulcu olarak profesyonelliğe adım atmıştı. Celal İnce ile yedi yıl çalışmış ve sırasıyla İsmet Sıral, Nejat Cendeli, İlham Gencer orkestralarında baget salladıktan sonra dörtlüsü ‘Orkestra Hisar’ı kurmuştu.
Durul Gence 5’ten ayrılan Attila Özdemiroğlu ile Selçuk Başar orkestra kurabilmek için kaliteli eleman aramaya başlamış, gazetelere ilan vermişti. İstanbul müzik piyasası, kurulma aşamasındaki böyle bir orkestranın haberiyle çalkalanıp duruyordu. Sonucunda 22 Kasım 1970’de dev kadro bir araya geldi ve Büyük Orkestra diye kurulan topluluk, kısa süre sonra İstanbul Gelişim adıyla yola koyuldu.
Cem Karaca, üç plak yaptığı Moğollar’la yollarının ayrılmasından sonra grup arayışına girmişti. O dönem Ünol Büyükgönenç de Kardaşlar’la çalışmayı bırakmıştı. Karaca, eski arkadaşıyla yeniden grup kurmaya niyetlenmişti. Geçmişte Kardaşlar’la Karaca birlikteliğinde fikir ayrılıkları yaşandığından Büyükgönenç iş birliğine sıcak bakmamaktaydı ama, Karaca grubun müzikal arayışlarına müdahalede bulunmayacağını garanti edince bir araya gelinmişti.
Milliyet Liseler Arası Müzik Yarışması’ndan hep iyi dereceler çıkaran Alman Lisesi’nin öğrencilerinden Halit Kakınç ile Muhtar Turan, bu başarıyı profesyonel müzikte de gösterebilmek amacıyla grup kurmaya karar vermişti. Yıl 1970’di; Kakınç (banço) ile Turan’a (12 telli gitar) gitarda Atilla Hünal ile tarihi Orta Asya çalgılarını çalabilen Oruç Güvenç katılmıştı. Öze dönüşü simgeleyecek Dönüşüm adını seçen grubun hedefi, Modern Folk Üçlüsü çizgisinde müzik yapmaktı. Ney, tar, rebab gibi Türk çalgılarıyla Anadolu kokan işler yaratacaktı.
İstanbul’un köklü okullarından Alman Lisesi, Milliyet Liseler Arası Hafif Batı Müziği Yarışması’nın üçüncü yılında, 1969’da Christophe Sommer (vokal, gitar), Jeffy Medina (org), Tevfik Sonder (bas gitar), Ömer Sipahi (keman), Raffi Gelibolulu (viyolonsel), Muhtar Turan (keman), Mehmet Ali Babaoğlu’dan (davul) oluşan kadroyla beste ve icra dallarında iki birincilik kazanmıştı. Yarışma şartnamesi gereği çıkardıkları 45’likte My Year Is A Day ile The Story About The Girl Counting Stars (Sommer bestesi) parçalarına yer vermişlerdi.
Gençlere hafif batı müziğini sevdirmek, beste yazmaya teşvik etmek için hayata geçirilen Milliyet Liseler Arası Hafif Batı Müziği Yarışması’nın ikinci yılı finalinde sekiz liseyi geride bırakıp birinciliği Ankara Fen Lisesi almıştı. Spor Sergi Sarayı’nı hınca hınç dolduran müzikseverlerin önünde yarışmayı kazanan Ankara Fen Lisesi’nin kadrosunda Zennur Anbarcıoğlu (vokal), Ramiz Arbak (vokal), Sadi Atay (bas gitar), Emrah Orhun (gitar), Selim Atakan (gitar, org), Bican Tuğberk (davul) vardı. Biyoloji öğretmeni Mustafa Ökten’in ön ayak olmasıyla yarışmaya hazırlanmışlardı.
Milliyet Gazetesi’nin gençlere hafif müziği sevdirmek, beste yazmaya teşvik etmek ve derece alanların plaklarını basarak onları tanıtmak amacıyla 1967’de düzenlemeye başladığı Milliyet Liseler Arası Hafif Müzik Yarışması’nın sıra dışı topluklarından biri de Kadıköy Ticaret Lisesi’ydi.
Milliyet Liseler Arası Hafif batı Müziği Yarışması’nın ikinci yılında, 1968’de beşinciliği alan Saint Joseph Lisesi, şartname gereği Perişan Saçların ile Yavuz Geliyor Yavuz parçalarını 45’likte bir araya getirmişti. 1970’de aynı yarışmada okullarını temsil eden Mehmet Sağıroğlu (bas gitar), Stephan Umutyan (gitar), Siret Yurtsever (gitar), Cin Kapancı (vokal), İhsan Uysal (davul), Ajlan Kartoğlu (vokal) dördüncülüğü alarak Baştan Ayağa Yareyim ile Je T’ai Oubliee parçalarını plak yapmıştı.
İşte Hendek İşte Deve 45’liğini kaydettiği Moğollar’la bir süre Manço-Mongol adıyla çalışan Barış Manço, yanındaki Celal Güven’le kendi grubunu kurmak amacıyla Avrupa’dan Türkiye’ye dönerek müzisyen arayışına girmişti. Grup için ilk adım Ağustos 1971’de Yeşilköy’de bir sinemada verilen konserle atılmıştı. Manço konserde Erdinç Avcı (flüt), Fuat Güner (gitar), Özkan Uğur (bas gitar), davulcu Nur Moray ile Celal Güven’den (tumba) oluşan kadroyla yer almıştı. Bir ara Hüdai Özgüder (davul), Mithat Danışan (bas gitar), Kemal Ebcioğlu’nun da (tuşlular) çaldığı ekibe, Şubat 1972’ye kadar isim konulamamıştı. Manço, İstanbul’dan kalkıp Anadolu’yu kat ederek Siirt’in Kurtalan ilçesine ulaşan Kurtalan Ekspresi’nin adını bulmuştu. Grubun adı ilk plaklarda Kurtalan Ekspresi diye geçerken sonra ‘Kurtalan Ekspres’e dönüşmüştü.
Apaşlar’dan ayrılan Cem Karaca, aynı gruptan Seyhan Karabay (bas gitar) ile Leon Habib (davul) ve Ünol Büyükgönenç’le (gitar) Kardaşlar’ı kurdu. Karaca’nın amacı, halk müziğinden olabildiğince yararlanabilecek bir oluşum yaratmaktı. Tarih 1969’du. İsim olarak ‘Kardeşler’den hareketle Anadolu’yu çağrıştıran Kardaşlar’ı seçmişlerdi. Büyükgönenç’in konservatuardan arkadaşı Cengiz Türksoy orgu çalmaya ikna edilmişti. Büyükgönenç de bağlama öğrenmişti.
Murat Özyüksel, İstanbul Erkek Lisesi’nde öğrenciyken besteler yazmaya başlamıştı. Genç yaşta çıktığı solo konserlerin ardından 1987’de Bursa Uludağ Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde öğretim görevlisi ve müzik kulübü danışmanıyken öğrencileriyle Işığın Yansıması grubunu kurdu. Birikmiş protest rock bestelerini değerlendirmek istiyordu. Adını Afşar Timuçin’in şiirinden alan grupta Özyüksel’den (akustik gitar) başka Murat Durmaz (vokal, gitar), Selen Gülün (tuşlular), Barlas Çevikus (bas gitar) ile Ayhan Orhuntaş (elektrikli gitar) vardı. Bursa’nın rock kenti olduğu dönemde üniversite konserleriyle sivrilmişlerdi.
20 Mayıs 1939 İstanbul doğumlu Gökçen Kaynatan (gitar) Haydarpaşa Lisesi'nde okurken arkadaşlarıyla amatör topluluklarda yer almış, deneyim kazanınca daha profesyonel sayılabilecek Genç Denizciler, Kara Kediler ve Erkin Koray'ın gruplarında çalmıştı. Tatbiki Güzel Sanatlar'da öğrenciyken, 1962’de arkadaşları Erdoğan Aktuğ (davul), Erol Bilem (gitar), Mesut Aytunca'yla (bas gitar) 'Gökçen Kaynatan ve Arkadaşları' grubunu kurdu. Kaynatan rock'n roll, twist gibi moda akımların peşinden gitmek yerine doğaçlamanın,
Ezel Gönül (davul), Deniz Eroğlu (vokal), Nilüfer Darıca (bas gitar), Merih Kılıçaslan (ritm gitar), Sema Eroğlu’dan (org) oluşan orkestra 1968’de Ankara’da kuruldu. ‘Türkiye’nin yegane kadınlardan kurulu orkestrası’ diye tanıtılan topluluk lokallerde, tatil yörelerinde program yaptı.
Cahit Oben, 1963’de ‘Cahit Oben 4’ adıyla grup kurdu. Ekipte solo gitar çalan Oben’den başka Fikret Kızılok (ritm gitar), Erol Ulaştır (davul), Koray Oktay (bas gitar) vardı. Beat müzik yapan ve bunu halk müziğimize uyarlamayı hedefleyen, semt konserleri veren Cahit Oben 4, kendi parasıyla art arda iki 45’lik yayınladı. Birincisi Silifke’nin Yoğurdu/Hereke’ydi (beste: Fikret Kızılok), ikincisi ise Beatles ve Shadows parçalarının yorumlarından oluşan 36-24-36/I Wanna Be Your Man’di. Aynı kadro 1965’deki ilk Altın Mikrofon Yarışması’na katıldı ve Kızılok’un seslendirdiği Halimem parçasıyla dördüncü oldu.
Müzik listelerinde Mabelmatiz ‘Umrumdışı'yla ile birinci, Sibel Can ile Eypio 'Kıyamam'la ikinci, Oğuzhan Koç 'Bunun Adı Aşksa' ile i üçüncü oldu.
Türkiye´nin büyük kentlerinde yayında olan radyo kanallarının geniş listesi
Prince'in ölümünden sonra yayınlanacak yeni bir albüm daha geliyor. 1977'den 2016'ya kadar uzanan, neredeyse kırk yıllık kariyerini kapsayan, daha önce yayınlanmamış on kayıttan oluşan "Timeless" albümü piyasaya sürüldü. Prince Estate tarafından Legacy Recordings ve Sony Music iş birliğiyle yayınlanacak albüm, sanatçının ünlü arşivinden materyalleri bir araya getiriyor ve Minneapolis'teki ilk kayıtlarından son canlı performanslarından birine kadar yaratıcı evriminin tüm sürecini anlatan ilk proje olma özelliğini taşıyor .
Marilyn Manson, yeni albümü One Assassination Under God – Chapter 2'yu 14 Ağustos 2026 tarihinde çıkarmaya hazırlanıyor. Manson geçen hafta albümden ikinci tekli Front Toward Enemy'i de yayınladı. Front Toward Enemy daha önce Ağustos 2024’te, “Raise the Red Flag” teklisinin CD baskısında B yüzü olarak şer almış, internet ortamında satışa sunulmamıştı.
Duman grubunun solisti Kaan Tangöze'nin, 2022 yılında Kurukafa Müzik etiketiyle yayınladığı ikinci solo albümü 'Aşık Mahzuni Şerif' Türküleri'ni şimdi de plak formatıyla müzikseverlere sundu. Aşık Mahzuni Şerif'in 10 bestesinin Kaan Tangöze tarafından akustik yorumlandığı albümde 'Çeşmi Siyahım', 'Boşu Boşuna' ve 'Haşlayın Beni' gibi besteler de bulunuyor.
Paul McCartney tarafından 1983’te yayınlanmış, sanatçının dördüncü solo albümüne adını veren şarkı. Say Say Say şarkısından sonra Aralık 1983’te albümün ikinci teklisi olarak yayınlanan Pipes of Peace (3:56) iki hafta İngiltere listelerinde zirvede kalıyor. Müzik otoritelerinin McCartney’nin zayıf dönemi olarak değerlendirdiği 80’lerin ilkyarısı için beklenmedik çıkış. Şarkı, McCartney’nin caz müzisyeni arkadaşı George Melly'nin isteği üzerine, barışçıl, gelecek için umut dolu şarkı hedefiyle ve bir çocuk örgütüne yardım amacıyla yazılıyor.
Yerli müzikte Hadise 'Ara Beni' ile birinci, Manifest-Ajda Pekkan 'Hileli' ikinci, Blok 3 'Sebebi Var' ile üçüncü oldu.
Rock ve müzik tarihinde bugün neler yaşandı? İşte tarihin sayfalarından birkaç önemli not:
Genç yaşına karşın uzun yıllardır rap müzikle uğraşan ´sinemamuzik.com´ okuru Emre Onaran sitemiz için rap şarkı yazdı. Yapıtını arkadaşı Uygar´la (Ragyu) birlikte seslendiren Emre Onaran´ın (Sürgün) videosu fotoğrafı tıklayınca:
Birbirinden güzel eserlerin icra edildiği bir TRT klasiği "Akşam Sefası" programı, bugün 21.00'de TRT Müzik'te.
Ersen’in yoldaşı olacak Dadaşlar grubunun kuruluşuna daha iki yıl vardır ve bu parçaların kayıtlarında Kardaşlar’dan Seyhan Karabay akustik gitar ile ıklığı, Taner Öngür bas, gitar ve kaşığı, Hüseyin Sultanoğlu davul ile bongoyu çalar; gitar ve bağlama bölümleri de Zafer Dilek’in elinden çıkar. Derli Kaval ve Kozan Dağı ile Ersen, Anadolu Pop’ta ağırlığı hissedilen bir isimdir artık. Kozan Dağı’na Ersen’in bestesi Anadolu ozanlarını aratmayacak derecede başarılıdır; Zafer Dilek’in düzenlemesi de.
İsmi Açık Hava Tiyatrosu; halkın ağzında Harbiye Açıkhava; kartvizitinde ise ‘Türkiye’nin Müzik Mabedi’ yazılı. Hem ülke, hem dünya kültür tarihinde bir Royal Albert Hall, Madison Square Garden, Olympia kadar önemli ve değerli bir amfitiyatro. Kent mimarisi için de önemli merkez. Batılı örneklerine benzer şekilde bir eğlence vadisinin ortasında bulunuyor. En üstte Hilton, biraz altında, günümüzde adı İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı olmuş meşhur Spor ve Sergi Sarayı, Açıkhava Tiyatrosu, Küçük Çiftlik Park lunaparkı ve ismi sürekli değişen stadyum…
“Rock müziğinin ölmemek için dönüşüm geçirmek zorunda kaldığı yıl. ” BBC Classic Music dergisi, sıralamasını adadığı 1981 yılını böyle tanımlıyor. Dergi, giriş bölümünde şöyle yazıyor: “Teknoloji, rock müziğinin evriminde her zaman çok önemli bir rol oynamıştır. Elektrikli gitarın gelişimi, müzisyenlerin giderek daha yüksek ses seviyelerinde çalmasına olanak sağlarken, amplifikasyon sistemlerindeki gelişmeler de ses olanaklarını daha da genişletti. Ancak 1980'lerin başlarında, ucuz, taşınabilir synthesizer'ların aniden yayılması, rock grubunun geleneksel yapısını sorgulattı. Sonuç, sadece synth-pop gruplarının neredeyse anında patlaması değil, aynı zamanda yeni ortama uyum sağlamak veya modası geçmiş hale gelme riskiyle karşı karşıya kalmak zorunda kalan birçok rock grubu için gerçek bir kimlik krizi oldu.
‘Bağlamasız’ grup, ilk plağı Deriko/Ali Paşa Ağıtı’nı Ocak 1970’de yayınlamış, Deriko, Modern Folk Üçlüsü’nü listelerin üst sırasına taşımıştı. İlk konseri Nisan 1970’de Timur Selçuk’la aynı sahnede veren Modern Folk Üçlüsü’nün artarda yayınladığı plaklar iyi satmış, üçlü gazeteler tarafından yılın grubu seçilmişti.