İNSAN NESLİNİN SEFALETİ
Bir önceki Rashit albümü (“Her Şeyin Bir Bedeli Var”) grubun kurucusu Tolga Özbey’siz çıkmıştı. Fiilen yani icra ve kayıtta Özbey’siz elbette; yoksa şarkıların altında, yine bu eşsiz müzisyenin imzası vardı. O albümün de hazırlandığı, yayınlandığı sıralarda grubun kadrosuna Erdem Helvacıoğlu dahil olmuştu ve grup, yurt dışındaki yüz aklarımızdan biri olan bu müzisyenle, belki farklı ama kesinlikle mükemmel şarkı ve albümlere imza atmıştı.
Ama Rashit Tolga Özbey demekti daha çok; çünkü Rashit’in kurulmasının ve devam etmesinin sebebi, bu müzisyenimizin tahayyülleri ve bunların şarkılara akmasıydı. Çok sıkı bir kadroya sahip, müzisyenlerin her biri mükemmel olmasına rağmen, Rashit’i Rashit yapan kafa/mantık/felsefe/ideolojinin çerçevesi Tolga Özbey tarafından çiziliyor ve dünyaya aynı pencereden bakan arkadaşları tarafından da paylaşılıyor, hayata kavuşuyordu.
Bütün bunlardan dolayı yeni albüm “İnsan Neslinin Sonu”, Rashit gibi öncü bir punk-rock grubundan beklenebileceği kadar radikal ve muhalif. Tıpkı (ya da en azından) ilk şarkılarından “Hitler’in Köpekleri” gibi; yeterince dik, keskin ve sert.
Soru Yok Ki Ortada
Twitter üzerinde de çok aktif grubun burada yazıklarını, şimdiye kadar söyledikleri şarkıların sözleriyle birleştirerek şunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Rashit’in olup bitenlere karşı tavrı, bizim ülkeyle ya da içinde olduğumuz bölgeyle sınırlı değil. Bütün dünya ve üzerindeki bütün canlılar Rashit’in bakış ve eleştiri alanında.
Eleştirilerin tamamı da “insan” dediğimiz, aslında bu gezegenin en yeni canlı türüne ait. Grup, kısa menzilli eleştiri ya da takılmaların boşuna olduğunu söyleyip duruyor yıllardır. Doğru olan “bütün”e bakmaktır ve böyle yapıldığında da hiçbir şeyin iyi ya da yolunda gitmediği, berrak bir biçimde görülebilir.
Yeni albümün hemen hemen her şarkısının merkezinde, “insan” dediğimiz “aymaz” (hatta “canavar”) var. “Hep Yokluğa” ile açılan ve bir cevap bulmak için çırpınanları “Soru yok ki ortada” diyerek silkeleyen albüm, Nazan Öncelli “Kancalar” ve Gökselli “İki Gölge” (ki bu şarkıyı zamanında Şehrazat’ın söylediğini de ilave edelim) hariç, silkelediği dinleyicisine sağlı/sollu yumruklarla (hatta tekmelerle) girişiyor ve “Kendine gel!” demek istiyor. Gelinir, gelinmez ayrı konu ama Rashit, varoluşunun en temel mecburiyetlerinden birini layıkıyla yerine getiriyor nihayetinde.
Cevap Bulsan Boşuna
2000’li yılların en büyük, en güzel sürprizlerinden Pinhani’nin “Canlı Yayın”ı da yeni çıkan mükemmel albümlerden. Pinhani’nin Rashit ile ne yol ne de yordam olarak bir alakası var. Ama istek/niyet/hayal aynı: Daha iyi bir dünya.
Belki biraz daha “bireysel” açıdan yaklaşmakta grup; genel durum üzerine söz almaktan çok, tek tek bireyler üzerinden konuşması da muhtemelen bundan. 70’lerde kafaları çok karıştırmış bir duruştu bu da; “Tek tek iyi olunmadan, topluca nasıl iyi olabiliriz” derdi kimimiz, kimimiz ise tersini. Ama şu çağda Pinhani’nin tavrı da elbette diğer tavır kadar kıymetli.
Albümün biçimi, kayıt ve yayınlanma şekli, giderek parasız/pulsuz/bütçesiz kalmış müzik piyasamıza iyi bir “ikame” yolu da açabilir. Çok düşük bir bütçe ile ve tamamen “canlı” kaydedilmiş albümde Pinhani, günlerce stüdyoda provalar yapılmış, çalışılmış kadar iyi. Repertuvarda hem (“Hele Bi Gel” gibi) çok sevdiğimiz Pinhani şarkıları mevcut hem de (Neşet Ertaş’ın “Gönül”ü gibi) ömre bedel sürprizler.
İyi Düşün Taşın
Kuruluşu 60’ların ortasına kadar uzanan Mavi Işıklar’ın EP’si “Dünden Bugüne”, en azından “iki kayıt arası” verilen boşuk ile rekorlar kitabına girmeye aday. Son şarkılarını/plaklarını 70’lerin hemen başında çıkaran bu grup, 40-42 yıl sonra yeni kayıtlarıyla karşımızda.
2000’lerde eski kayıtlarından derlenen bir “Best Of”la genç kuşağa kendini tanıtmıştı Mavi Işıklar. Sonra da “Öyle Bir Geçer Zaman ki”de kullanılan iki şarkılarıyla memleket çapında (yeniden) bilinir oldular.
Dizide kullanılan “İyi Düşün Taşın” ve “Helvacı” (ki 1965 yılındaki ilk Altın Mikrofon’da, gruba ikincilik kazandırmıştı) yeni çalışmada, yeniden kaydedilerek yer almış. İki tane de yepyeni şarkı var. “Fısılda” ve “İşte Çözüm İşte Sofra”. İkisi de fena değil; Mavi Işıklar’ın 60’lardaki radikal havası yok bu şarkılarda ama (piyasanın genel durumuna kıyasla) hiç fena da değiller.
Mavi Işıklar’ın bunca zamandır işin ucunu hiç bırakmamış olması, diğer grup, müzisyen ve şarkıcılara ders olmalı; Rashit ve Pinhani’nin tavrı da öyle.
Rashit, İnsan Neslinin Sonu, Ada
Pinhani, Canlı Yayın, Dokuzsekiz
Mavi Işıklar, Dünden Bugüne, Ada
NAİM DİLMENER




.jpg)


.jpg)
(5).jpg)
.jpg)






