NAİM DİLMENER'LE GEÇMİŞ ZAMANIN İZİNDE

HAYAT BİZİM

11 Nisan 2021 Pazar 21:14
NAİM DİLMENER'LE GEÇMİŞ ZAMANIN İZİNDE

70’li yıllarda çok sevip bağrımıza bastığımız Anne-Marie David’in de nihayet bir diski oldu. 80’li yılların sonunda başlayan CD furyası 90’larla birlikte çok hızlanmış ve 2000’lerin gelmesiyle de CD’siz kimse kalmamıştı. Tabii yurt dışından söz ediyoruz, bizde büyük bir çoğunluğun şarkıları hala plaklar-kasetler üzerinde bekliyor. Ama yurt dışında bile, hala şarkılarına dijital bir ortamda ulaşılamayan (az da olsa) birileri vardı ve Anne-Maricik de bunlardan biriydi. Bim bam bom: Onun da artık bir CD’si var. Anne-Marie’nin albümü “Je Suis L’enfant – Soleil” adını taşıyor ve Fransa’da geçen ay yayınlandı. Albümün yayınlanmasıyla birlikte, cümle eski 45’likçilerin bir takıntısı daha çözülmüş oldu. Diskleri hala elde edilememişlerin listesinden Anne- Marie silindi, “Darısı diğerlerinin başına” dendi. Allah büyüktür; üç vakte kalmaz Terry Jacks (“Seasons In The Sun”), Donna Hightower (“This World Today is A Mess”), Peter Gordeno (Get Out of the Kitchen”), Linda Keel (“Apple Pie”), Mary Cristy (“Toi La Musique Et Moi”) ve diğer birkaç “tarihi parça” daha disk yüzü görür nasılsa. Bir yandan bu şarkıların asıl sahiplerinin “Bizim neyimiz eksik” diye firmaların kapısını aşındırmaları, bir yandan eskici – koleksiyoncuların duaları bu listeyi eninde sonunda sıfırlayacaktır. Eurovision kazanmasa ne bizim ne Avrupa’nın yüzüne bakacağı bir isim olan Anne-Marie David’in şaşaası yarışmayı kazandığı yıl olan 1973’de başladı. O yıl Anne-Marie Lüksemburg adına yarışmış ve “Tu Te Reconnaitras” adlı şarkıyla ipi göğüslemişti. Fransızca şarkıların son demleriydi artık ve bu şarkı da son sevilen örneklerden biri olmuştu. Avrupa, diğer bütün Eurovision galipleri gibi Anne – Marie David’i yalnızca kısa bir süre için sevdi etti, sonra da (başka ne yapsın) unuttu. Biz ise unutmadık. Eurovision kazanmıştı bu kız. Yani bırakın birinci filan olmayı, henüz katılma hakkını bile elde edemediğimiz bir yarışmanın birincisiydi bu. Yani hem Avrupalı hem de birinciydi. Bu nedenle tamamen ifrata kaçarak Anne-Marie’yi buralara çağırdık, ayaklarının altına kırmızı halılar döşedik. Avrupalıların ilgisini artık kaybetmiş olan şarkıcının da zaten yapacak daha iyi bir şeyi yoktu, geldi, bayağı uzun kaldı buralarda. Sahneye çıktı, plak yaptı. Yabancı şarkıcılara Türkçe söyletmek modası epeydir yerle bir olmuştu ama, yapımcılar Anne- Marie David ile bu eski usulü de yeniden hatırladılar ve kıymetli kızımız 70 ortalarında önce (Mehmet Teoman’ın yazdığı sözlerle) “Hayat ve Ben”i yaptı, ardından da (bu sefer Çiğdem Talu’nun sözleri ile) “Neşeli Gençleriz Biz”i. Bu 45’liklerin ardından koca bir albüm geldi. Çoğunluğu daha evvel Yeliz tarafından söylenmiş şarkılar, hemen hemen aynı alt yapılar ile bu sefer Anne-Marie’nin önüne sürüldü, o da girdi söyledi. Dışarda bile ancak bir albüm yapabilmiş olan Eurovision kazanmış kızımızın, tamamen Türkçe şarkılardan oluşmuş bir albümü vardı artık. Kısmet işte, olacağı varmış, oluyormuş…

 

BİR PANTOLON BİR GÖMLEK

Anne-Marie sonrası Eurovision rüzgarı daha da keskin esti biliyorsunuz. Johnny Logan geldi sonradan. Ajda Pekkan’ın 15. olabildiği bir yarışmanın birincisiydi o. O da epeyce kaldı buralarda ve kaldığı günlerin büyük bir bölümünde, sıla özlemini Burçin Orhon ile dindirdi. “Enişte”ye çıktı adı. Sonra bir “yenge”miz de oldu, Corinne Hermes’ti bu da. Ona da Bedrettin Dalan bayağı misafirperver davrandı. Ama biz hep böyle değil miydik? Her gelen yabancıyı bağrımıza basmaz, onu el üstünde tutmaz ve neye uğradığını şaşırtmaz mıydık? Evet, hep böyle yapardık. Hak eder mi etmez mi aldırmaz, “Aaaa, bir yabancı!” der ve havalara taşırdık karşımıza çıkanı. Hiç şüphesiz bunların arasında hak eden de vardı, mesela Rika Zarai ve Patricia Carli gibi. Tesadüf bu ya, bu iki şarkıcının da yeni albümleri aşağı yukarı Anne – Marie kızımız ile birlikte yayınlandı. Rika Zarai’nin iki diskten oluşan “”Le Meilleur de…” adlı albümü zamanında çok sevdiğimiz Zarai’nin her türlü dönemini kapsayan çok çok renkli bir albüm. Anne-Marie’nin “Bir pantalon bir gömlek”li “Neşeli Gençleriz Biz”inin orijinali de burada: “”Danser Sans Chemise Sans Pantolon”… “Durduk yerde Çiğdem Talu’nun aklına pantolonlu – gömlekli şarkı yazmak da nerden geldi?” diye düşünmüş olanınız vardı belki, bu muamma da böyle çözülüyor işte. Bir pantolon ve bir gömlek ile kendini ilk ortaya atan Zarai olmuşmuş meğer. Zamanında Gönül Turgut’tan dinlediğimiz “Uzat Artık Elini”nin orijinalinden, “Those Were The Days”in Fransızca versiyonuna, İsrail’in (“Aba Ni Bi…” dahil) Eurovision şarkılarına, bizim Ege ile yapılmış düet “Si J’Etais Orientale”ye kadar epeyce renk barındıran bu albüm 60’larda Rika Zarai’yi tanıyıp sevmiş olanlara ilaç gibi gelebilir. Şarkıcıyı tanımamış olanlar da, bu albüme kitsch’in doruk noktalarından biri olması sebebiyle ilgi gösterebilirler… Bir başka kitsch abidesi de Patricia Carli hiç şüphesiz. 1964 yılında Gigliola Cinquetti ile birlikte seslendirdiği “Non Ho L’Eta…” ile Sanremo’yu kazandıktan sonra Avrupa çapında bir başarı kazanan Patricia Carli, o yıllarda yani ününün doruğundayken bize de geldi gitti ve buralarda da hatırı sayılır bir iş çıkardı. Sezen Cumhur Önal ile çalışan şarkıcının “Seni Andıkça” ve “Özlerim İstanbul’u” adlı plakları epeyce miktarda sattı. Şarkıcının bazı şarkılarını da Ajda Pekkan Türkçe söyledi ve bu durum o zaman bazı minik sürtüşmelere de yol açtı. Ajda Pekkan’ın Türkçe söylediği Carli şarkılarına Fecri Ebcioğlu Türkçe söz yazıyor ve bu da elbette en çok Sezen Cumhur Önal’ın tepesini attırıyordu. Carli memlekete her gelişinde kendisini karşılayan gazetecilere bu konuyu açıyor ve “Şarkılarım izinsiz kullanılıyor” diyerek, sanki memlekette bunun dışında kalan her şarkı izin ile söyleniyormuş gibi basından destek bekliyordu. Oysa telifin melifin iplenmediği günlerdi o günler ve herhangi bir şarkının plağını elde etmiş herkes o şarkıyı sahiplenebiliyor, Türkç versiyonunu yapabiliyordu. Bunu en iyi Carli’nin kadim dostu Sezen Cumhur Önal bilirdi ya, iş rakibini sıkıştırmaya gelince pekala kendi yaptığını görmezden gelip Carli’yi ortaya salabiliyordu.

Hoş bu yabancılarda kavga, gürültü, sürtüşme, kıskançlık bitmezdi. Gereğinden fazla ilgi gösterilmiş bu isimlerin bir kısmı, bir zaman sonra “Ne istesem yaparım – yaptırırım” havalarına giriyor ve bizim şarkıcılarımıza kan kusturmaya başlıyorlardı. Anne – Marie de böyle yaptı. “Tu te Reconnaitras”nın Nilüfer tarafından “Göreceksin Kendini” olarak söylenmesi şirin kızımızı delirtmişti sözgelimi. Ardından da “Göreceksin Kendini” orijinalinden daha fazla satmasın mı? Anne – Marie David koca bir yılı intikam planları ile geçirdi ve nihayet istediği fırsatı 1974 yılında elde etti. O yılın sonlarına doğru ilk Eurovision elemelerimiz yapılmaya başlanmıştı ve Nilüfer de Nino Varon’un (olağanüstü güzellikteki) şarkısı “Boşver” ile yarışmaktaydı. Anne – Marie ve etrafına topladığı birkaç türedi şahit “Bu şarkı orijinal değil, bu şarkı çalıntı” diye ortalığı ayaklandırdı ve ilk Eurovision elemesini yapmakta olduğundan gereğinden fazla hassas davranan TRT’nin yüreğini ağzına getirdi. Şöyleydi böyleydi, olurdu olmazdı derken Nilüfer ve Nino Varon yarışmadan çekilmek zorunda kalmıştı. Anne – Marie de intikamını almıştı işte. Ama neye yaradı ki bu? Aradan tam otuz yıl geçti. “Boşver”, bugün Türk popunun en güzel şarkılarından biri olarak tescilli. Nilüfer de otuz küsur yıldır Türk popunun hep ilk üçünde. Anne-Marie David’i ise bırakın bizde, kendi ülkesinde hatırlayanı yok. Sayısı çok da fazla olmayan saplantılı eski 45’likçiler olmasa belki hiç diski de olmayacaktı. Ki (Anne-Marie oralardan saydı mı bilmeyiz ama) Nilüfer’in disk sayısı bunun 15 katı. Neyse, çıktı işte kızın albümü, isteyen alır “tarihten bir yaprak” niyetine dinler, sonra da bu satırların yazarına sonsuz lanet ya da teşekkür eder.

 

BULURSANIZ KAÇIRMAYIN

Hayat Ve Ben / Anne – Marie David – Diskotür – 45’lik

Neşeli Gençleriz Biz / Anne – Marie David – Diskotür – 45’lik

Je Suis L’enfant – Soleil / Anne – Marie David – Disques Von Chateigner – CD

Özlerim İstanbul’u / Patricia Carli – Riviera – 45’lik

Seni Andıkça / Patricia Carli – Riviera – 45’lik

Tendres Annees 60 / Patricia Carli – Universal – CD

Le Meilleur De… / Rika Zarai – Universal – CD

 

NAİM DİLMENER

naimdilmener@yahoo.com



Diğer Yazılar