Konuk Yazar

BU ÜLKEYİ KURTARACAĞIZ, BAŞKA YOLU YOK!

17 Şubat 2024 Cumartesi 21:49
BU ÜLKEYİ KURTARACAĞIZ, BAŞKA YOLU YOK!

Kulaksızzade Mustafa Bey’in büyük oğlu Galip savaştan bir bacağında kurşun yarası ve hafif topallamaktan mustarip dönmüştür. Bu acı hatıra onun, formasını giydiği Fenerbahçe çatısı altında artık top oynayamayacağının da ifadesidir. Galip hayata küsmüş gibidir, nitekim cepheden mektuplar yazdığı sevdalısı Peyker’le de arasına mesafe koymuştur. Lakin ortada daha büyük bir sorun vardır; vatan elden gitmektedir. İstanbul İngiliz işgali altındadır ve devlet erkânı bu duruma karşı aymaz bir görüntüdedir. Galip, Fenerbahçe’yi yöneten Sabri Bey ve çok sayıda vatansever aynı istek ve arzu etrafında birleşerek ülkeyi kurtaracak olan Mustafa Kemal’e yardım için kolları sıvarlar. Bu süreçte Fenerbahçe de İşgal Kuvvetleri’ni temsil eden takımlarla maç yapıp onları yenerken halka umut, sevinç ve güven aşılayacaktır...

Abdullah Oğuz imzalı ‘Zaferin Rengi’ geçen yüzyıl başında çöken bir imparatorluğun külleri arasından doğan yepyeni bir devletin kuruluş öyküsünü, ülkenin bugün itibariyle en bilinen kulüplerinden Fenerbahçe’nin futbol şubesi üzerinden anlatıyor. Senaryosunu İsa Yıldız, Safran Banu Erdoğan, Evren Oğuz ve Abdullah Oğuz’un kaleme aldığı yapımda sonraları Sarı-Lacivertli kulüpte kaptanlık, teknik direktörlük ve başkanlık yapmış Galip Kulaksızoğlu’nun odağında gelişen bir öykü anlatılıyor. Savaştan fiziken ve ruhen yaralı dönmüş bir genç adam hayata, sevdiklerine ve futbola küskün bir haldeyken Gazi’nin gayretleriyle ve vatanı kurtarma şevkiyle ümidini yeşertiyor ve geçirdiği ameliyatla yeniden ayağa kalkıyor.

Filmin diğer karakter açılımlarındaysa Sabri Bey, Peyker, Topkapılı Cambaz Mehmet Bey ve İngiliz Yüzbaşı John G. Bennett ön plana çıkıyor. Öte yandan öyküde Mustafa Kemal de ağırlıklı olarak var tabii ki. Gazi kulübü ziyaret ediyor, Sabri Bey ve futbolcularla hasbihal eyliyor, takımın alacağı galibiyetlerin halkın şevkini ve umudunu yükseltme yolunda ne kadar önemli bir etken olduğunun altını çiziyor. Hikâyede bir başka yükselen motif de Galip’le Peyker’in aşkı; savaş ortamında mutlu bir geleceğin ve işgalden kurtarılabilecek bir vatanın hayalini kuran gençlerin ilişkisi kimi gelgitler eşliğinde gelişiyor. Çünkü o dönem ahaliye ve direnişin önde gelen simgelerine kan kusturan, işkenceci Yüzbaşı Bennett, Peyker’i, amcası üzerinden şantaj yaparak, casusluk için zorluyor... Halide Edip Adıvar, Ali Sami Yen, Sadrazam Damat Ferit, Padişah Vahdettin, İsmet İnönü, Ali Naci Karacan ve Münir Nurettin Selçuk öyküdeki karakterler arasında.

Siyasi ve sportif zafer

Futbol filmleri arka planındaki toplumsal olaylarla, tarihsel akışla, ait olduğu dönemin yansımasıyla önem kazanır ve geleceğe kalır. ‘Zaferin Rengi’nde bu çaba fazlasıyla var, aslında Abdullah Oğuz’un yapıtı ‘futbol filmi’ tanımının ötesine geçiyor, neredeyse Kurtuluş Savaşı’nın ve Cumhuriyet’in kurulma öyküsüne dönüşüyor. Bütün bu mücadeleyi ve süreci sadece Fenerbahçe cephesinden ele almak tarihsel açıdan ne denli doğru bilemiyorum tabii ki ama merkeze koyduğunuz bir sevdayı (Fenerbahçe) böyle bir yorumla perdeye taşımak elbette kabul edilebilir bir çaba...Bu ülkeyi kurtaracağız, başka yolu yokFenerbahçe’nin Harington Kupası’ndaki başarısı siyasi açıdan da önemliydi.Bu ülkeyi kurtaracağız, başka yolu yokYiğit Özşener filmde Mustafa Kemal Atatürk rolünde.

‘Zaferin Rengi’nin futbolla bağının fazlasıyla perdede hayat bulan bölümüyse meşhur ‘Harington Kupası’ maçı olmuş. Bu karşılaşma İşgal Kuvvetleri’nin İstanbul’u terk ederken en azından futbol üzerinden Türklere geride acı bir anı bırakmak üzere planladıkları bir faaliyetti ama sahaya çıkan Sarı-Lacivertli futbolcular buna mahal vermemiş ve İngiliz kanadı açısından yenilgiyi hem siyasi hem de sportif olarak resmileştirmişti.
Galip’te Kubilay Aka’yı (genç oyuncu bazı kadrajlarda bana Kartal Tibet’i hatırlattı), Peyker’de Gülper Özdemir’i, Sabri Bey’de Nejat İşler’i, Topkapılı Cambaz Mehmet Bey’de Timuçin Esen’i, Vera’da Gonca Vuslateri’yi, Mustafa Kemal’de de Yiğit Özşener’i izlediğimiz yapımda ben en çok -kimi yerlerde karikatürize kalsa da- ‘şeytani’ Yüzbaşı Bennett’ta karşımıza gelen Yılmaz Bayraktar’ın performansını beğendim.

‘Zaferin Rengi’nin genel problemiyse 159 dakikalık uzunluğu. Bu tabii ki bir sorun değil ama daha tempolu bir anlatım olsa süre çok hissedilmezdi. UĞUR VARDAN (HÜRRİYET/17.02.2024)



Diğer Yazılar