Bu Kalp Seni Unutur Mu

TURŞU LİMONLA MI, SİRKEYLE Mİ...

28 Temmuz 2026 Salı 14:50

Senaristin kıymetinin bilinmediği Yeşilçam günlerinde sinemaya büyük emek vermiş, büyük katkıda bulunmuş kalem Sadık Şendil. Kaynaklarda, çoğu Kemal Sunal filmi olmak üzere 150’den fazla senaryoya imzasını attığı yazılı; Hababam Sınıfları dahil. Kadrolu Arzu Film çalışanı Şendil.
Mavi Boncuk, Neşeli Günler, Süt Kardeşler, Gülen Gözler, Köyden İndim Şehire, Aile Şerefi, Canım Kardeşim, Bizim Aile, Salako, Gırgıriye, Banker Bilo, Tarkan gibi hâlâ hayatımızda olan bir dolu filmin öyküsü Şendil’in. Ülkenin en iyilerinden. Filmlerini bilen çok, tanıyanı ise fazla yok.
Osmanlı çocuğu; 1913’te İstanbul’da dünyaya geliyor. Önceleri sinema camiasından uzak. Saint Michel ile Galatasaray Lisesi’nde eğitim gördükten sonra Tütün Eksperliği Yüksekokulu’ndan mezun oluyor ve Ziraat Bankası’nda tütün eksperi olarak işe giriyor. Aynı dönemde Bakırköy Halkevi için oyun yazıp yönetmeye başlıyor. 

Senaristlik macerasına 1953‘de, Cahide Sonku‘lu, Zeki Müren‘li Beklenen Şarkı filmiyle atılıyor. 
Geleneksel ‘Orta Oyunu’na enikonu hakim, halkın içinde; sokağı, aileyi, mahalleyi iyi biliyor; dönemin sıkı sansüründen kaçmasını da.  
Kamera arkasında çok çalışkan, nezih ve üretken. Bir dolu konuda hassas ve dikkatli. Kalemi kıvrak; yazdığı replikler bugün de etkin, günlük dilin her satırında. 
Neşeli Günler’in turşu sorunsalından efsane Yaşar Usta tiradına kadar Sadık Şendil hep taptaze:
‘Bak beyim, sana iki çift lafım var. Koskoca adamsın. Paran var, pulun var, her şeyin var. Binlerce kişi çalışıyor emrinde. Yakışır mı sana ekmekle oynamak? Yakışır mı bunca günahsızı, çoluğu çocuğu, karda kışta sokağa atmak, aç bırakmak? 
Ama nasıl yakışmasın! Sen değil misin öz kızına bile acımayan, bir damlacık saadeti çok gören. 
Anlamıyor musun beyim, bu çocuklar birbirini seviyor. 
Ama ben boşuna konuşuyorum. Sevgiyi tanımayan adama, sevgiyi öğretmeye çalışıyorum. 
Hıh, sen, büyük patron, milyarder, fabrikalar sahibi Saim bey! 
Sen mi büyüksün? Hayır, ben büyüğüm! Ben, Yaşar Usta! Sen benim yanımda bir hiçsin, anlıyor musun, bir hiç! 
Gözümde pul kadar bile değerin yok. Ama şunu iyi bil; ne oğluma ne de gelinime hiçbir şey yapamayacaksın. Yıkamayacaksın, dağıtamayacaksın, mağlup edemeyeceksin bizi. 
Çünkü biz birbirimize parayla pulla değil, sevgiyle bağlıyız. Bizler birbirimizi seviyoruz. Biz bir aileyiz. Biz güzel bir aileyiz. Bunu yıkmaya senin gücün yeter mi sanıyorsun? 
Dokunma artık aileme! dokunma çocuklarıma! Dokunma oğluma! Dokunma gelinime! eğer onların kılına zarar gelirse, ben, ömründe bir karıncayı bile incitmemiş olan ben, Yaşar usta, hiç düşünmeden çeker vururum seni! Anlıyor musun, vururum ve dönüp arkama bakmam bile!’ 

 



Diğer Haberler