Bu Kalp Seni Unutur Mu

DOĞU-BATI SENTEZİ Mİ; İŞTE USTASI

07 Nisan 2022 Perşembe 14:04

Yerli popta ekip çalışmasını başarıyla uygulamış, besteleriyle herkesin beğenisini kazanmış Melih Kibar, amansız hastalığın pençesinden kurtulamayarak genç yaşta yaşama veda etmişti 2005’in 7 Nisan’ında… 
1951 doğumlu Kibar, sekiz yaşında İstanbul Konservatuarı Yarı Zamanlı Piyano Bölümü’ne başlamış, Alman Lisesi'nde okurken Milliyet Liselerarası Müzik Yarışması'nda ilk kez geniş kitlelerin önüne çıkmış, ardından kimya mühendisliği okurken Timur Selçuk'tan dersler alarak yoluna devam etmişti… 
 Yıl 1975'ti. Türkiye, ilk kez katılacağı Eurovision Şarkı Yarışması'nın heyecanını yaşıyordu. Büyük orkestrayı yönetecek Timur Selçuk, sınıfındaki öğrencilerden yarışmanın sinyal müziği için beste yazmalarını istemiş, Kibar'ın bir gecede hazırladığı ve 'Çoban Yıldızı' adını verdiği sinyal müziğini seçmişti. 
'Çoban Yıldızı' o kadar beğenilmişti ki, yıllarca TRT Eurovision'da alt sıralarda gezindikçe, halk arasında bu sinyal müziğiyle temsil edilmemizin gerektiği konuşulmuştu sürekli... 
'Hababam Sınıfı' filminin müziğindeydi sıra. Ertem Eğilmez, 'Çoban Yıldızı' ayarında beste istemişti filmi için. 
Bu kez daha fazla vakit vardı ve rahat rahat yazdı 'Hababam Sınıfı'nın o sıra dışı müziğini. Sonuç, önce Antalya'dan Altın Portakal, sonrasında yıllara meydan okuyacak, kuşaktan kuşağa kalplere dokunacak besteye sahip olmanın getireceği mutluluktu... 

Talu-Kibar-Evgin üçlüsü 
1970'lerin ikinci yarısı Türk popunda Melih Kibar adının zirvede anılacağı yıllardı. Söz yazarı Çiğdem Talu ve Erol Evgin'le oluşturduğu 'ekip çalışması', art arda 'Sevdan Olmasa', 'İşte Öyle Bir Şey', 'Bir de Bana Sor', 'Etme Eyleme', 'Aldım Başımı Gidiyorum', 'Ah Bu Hayat Çekilmez' gibi hit parçalar sunmuştu yerli piyasaya. Aranjmancılara karşı kesin galibiyetti bu.
Her şarkısı liste başı oluyordu. Hele, bir tanesi var ki, yaratı öyküsü bile yeterdi unutulmazlar arasına girmeye.
1976’nın son günleriydi. Kimya mühendisi olmuş Melih Kibar, diplomasının bir üstünü okumak üzere Londra’ya ayak basmıştı. Yanında da babası Osman Kibar vardı; hani şu İzmir Belediyesi’ni yönetmiş, ‘Asfalt Osman’ lakaplı efsane başkan.
Bir belgeselde anlattığı üzere, kalacağı yurdun etrafında ilk gece büyük fırtına patlamıştı. Yurt daha boştu. Koridora çıkan Melih Kibar korkuyla dışarı bakarken, yoluna çıkan bir piyanoya çökmüş ve o an neler hissettiyse çalmıştı. Sakinleşince odasına dönüp teybini kapmış ve bir daha çalıp o geceye mahsus ezgileri kaydetmişti. Babasıyla İstanbul’daki Çiğdem Talu’ya kaseti göndermişti.
Bestenin hangi şartlarda ve ortamda çıktığını bilmeyen Talu'dan bir süre sonra sözleri de içeren mektup gelmişti. Kibar zarfı açmış, sözlerin başlığını görünce şok yaşamış ve duvara tutunmuştu: ‘İçimdeki Fırtına’…
Evgin'in temiz yorumuyla ‘1 numara’ya yükselen Kibar-Talu iş birliği, sonra Füsun Önal, Nükhet Duru, Zerrin Özer, Nil Burak, Rezzan Yücel, Engin Evin, Sezer Güvenirgil gibi isimlerle de devam etmişti…
Başarı plaklarda kalmamış, 'Hisseli Harikalar Kumpanyası' müzikaliyle tiyatro sahnesinde de taçlanmıştı. Ancak, 1983'te Çiğdem Talu'nun yaşamını yitirmesiyle Türk popunda 'sihir' sona ermişti. 
Kibar artık yalnızdı ve uzun suskunluktan sonra 1986'da 'Halley'le Eurovision'dan 53 puanla dokuzunculuk çıkartarak, Türkiye'ye o güne kadarki en iyi dereceyi getirmişti. Bir başka dönemeçti bu başarı yerli popta... 

Vaz Geçemediği Tutku: Eurovision

1980'leri, açtığı müzik okulunda öğrenci yetiştirerek, reklamlara ve filmlere müzik yazarak geçirdikten sonra, 90'larda Melki adlı stüdyosunda prodüksiyonlara başlamıştı. 
Eurovision vazgeçemediği tutkuydu. 1995'te 'Sev'le TRT'yi İrlanda'da yine temsile hak kazanmıştı. 
2000'lere ise televizyon programları, 'Yadigâr' adlı antoloji albümü ve Zeki Ökten'in 'Gülüm' adlı filmine yazdığı müziğin Antalya'dan getirdiği Altın Portakal heykelciğiyle giriş yapmıştı. 
Kibar'ın 'Hababam Sınıfı' serisi dışında film müzikleri fazla bilinmezdi ama beste verdiği filmler arasında 'Bizim Aile', 'Ah Güzel İstanbul', 'Aile Şerefi', 'Dolap Beygiri', 'Namuslu', 'Çıplak Vatandaş', 'Bez Bebek' gibi önemli yapıtların olması, Yeşilçam'a ne derece önemli katkıda bulunduğunun göstergesiydi... 
İkinci albüme ulaşan antoloji serisi daha da ileri gidecek, Halk müziğinden, Türk Sanat musikisinden bolca beslenen piyanosundan taşan ezgiler, tarihe albüm halinde not düşülecekti... 
Sevilen diğer yapıtlarını albümlerde toplamaya devam edeceğini söylemişti ve yaptı da. 2003 yılında, yine aynı espride 'ikiye ayrılmış şekilde' hazırladığı ikinci albümünü yayımlamayı başardı Kibar. 'Yadigâr-2' yerine, 'Saat Sabahın Dokuzu' adını uygun görmüştü bu kez. Yıllar önce TRT'de yayımlanmış bir dizinin müziğiydi bu. 
Cumhuriyet'in 80. yaşı onuruna yazılmış '80. Yıl Marşı'yla açılan albüm 'Her Şey Seninle Güzel', 'Tüm Bir Yaşam', 'Kazandım', 'İçimdeki Fırtına, 'Koca Çınar', 'Bir Bakışın Yetti' gibi hit parçaları içeriyordu.
'Yadigâr' ve 'Saat Sabahın Dokuzu' albümleri, Kibar'ın özelinde Türk popunun bir tür mini tarihçesiydi. Baştan sona sıkılmadan dinlenen, uzun soluklu yapıtlarla Melih Kibar müzikle dopdolu yaşamın özetini sunmuştu…
Kanserdi, tedavi görüyordu ama, piyanonun başından kalkmadan üretmeyi sürdürdü, ta ki Nisan 2005’e kadar. Geride değerli bir çok yapıt bırakarak Çiğdem Talu'sunun yanına son yolculuğuna çıktı. 



Diğer Haberler

'GÖLGE KÜLTÜR BAKANI'
'GÖLGE KÜLTÜR BAKANI'
08 Haziran 2022 Çarşamba 20:24

İBRAHİM ŞÜKRÜ İZZET ÖZHİNDU
İBRAHİM ŞÜKRÜ İZZET ÖZHİNDU
25 Mayıs 2022 Çarşamba 23:17

'BİR ŞANTÖR MAHKEMEDE 4 DEFA ŞARKI SÖYLEDİ'
'BİR ŞANTÖR MAHKEMEDE 4 DEFA ŞARKI SÖYLEDİ'
18 Mayıs 2022 Çarşamba 19:44

400 FİLMLİ OYUNCU
400 FİLMLİ OYUNCU
11 Mayıs 2022 Çarşamba 19:57

'LADIES FIRST, JAMES LAST'
'LADIES FIRST, JAMES LAST'
02 Mayıs 2022 Pazartesi 18:24