Bu Kalp Seni Unutur Mu

'DENİZ GEZMİŞ'İN NİŞANLISI' SELDA BAĞCAN

15 Mart 2022 Salı 22:19

Yılların sanatçısı Selda Bağcan’ın ünü son on yılda ülke sınırlarını kat be kat aşıp dünyanın dört bir yanına yayıldı. 2010 Grammy Ödülleri'ne en iyi rap albümü ve en iyi rap performansı dallarında aday gösterilen hip-hop sanatçısı Mos Def, Supermagic parçasında Selda’nın yorumladığı İnce İnce Bir Kar Yağar" türküsünü kullandı. Ardından da Skate 2 adlı bilgisayar oyununda Mos Def uyarlaması yer aldı.

Bir süre sonra Selda Bağcan, Times dergisinin “Dünya Müziğinde Yaşayan Efsane ve Tarihi Kadın Şarkıcılar” listesinde yer aldı. Yüzüklerin Efendisi'nin Frodo'su Elijah Wood, Selda’ya olan hayranlığını dile getirdi… Selda ülke dışında birçok konser verdi ve vermekte.

Pek iyi kimdir Selda ya da son dönemdeki adıyla Selda Bağcan?

Selda Bağcan, Anadolu popun diğer kadınları Hümeyra ile Esin Afşar’dan daha yakındır türkülere. Müzik sahnesinde göründüğü günden bu yana devamlı taklit edilmiştir; bugün de birçok Selda vardır piyasada.

1 Ocak 1948’de Muğla’da doğar. Manisa-Turgutlu’nun kenar semti Kır Mahallesi’nde bağcılıkla uğraşan bir aileden çıkıp yüksek tahsil yapmayı başarmış, flüt, saksafon, akordeon çalmayı öğrenmiş Selim isminde bir veterinerdir babası; annesi Fevziye Hanım ise kökeni Kırım’a dayanan, hakimlikten noterliğe geçmiş zengin bir beyin kızı.

Selim Bey’le ilkokul öğretmeni Fevziye Hanım’ın (Karşıyaka Kız Öğretmen Okulu’ndan mezun) Savaş ile Sezer’in ardından dünyaya gelen üçüncü çocuğudur Selda. Henüz ikinci yaşını doldururken Selda bu defa da Serter katılır aileye.

O sırada baba Van’a tayin olur ve tek başına görev yerine gider. Annenin aynı yere tayini ise ancak bir yıl sonra çıkar.

1957 yılının Kasım ayında Selim Bey (44 yaşında) hayvan kontrolü için dolaştığı köylerden birinde yayılan tifoya yakalanır; grip teşhisi konulup tedavide gecikilince on gün içinde vefat eder.

42 yaşında dul kalan anne çocuklarını alıp Van’dan Ankara’ya gider ve kız kardeşinin yanına yerleşir. Bir süre onlarla yaşadıktan sonra Kurtuluş semtinde ev alır.

Kurtuluş Ortaokulu’ndayken gitara ilgi duyar Selda. Catherina Valente’nin ‘Aşk ve Müzik’ filmini izlerken de ilk kez şarkıcılığa merak uyanır içinde.

1962’de akrabaların yardımıyla yedi bin liraya Grundig teyp alınır eve; Bağcan kardeşler radyoda dinledikleri bütün Latin şarkıları teybe kaydetmeye başlar. Sonra Selda, banda aldıkları şarkıların sözlerini çıkartıp söylemeye çalışır. Bir bakıma, bu teyp sayesinde şarkıcı olmuştur.

Lise birinci sınıfa başladığında ağabeylerinin yanında, Güney Park gazinosunda sahneyle tanışır. 15 yaşında yabancı dilde şarkılar söyleyerek sahneye çıkan küçücük kız, Güney Park gazinosunun yaz dönemi programında büyük ilgi toplar.

On altısına geldiğinde bu kez de, Ankara Radyosu’nda İngilizce, İtalyanca, İspanyolca şarkılar söyleyen Alpay’ı yakından takip etmektedir.

 

Türkiye’nin Rita Pavone’si

Ne yapıp yapıp tanıştığı Alpay yardım elini uzatır ve Selda’ya stüdyosunu açar. Burada doldurduğu İspanyolca bantlar radyoya gönderilir ve tam bir yıl boyunca Selda’nın İspanyolca şarkıları Ankara Radyosu’nda çalınır. Fecri Ebcioğlu da İstanbul Radyosu’nda üç kez Selda’nın bantlarını dinletir müzikseverlere. ‘Türkiye’nin Rita Pavone’si’ diye tanıtılır programlarda…

Aile, okumasında ısrar edince, okul döneminde müziği bırakıp derslere ağırlık verir ve liseyi bitirir. Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik bölümüne girdiği yıllarda, gençlik olayları hızla yayılmaktadır. Dönem türkülerin dönemidir ve Anadolu Pop başlamıştır.

Ünlü türkücü Saniye Can, Selda’nın yakın arkadaşı Nükhet’in teyzesidir. Latin ezgilerine tutkun Selda, Saniye Can’ın evine gelen Ankara Radyosu’nun sanatçılarını dinleyerek halk müziğine gönül verir ve gitarıyla çaldığı türküleri ustalara dinleterek onaylarını alır. Hafif Batı müziği dinleyen, İspanyolca söyleyen Selda, birden Mahzuni’yi, Neşet Ertaş’ı, Aşık Veysel’i keşfetmiştir.

O sıralarda, ağabeylerinin Tunalı Hilmi’de açtığı, ardından Kızılay meydanına taşıdığı Beethoven Kulüp’e gelen ünlülerle tanışmayı başarmıştır.

Bir keresinde Cem Karaca’yla Barış Manço kulübe uğrar. Anlattığına göre, derlediği geleneksel türküleri dinletir onlara. Tatlı Dillim ile Kâtip Arzuhalim Yaz Yare Böyle çok hoşlarına gider. İstanbul’a gelmesini, plak için yardım edeceklerini söylerler. Ancak, sonra şarkıları onlar plak yapar İstanbul’da…

Bu arada, Tatlı Dillim, Katip Arzuhalim Yaz Yare Böyle, Mahpushane İçinde Mermerden Direk, Çemberimde Gül Oya’yı banda okuyup TRT Denetleme Kurulu’na gönderir ve denetimden geçen parçalar radyolara dağıtılır.

Bütün bu denemelerin ardından sıra şarkıları plağa aktarıp pazara girmeye gelmiştir. Selda’yı sahnede seslendirdiği İspanyolca parçalarla tanıyan menajer Erkan Özerman plak doldurması için onu İstanbul’a Saner Plak’a getirir ama, patron Adnan Saner, genç kızın yorumunu yetersiz bulup para yatırmaya yanaşmaz.

Ankara’daki Poyraz Reklam’ın sahibesi Türkan Poyraz, son bir çabayla Selda’nın diksiyonuyla uğraşıp dört parçayı yeniden banda kaydettirir ve radyolara dağıtılmasını sağlar.

Türkan Poyraz ayrıca, TRT’ye hazırladığı Mahpushaneler adlı programın 1 Haziran 1971’de yayımlanan bölümünde Selda’nın Mahpushanelere Güneş Doğmuyor’unu fon müziği olarak kullanır.

 

Deniz Gezmiş’in  nişanlısı

İsmi cismi belli olmayan fondaki bu ses çok beğenilir; hatta Gezmiş’in gizli nişanlısı olduğu söylentisi bile yayılır orada burada. Deniz Gezmiş ile arkadaşları kısa süre önce yakalanmıştır.

O günlerde Erkan Özerman, Selda’yı bir Yahudi ismine benzeyen Zelda diye tanıtıp uluslararası alanda şöhret yapmaya karar vermiştir ama bu proje başlamadan rafa kalkar.

Selda’nın düzgün diksiyonla söylediği parçaların radyolarda yayımlanmasından on gün sonra plakçılar evinin kapısını aşındırmaya başlar. Bu arada, şan eğitimi yerine gitar dersleri alır ve parçaları tamamen doğal sesiyle söylemeye koyulur.

Ankaralı Cihan Plak Deposu’nun yedi bin beş yüz liralık teklifini kabul ederek Sel Plak etiketiyle, 1971 yazında ilk iki 45’liğini çıkarır: Katip Arzuhalim Yaz Yare Böyle/Mahpushane İçinde Mermerden Direk ve Tatlı Dillim Güler Yüzlüm/Mahpushanelere Güneş Doğmuyor.

Plaklar ilgiyle karşılanır ve Cihan Plak Deposu turnayı gözünden vurur. Kısa sürede ünlenince, daha büyük şirket olan Asöcal’ın Türküola’sıyla, altı plak karşılığı, yüz bin liraya anlaşır.

O günlerin pop müzik mabedi sayılan Beyoğlu Fitaş sinemasında konser verme zamanıdır artık. Vedat Yıldırımbora (bağlama), Monalo Corrales (tumba), Atilla Yıldırım (davul), Selim Atakan (gitar), Zeki Erhan (bass) ve kanunda Saadettin Öktenay eşliğinde sahneye çıkan Selda, başarılı bir performans sergilemese de ilgiyle karşılanır.

Çanakkale türküsü Çemberimde Gül Oya/Toprak Olunca ile çıkışını sürdürür ve ardından Adaletin Bu mu Dünya ile listelerin en üst sırasına oturur. Sirkeci’de otelde kalırken, karşıdaki plakçıdan duyduğu Ali Ercan’ın bu parçasına adeta vurulmuş ve hemen plak yapmıştır.

Aynı dönemde Mahpushaneler programındaki sesin Selda olduğu anlaşılmıştır. Adı bir kez Deniz Gezmiş’le anılmıştır ya, cezalandırılması gerekmektedir. ‘Yayınlanamaz’ kararıyla TRT’nin kapıları Adaletin Bu mu Dünya’ya kapatılır. O da, Yılmaz Duru’nun yönettiği Adaletin Bu Mu Dünya (1971) adlı filmde de rol alarak plağını tanıtmayı dener.

Şubat 1972’de Moğollar’la çalışmaya başlar. Müzikseverleri heyecanlandıran bu birliktelik bir 45’liğin (Yalan Dünya/Kalenin Dibinde) yayımından ileri gidemez. Moğollar’ın Selda’nın düzenlemelerine getirdiği yorumla iki parça çok renklenmiştir ama ticari anlaşmazlık sonucu, konserlere çıkmadan dostça ayrılırlar. Yıllar sonra Moğollar ekibinden Öngür, Berkay ve Yörükoğlu’yla, Dostum Dostum 45’liğinin stüdyo kayıtlarında yeniden birlikte çalışır Selda.

 

Selda ‘Altın Orfe’de

1972 yılının en popüler ismi olarak Dışişleri Bakanlığı tarafından Bulgaristan Altın Orfe yarışmasında Türkiye’yi temsil etmekle görevlendirilir. 8. Altın Orfe Yarışması’nda Tatlı Dillim ve Kogato Te Po Tirsya (Seni Aradığım Zaman) adlı parçalarla yarışır, dereceye giremez.

1971 ile 1974 arası çeşitli dergi ve gazeteler tarafından yılın en başarılı bayan vokali seçilen Selda, TRT mikrofonlarından uzak kalınca gazino sahnelerini denemeye karar verir. İzmir Fuarı’nda sahneye çıktıktan sonra yepyeni bir görüntü sergilemeye başlar. Peruklar takar, makyaj yapar, tuvalet giyer ve seyirciyle sıcak bir iletişim kurmaya gayret eder. O günlerde Hey Dergisi’yle yaptığı söyleşide, ‘Sahnede artık kimse beni hırpani görmek istemiyor’, der.

İstanbul’da ilk kez Playboy Kulüp’te sahne alır ama bu kararı dinleyicilerinin bir bölümünden tepki görür. O dönemi şöyle anlatır: ‘Bilmeden bir devrimci kimliğim oluşmuştu. Deniz Gezmiş’in tutuklanmasıyla benim söylediğim Mahpushanelere Güneş Doğmuyor’un kullanıldığı program dönem olarak denk düşmüştü. Devrimci kesimin beni benimseyeceğini hiç hesaplayamamıştım. Parça aslında, Neşet Ertaş’ın trafik kazası sonucu düştüğü hapisteki sıkıntısını anlatmak için yaptığı bir türküydü’…

1973’de ‘Değişim’ adıyla plak şirketini kurar ve ilk 45’liği kardeşi Serter’e doldurtur. İlginçtir; başka şirketle anlaşması olduğu için kendi şirketine plak yapamamaktadır Selda.

1974’de, bir ara Kardaşlar’la (Atilla Engin: vurmalılar, Nuri Bora: gitar, Elvan Aracı: trompet, bağlama, org, Seyhan Karabay: bass) birleşir. İki ay sonra onlarla da yolları ayrılır…

Denetim, Selda’nın müzikseverlere ulaşmasını engellemekte kararlıdır; onu televizyondan, radyodan uzak tutmak amacıyla türlü bahaneler aranmaktadır. Örneğin Gesi Bağları, ‘solistin sesi havalı’ gerekçesiyle yayınlanamaz kararı alır. O da, sırf ‘Denetim Kurulu’ndan geçsin diye Türk folkundan İspanya folkuna dönüp İspanyol gırtlağı kullanarak Aşkın Bir Ateş adlı parçayı ve O Günler’i yapar. Peşinden de denetimden geçmeyeceğini bile bile, yalnız 12 telli gitar, bağlama ve bass gitar eşliğinde Kızıldere’yi plağa okur…

1974’e kadar büyük gazinolarda sahne almış ve bu camiadan kabul görmüştür ama Türkiye’de rüzgarlar giderek soldan esmeye başlamıştır. Selda’nın ibresi de sola döner. Günlük uygulamalara ve yönetime karşı duyduğu muhalefet sonucu Anayasso (söz: Şemsi Belli-müzik: Selda Bağcan) gibi sert söyleme sahip bir parça yapar.

Solcu olmak, görsel-işitsel basın aracılığıyla sesini duyurma olanağını yitirmek ve plak satışlarının gerilemesi demektir.

Yeniden çıkış yapabilmek amacıyla uzunçalar üretmeyi planlar ve ‘Selda’ adını verdiği yapıtı 1976 yazında yayımlar. Arif Sağ’ın bağlamasıyla yer aldığı albümde poptan çok, türkü kokan parçalar ile Nasırlı Eller, Meydan Sizindir gibi Batı tarzında işlenmiş şarkılar yer alır. Edip Akbayram’dan dinlediğimiz İnce İnce Bir Kar Yağar ile Tülay’ın parçası Niye Çattın Kaşlarını’nın yorumları uzunçaların sürprizlerindendir (Kızıldere, Mehmet Emmi, Nasırlı Eller, İnce İnce, Gine Haber Gelmiş, Yaylalar, Dam Üstüne Çul Serer, Dost Uyan, Yaz Gazeteci Yaz, Gitme, Niye Çattın Kaşlarını, Meydan Sizindir)…

 

‘Bu kıza şarkı söyletmeyin’

Ortam gerilmektedir; çeşitli yerlerde, ‘Bu komünist kıza şarkı söyletmeyin’ diye tepkiler alır ama gitarıyla ve bağlamasıyla her ortamda sahneye çıkıp sol müziğin bayraktarlığını yapmaktan çekinmez.

Kaldı Kaldı Dünya adlı parçası Hey Dergisi 45’likler listesinde 1 Numara’ya yükselen Selda ‘12 Eylül Askeri Müdahalesi’nden sonra üç kez gözaltına alınır; söylediği şarkılardan dolayı dokuz davada yargılanır ve 1980-1987 arası pasaport verilmediği için yurtdışına çıkamaz.

1988 tarihli ‘Özgürlük ve Demokrasiyi Çizmek’ albümüyle sol kesimin yeniden desteğini aldıktan sonra 1992’de Ziller ve İpler’le gündeme gelir; ardından da Uğur Mumcu’ya yaktığı ağıt Uğurlar Olsun’la…

Uzun bir dönem TRT yasaklısı (TRT ekranlarına ancak 1992’de çıkabilir) olduğundan dolayı, geçmişte ürettiği albümleri ve 45’likleri ulaştıramadığı geniş kitleler vardır. O dinleyiciler ve genç kuşaklar için yapıtlarını Türkülerimiz serisiyle yeniden değerlendirmeye karar verir.

Kendi şirketi Majör etiketiyle yayımlamaya başladığı serideki yapıtlar Selda Bağcan’ın geçmişteki çizgisinin bugüne yansıması açısından önemlidir. Majör etiketiyle, ayrıca, Musa Eroğlu, Cem Karaca, Banu, Ekrem Ataer gibi isimlerin albümlerini de çıkarır.

1997’de ise düzenlemelerini Osman İşmen’in yazdığı Çifte Çiftetelli albümünü yayımlar. Selda’nın albüm adı için, çok parlak parçalar arasından Çifte Çiftetelli’yi seçmesi, Ziller ve İpler’deki popüler çizgisini tekrar etmek niyetinde olduğu anlamına gelmektedir. Dinleyici kitlesini genişleten, ancak sadık kitlesini de rahatsız eden bu albümlerin sanatçıya ne kadar yaradığı uzun süre tartışılır…

10 Ocak 2000’de Köln Arena Gösteri Salonu’nda 2167 müzisyeni sahnede bir araya getirdiği için Guinness Rekorları Kitabı’na alınan ‘Bin Yılın Türküsü/1000 Bağlama-1000 Semah’ adlı konserin görüntülerini Turna Semahı adlı parçasının video klibinde kullanır.

2000’de konsere giderken ağır bir trafik kazası geçirir ve kolundan uzun süre tedavi görür.

Yayımladığı albümlere Anadolu poptan mutlaka bir iki örnek koyan Selda, 2002 sonbaharında ‘Ben Geldim’ adlı yeni parçalardan oluşan yapıtla, beş yılın ardından piyasaya döner.

2004’te ise Denizlerin Dalgasıyım albümüyle geçmiş günleri anımsatan yoğunlukta politik, duyarlı bir söylemle yeniden listelerde gözükür. Anadolu Pop’un yorulmaz emekçisi olarak Selda, bayrağı hiç düşürmeyerek her dönem büyük saygı görür.

NOT: Kentin Türküsü: Anadolu Pop/Rock kitabından alınmıştır.



Diğer Haberler

'GÖLGE KÜLTÜR BAKANI'
'GÖLGE KÜLTÜR BAKANI'
08 Haziran 2022 Çarşamba 20:24

İBRAHİM ŞÜKRÜ İZZET ÖZHİNDU
İBRAHİM ŞÜKRÜ İZZET ÖZHİNDU
25 Mayıs 2022 Çarşamba 23:17

'BİR ŞANTÖR MAHKEMEDE 4 DEFA ŞARKI SÖYLEDİ'
'BİR ŞANTÖR MAHKEMEDE 4 DEFA ŞARKI SÖYLEDİ'
18 Mayıs 2022 Çarşamba 19:44

400 FİLMLİ OYUNCU
400 FİLMLİ OYUNCU
11 Mayıs 2022 Çarşamba 19:57

'LADIES FIRST, JAMES LAST'
'LADIES FIRST, JAMES LAST'
02 Mayıs 2022 Pazartesi 18:24