ELEŞTİRMENLER NE DEDİ?

HAFTANIN FİLMLERİYLE İLGİLİ ELEŞTİRMENLER NE DEDİ?

07 Nisan 2019 Pazar 20:16

FIRTINALI SOYGUN 

UĞUR VARDAN (HÜRRİYET): '... ‘Fırtınalı Soygun’, felaket filmlerinin şablonlarını uyguluyor. Belalar birken çoklaşıyor; öte yandan bu kaotik ortamda zıt kutuplar yakınlaşıyor, insani ilişkiler ön plana çıkıyor, hatta yepyeni aşklara bile yelken açılıyor. Michael Polish’in yönettiği yapım senaryo açısından birçok zorlama bölümler içeriyor ama öte yandan film komik (absürt) anlar da barındırıyor ve doğrusunu söylemek gerekirse hem bu anları hem de kimi aksiyon sahneleriyle kendisini izletiyor. Zaten bir noktadan sonra mantık aramayı bırakmaya ve filmin size sunduklarıyla yetinmeye başlıyorsunuz. Girişte açtığımız Mel Gibson bahsine geri dönersek: Emektar oyuncu iki önceki filmi ‘Adaletsiz’de (‘Dragged Across Concrete’) ekonomik nedenlerle kanun dışına çıkmak zorunda kalan bir polisi canlandırıyordu; buradaki rolü, sanki orada canlandırdığı Brett Ridgeman’ın düşük dozajlı bir devamı niteliğinde. Özellikle Sean Penn’in ‘Into the Wild’ıyla tanınan Emile Hirsch, mesleki geçmişinde yaşadığı trajik bir olayın etkisini atmak isteyen polis memuru Cardillo’da ortalamayı tutturuyor.'

 

MULAN

MEHMET AÇAR (haberturk.com): '... ‘Mulan’ yönetmen olarak Niki Karo’nun imzasını taşıyor. Karo’yu ‘Whale Rider’, ‘North Country’, ‘The Zookeeper’s Wife’ gibi filmleriyle hatırlıyoruz. Karo’nun büyük bütçeli bir Hollywood yönetmeni olarak üstüne düşeni yaptığı kesin ama ‘Mulan’a kişisel bir sanatçı damgası vurduğunu söylemem zor. ‘Mulan’ gösterişli bir Disney eğlencesi olmanın ötesine geçemiyor. Aslında, en başından farklı bir hedef konulduğunu da sanmıyorum. Eldeki hikâye ve senaryo, naif bir çocuk masalının sınırlarının dışına çıkamıyor. Sözgelimi, Mulan’ın saçlarını topuz yaparak ve biraz da sesini kalınlaştırarak erkeğe dönüşmesi, açıkçası ancak bir masalda olursa ‘idare edebileceğimiz’ bir durum… Kaldı ki, kostümler dahil olmak üzere prodüksiyon tasarımı öylesine şık, gösterişli ve egzotik ki olayların gerçek dışı bir masal dünyasında geçtiğini söylemek mümkün…'

ŞENAY AYDEMİR (EVRENSEL): '... Filmin bir kadın yönetmene emanet edilmiş olması olumlu olsa da “Balinanın Sırtında”, “Tek Başına”, “Umut Bahçesi” gibi filmlerle tanıdığımız Niki Caro’nun da işin görsel dünyasını inşa etmekte yeterince başarılı olduğunu söylemek zor açıkçası. Bunda seyircinin bu tür epik Uzakdoğu anlatılarına dair beklentilerinin de payı büyük. Zhang Yimou  (Altın Çiçeğin Laneti, Parlayan Hançerler, Kahraman) ve Ang Le (Kaplan ve Ejderha) gibi yönetmenler bu tür anlatıların estetik çıtasını öylesine yüksek bir yere taşıdılar ki oralara ulaşmak gerçekten zor. Buna bir de senaryonun dağınık yapısını, ne olacağına bir türlü karar verememesini eklediğimizde sıkıntı daha da büyüyor. Filmin kötüsü Böri Khan’ın da, yardımcısı cadı Xianniang’ın da motivasyonları ikna edici olmaktan uzak kalıyor. Xianniang’ın dönüşümüne ikna olamıyoruz. İyinin ve kötünün karikatür olmaktan kurtulamadığını görüyoruz. Bunları bir yana bırakıp aksiyona odaklanalım dediğimizde o taraf da bizi tatmin etmiyor...'

OLKAN ÖZYURT (SABAH): '...  Filmografisinde Tek Başına gibi önemli bir film bulunan yönetmen Niki Caro, Disney'in aile filmi geleneğine uygun olarak Mulan'ı epik bir anlatıyla beyazperdeye taşımayı başarıyor. Ama bu yeterli mi derseniz orası şüpheli. Mulan, dünyanın Çin efsaneleriyle tanıştığı bir Ang Lee filmi Kaplan ve Ejderha'nın oldukça gerisinde bir yapım. Onun açtığı kapıdan ilerliyor ama bırakın üzerine çıkmayı hem sinematografi, hem anlatı olarak yanına yaklaşamıyor bile. Oysa Mulan'ın hikayesinden kaynaklanan böyle bir potansiyeli var. Ama yönetmen Niki Caro, Mulan'ı günümüz koşullarına, anlayışına göre yorumlayıp derinleştirmek yerine efsaneyi bilindiği haliyle bir epik bir aksiyon savaş filmi olarak çekmeyi tercih etmiş. Hal böyle olunca da Mulan, dört yıl önce vizyona giren Çin Seddi filmi gibi hikayesinden çok görsel atmosferi ve aksiyon sahneleriyle iddialı hale geliyor. Geçen hafta vizyona giren Tenet gibi sinemanın pandemi sürecindeki kurtarıcı filmlerinden biri olarak görülen Mulan, bu haliyle bizde insanları ne kadar sinemaya çeker şüpheli. Ama Çin'de ilgi göreceği kesin...'

 

PRETORIA'DAN KAÇIŞ

BANU BOZDEMİR (beyazperde.com): '... Daniel Radcliffe ne kadar büyüse de gözümdeki Harry Potter imajı pek silinmiyor, onu hala büyüler yapan, yapmaya çalışan bir çocuk olarak izliyorum. Buradaki rolü de sihirli anahtarlar yapan bir mahkum zaten desem yanlış olmaz. Tabii oynadığı karakter gerçekten de müthiş. Birkaç kere gördüğü anahtarlardan üretim yapması takdire şayan doğrusu. Filmin tek övünç avuntusu da bu olsa gerek. Onun dışında her şey klasik bir hapishane filmi havasında geçiyor. Film Tim Jenkin’in kaçış öykülerini kaleme aldığı Inside Out: Escape from Pretoria adlı kitabından uyarlama.'