Güreli internet devriminin ve dijital müziğin en çok yaradığı isimlerden biri oldu. Birçok kişi internet aracılığıyla Mehmet Güreli parçalarını keşfetti. 2019 yaz aylarında internet üzerinden video-audio diyebileceğimiz bir formatta yeni bir albüm yayınladı.
Anneler Günü haftasında sinemanın tuhaf annelerini hatırlayalım derim. Nedense ilk aklıma gelen -iflah olmaz bir korku sever olarak- “Rosemary’s Baby / Rosemary’nin Bebeği”.
Fenerbahçe Spor Kulübü tarafından resmî marş olarak tescillenen “Yaşa Fenerbahçe”, en bilinen, en çok söylenen marş belki de. Hâlâ büyük bir coşkuyla söyleniyor, tribünleri coşturuyor. Fenerbahçe, şarkı/marş bahsinde şanslı zira takım için yapılmış çok şarkı var. Hatta memlekette yayımlanmış bilinen ilk futbol plağı da Fenerbahçe’yle alakalı. Dünyada daha eski bir örnek var mı bilmiyorum ama varsa da bu plak, ilklerden biri: “Galatasaray – Fener Maçı”. MURAT MERİÇ (03.05.2020/gazeteduvar.com.tr)
2009 yılında Didem Pekün imzalı “Kor ve Ateş Yılları” isimli belgesel Tülay German'la dolaylı bir iletişim kurmamızı sağlamıştı. Dolaylıydı, çünkü filmde sadece German'ın ses kayıtları vardı. Kendisi film için görüntü vermemişti... Böyle de olsa film Tülay German’ı şarkıları dışında tanımayan birçok kişi için önemli bir hazineydi. Ayrıca, Tülay German’ın Düşmemiş Bir Uçağın Kara Kutusu ve Erdemli Yıllar isimli kitaplarından parçaları birinci elden duymamız da önemliydi. Çünkü bu kitaplar epeydir kolay bulunmuyor…
Umutsuzluk kötü. Beraberinde mutsuzluğu getiriyor. Hastalığı unutturup pembe bir tablo çizmek için söylemiyorum ama enseyi karartmamak için “önümüz bahar” vurgusunu yapmak istiyorum. Erik çıktı, çiçekler açtı, kuşlar cıvıldamaya, kediler yavrulamaya başladı. Yakında denize girilebilir günler gelecek. Girebilecek miyiz, bilmiyorum ama bunun hayalini kurmak güzel. MURAT MERİÇ (26.04.2020/ gazeteduvar.com.tr)
1965 yılında Arzu Film sahaların büyük yıldızı Metin Oktay'ın hayatını filme almıştı. Yönetmen koltuğunda Atıf Yılmaz vardı. Senaryoyu Safa Önal yazmıştı... Bugünden baktığımızda Taçsız Kral filmi Türk futbol tarihinin gerçek karakterlerinin ve gerçek mekanlarının kullanıldığı sinemamızın az sayıdaki filminden biri.
İngiliz edebiyatının üretken yazarlarından W. Somerset Maugham’ın “The Painted Veil” romanından beyazperdeye 2006 yılında üçüncü kez uyarlanan John Curran imzalı aynı adlı eseri, korona virüsüyle yatıp kalktığımız şu günlerde izlenmeyi bir kere daha hak ediyor.
Bugün 90'lar romantizmi yapılırken dipten derinden hareket eden Türkçe sözlü rock müzik konusuna pek değinilmiyor. 1990'larda birçok grup popüler olmamalarına karşın ısrarla Türkçe rock parçalar ürettiler. Kesmeşeker, Bulutsuzluk Özlemi, Whisky, Mavi Sakal, Pilli Bebek ve geri dönen Moğollar sadece aklıma ilk gelenler...
Rexx ile birlikte Atlas sineması da kapılarını kapadı. Şimdilik, hayatlarımızı alt üst eden salgın yüzünden evimize kapandığımız şu günlerde bu iki köklü ve bulundukları yerin ruhunu temsil eden sinemanın yokluğu belki de tam olarak hissedilmiyor. Ama bu salgın şüphesiz ilelebet sürmeyecek. Sinema salonlarına koşacağımız, perdede film izleme lüksüne (meğer ne büyük lüksmüş!) kavuşacağımız günler geri gelecek.
Covid-19 virüsü Uzakdoğu’da varlığını gösterip gerçeğimize girdiğinden beri aklımda tek bir film dolaşıp duruyor: Mistik Olay/ The Happening… Milenyumun hemen öncesinde “Altıncı His / The Sixth Sense” ile benzersiz bir başarı yakalayan M. Night Shyamalan, 2006 yapımı “Sudaki Kız / Lady in the Water” ile çaptan düşmeye başlamıştı. Eh, her film bir başyapıt olamayacağına göre, sevenleri Shyamalan’dan ümidini kesmemeyi sürdürdü. 2008 yapımı “Mistik Olay” bu bekleyişte ortaya çıktı.
Herkesin tedirgin olduğu aylardan söz ediyorum. Cuntanın kimi alacağı belli olmuyordu. Kenan Evren ve arkadaşlarının idaresindeki askerler, gecenin bir yarısı ya da sabaha karşı bir evi basıyor, alacaklarını alıyor, sonrasında uzun süre onlardan haber alınamıyordu. Çocuk aklımla mahallemizdeki kitapçı teyzenin askerler tarafından götürüldüğüne şahit olmuş, çok sevdiğim o kitapçı dükkanının uzun süre açılmamış olmasına üzülmüş, her gün heyecanla açılmasını beklemiştim. MURAT MERİÇ (12.04.2020/gazeteduvar.com.tr)
Hepimizin evde kaldığı bugünlerde dijital platformlardaki trafik epey arttı. Sosyal medyada, bir dayanışma örneği olarak, herkesin birbirine film, dizi önermesi ile birlikte, salgın dışındaki gündemimizin üst sıralarında diziler ve filmler yer aldı. Gündemdeki yapımlardan bir tanesi de The English Game. Futbolun doğuşunu konu eden dizi özellikle futbol "muhabbetinin" en yoğun olduğu Twitter'da hatırı sayılır bir ilgiye de mahzar oldu.
Liste yapmak zor iş. Kimi şarkıları seçip “bunlar bu türün en iyileri” demek daha da zor. Yine de, en azından tartışmak için böylesi listelere ihtiyaç var. Bu işe girişen Cumhur Canbazoğlu, memleketin en iyi gazetecilerinden. MURAT MERİÇ/ 29/03.2020-gazeteduvar.com.tr)
Her şarkısına koca bir hikâye, hatta kimilerine roman sığdırabilmiş emsalsiz şarkı sözü yazarımız Fikret Şeneş’in şarkılarından oluşan iki albüm aynı anda piyasaya çıktı. Aslında bir tribute albümü. Ama yapımcı firmalar, albümü ikiye bölmenin -en azından ticari anlamda- iyi olacağına karar vermişler ki CD1 ve CD2 şeklinde ayrı ayrı satışa sunuldu. NAİM DİLMENER (HÜRRİYET/12.10.2019)
Güzel Günler Göreceğiz, Büyükgönenç’in eski kayıtlarından oluşan bir albüm aslında. 12 Eylül 1980’de yapılan darbe, onun dinleyiciyle buluşmasını geciktiriyor. Dokuz yıl sonra yayımlandığında, etkisinden ve güncelliğinden hiçbir şey kaybetmemiş şarkılarla karşılaşıyor dinleyici –ki bugün dinlediğimizde de aynı etkiyi hissetmek mümkün: Bir yanıyla eski ama sanki dün yapılmış gibi. Zamansız bir albüm. MURAT MERİÇ (gazeteduvar.com.tr/09.09.2019)
Henüz haziran ama havalar ağustos havası. Bu sıcaklara şarkılarla katlanmak daha kolay. Yeterince yeni şarkı çıktı/çıkıyor. Hızlısı da var, yavaşı da. Söyleyenler de çeşitli; eskisi de var, yenisi de. Ve eskilerden yenilere uzanabilen tek isim Ajda Pekkan da tabii... Onsuz olmuyor! NAİM DİLMENER (HÜRRİYET/22.06.2019)
Bir önceki yazımın son paragrafı şöyle başlıyor: “Dayanışmanın yolunu bulduğu, gözleri yaşarttığı güzel hadiselerden biri bu.” Öyleydi. Yanılmadığımızı görmek, güzeldi. Bahar Şenliği, bu yıl sahiden “şenlik” oldu. Söyledim, tekrarlayayım: Bu, geleceğe dair umudumuzu güçlendiriyor. MURAT MERİÇ (gazeteduvar.com.tr)
Müziğimizin en güçlü, en popüler isimlerinden Barış Manço'nun, henüz bir lise öğrencisiyken yani 'sıfır noktası'nda yaptıkları bir albümde toplandı. Onun daha ilk günlerinden müziği değiştirmeye nasıl çabaladığını görmek isterseniz mutlaka dinleyin. NAİM DİLMENER (HÜRRİYET/16.02.2019)
Mazhar’ın durup dururken bunu gündeme getirmesini ters bulanlar var. Oysa gündeme getiren Alanson değil, bunu haber yapanlar ve sonrasında bunun üzerinden tartışma başlatanlar. Bunların bir kısmı durumu güne uyarlıyor ve “iktidara yakınlaşma çabası” olarak nitelendiriyor ama ortada AKP yokken de Mazhar bunu söylüyordu. Dahası, iktidara zaten yakındı. AKP iktidarına değil, genel olarak “iktidar”a. MURAT MERİÇ (gazeteduvar.com.tr)
Serdar Ateşer çok ama çok güçlü bir albüm yaratmış. Anadolu pop’un üstüne güzelce oturan, gayet şık duran, özetle yakışan bir kılık bu. NAİM DİLMENER (HÜRRİYET/08.12.2018)
Ali Ulvi ile Sinema adlı YouTube kanalımda, hem gösterime giren filmler ile ilgili film eleştirileri bölümünü, hem de mutlaka izlenmesi gereken filmler hakkındaki önerilerimi sizlerle paylaşıyorum. Film analizleri kapsamında, unutulmaz filmler ve haftanın filmlerine ek olarak, Altın Küre - Golden Globe ve Oscar başta olmak üzere, uluslararası film festivalleri bünyesinde yer alan filmlere ait yorum ve tavsiyelerimi bu kanalda bulacaksınız. Kısaca, vizyondaki filmler ile ilgili, hangi filme gidilir ya da hangi filmler izlenmeli gibi sorularınızın cevapları bu kanalda olacak. Kanalıma abone olmayı unutmayın. ALİ ULVİ UYANIK
Çeyrek yüzyılı aşkın, başta pop olmak üzere müziğin tarihini tutan, radyo programları üreten, kitaplar, eleştiriler yazan, plaklar çalan Naim Dilmener bu uzun yürüyüşün Gazete Pazar ile Radikal adımlarında kaleme aldığı yazılarıyla, müzik serüvenimizden önemli ve değerli isimleri bizlerle paylaşıyor.
Değeri ölümünden sonra anlaşılan İtalyan kökenli ressam-heykeltıraş Amedeo Modigliani’nin yaşadığı zorlu üç gün üzerinden sanat, sanatçı, bohem hayatlar, yaralı ruhlar ve tutunamayanlar gibi duraklarda gezinen ‘Modi: Deliliğin Kanadında Üç Gün’, ünlü aktör Johnny Depp’in imzasını taşıyor. Kayda değer bir çalışma olan filmde Al Pacino da az ama öz bir performans sergiliyor. UĞUR VARDAN (HÜRRİYET/02.08/2026)
23 Şubat 1966 Adapazarı doğumlu Murat Özer, ilk ve orta öğrenimini bu kentte tamamladıktan sonra Marmara Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu, Boğaziçi Üniversitesi Felsefe Bölümü ve İstanbul Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü’nde toplam 11 yıl öğrenim gördü; ancak üçünü de bitirmedi. 1990’da 2000’e Doğru dergisinde sinema yazılarına başladı...
Gündemdekilere ve vitrindekilere aldırmadan upuzun sinema tarihinden cımbızla seçilen hoş filmler, insan kokan öyküler, gözden kaçanlar, ıskalananlar, pamuklara sarılması gereken mütevazı başyapıtlar ve diğerleri Hilal Çetinder’in kaleminden Film Makarası’nda…
Bu yaz sinemalarda büyük beklenti yaratan bazı filmler, bekleneni veremedi. Spielberg’in yıllar sonra tekrar bir uzaylı hikayesi anlattığı İfşa Günü ve DC’nin yeni evreninin ikinci filmi olan Supergirl bu filmler arasındaydı. Onlar kadar iddialı olmayan Robin Hood’un Ölümü ise, hiç iz bırakmadan geldi, geçti. Bu yazımızda, onlara bir bakalım. Bir de Hollywood büyük bütçeli aksiyon sinemasını model alarak yapılmış bir Suudi Arabistan filmine göz atalım.
Sevilen şarkılar, Baki Kemancı’nın orkestra şefliğinde, Seda Gökkadar’ın yorumu ve sunumuyla bugün 20.45'te TRT Müzik'le yayınlanacak Bir Hoş Seda programında ekrana geliyor.
Yeni fotoğrafı görmek, müzikseverlerin beğenisinin ne kadar değiştiğini öğrenmek için yerli rockta ‘bütün zamanların en iyileri’ni sinemamuzik.com okurlarına ve müzik eleştirmenlerine sorduk. İlginç liste çıktı ortaya:
Her biri meslekte en az 20 yılı devirmiş müzik yazarlarımızın saptadığı yerli grupların ‘şeref tablosu’nda Moğollar, Bulutsuzluk Özlemi ile ‘orta yaş’a dayanmış akranlar mor ve ötesi ile Duman gözüküyor. Hemen enselerinde Kurtalan Ekspres ile Dervişan yer alıyor. Bir alt basamakta ise, az zamanda çok iş yapmış Hardal ve Mazhar Fuat Özkan bulunuyor. Aslında gözler Mazharlar’ı daha üstte arıyor da, ‘ticaret’in dozunu kaçırmak bazen böyle sonuçlara neden oluyor.
Sinemamuzik.com, bir çoğu Altın Portakal’da jürilik de yapmış sinema yazarlarına sordu: ‘Antalya Altın Portakallı en iyi film hangisi’?... Birinciler listesinde ‘kortej’e çıkan ve bütün zamanların Altın Portakal birincilerini değerlendiren 31 sinema yazarının katıldığı araştırmada, Zeki Ökten’in 1980 tarihli Sürü filmi 213 puan toplayarak birinciliği kazandı. Sürü’yü 204 puanla Muhsin Bey (Yavuz Turgul) ve 192 puanla Uzak (Nuri Bilge Ceylan) izledi.
Sinemamuzik.com sinema yazarlarına sordu: ‘İlk uzun filmini 21. yüzyılda çeken en iyi 10 yerli yönetmen kim?... 30 sinema yazarının katıldığı araştırmada bol ödüllü Emin Alper 195 puan toplayarak birinciliği kazandı. Alper’i 145 puanla Pelin Esmer ve 136 puanla Özcan Alper izledi. Emin Alper'i 27 sinema yazarı listesine alırken, Pelin Esmer’e 25, Özcan Alper’e 20 listede yer verildi. Bazı popüler isimler ön sıralarda yer alamadı.
Gazeteci Mansur Forutan, Doğan Kitap etiketiyle yayınlanan ‘Riff: 20. Yüzyılda Popüler Müzik’ kitabında 1950’lerin o ilk asi tınılarından 90’ların dijital devrimine popun tarihini, 'rock’n roll’ ruhuyla anlatıyor. 90’larda medya sektöründe dergiler yayımlayan, yazılar yazan Mansur Forutan, “Riff: 20. Yüzyılda Popüler Müzik” kitabında, 50’lerin o ilk asi tınılarından 90’ların dijital devrimine kadar uzanan gürültülü yüzyılın; tasarım, teknik ve ruh arasındaki o görünmez bağlarını inceliyor.
Popüler orkestralar ile grupların Türkiye serüvenini ‘Günlerin İçinden Canım’ / 100 Yıllık Türkiye Popüler Orkestralar ve Gruplar Tarihi (1923-2022) adlı internet sitesinde anlattım.
Türkiye´nin büyük kentlerinde yayında olan radyo kanallarının geniş listesi
Genç yaşına karşın uzun yıllardır rap müzikle uğraşan ´sinemamuzik.com´ okuru Emre Onaran sitemiz için şarkı yazdı. Yapıtını arkadaşı Uygar´la (Ragyu) birlikte seslendiren Emre Onaran´ın (Sürgün) videosu içeride:
Hemen her öğretmenin, okul müdürünün maratona benzettiği hayatın henüz başında biri Lezzet. Başka bir deyişle; böğürtlenli, limonlu, çilekli, çikolatalı, vişneli, karamelli, karadutlu dondurmalardan henüz tatmadı, sadece vanilyalının tadını biliyor. Onunla tanışmak için sayfaları çevirmen yeterli. Çelişki Bilmez Lezzet’in Geçmiş Zaman Maceraları Uğur Vardan’ın çocukluk anılarından yola çıkarak yazdığı öykülerden oluşuyor.
Ünlü grupların kuruluş öyküleri, müzik serüvenleri yakından takip edilse de isimlerinin nasıl doğduğu ve koyulduğu pek bilinmez. Meraklısı için ilginç bir liste hazırladık: