1961’de Ankara’da Hava Kuvvetleri Bando Komutanlığı bünyesinde Orhan Sezener’in şefliğinde kuruldu. Dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İrfan Tansel, orkestra için gereken emirleri vermiş, kadro kısa sürede toparlanmıştı. Glenn Miller orkestrasının solo trompetçisi ABDli yarbay Stanley, 1962’de Ankara’da görevli bulunduğu sırada Amerikan Büyükelçiliği’nde dinlediği Hava Kuvvetleri Dans ve Caz Orkestrası’nı çok beğenmiş, Türkiye’de kaldığı sürede orkestraya caz klasiklerinden repertuar kazandırmıştı.
Anadolu popun önemli isimlerinden Ersen, kısa süren Moğollar ve Kardaşlar birlikteliklerinden sonra Mart 1974’de kendi grubunu kurdu. Kuzeyin Kardaşlar’ı varsa, Doğu’nun da dadaşları olacaktı. Dadaşlar’ın ilk kadrosu çok güçlüydü: Taner Öngür (bas gitar), Kılıç Danışman (tuşlular), Fehiman Uğurdemir (gitar, bağlama), Mehmet Gözüpek (davul).
1976’da Mazhar Alanson (gitar, vokal), Fuat Güner (gitar, vokal), Özkan Uğur (bas gitar, vokal), Galip Boransü (tuşlular, vokal) ile Ayhan Sicimoğlu (davul) İpucu Beşlisi’ni kurdu. İki kanallı stüdyoda Ayhan Sicimoğlu’nun ilginç düzenlemeleriyle Heyecanlı ile Hop Otur Hop Kalk şarkılarını doldurup 45’lik halinde piyasaya sürdüler. İzzet Öz’ün TV programlarında yayınlanan, kimilerince ilk yerli videoklip kabul edilen Heyecanlı’nın siyah-beyaz görüntüleriyle İpucu ilgi gördü, plak da sattı ama, grubun özgün kadrosu fazla bir arada kalamadı.
Keleci, Ferdi Stater ile Cemal Reşit Rey’den dersler aldıktan sonra kantocu babaannesi Şamrah Hanım’a piyano çalarak 17-18 yaşlarında profesyonel oldu. 50'lerde İstanbul'un ünlü gazinolarında, otellerinde arkadaşları Çarli Rahçi ve Avusturyalı Willy ile müzik yapan piyanist Aleks Keleci, sonra Neşet (trompet), Dadik (davul), Guy de Rasenfos (keman) ve Talat'la (kontrbas) orkestrasını kurup çalışmaya başladı.
‘Bağlamasız’ grup, ilk plağı Deriko/Ali Paşa Ağıtı’nı Ocak 1970’de yayınlamış, Deriko, Modern Folk Üçlüsü’nü listelerin üst sırasına taşımıştı. İlk konseri Nisan 1970’de Timur Selçuk’la aynı sahnede veren Modern Folk Üçlüsü’nün artarda yayınladığı plaklar iyi satmış, üçlü gazeteler tarafından yılın grubu seçilmişti.
1965 sonunda Almanya’dan Türkiye’ye dönen Erkin Koray, orada kurduğu The Hiccups adlı grubun gitarcısı Bernhard Weber’ı yanında getirmiş, davulcu kardeşi Korkut Koray’ın da katılımıyla döneme göre sert sayılabilecek müzik yapmaya başlamıştı. Grupla bir yıl kadar çaldıktan sonra, kulüplerde ve salonlarda sahneye çıkmak üzere Ocak 1967’de Erkin Koray Dörtlüsü’nü kurmuştu.
Tarsus Amerikan Koleji öğrencilerinden Tibet Ağırtan, okul koridorlarında gezinirken müzik odasından davul sesi geldiğini fark etti. Anahtar deliğinden diğer şubedeki Murat’ı (Tümer) gördü davulda. Kaan’ın (Altan) gitar çaldığı öğrenilince 1979’da hemen grup kuruldu. Cevdet Tosyalı da vokal olarak gruba alındı. Grup müziğine en yatkın türün rock olduğuna karar verildi ve ilk hedef Milliyet Liseler Arası Müzik Yarışması’ydı. Ancak bir türlü Kıbrıs’tan gelen liseyi geçip bölgenin temsilcisi olarak İstanbul’daki finale gidilemedi.
1991-92 döneminde Galatasaray Lisesi'nde Tuna Kiremitçi (vokal, gitar), Cem Coşkun (akustik gitar), Kerem Doğrar (vokal, bas gitar) tarafından kuruldu. Bir süre üç gitarla giden grup, kadroya okul bünyesinden elemanlar aldı. Grup, Galatasaray Lisesi'ni müzik yarışmalarında temsil ettikten sonra biriktirdiği besteleri Mayıs 1996'da Denize Doğru albümünde topladı.
1963’de Behzat Kutluba, Altan Eke ve yedi yaşındaki Ercüment Ateş, Beşiktaş Halkevi’nde folklor çalışmalarına katılıyordu. Aynı tarihlerde Altan’ın kardeşi Rıfat Eke ile Bülent Ortaç, Ender Akacan ‘Kabataş Erkek Lisesi Müzik Kolu’na üyeydi. O yıl Beşiktaş Halkevi kapanınca bu iki grup bir arada müzik yapmaya karar verdi. Behzat kaval, Ercüment darbuka, diğerleri bağlama çalıyordu.
Fikret Kızılok’un 1974’de kurduğu, Turhan Yükseler (org), Siret Yurtsever (gitar), Eser Sayıner (davul, vurmalılar), Ataman Hakman (gitar, bağlama, sitar), Sahir Kayahan’dan (bas gitar) oluşan Tehlikeli Madde grubu, folk-rock yapacak, psychedelic rocku da ihmal etmeyecekti. Kızılok’un grupla çalışırken kaydettiği şarkılar arasında en ses getireni ‘Haberin Var mı?’ oldu ve Kızılok 1974 ilkbaharında Tehlikeli Madde’yle Anadolu turnesine çıktı.
1971’de İzmir’de dans müziği ve eşlik orkestrası olarak kuruldu. İzmir’e giden yerli, yabancı solistlerin arkasında çalarak tanınmışlardı. İzmir’den çıkan yetenekli birçok müzisyeni yetiştiren orkestranın kadrosunda...
1996’da Boston’da Mehmet Ali Sanlıkol (tuşlular, vokal) ile Onur Türkmen (gitar) tarafından kurulan, ilk albüm Black Spot’u 1998’de yayınlayan grup, o günlerde ‘Berkleeli Gençler’ diye biliniyordu. Seçkin müzik okullarından Berklee’de öğrenim gören ikili, yine okuldan arkadaşları Cengiz Baysal (davul), Roberto Castillo (vurmalılar), Ryan Woodward (tenor ve soprano sax), Fernando Huergo’yu (elektrikli bas) yanlarına alarak çokuluslu grup kurmuş, kulaklarını yerel ve evrensel her türlü gelişmeye açık tutmaya başlamıştı.
1921 Ankara doğumlu Necdet Koyutürk (piyano, kontrbas, akordeon) lise sıralarında profesyonel müzik hayatına adım attı. 1938'den itibaren beste yazmaya başlayan Koyutürk, tangoları yaratırken Batı müziği formunu, bizim müzik tadımızla kaynaştırarak yeni sentez yarattı. Necdet Koyutürk, 1949’dan itibaren her hafta İstanbul Radyosu'ndaki programlara orkestrası ile katıldı. Ayrıca, otuz yıl boyunca İstanbul Radyosu Tango Orkestrası'nın şefliğini üstlenerek tango programları yaptı.
Grubun öyküsü 1980’de İTÜ Türk Sanat Musikisi Devlet Konservatuarı öğrencileri Şenol Filiz (ney) ile Birol Yayla’nın (tanbur, ut, gitar) birlikte çalmaya karar vermesiyle başladı. Dost toplantılarındaki mini konserler 1990’da profesyonel çalışmalara dönüştü. İkili, ilk albüm Yansımalar’ı Şenol Filiz-Birol Yayla adıyla 1991’de yayınladı. Eğitimini aldıkları geleneksel müziğimizi Batılı tınılarla birlikte değerlendirerek, modern hayatın keşmekeşinde yalın soundu yaratmanın peşindeydiler.
2008’de Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde kuruldu. Caz tutkunu bando astsubaylardan oluşan Deniz Yıldızları Caz Orkestrası, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı personelinin moral ve motivasyonunu arttırmak, ülkede cazın gelişimine katkı sağlamak amacıyla hayata geçirildi. Orkestra ayrıca, Türkiye’de ve ülke dışında çeşitli festivallerde, organizasyonlarda, önemli günlerde sahne alarak, düzenlemeler yazarak caz müziğine katkıda bulundu.
Ankara Gazi Üniversitesi'nde müzik okuyan Cem Kısmet ile Ahmet Başbağlar, Doksanlar’da birlikte barlarda çalmaya başladı. Birkaç yıl sonra grup kurmaya karar verdiler ve 1970’lerin başında TRT'nin deneme yayınında ekranlara gelen animasyon Pilli Bebek'in adını aldılar. 1997'de kadroya Gürcan Konenç (davul) katılırken, 1999'da giden Ahmet Başbağlar'ın yerine bas gitara Cudi Genç geldi. Bu üçlü, biriken bestelerden oluşan ilk albüm Uyandırmadan'ı 2000'de yayınladı.
Piyasayı iyi bilen yapımcı Yeşil Giresunlu, 1982’de deneyimli müzisyenler Nilgün Onatkut, Mehmet Horoz, Atakan Ünüvar ile Şebgün Tansel’i bir araya getirerek, ABBA tarzında Beş Yıl Önce On Yıl Sonra grubunu kurdu. Kısa süre sonra Şebgün Tansel’in yerine kadroya Esma Erdem’i alan grup, ilk albümleri ‘****’i (Dört kişiden oluştuğu için) 1982’de yayınladı. Albümün bir yüzünde sevilen Türkçe pop şarkılarının yorumu, diğer yüzünde de Türk müziği klasiklerinin yorumları yer aldı.
Altmışlar’ın başında İstanbul'un nezih eğlence mekanlarından Çatı’da (Şişli Site Sineması üzerinde) arkadaşlarıyla müzik yapan İlham Gencer, o günlerde rağbet gören Latin orkestralarına öykünüp orkestrasına Los Çatikos adını koymuştu. İlham Gencer’in belirlediği programa göre orkestra önünde iki genç şarkıcı sırayla sahne almaktaydı. Emel Sayın caz parçaları seslendirirken, Ajda Pekkan çoğunlukla İtalyanca şarkılar söylüyordu. Orkestrada Şefik Uyguner, Sabahattin Tosun, Mehmet Tosun, Orhan Avşar da çalmıştı.
Deneysel müzik tarihimizin en önemli gruplarından olacak Nekropsi (İlk günlerde İngilizce yazılışı Necropsy’i kullanmışlardı), 1989’da İstanbul Nişantaşı Anadolu Lisesi’nde Cem Ömeroğlu (gitar, vokal), Cevdet Erek (davul, vurmalılar), Eren ile Umut tarafından ‘trash-speed’ yapmak üzere kurulmuştu. Konserlerle, canlı performanslarla sahnesiyle tekniğini geliştiren, dört parçalık ‘Speed Lessons Part 1’ (1992) demosunu çıkaran gruptan basçı ile gitarist gitmiş, geriye Cevdet ile Cem kalmıştı.
8 Aralık 1930 doğumlu Muvaffak Falay, Ankara Müzik Konservatuarı’nda trompet ve piyano eğitimi gördükten sonra orkestralarda çalmıştı. 1960’da İsveç’e yerleşti ve caz yapmaya başladı. Bir ara Okay Temiz’le kurduğu Sevda grubuyla etnik cazı deneyen Falay, ardından 70’li yıllarda oluşturduğu Maffy Falay Grubu’nda İsveçli ve Türk elemanlarla ‘beşli’, ‘altılı’ olarak çalışmalarını sürdürdü.
Müzik listelerinde Mabelmatiz ‘Umrumdışı'yla ile birinci, Sibel Can ile Eypio 'Kıyamam'la ikinci, Oğuzhan Koç 'Bunun Adı Aşksa' ile i üçüncü oldu.
Türkiye´nin büyük kentlerinde yayında olan radyo kanallarının geniş listesi
Prince'in ölümünden sonra yayınlanacak yeni bir albüm daha geliyor. 1977'den 2016'ya kadar uzanan, neredeyse kırk yıllık kariyerini kapsayan, daha önce yayınlanmamış on kayıttan oluşan "Timeless" albümü piyasaya sürüldü. Prince Estate tarafından Legacy Recordings ve Sony Music iş birliğiyle yayınlanacak albüm, sanatçının ünlü arşivinden materyalleri bir araya getiriyor ve Minneapolis'teki ilk kayıtlarından son canlı performanslarından birine kadar yaratıcı evriminin tüm sürecini anlatan ilk proje olma özelliğini taşıyor .
Marilyn Manson, yeni albümü One Assassination Under God – Chapter 2'yu 14 Ağustos 2026 tarihinde çıkarmaya hazırlanıyor. Manson geçen hafta albümden ikinci tekli Front Toward Enemy'i de yayınladı. Front Toward Enemy daha önce Ağustos 2024’te, “Raise the Red Flag” teklisinin CD baskısında B yüzü olarak şer almış, internet ortamında satışa sunulmamıştı.
Duman grubunun solisti Kaan Tangöze'nin, 2022 yılında Kurukafa Müzik etiketiyle yayınladığı ikinci solo albümü 'Aşık Mahzuni Şerif' Türküleri'ni şimdi de plak formatıyla müzikseverlere sundu. Aşık Mahzuni Şerif'in 10 bestesinin Kaan Tangöze tarafından akustik yorumlandığı albümde 'Çeşmi Siyahım', 'Boşu Boşuna' ve 'Haşlayın Beni' gibi besteler de bulunuyor.
Paul McCartney tarafından 1983’te yayınlanmış, sanatçının dördüncü solo albümüne adını veren şarkı. Say Say Say şarkısından sonra Aralık 1983’te albümün ikinci teklisi olarak yayınlanan Pipes of Peace (3:56) iki hafta İngiltere listelerinde zirvede kalıyor. Müzik otoritelerinin McCartney’nin zayıf dönemi olarak değerlendirdiği 80’lerin ilkyarısı için beklenmedik çıkış. Şarkı, McCartney’nin caz müzisyeni arkadaşı George Melly'nin isteği üzerine, barışçıl, gelecek için umut dolu şarkı hedefiyle ve bir çocuk örgütüne yardım amacıyla yazılıyor.
Yerli müzikte Hadise 'Ara Beni' ile birinci, Manifest-Ajda Pekkan 'Hileli' ikinci, Blok 3 'Sebebi Var' ile üçüncü oldu.
Rock ve müzik tarihinde bugün neler yaşandı? İşte tarihin sayfalarından birkaç önemli not:
Genç yaşına karşın uzun yıllardır rap müzikle uğraşan ´sinemamuzik.com´ okuru Emre Onaran sitemiz için rap şarkı yazdı. Yapıtını arkadaşı Uygar´la (Ragyu) birlikte seslendiren Emre Onaran´ın (Sürgün) videosu fotoğrafı tıklayınca:
Ahmet Baran ve Mine Geçili’yle özel şarkılar bugün 21.15’de TRT Müzik'te ekranlara gelecek Müzik Yolcuları programında.
Ersen’in yoldaşı olacak Dadaşlar grubunun kuruluşuna daha iki yıl vardır ve bu parçaların kayıtlarında Kardaşlar’dan Seyhan Karabay akustik gitar ile ıklığı, Taner Öngür bas, gitar ve kaşığı, Hüseyin Sultanoğlu davul ile bongoyu çalar; gitar ve bağlama bölümleri de Zafer Dilek’in elinden çıkar. Derli Kaval ve Kozan Dağı ile Ersen, Anadolu Pop’ta ağırlığı hissedilen bir isimdir artık. Kozan Dağı’na Ersen’in bestesi Anadolu ozanlarını aratmayacak derecede başarılıdır; Zafer Dilek’in düzenlemesi de.
İsmi Açık Hava Tiyatrosu; halkın ağzında Harbiye Açıkhava; kartvizitinde ise ‘Türkiye’nin Müzik Mabedi’ yazılı. Hem ülke, hem dünya kültür tarihinde bir Royal Albert Hall, Madison Square Garden, Olympia kadar önemli ve değerli bir amfitiyatro. Kent mimarisi için de önemli merkez. Batılı örneklerine benzer şekilde bir eğlence vadisinin ortasında bulunuyor. En üstte Hilton, biraz altında, günümüzde adı İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı olmuş meşhur Spor ve Sergi Sarayı, Açıkhava Tiyatrosu, Küçük Çiftlik Park lunaparkı ve ismi sürekli değişen stadyum…
Birçok müzik türü gibi, 'grunge'ın da net bir doğuş veya bitiş tarihi yok. Sahnenin kilit isimlerinin çoğu bugün hala aktif ve mirası sırtlayan yeni gruplar ortaya çıkmaya devam ediyor. Loudwire dergisi 'grunge'ın vitrinde olduğu günlerin en iyilerini saptadı: