Paylaş   
05.11.2011

´HALİMİZE KARŞILIKLI GÜLEBİLİYORUZ´

/

"Biz işçi çağırdık ama ´insan´ geldi" demişti, İsviçreli felsefeci Max Frisch; 1960´lardaki işçi göçüne dair. Doğma büyüme Almanyalı olan Yasemin Samdereli´nin yönettiği, bu yıl Berlin Film Festivali´nde büyük ilgi gören Almanya´ya Hoşgeldiniz / Willkommen in Deutschland adlı film, göçe farklı bir pencereden bakıyor. Almanya´ya ilk giden işçilerin hikayesini ele alan, bu hafta vizyona giren film göçün ´insani´ tarafını mizahi bir dille anlatıyor. Yönetmen Samdereli, kendi yaşadıklarından yola çıkarak çektiği filmi ve Almanya´ya göçü SABAH´a anlattı.

ALMALAR DA BİZİ ´GÖRMEYE´ BAŞLIYOR: "Araba, yaldız paketli yiyecekler ve bolluk bizim işçi göçümüzün önemli simgeleri. Dönemin Türk filmlerinde Almanya´dan ziyarete gelen akrabalar getirdikleri kucak dolusu hediyelerle o dönemin imajını oluşturdular. Nice filmlere konu oldu. Almanlar´ın tuvalet adabı, ilişkilerdeki serbestlik gibi karşılaştığımız kültürel çelişkiler de bize göre bildik ama Almanlar´a yeni gelen şeyler. Yani bizim bakış açımızın farkında değillermiş. Almanlar´ın bu filmi sevme nedeni meseleleri kara mizahla anlatması. Böylece çuvaldızı rahatlıkla onlara da batırıyoruz. Bilmedikleri bir ülkenin köyünden gelen bu işçilerin ´yaban´ değil birer insan olduğunu, mesela pislik ve temizlik anlayışı bakımından Almanlar´ın bize göre daha geride olduğu gibi detayları gösteriyoruz."

ALMANLAR KLİŞELERE TESLİM: "Almanlar veya genelde Avrupalılar bizi klişelere dolamaktan imtina etmiyorlar. Üç milyon vatandaşımızın aynı olması mümkün mü! Kızların işi biraz daha kolay. Şevkatle yaklaşıyorlar. Ama erkeklerin işi daha zor çünkü ´kaba saba´ dayakçı klişesinden kurtulamadılar maalesef. Filmde tipik Türk kadını sayılabilecek anneyi özellikle kişilikli ve mücadeleci yapmamız kendi ailemizden gördüğümüzle ilgili. Gelgelelim bunu da Almanlar ´gerçekçi´ bulmuyor. Güçlü bir Türk kadını portresine inanmıyorlar. Bu da onların saplandıkları klişeler işte."

KARŞILIKLI KÜLTÜR ŞOKU YAŞANDI: "Karşılıklı uyuşamadıysak her iki tarafın da hatası var. Ama bunu bireylerin değil, bu işçi göçünü sadece iş gücü olarak gören her iki devletin hatası olarak görüyorum. Karşılıklı kültür şoku yaşandı ve ayrı düşüldü. Aile öyküsü dünyanın her yerinde aynıdır. Türk veya Alman farketmiyor. Kadın dışarda erkek kadar çalışsa da evde maalesef hizmet etmesi gerekiyor."

ALMANYA´DA KABUL GÖRÜYORUZ: "Berlin Film Festivali´ndeki gösteriminde salondaki alkışlardan sonra başardığımızı anladım. Almanya Cumhurbaşkanı Christian Wulff´un bizzat yanıma gelip filmi çok beğendiğini söylemesi harikaydı. 50 yıl sonra her iki taraf olarak halimize gülebilmek az şey değil. Bizler burada sanatçı olarak ne kadar önemli şeyler de yapsak kabul etmeleri zor oluyor. Son zamanlarda daha kabul görüyoruz."

AİLEMİZ HEP DESTEK OLDU:
"Dedem buraya ilk gelenlerden. Gayet açık fikirli bir çevrede yetiştik. Mükemmel Almanca öğrendik, sinema okullarında okuduk. Babam Berlin- İstanbul hattında otobüs şoförlüğü yaptığından Almanca öğrenmeye pek kalkışmamış. Ama annem fabrikada çalıştığı için Almancası daha iyidir."

FATİH AKIN ÖNÜMÜZÜ AÇTI: "Fatih Akın bizim önümüzü açtı ve Almanya´daki Türk sinemacıların öne çıkmasını sağladı. Ama onun dramatik anlatım tarzı yerine ben komediyi tercih ediyorum. Çünkü bu yeni bir şey. Mevzu zaten ağır. Eski sinemacılara hayranım, örneğin Alman sinemacı Ernst Lubitsch´ye (1891-1947) hayranım. Onun alaycı ve dokunaklı komedilerinden esinlendim."
ESİN KÜÇÜKTEPEPINAR (SABAH/05.11.2011) ÖZGÜN HABERE GİDİN

Diğer Haber Başlıkları
Yorumlar

115
0
139
0
120
0
162
0
151
0
121
0
122
0
128
0
164
0