Paylaş   
02.12.2018

IRKÇILIĞA KARŞI OMUZ OMUZA...

/

Yarım saat sonra konser vereceğin salonda yemek yemek istiyorsun ama renginden dolayı izin vermiyorlar. Az sonra müziğinle eğlendireceğin insanlar arasına alınmıyorsun. Durumu anlatıyorsun, nazik ifadelerle insanlık dışı hallerini geçmişteki örneklerle (!) açıklıyorlar: "Bakın, buraya önce de NBA şampiyonu Boston Celtics takımı geldi, onlara da siyahi oyuncularını içeri alamayacağımızı bildirmiştik"...
'Yeşil Rehber' ('Green Book'), 1962'de geçen ve Amerikan tarihinin bitmez tükenmez günahlarından biri olan ırkçılığa dair bir öykü anlatıyor. Filmin iki ana karakteri var: Biri İtalyan kökenli, gece kulüplerinde 'fedailik' yaparak hayatını kazanan ama çalıştığı mekân bir süreliğine kapanınca geçici bir iş bakan Frank Anthony Vallelonga ya da yakın çevresinin Tony Lip diye çağırdığı iki çocuk babası bir beyaz; diğeri de Dr. Don Shirley sahne adını kullanan siyahi bir müzisyen. Shirley, 'Caz Trio'suyla birlikte 'Derin Güney'e kadar uzanan iki aylık turnesi için bir şoföre ihtiyaç duyuyor, Tony Lip başta nazlansa da karısı Dolores'in ikna olması sonucu işi kabul ediyor.

Driving Mister Shirley...
Evine gelen siyahi işçilerin limonata içtikleri bardakları çöpe atacak kadar ırkçı bir yapıya sahip olan İtalyan kökenli şoförle müşterisi arasındaki kültürel refleksler ve hayata karşı duruş açısından var olan farklılıklar ve mesafeler, bir süre sonra önemsizleşiyor, yok oluyor ve zamanla, sarsılmaz bir dostluğun temelleri atılıyor.
Kardeşi Bobby'yle birlikte çektikleri 'Salak ile Avanak', 'Ah Mary Vah Mary', 'Kingpin' gibi absürd komedileriyle tanınan Farrrely Biraderler'den Peter'ın bu solo çalışması, sinema serüvenindeki baskın çizgilerin dışında bir yapım. 'Yeşil Rehber', genel olarak aynı rotanın klasiklerinden sayılan ve Güneyli yaşlı bir kadınla siyahi şoförünün süreç içinde biçimlenen dostluğunu anlatan 'Driving Miss Daisy' tadında bir yapıya sahip. Irkçılığın insanlık dışı tezahürleri açısından da öyküde karşımıza çıkan kimi anlar ve olaylar itibariyle de film, ünlü atlet Jesse Owens'ın hayatını anlatan 'Race' ve bu yılın başında gösterime giren 'Mudbound'la birinci elden akraba. Dostlukları ölüme kadar süren gerçek karakterlerden (bu arada Tony Lip daha sonra oyunculuk serüvenine atılıp 'Godfather'le başlayan kariyerinde birçok filmde küçük rollerde boy göstermişti) sinemaya taşınan bu öykünün senaryosuna Vallelonga'nın oğlu Nick (ki filmde 'Augie' adlı bir karakteri de canlandırıyor) katkıda bulunmuş.

'Elit'le 'bıçkın'...
Peter Farrelly, ismini 1936'dan 1966'ya kadar piyasada bulunan ve siyahların Güney'i ziyaret ettiklerinde problem yaşamamaları için nerede kalıp, nerelere rahatça girip çıkabileceklerini gösteren bir rehber kitaptan alan bu son yönetmenlik çabasında, yer yer komedinin de ön plana çıktığı ama daha çok duygusal gelgitlere dayalı bir anlatımı tercih etmiş. 'Yeşil Rehber'in en önemli yanı ise sanırım oyunculukları. Tony Rip'te Viggo Mortensen çok başarılı bir 'bıçkın İtalyan' portresi çiziyor. Danimarka kökenli aktör, muhtemelen bu filmdeki performansıyla Oscar'larda 'En İyi Erkek Oyuncu' dalının beş adayından biri olacak. Keza Aretha Franklin, Chubby Checker ya da Little Richard gibi popüler siyahi müzisyenleri tanımamış, hayatında hiç kızarmış tavuk yememiş 'elitist' Dr. Donald Shirley'de izlediğimiz Maherslaha Ali de çok başarılı. Fakat iki yıl önce 'Moonlight'taki performansıyla 'En İyi Yardımcı Erkek' ödülünün sahibi olmuştu; bu yıl yine aday olur mu bilemiyoruz tabii ki...
2013'te aramızda ayrılan (Vallelonga 4 Ocak'ta, Shirley de 6 Nisan'da vefat etmiş) bu ikilinin, hayattaki eksikleri üzerinden birbirlerine kol kanat germe yolculuğunun alçakgönüllü ifadesi olan 'Yeşil Rehber', etkileyici bir dostluk ve dönüşüm öyküsü anlatıyor, kaçırmayın derim... UĞUR VARDAN (HÜRRİYET/01.12.2018)

Diğer Haber Başlıkları
Yorumlar

115
0
139
0
120
0
162
0
151
0
121
0
122
0
128
0
164
0
125
0