Paylaş   
24.06.2018

KESKİN NİŞANCI

/

AMERICAN SNIPER/ YÖNETMEN: Clint Eastwood/ OYUNCULAR: Bradley Cooper, Sienna Miller, Kyle Gallner, Cole Konis/ SENARYO: Jason Hall/ GÖRÜNTÜ: Tom Stern/ 2014, ABD/ 132 dakika

STAR TV 20.00

Donanma SEAL komandolarından Chris Kyle, silâh arkadaşlarını korumak için Irak´a gönderilir. Keskin ve isabetli atışları sayesinde savaş alanında çok sayıda hayat kurtarır. Görevleriyle ilgili hikâyeler yayıldıkça "Efsane" lâkabını kazanır. Ancak ünü düşman hatlarının gerisinde de yayılmaktadır ve kafasına ödül konmasıyla birlikte isyancıların öncelikli hedeflerinden biri haline gelir. Ayrıca iyi bir koca ve baba olmak için de zorlu bir uğraş vermektedir.


ALİ ULVİ UYANIK (beyazperde.com): ´... Keskin Nişancı"nın, örneğin Jean-Jacques Annaud´nun "Kapıdaki Düşman"a benzer (Enemy at the Gates) keskin nişancı rekabetinden dem vurabiliriz. Fas´ta çekilmiş çatışma sahnelerinin gerçekliğinden bahsedebiliriz. Eastwood´un hikaye anlatma yetkinliğinden kuşku duyan olmadığına göre, parlak cümleler kurabiliriz. Bradley Cooper´ın karakteri ´giyinmedeki´ başarısından söz edebiliriz. Ama sorun şu ki, biz bu filme bir ABD vatandaşının baktığı gibi bakamayız. En azından ben öyle bakamıyorum... En önemli nokta şu: Bu filmle karşı karşıyayız da...Çapraz biçimde karşı karşıyayız. "Keskin Nişancı"nın hitap ettiği kitle, Kyle´ı ulusal kahramanları olarak gören, cenazesinde yolları dolduran ABD halkı! Benim karşımda ise Ortadoğu´nun dramatik tarihi ve gerçekleri duruyor. Film, benimle Irak işgalini tartışmıyor. İşgal sonrasından bir gerçek hikaye anlatıyor. Ben ise filmin çerçevesi içine giremiyorum zaten!

MEHMET AÇAR (HABERTURK) :... ´ Keskin Nişancı, Irak Savaşı´nın gerekliliğine inanan, milliyetçi ve militarist bir bakış açısına sahip. Bölgeye istikrar getirmeyen, silah tüccarlarının ve terörizmin ekmeğine yağ süren petrolün başrolde olduğu kanlı bir savaştan söz ediyoruz. Bunları unutup keskin nişancı Kyle´ın dramına, onun başarılarına, kahramanlığına, fedakârlığına odaklanmak Amerikalılar için kolay olabilir. 6 dalda Oscar´a aday olması Akademi´nin de bu rüzgâra kapıldığını gösteriyor. Ama sinemanın her koşulda barışçı ve savaş karşıtı mesajlar vermesi gerektiğine inananlar için savunulabilir bir bakış açısına sahip olduğunu sanmıyorum.... Savaşla sivil hayat arasındaki ani geçişler başta olmak üzere filmin en dikkat çekici yanı montajı. Film için kilo alan Bradley Cooper´ın performansı da başarılı. Ama genel olarak, Oscar´larda en iyi film kategorisinin en zayıf halkası olduğunu düşünüyorum.´

UĞUR VARDAN (HÜRRİYET): ´... Eastwood ise benim için yönetmenlik serüveninde yaptığı işler bakımından ´vicdanlı´ yaklaşımların sahibidir. Lakin bu kez gözü kararmış ve adeta 70´ler boyunca ´Dirty Harry´ üzerinden kendisine yöneltilen ´faşist´ suçlamalarını haklı çıkarır bir çizgiye gelmiş. Aslında ´Keskin Nişancı´yı, ülkesi Amerika´da orta sınıf için uygun bir film haline getiren ve alkış tutulmasına neden olan unsurların başında, özellikle IŞİD´in son eylemleri olduğu kanısındayım. Film, bir anlamda "İşte bu adamlar böyle, herkesi asıp kesiyorlar. Biz, Irak´ta bu gibilere karşı mücadele ettik. Yani onları öldürürken haklıydık" mantığıyla kendine savunma alanı yaratıyor. Yönetmenin, yapım notlarından gördüğümüz kadarıyla filmine yaklaşımı ise şöyle: "Savaşın bir insanda yol açtığı yaraları ve tüm aile üzerinde neden olduğu baskıları gösteriyor."

KEREM AKÇA : ´... Amerikan siyasi tarihinin en zalim askerini eski model süper kahraman iyimserliğinde, tozpembe bir anlayışla çizen, bir garip milliyetçilik, militarizm ve emperyalizm kutsaması. "Keskin Nişancı", Eastwood´un kariyerinin en altlarına yerleşmekte zorlanmazken, 2000´lerdeki Ortadoğu cephesine tarihsel bir ekleme yapıyor. "Ölümcül Tuzak"la ikizlik ilişkisi kurarken; katilliği, savaşı özendirmekle kalıyor.´

BURAK GÖRAL (SÖZCÜ): ´... Eastwood ´kahraman´ının peşinden giderek onu bir milli kahraman olarak görüp filmi tümüyle bu fikir üzerine kuruyor. Chris Kyle askerlik hayatı boyunca kadın ve çocukların da dahil olduğu 160 kişiyi öldürüyor ve bu konuda bir rekor kırıyor. Bu anlamda Chris´e ait küçük bazı vicdan cümleleri ve Chris´in karısıyla yaptığı birkaç diyalog dışında karşı bir fikir sunmuyor film. Eastwood filmini ´ama bu adam da böyle bir adam işte´ şeklinde anlatmıyor, ona haklı nedenler verip kahraman ilan ediyor. Daha çocukluğundan itibaren hayvan avlamaya alıştırılarak ´vatansever´ bir asker olarak yetiştirilen Chris´i bize de sevdirmeye çalışıyor... Bizim onu sorgulamamıza bile neredeyse hiç izin vermiyor. Bunun dışında filmin sinematografisi birinci sınıf. Sniper sahneleri ve diğer tüm aksiyonlu çatışma sahneleri çok iyi. Ama film ve senaryo, yönetmen Eastwood´un bizi daha önce alıştırdığı zariflikte değil. Kaba saba bir milliyetçilik filmin her tarafına sinmiş...´

OLKAN ÖZYURT (SABAH): ´... Eastwood´un kahraman olarak sunduğu aslında bir çocuk katili! (Zaten filme göre de her Müslüman potansiyel terörist) Irak´tan dönünce de kendini gazilere adayan Kyle, yine bir ABD´li tarafından kendi vatan toprağında öldürülüyor. Eastwood gibi usta bir sinemacının Kyle´ın hikayesindeki trajediyi (yani Irak´ta koruduğu askerlerden biri tarafından ABD´de öldürülmesi) görmemesi olası değil. Hatta bir adım öteye gidip Tanrının Vadisinde filminde olduğu gibi meseleyi sorgulamak hiç de zor değil. Ama Eastwood bütün bunları bir kenara itiyor, son derece hamasi duyguların esiri olup, adeta Kirli Harry dönemine dönüyor ve toptancı bir bakışla hem Müslümanları tukaka ediyor, onları kötü adamlar ilan ediyor, hem de ´benim askerim bir kahramandı´ demeye getiriyor. Buram buram ABD propagandası kokan bu filmi çekmeye Eastwood nasıl ikna olmuş anlamak gerçekten güç...´

NOT: KANALLAR PROGRAM AKIŞINDA DEĞİŞİKLİK YAPABİLİR.

Diğer Haber Başlıkları
Yorumlar

115
0
139
0
120
0
162
0
151
0
121
0
122
0
128
0
164
0
125
0