Paylaş   
12.04.2018

SESSİZ BİR YER

/

A QUIET PLACE

İki küçük çocuğu olan bir aile, izole bir kırsalda sakin bir yaşam sürmektedir. Henüz büyüme çağlarında olan çocuklar da, ebeveynleri de hiçbir şekilde ses çıkarmamakta, konuşmamakta sadece işaret diliyle anlaşmaktadır. Ancak bunun sebebi konuşamıyor olmaları değildir. Aile ses yapacak her türlü hareketten uzak durmaktadır. Ancak günün birinde bu sessiz, sakin hayat, küçük çocukların oyun oynarken bir lambayı devirmeleriye altüst olur. Durgun sessizliğin içinde çıkan bu ses, ailenin peşindeki varlığın dikkatini hemen çekecek ve aile sessizliklerini bozmanın bedelini ağır ödeyecektir.

SEANSLAR


YÖNETMEN:
John Krasinski



OYUNCULAR:
Emily Blunt
John Krasinski
Noah Jupe
Millicent Simmonds


SENARYO:
Scott Beck
John Krasinski
Bryan Woods


GÖRÜNTÜ YÖNETMENİ:
Charlotte Bruus Christensen


MÜZİK:
Marco Beltrami


YAPIM:
2018, ABD


DAĞITIM:
UIP


SÜRE:
90 dakika



FİLMİN SİTESİ:
Web sitesine gidin





Video Galerisi
Yazar
- -
ATİLLA DORSAY (t24.com.tr): ´... Bu çok az konuşmalı ve çok az ´gürültülü´ film, kısa zamanda seyirciyi öylesine avucunun içine alıyor ki... Doğadaki çekimler kadar, çok iyi tasarlanıp kurulmuş iç mekanların etki gücü yüksek.Ve en az düzeyde kullanılmış özel efektler ve usta besteci Marco Beltrami´nin çok ekonomik müziği de, bizleri ailenin tüm bireyleriyle birlikte olup bitenlerin tam içine atıyor sanki...Müzikte Neil Young´ın Harvest Moon şarkısını da unutmadan... Tüm o yapay, abartılmış ve görsel/işitsel şoklarla yürüyen son dönem korku filmlerinden sonra, Sessiz Bir Yer bambaşka bir etki yapıyor. Gerçek hayatta da bir çift olan Emily Blunt ve John Krasinski çok iyi birer portre çiziyorlar. Özellikle de Blunt. Ama evin kızında TV´den gelme gencecik oyuncu Millicent Simmonds´a özel bir övgü. Bu denli iyi olmasında doğuştan sağır olmasının da etkisi olabilir mi ? Belki... Ama tam rolüne oturduğu ve filme hayli katkıda bulunduğu kesin...´

MEHMET AÇAR (HABERTÜRK): ´... Senaryoya da katkıda bulunan yönetmen John Krasinski´nin belli ki asıl amacı, sese duyarlı canavarlarla aile arasındaki mücadeleyi görsel olarak benzersiz bir gerilim filmine çevirmek... Krasinski´nin yönetmen olarak başarısı, sesin ölüm anlamına geldiği bir dünyayı itinayla kurması. Ama kendi adıma Emily Blunt´ın oynadığı anne karakterinin fiziksel olarak çok acı çektiği ve zor durumlarda kaldığı sahneleri sevdiğimi söyleyemem. Krasinski, anne için işkenceye dönüşen bu sahneleri gerilimin zirvesi olarak planlamış ama bence biraz zorlama olmuş. Ayrıca Krasinski´nin, canavarların olduğu sahnelerde ´Alien´ başta olmak üzere benzer yaratık filmlerinden çok farklı bir kulvar açamadığını düşünüyorum. Yine de ´Sessiz Bir Yer´in, özgün konseptiyle baştan sona ilgiyle izlenen kayda değer bir korku gerilim filmi olduğunu söyleyebilirim.´

UĞUR VARDAN (HÜRRİYET): ´... Krasinski, ´Sessiz Bir Yer´de kendince bir atmosfer kurmayı başarıyor ama öykü kendi içinde inandırıcılık açısından o kadar defo barındırıyor ki, hele finalde gelinen nokta, filmin adeta kendi kendisini inkâr etmesine neden oluyor. Sessizliğin yaşamak için tek kriter olduğu bir ortamda yeni bir çocuk isteği de film boyunca yanıtını bulamadığımız bir mesele olarak duruyor. Daha önce kaybettikleri çocuklarının hatırasına mı böyle bir hamleye soyunuyorlar, anlaşılmıyor. Üstelik aile, "Böyle bir dünyaya çocuk getirmek istemiyorum"un gerçekten de karşılığının olduğu bir ortamda hayatını sürdürüyor... Öte yandan sessizliği bozma adına öykü boyunca sahaya sürülen istem dışı olayların birçoğu da fazlasıyla zorlama (dolayısıyla birçok sahne ´Seyirciyi gereyim´ derken pek de germiyor). Ayrıca hikâyenin kilit noktalarından birini, Tim Burton´ın ´Mars Attacks´ı daha zekice ve esprili bir şekilde hallediyordu. Kimi kadrajları itibariyle ´Alien´ ve ´Dünyalar Savaşı´nı fazlasıyla çağrıştıran ´Sessiz Bir Yer´in metaforik anlamda bir değerinin olduğunun altı çizilebilir: Sesini yükselten toplumlardan hoşlanmayanlar için ilham kaynağı olması... Bu arada ailenin kutsanmasında ya da göklere çıkarılmasında bir problem yok ama işin içinde Amerikan sineması olunca kameranın ayarı kayıyor.´

CÜNEYT CEBENOYAN (BİRGÜN): ´... Nereden, nasıl çıkıp geldikleri bilnmeyen, kör ama çok hızlı ve muazzam iyi işiten yaratıklar insanoğlunun soyunu neredeyse tüketmiş. Geriye tabii ki bir Amerikalı aile kalmış, Rus aile kalacak değil ya! Tabii ki bu aile gelenekselliği ve muhafazakarlığı temsil etmekle yükümlü olduğu için, bir mısır tarlasının ortasında, kırsalda yaşıyormuş. New York´ta "açık ilişki" içinde olan liberal bir aile olacak değil ya! İşte onca teknolojiye sahip olan insanoğlu bu kör ve dişlerinden başka silahı olmayan yaratıklarla baş edememiş de bu aile baş edecekmiş. Yerseniz seyrediniz. Dediğim gibi, ben anlamadım bu filmin hakkında koparılan yaygarayı. Buna benzer binlerce film gördük, çoğu da daha mantıklıydı. Bu saçma sapan bir şey.´
Diğer Haber Başlıkları
Yorumlar

115
0
139
0
120
0
162
0
151
0
121
0
122
0
128
0
164
0
125
0