Paylaş   
19.02.2018

MENDİLLERİ HAZIRLAYIN...

/

Kaş'ta babasıyla birlikte tekne işleterek hayatını kazanan genç bir adam: Ali... Tek gecelik ilişki sonucu baba olur ve sonrasında oğlu Efe'yi tek başına büyütmek zorunda kalır. Lakin hayatına renk vermesini beklediği Efe, iletişim sorunları olan bir çocuktur ve bu Ali için büyük bir yıkımdır.
Kıvanç Tatlıtuğ'u 'Kelebeğin Rüyası'ndan yaklaşık beş yıl sonra seyirciyle buluşturan 'Hadi Be Oğlum', baba-oğul arasındaki iletişim sorunları üzerinden ilerleyen bir öyküye sahip. Reklamcılıktan gelen Bora Egemen'in ilk uzun metrajlı çalışması niteliğindeki yapım titiz prodüksiyonu ve tatmin edici görselliğiyle dikkat çekiyor. Lakin senaryo problemli. Bir kere çocuğun hastalığının ismi film boyunca telaffuz edilmiyor ve ortadaki problem konusunda seyircinin zihninde karışıklık yaratılıyor (anladığımız kadarıyla Efe otistik). Öte yandan Ali'nin, benzer bir kaderi paylaşan (o da eşini kaybetmiş ve Ali'yi yalnız başına büyütmüştür) babası Haşmet'in öyküyü terk etmesi sahnesi de fazla zorlama. Bence senaryoda bir başka cevap bulamayan soru da son derece yakışıklı biri olan Ali'nin, yıllarca hayatına neden hiçbir kadını sokmadığı ve oğlunu yeni bir 'anne' adayıyla tanıştırmadığı. Böyle bir durum olabilir mi; olur ama filmin bu konuda bana kalırsa ikna edici bir yanıtı yok.
Öte yandan Kıvanç Tatlıtuğ çok iyi bir performans ortaya koymuş. Keza babada yılların oyuncusu Yücel Erten, minik Efe'de de Alihan Türkdemir... Keşke bu çabalar daha iyi yazılmış bir senaryoyla değerlendirilebilseymiş. Dolayısıyla 'Babam ve Oğlum' türü bir çizgi üstü melodram fırsatı kaçmış. Yine de seyircisini belli noktalarda duygusal açıdan yakalayacak ve gözyaşlarını teslim alacak bir film 'Hadi Be Oğlum'. UĞUR VARDAN (HÜRRİYET/16.02.2018)

Diğer Haber Başlıkları
Yorumlar

115
0
139
0
120
0
162
0
151
0
121
0
122
0
128
0
164
0
125
0