Paylaş   
14.02.2018

SUYUN SESİ

/

THE SHAPE OF WATER

Gizli ve yüksek güvenlikli bir devlet laboratuvarında temizlikçi olarak görev yapmakta olan Elisa, iş arkadaşı Zelda ile devletin yaptığı gizli bir deneyi keşfeder ve suda hapsedilen insansı bir yaratığı acımasız deneyden kurtarmaya çalışırlar. Bu çok gizemli yaratık sadece karanlık, sulu derinliklerden çekilmenin ötesinde, suyun temel özelliklerine sahip gibidir. Gördüğü her insanın psişik çizgilerini alıp, saldırganlığı ve acımasız sevgiyi yansıtabilmektedir.

SEANSLAR


YÖNETMEN:
Guillermo Del Toro


OYUNCULAR:
Sally Hawkins
Michael Shannon
Richard Jenkins
Octavia Spencer
Michael Stuhlbarg
Doug Jones
Lauren Lee Smith


SENARYO:
Guillermo Del Toro
Vanessa Taylor


GÖRÜNTÜ YÖNETMENİ:
Dan Laustsen



MÜZİK:
Alexandre Desplat



YAPIM:
2017, ABD


DAĞITIM:
TME Films


SÜRE:
123 dakika



FİLMİN SİTESİ:
Web sitesine gidin





Yazar
- -
ATİLLA DORSAY (t24.com.tr): ´... Artık perdenin fantastik sinema türündeki sayılı dehalarından olan ve bu alanda ABD damgalı klasik üstün-adam masallarını çoktan aşan Del Toro, aslında karşımıza izlenmesi çok kolay olmayan bir filmle geliyor. Görünürde ikisi de çekici olmaktan çok uzak kahramanlar; arka planda kimi zaman çetrefil duran dönem entrikaları. Ve sanki yer yer bir şiir eksikliği: Disney uyarlamalarından Jean Cocteau´nun klasik siyah-beyaz başyapıtına birçok filme kıyasla.... Ama filmin artıları da çok. Yaratıkta 1950´lerin korku filmlerinden yola çıkıp (en çok B filmi klasiği The Creature of the Black Lagoon- Mavi Göl Canavarı anılıyor) böylesine bir gerçekçiliğe ulaşmak. (artık envai çeşit renklerimiz, geniş perdemiz ve harika dijital kameralarımız var!) Ve bunu yaparken, perdede o iki son derece farklı varlık arasında en azından inandıran bir ilişki kurmak az marifet değil!.. Ayrıca da dönemin kültürünü hayli doyurucu biçimde yansıtmak...´

CÜNEYT CEBENOYAN (BİRGÜN): ´... Filmin finalinin de Mevleviliğin Şeb-i Arus törenlerinin mantığıyla uyumlu olduğunu belirteyim. Düğün gecesi anlamına gelen Şeb-i Arus, ölüp Allahla bir araya gelmeyi anlatır. Filmin kahramı Elisa da ölüp, bu dünyanın dışına çıkıp, sualtında tanrıyla birleşiyor. İkilinin "düğünü" denizde gerçekleşiyor. Finalde okunan şiirde bir Arap şiiriymiş. Hawkins, Spencer, Jenkins ve Shannon gibi büyük oyuncular büyük oynuyorlar filmde. Bütün yan karakterler ete kemiğe bürünüyor. Atmosfer desen müthiş. Yaraları iyileştiren, dertlere derman olan, ölüp, yeniden dirilen bir nevi İsa´nın canavar olarak portresini çizerek özünde dinsel bir mesel olan Suyun Sesi, yılın en iyileri arasında yer alıyor. Hem bir tanrı göreceksem, "Kutsal Geyiğin Ölümünde"ki intikamcı bir ergen olarak tasfir edilen tanrı yerine, Suyun Sesi´ndeki iyi tanrıyı bin kere yeğlerim.´

KEREM AKÇA (POSTA): ´... Fetiş objelerden yola çıkarken unutulup gitmiş, kıyıda köşede kalmış ve keşfedilmeyi bekleyen filmleri malzemeye dönüştürerek farkını hissettiriyor. Bir hademenin gözünden nükleer savaşın yarattığı yıkıma ve günümüzdeki eskiyen sinema sevgisine dikkat çekiyor. Bilinmemiş filmlerle de sanki ´sinemanın keşfedilmesi gereken değerleri´ni metaforik hale getiriyor. Bunun keyfini sürürken ise ´irade öyküsü´nü kökleyip bizi bir rüyayla, mitolojik bir yeniden doğumla sinemadan uğurluyor. Audrey Hepburn çizimli ev planlamasını düşününce filmin yapım tasarımının sinefillerin ağzının suyunu akıtacak cinsten olduğu daha da iyi açığa çıkıyor. Yaratık tasarımının sahiciliği, Del Toro-Doug Jones birlikteliğiyle bir kez daha müthiş bir sonuç verirken, ciddiye alınacak fantastik aşk filmleri arasında da "Suyun Sesi"ni önemli bir noktaya taşıyor. Del Toro´nun olgunluk dönemi eseri tanıdık öğelerden yola çıkıyor belki, ama bu durum onun ´rüyalarımızın filmi´ne dönüşmesini engellemiyor.´

ŞENAY AYDEMİR (gazeteduvar.com.tr): ´... Filmi Eylül ayında Adana Film Festivali´nde izlediğimiz birkaç arkadaş ile çıkışta ortak olduğumuz tek bir şey vardı. O da filmin duygusunun hiçbirimize geçmemiş olması. Baştan sona seyircide yoğun bir duygu yaratmak için çaba harcayan, bu imkânsız aşkın var olabileceğine inandırmak için muhteşem bir evren kuran Del Toro´nun en azından bizim üzerimizde bir etkisi olmadığı ortaya çıkmıştı. Aradan geçen zamanda bu konudaki fikrim değişmedi. Dolayısıyla filmin zanaat olarak neredeyse kusursuza yakın olduğunun hakkını teslim etmekle birlikte iki ´öteki´nin üç ´öteki´nin desteğiyle filizlenen ve ilerleyen aşkına karşı mutlak kötünün engelleme cabalarının; Elisa´nın büyük bir sinema salonun üzerinde oturmasıyla paralel kurulan klasik dönem Hollywood evreninin, belli ki Amerikan iç pazarına yönelik vazgeçilmez klişelerin varlığı filmi ikna edici olmaktan uzak kılıyor. Sally Hawkins´in akıllara kazınan performansına rağmen Del Toro´nun son dönemde artan megalomanca açıklamaları, Altın Küre ödüllerinde "Buraya gelmek için çok çabaladım" yollu sözleri düşünülünce belki de bizi asıl rahatsız eden şey filmin bir ödül avcısı haline gelmesi için yapılan plancılık; yönetmenin bildiği sinemayı, bütün birikimini buna vakfetmesindeki kurnazlıktır kim bilir?´

NİL KURAL (MİLLİYET): ´... İngiliz karakter oyuncusu Sally Hawkins´in Elisa rolünde çok etkileyici bir performans sergilediği film, bir kez daha Del Toro´nun fantastik dünyalarda yaratıcılığının sınırlarının genişliğini gözler önüne seriyor. "Pan´ın Labirenti"nin duygusal gücünün gerisinde kalsa da, Del Toro´nun kişisel öykülerdeki gücünü bir kez daha gösteren bu karanlık aşk masalı yılın en iyileri arasında yerini alıyor.´

UĞUR VARDAN (HÜRRİYET): ´... Del Toro, bir Meksikalı olarak ´Trump dönemi´ne ilişkin karşı tavrını da eklemiş gibi görünüyor öyküye: Elisa´nın en yakın dostları da bir anlamda hayatın ´öteki´leri: Siyahi Zelda (işyerindeki arkadaşı) ve eşcinsel Giles (komşusu)... Kâğıt üstünde denklem iyi kurulmuş ama ´Suyun Sesi´, yayıldıkça etkisini kaybeden, saflık noktasından Hollywood´vari iyimserlik ve klişeler yumağına kayan bir anlatımın kurbanı oluyor. Aynı zamanda Del Toro, ´Güzel ve Çirkin´in bu yeni versiyonunda romantizmi ve masalsılığı abartmış (ki bence ´abartı´ meselesine Akademi de katıldı ve filmi 13 dalda Oscar´a aday gösterdi). Sonuç? Del Toro´dan hâlâ ´Pan´ın Labirenti´ni geçemese de benzer ´sular´da gezinen bir film çekmesini bekliyoruz. Ama bir laboratuvar havuzunun suları (!) bu beklentiyi karşılamamış...´

Diğer Haber Başlıkları
Yorumlar

115
0
139
0
120
0
162
0
151
0
121
0
122
0
128
0
164
0