Paylaş   
07.02.2018

KAYHAN

/

Çevresinde temiz kalpliliği ve masumiyeti ile tanınan Kayhan, mezun olduğu okulun pilav gününe gitmek için sabırsızlanmaktadır. Eski arkadaşlarını görecek olmanın heyecanı içinde bekleyen genç adam kötü bir sürprizle karşılaşır. Pilav gününde 98 mezunları yıllığını gören Kayhan tam anlamıyla yıkılır, dost bildiği herkesin kendisinden nefret ettiğini anlar. Kayhan, yaşadığı şoku atlatınca kendinden nefret edenlerden intikam almaya karar verir.

SEANSLAR


YÖNETMEN:
Togan Gökbakar


OYUNCULAR:
Şahan Gökbakar
İrfan Kangı
Gökçe Eyüboğlu


SENARYO:
Şahan Gökbakar
Togan Gökbakar



GÖRÜNTÜ YÖNETMENİ:
Gerard Simon



MÜZİK:



YAPIM:
2018, Türkiye


DAĞITIM:
CGV Mars D.


SÜRE:
103 dakika



FİLMİN SİTESİ:
Web sitesine gidin





Video Galerisi
Yazar
- -
KEREM AKÇA (POSTA): ´... Gökbakar, suratını kaplayan iki devasa diş eklemesiyle, konuşmasını bile anlamadığımız bir ana karakter yaratıyor. Bu kez, ırkçılıktan, cinsiyetçilikten özellikle uzak durduğu fark ediliyor. Bu bir ´kaybeden komedisi´. Ama bunu yapmak için Jared Hess´in minimalist zekayla sardığı poker surat gençlik komedisi "Napoleon Dynamite"ı (2004) örnek alamamış. Bu yaratımın en önemli tarafı olan Jon Heder´ın mesafesi mumla aranıyor. Orada dişleri önde olduğu için zorlanarak konuşan karakter hala akıllarda halbuki. "Kayhan"da batıdaki sonradan görmelik ve zenginlikle alay edilen iki sekanstan sadece biri - o da yer yer- eğlenceli olabiliyor. Ama bunlar da yan karakterler ve diyaloglarla örülmeyince Şahan Gökbakar´ın doğaçlama muzipliğinin kartonluğuna teslim oluyor. "Geyik Muhabbeti"nin ("Road Trip", 2000) işleyişini ve tiplemelerini akla getiren ´perili malikane´ sahnesi, yol komedisi klişelerini hedef alıyor. Bu tip göndermeler, "Hes@pta Aşk" (2016), "Biz Size Döneriz" (2017), "4N1K" (2017) gibi iyi çekilmiş popüler gençlik komedilerimizin tırnağı olamıyor, aksine bunları sömürüyor...´

UĞİUR VARDAN (HÜRRİYET): ´... Kuşkusuz bu karakterin bilinçaltında da ´Recep İvedik´lik var; yine bir şekilde magandalık, meseleleri şiddet yoluyla çözme, kadını cinsel obje olarak görme gibi refleksler burada da ortaya çıkıyor. Ama bence asıl mesele senaryoyu kaleme alan Gökbakar kardeşlerin ´arkaik´, alabildiğine demode bir bakışla güldürme çabalarında ısrar etmeleri. Türkiye artık bırakın 15-20 yıl öncesinin, yakın tarihinin bile değerlerine, reflekslerine sahip değil. Kutuplaşma, hoşgörüsüzlük, birbirini anlamama ısrarı had safhada. Tamam, biliyoruz, Şahan Gökbakar komedilerinin bu türden sosyolojik bir bakışı ya da tavrı yok. Ama benim üniversite zamanımda (80´ler) ´Limon´ (´Leman´ öncesi yani) dergisi sath-ı mahalinde yapılan ´Entel´ kesime yönelik espriler (ki o zaman bir manası vardı kuşkusuz) çoktan tarih olmadı mı? Resimlere (tablolara) saldırmak, ressam aşağılamak demode ötesi bir tavır değil mi? Ya da ´Reiki´ öğretisiyle dalga geçmek, ti´ye almak... Toparlarsak; kuşkusuz kendi kuşağının komedi alanındaki yetenekli isimlerinden Şahan Gökbakar´ın sürekli kendini tekrarlayan ve kalıcı işleri imza atmaktan kaçınan tavrının yeni bir örneği ´Kayhan´...´
Diğer Haber Başlıkları
Yorumlar

115
0
139
0
120
0
162
0
151
0
121
0
122
0
128
0
164
0
125
0