Paylaş   
18.01.2018

AMAN DOKTOR

/

DJAM

Eski bir denizci ve Rebetiko türü müziğin büyük bir hayranı olan Kakourgos, tekneleri için zor bulunan bir parçayı almak üzere yeğeni Djam´i İstanbul´a gönderir. Genç kadın burada 18 yaşındaki Avril ile tanışır; göçmenler için gönüllü yardım yapan ve burada ne parası ne de tanıdığı biri olan başka bir genç kadın. Cömert, kendinden emin, tahmin edilemez ve özgür ruhlu Djam, Midilli´ye yaptığı, müzik, yeni insanlar, paylaşılanlar ve umutla dolu bu yolculukta Avril´i kanatlarının altına alacaktır.

SEANSLAR


YÖNETMEN:
Tony Gatlif


OYUNCULAR:
Daphne Patakia
Simon Abkarian
Maryne Cayon
Kimon Kouris
Solon Lekkas
Yannis Bostantzoglou
Eleftheria Komi


SENARYO:
Tony Gatlif


GÖRÜNTÜ YÖNETMENİ:
Patrick Ghiringhelli


MÜZİK:



YAPIM:
2017, Fransa - Yunanistan


DAĞITIM:
Başka Sinema


SÜRE:
97 dakika



FİLMİN SİTESİ:
Web sitesine gidin





Yazar
- -
ATİLLA DORSAY (t24.com.tr): ´... Bu öyle bir müziktir ki, içinde tüm Akdeniz´in kıvraklığı vardır. Yunan ritimleri kadar Türklerin Orta Asya´dan beri taşıdıkları o hüzün duygusunu sürdüren ´alaturka´ nağmelerle birlikte... Yıllar önce (1983´de) Costas Ferris´in Rembetiko adlı unutulmaz filminde de gösterdiği gibi. Ve böylece her müzikli sahne özel bir performansa dönüşür. Arada tipik bizden parçaları da kullanarak: İzmir´in Kavakları´ndan İstemem Babacığım İstemem´e; Ankara´nın Bağları´ndan Harmandalı Zeybek´e; Gel Gel Kayıkçı´dan filme Türkçe adını veren Aman Doktor´a... Ve hepsi otantik Yunan ve Türk sanatçıları tarafından icra edilerek...Ki aralarında bizim popüler grubumuz Cümbüş Cemaat da olmak üzere... Filmin büyük ölçüde Cam´ı oynayan Daphne Patakis´in sırtında durduğu açık. Aynı biçimde deneyimli Fransız oyuncusu, Ermeni kökenli Simon Abkarian da çok iyi. İstanbul´un ise oldukça tatmin edici biçimde kullanıldığı söylenebilir. Bu temalara ve duyarlılıklara ilgi duyanlar için kaçmaz bir film.´

KEREM AKÇA (POSTA): ´... Olağandışı 1.50:1 formatı bir vizyon, ama bunun yol açtığı sert gerçekçilik işitsel yapının ve koreografilerin önüne geçerek Gatlif´in en iyi özelliklerini törpülüyor. Bu da ister istemez enerjisini kaybeden yönetmenin hantallaşmasına üzülmemizi sağlıyor. Daphne Patakia da Maryne Cayon da böyle ciddi rolleri kaldıracak seviyede değiller. Yunan Djam´in Türkiye macerası, ´ustalıklı´yı bıraktık, ´oturaklı´ bir sinemayla dahi verilmiyor. ´Amatör samimiyeti´ dışında hiçbir şeye değmiyor. ´Alt kültür´ün üzerine Gatlif´in yaşlanan kurgucusu ´dinamik bir vurgu´ ile gitmediği için barış söylemleri de yerine ulaşamıyor. Böylece Costas Ferris´in "Rembetiko"sundan (1983) sonra rembetikoyu merkeze yerleştiren bir başka film daha ´vasat´ ibaresiyle sinema tarihinin yapraklarına adını yazdırıyor.´

CÜNEYT CEBENOYAN (BİRGÜN). ´... Djam bana biraz American Honey´nin kadın kahramanı Star´ı hatırlatıyor.Nasıl desem, Star´ın ve Djam´ın yaptıklarını evde denemeyin! Diyeceğim de, yine saldırıya uğrayabilirim. Ne yapalım, kaderde varsa çekeceğiz.Bu özgür kadın fantezisi, bir kadın fantezisi mi, yoksa bana öyle geldiği gibi erkek fantezisi mi? Ya da bu kadar net bir ayrım yapmak mümkün mü? Sonuçta ideolojik aygıtlar kimin elindeyse, egemen fantezileri de büyük ölçüde o aygıtların sahipleri belirlemez mi? Erkek egemen toplumda kadın fantezisi, yalnızca kadın fantazisi midir? Kısacası Gatlif´in Djam´ı özenilesi güçlü bir kadın karakter midir, yoksa, isyankarlığıyla kalpleri de kazanan ama aslen cinsel bir fantezi nesnesi midir? Bir "şey" midir? Sadece sordum. Filmde güzel rebetiko şarkılar var, keşke volümü sonuna kadar açsa seyredeceğiniz sinema salonunun yetkilileri.´

UĞUR VARDAN (HÜRRİYET): ´... ´Aman Doktor´ izlenmesi güzel, o klişe deyimiyle ´İnsanı iyi hissettiren´ filmlerden. Djam´ın ´özgür kız´ modeliyle uygunluk taşıyan ve öyküye sıkça sızan ´Rebetiko ruhu´, ana ve yan karakterlerinin sıra dışılıkları, köksüzlükleri (hatta bir tür vatansızlıkları) ve bütün bu uçlarda gezinme hallerine rağmen neşelerini, hayata olan bağlılıklarını yitirmemeleri, filmi bir anlamda ´Umuda yolculuk´ statüsüne sokuyor. Öte yandan can yelekleriyle dolu bir sahne var ki, göçmen dramı hakkında çok şey söylüyor, seyircisinin vicdanına çok şey yüklüyor... Oyunculuklara gelince: Djam´de Daphne Patakia tutkuyu, küstahlığı, ket vurulmazlığı, ritmi, isyankârlığı, asiliği üzerinde toplayan karakterini o kadar içten, üzerine o kadar oturtmuş bir şekilde oynuyor ki, bazı bölümlerde onu perdede büyülenmiş bir şekilde izliyorsunuz. Keza ´Sürgün´ü, Paris´te ya da Midilli´de fark etmez, her daim içinde hisseden Kakourgos´ta Simon Abkarian da çok çok iyi bir kompozisyon ortaya koyuyor...´


Diğer Haber Başlıkları
Yorumlar

115
0
139
0
120
0
162
0
151
0
121
0
122
0
128
0
164
0