Paylaş   
28.12.2017

MUHTEŞEM SHOWMAN

/

THE GREATEST SHOWMAN

P.T. Barnum´ın hırsı ve hayal gücünden esinlenilen "The Greatest Showman", yoktan başlayarak dünya çapında sansasyona sebep bir gösteriyi yaratan bir vizyonerin öyküsünü anlatır.

SEANSLAR


YÖNETMEN:
Michael Gracey


OYUNCULAR:
Hugh Jackman
Michelle Williams
Rebecca Ferguson
Zac Efron
Zendaya


SENARYO:
Jenny Bicks
Bill Condon



GÖRÜNTÜ YÖNETMENİ:
Seamus McGarvey



MÜZİK:
John Debney
Benj Pasek
Justin Paul


YAPIM:
2017, ABD


DAĞITIM:
TME Films


SÜRE:
105 dakika



FİLMİN SİTESİ:
Web sitesine gidin





Video Galerisi
Yazar
- -
ATİLLA DORSAY (ortakoltuk.com): ´... Müzikal yanı öylesine bir enerji taşıyor ki.New York kenti sanki West Side Story´den beri ilk kez böylesini görüyor!.Ve sanki görkemli bir insanlık geçidine dekor oluşturuyor. Sakallı kadın Letie´yi oynayan Keala Bettle´in This İs Me şarkısı; İsveçli opera şarkıcısı Jenny Lind´i oynayan Rebecca Ferguson´un Loren Allred´in sesiyle söylediği Never Enough; gruba katılan sosyete çocuğu Carlyle´li oynayan Zack Efron´un siyahi bir trapez yıldızını canlandıran Zendaya ile söylediği Rewrite The Stars şarkıları, müzikalin zirveleri arasında. Ayrıca sonuncusunda iki sanatçının boş salonda ve tavandan sarkan bir ipin çevresindeki dansları da görülmeye değer. Bu vb. sahnelerde müzikalin en soylu işlevi yerine geliyor: sinema sanatını müzik ve bale ile birleştirerek tam anlamıyla bir duygu senfonisi yaratmak. Ve estetik yoluyla adeta gözlerimizden yaş getirmek.
Ayni biçimde, kariyerine ülkesinde (Avustralya) dansör olararak başlayan Hugh Jackman´ın dansları da çok iyi. Eşini oynayan Michelle Williams´ın sesi de öyle. Ve bu film, ardında genel ve ve herzaman için geçerli birden çok mesaj olan ve yüzeyde de her şarkının, her dansın bir biçimde bu mesajlara hizmet ettiği bir film niteliğine ulaşıyor. Ki bu sık sık görülecek birşey değil. Buna bir başka örnek de Barnum´un Carlyl´ı yazarlığı bırakıp sirke katılmaya ikna etmeye çalıştığı bar sahnesi. Öylesine dinamik, öylesine şık ve zarif, barmenin de katılmasıyla öylesine işlevsel ve sonuç olarak öylesine estetik bir bölüm ki.Ancak görünce anlaşılır...´

UĞUR VARDAN (HÜRRİYET): ´... Muhteşem Showman´, kuşkusuz erken dönem ´şov dünyası´na da göz atıyor ama filmin galiba en kıymetli tavrı, meseleye ´politik doğruculuk´ cephesinden yanaşması ve bu yaklaşımı, ana karakterinin bilinçli bir şekilde yapmadığının altını çizmesi. Barnum, ilginçlik adına fiziksel farklılıklara sahip insanları (´Cüce general´, ´En şişman adam´, ´Sakallı kadın´, ´En uzun adam´ gibi tanımlar eşliğinde) sirkine topluyor. Bu durumu en güzel ´Sakallı kadın´ ifade ediyor: "En yakınlarının bile gölgesine tahammül edemedikleri kişileri para kazanmak için de olsa bir aile çatısı etrafında birleştirdin." Ayrıca hem Taylor´la Charity hem de ekibe sonradan katılan zengin çocuğu Phillip Carlyle´la trapezci Anne Wheeley arasındaki ´sınıfsal engellere rağmen aşk´ da öykünün dikkat çekici duraklarından biri. Barnum´da, daha önce ´Sefiller´de de ´müzikal´ takılan Hugh Jackman´ı, Charity´de Michelle Williams´ı, Carlyle´da Zac Efron´u, Wheeley´de Zendaya´yı, Jenny Lind´de Sarah Ferguson´ı, ´Sakallı kadın´ Lutz´da Keala Settle´ı izlediğimiz ´Muhteşem Showman´in en kayda değer karakterlerinden biri de Paul Sparks´ın canlandırdığı tiyatro eleştirmeni Bennett olmuş. Bu karakterin Barnum´la süreklilik arz eden ve sanatsal vurgularla dolu atışmaları, filmin can alıcı diyaloglarından...´

ŞENAY AYDEMİR (gazeteduvar.com.tr): ´... "Muhteşem Showman", tartışmalı bir kişiliği bütün bu tartışmalardan uzak tutarak yeni bir yorumla çıkarıyor seyircinin karşısına. Bir yandan zengin olma, kabul görme, rüşt ispatlama gibi dünyevi hırsların nasıl yıkıcı sonuçlar doğurabileceğini gösterirken önemli olanın "iyi şeyler yapmak" ve "kendin için en doğru insanların kim olduğuna karar vermek" olduğunu anlatmaya çalışıyor. Filmde de söylendiği gibi "herkesin seni sevmesine gerek yok. Gerçekten seven birkaç kişi yeter!" Barnum´un iç dünyası, ailesi ve arkadaşlarıyla girdiği bu hesaplaşma bu tür uyarlamaların zenginleşmesi açısından verimli alanlar. Film de bunu sonuna kadar kullanıyor. Bu bakımdan film konu edindiği karakteri, seyirci karşısında tartışmak yerine onu masalsı bir noktaya yükseltiyor ve daha çok kıssadan hisse çıkarmamızı istiyor. Son olarak filmin müzik ve danslarının bugünün ritm, estetik, söz ve tempo duygusuna göre kurulduğunu; görüntü yönetmeni Seamus McGarvey´in de maharetiyle sahneler arası geçişlerin, kurgunun hızıyla ritm arasındaki ahengin yerli yerinde olduğunu belirtelim. "Muhteşem Showman", P.T. Barnum gibi tartışmalı bir adamı anlattığını unutursanız iyi film aslında!´

NİL KURAL (MİLLİYET): ´... Jackman´ın canlandırdığı P. T. Barnum, fakirlikten gelip bir sirk kurarak zenginleşen bir adam. Onun hayal gücüyle ve toplumun göz çevirdiklerini şova dönüştürme becerisiyle elde ettiklerini merkeze alan filmin yönetmeni bir sinema filmi için ilk kez yönetmen koltuğuna oturan reklam yönetmeni Michael Gracey. Filmin müziklerinde ise "La La Land"in müziklerinde imzası bulunan ekip var. Aslında alışıldığın yanında alışılmadığın tarafında duran bir metne sahip olan hikayeye tezat olarak filmde geniş kitlelere hitap eden seçimler öne çıkıyor. Filmin görsel dünyasının görkemi ve Jackman´ın bu tür filmlerdeki karizması dışında tutulduğunda "Muhteşem Showman", sıradan müziklere yükselmeyen bir duygu yoğunluğunun eşlik ettiği bir seyirlik.´

Diğer Haber Başlıkları
Yorumlar

115
0
139
0
120
0
162
0
151
0
121
0
122
0
128
0
164
0
125
0