Paylaş   
19.10.2017

SOYGUN

/

GOOD TIME

Acemi bir soygun işine girişen Connie ve Nick isimli iki kardeş banka soyarlar fakat Nick yakalanır ve koşulların çok zorlu olduğu bir hapishaneye düşer. Kardeşini kurtarmak için her yolu denemeye kararlı olan Connie, arkadaşı Corey'nin yardımına başvurur. Kefalet parasını bulmak için gittikleri tefecide işler daha da karışır. Connie bitmeyen bir gecede kardeşini hapishaneden kaçırmak için uğraşmaya başlar.

SEANSLAR


YÖNETMEN:
Josh Safdie
Benny Safdie


OYUNCULAR:
Robert Pattinson
Benny Safdie
Jennifer Jason Leigh
Barkhad Abdi
Taliah Webster


SENARYO:
Ronald Bronstein
Josh Safdie


GÖRÜNTÜ YÖNETMENİ:
Sean Price Williams


MÜZİK:
Daniel Lopatin


YAPIM:
2017, ABD


DAĞITIM:
Bir Film


SÜRE:
101 dakika



FİLMİN SİTESİ:
Web sitesine gidin





Video Galerisi
Yazar
- -
ŞENAY AYDEMİR (gazeteduvar.com.tr): ´... Hakkını verelim, yakın dönem Amerikan bağımsız sinemasının dikkat çeken yönetmenleri Ben ve Joshua Safdie biraderler, atmosfer kurma, filmin duygusu ile görselliği/ müziği arasındaki ahengi tutturma konusunda oldukça iyiler. Film boyunca kaçma/kovalamaca ritminin yerinde, perdeden akan plastik renklerin ´kafa yapıcı´ bir etkisi olduğunu belirtelim. Hem filmin hem de karakterin kafasının iyi olduğunu hissettiriyor seyirciye bu durum. Zaten böyle bir hikayenin içine de başka türlü bir kafayla düşülemeyeceğini anlıyoruz. Ve evet Robert Pattinson, "Alacakaranlık"tan sonra David Cronenberg, Verner Herzog, Anton Corbijn, James Gray gibi bağımsız sinemanın ustalarıyla başladığı yolculukta oyuncu olarak kendisini yeni bir merhaleye taşıyor. Filmin görüntü ve müzik tercihleriyle bütünleşmiş bir bambaşka bir New York anlatısı ortaya koyduğu da not düşelim... "Soygun" kendisini izlettirmeyi başaran, kurduğu atmosfere seyirciyi inandıran ve izlenmeyi hak eden bir film. Ama heyecan verici bir deneyim, unutulmayacak bir film izleyeceklerini düşünenler için hayal kırıklığı da olabilir!´

ATİLLA DORSAY (t24.com.tr): ´... Film bizlere eski ve klasik Sidney Lumet polisiyelerinden yakın zamanın Tarantino öykülerine, Abel Ferrara´dan Coen Kardeşlere çeşitli ustaları ve filmlerini düşündürüyor. Yine de Safdie´lerin özellikleri var. Sadece 24 saatte geçen bir filme kazandırılan gerilim, sürekli iç mekanları ve gece ışıklarını ustaca kullanmaları, eriştikleri karakter irdelemesi az şey değil. Üstelik aksiyonla komediyi, mizahla psikolojiyi harman edişleri de çok şık... Genç Amerikan sinemasından gelen ilginç bir film; bağımsız sinemaya taze kan taşıyan bir yapım.´

KEREM AKÇA (POSTA): ´... Açıkçası filmde ciddi bir soygun sahnesi de yok. Bankaya giren ikilinin tek bir plan geçişiyle kendini dışarıda bulması aksiyonu bitiriyor. Buradan da filmin aslında ´gerilim´ tarafına yüklendiği açığa çıkıyor. Film, 70´ler ruhundan fazlaca besleniyor. 2.35:1´de teleobjektif ağırlığı net. Ama daha ziyade Cassavetes´in "Çinli bir Bahişçinin Ölümü"nün ("The Killing of a Chinese Bookie", 1975) kamera kullanımıyla, sanki saykodelik bir elektronik müzik videosunu iç içe geçiriyor. Ama elbette ki "Köpeklerin Günü"nün ("Dog Day Afternoon", 1975) suça yaklaşımı ile "Sonsuz Firar"ın ("The Getaway", 1972) hikaye yapısıyla Lumet ve Peckinpah´ı da unutmuyor "Soygun". Aslında Pattinson´ın saçını sarıya boyatması da ister istemez McQueen´e gönderme! Safdie Kardeşler, bir kez daha Amerika´nın ücra köşelerini keşfe çıkıyor. Siyahi kadınlarla ilişki ve daha nicesi "Taksi Şoförü"nün ("Taxi Driver", 1976) gece ışıklarını hatırlatıyor...´

CÜNEYT CEBENOYAN (BİRGÜN): ´... Peki bütün bu harala gürelenin arkasında yatan bir anlam var mı? Mesela Hell or High Water´daki gibi bir finans kapital eleştirisi? Ben göremedim. Siyahlara yönelik polis önyargısına dair şeyler var filmde. Connie bu önyargıyı da kullanmaktan çekinmiyor. Safdie´ler çıkışsız, karanlık bir dünya çiziyorlar fakat bu bakışlarında entelektüel bir derinlik yok. Kısacası Soygun kanımca sığ, derinliksiz bir film. Pattinson´ın ve küçük bir rolde Jennifer Jason Leigh´in ve Ben Safdie´nin iyi oyunlarına rağmen, bir gece boyunca yaşanan bu öyküye de karakterlere de ikna olmadım, onlardan etkilenmedim. Ama Cannes seçicileri böyle filmlere bayılıyorlar. Belki saf sinema denen bir şey olduğunu düşünüyorlar bu filmlerde. Peki 70´lerin geri dönüşü diye bir şeyden söz edebilir miyiz? Henüz yeterli veri yok, bazı işaretler var sadece...´

NİL KURAL (MİLLİYET): ´... Film, Safdie´lerin hareketli ve izleyiciye nefes aldırmadığı anlatımıyla benzer tür filmlerinin referanslarını kullanmakla birlikte stil olarak tazelik sunuyor. Gitgide daha ciddi bir oyuncu olarak görülmeye başlayan Robert Pattinson´ın Connie karakterindeki adanmış performansı filmin gücüne büyük katkı sunuyor. Filmin bütünlüğüne eşsiz bir katkı yapan diğer bir öğe, Oneohtrix Point Never´ın büyük takdir gören elektronik film müziği. Film, Amerikan rüyasının yerle bir olduğu karanlık, tutunacak dal bulunmayan ve kaos içinde bir New York sunmayı da ihmal etmiyor. "Soygun", ABD bağımsız sinemasında sürprizlerin bitmek bilmediğini hatırlatan ve ilgiyi hak eden bir yapım.´

UĞUR VARDAN (HÜRRİYET): ´... Sistem dışına itilmiş iki kardeşin tutunma çabalarına odaklanan yapım, hızlı temposu, sorunlu karakterlerinin iniş çıkışları ve etkili elektronik müziğiyle özellikle genç kuşak izleyici için son derece çekici görünüyor. Hikâyenin ruhu ise 70´lerin ünlü klasiği ´Dog Day Afternoon´ olmak üzere sokağın sesine kulak veren Lumet, Scorsese, Friedkin gibi yönetmenlerin yapıtlarına yakın duruyor. Lakin bu yakın durma bana, ´saygı duruşu´ veya ´gönderme´den çok öykünme gibi geldi. Bir de orada burada, ´Sinemanın yeni dâhi kardeşleri´ gibi ifadelere rastladım ve (bir kez daha) her şey gibi ´Deha´lığın da çıtası düşmüş diye düşünmeden edemedim. Hemen bir filmle nasıl dâhilik vasfına erişiliyor, doğrusu benim aklen, ruhen ve de vicdanen pek de anlayamadığım şeyler bunlar. Neyse, zaman her şeyin ilacı ve tanığıdır, bekleyelim görelim...´

Diğer Haber Başlıkları
Yorumlar

115
0
139
0
120
0
162
0
151
0
121
0
122
0
128
0
164
0