Paylaş   
11.10.2017

MUTLU SON

/

HAPPY END

Fransa´nın kuzeyindeki Calais´de görünüşte oldukça rahat ve zengin bir şekilde yaşayan Laurent ailesinin hayatı, beklenmedik olaylar sonucu hayatlarına giren Eve´in gelmesi ile rayından çıkar. Bitmek bilmeyen aile sorunları ve yıllarca özenle sakladıkları sırları artık başa çıkılabilecek gibi değildir.

SEANSLAR


YÖNETMEN:
Michael Haneke


OYUNCULAR:
Isabelle Huppert
Jean-Louis Trintignant
Mathieu Kassovitz
Fantine Harduin
Franz Rogowski
Laura Verlinden
Toby Jones


SENARYO:
Michael Haneke



GÖRÜNTÜ YÖNETMENİ:
Christian Berger



MÜZİK:



YAPIM:
2017, Fransa - Avusturya - Almanya


DAĞITIM:
Başka Sinema


SÜRE:
107 dakika



FİLMİN SİTESİ:
Web sitesine gidin





Yazar
- -
ATİLLA DORSAY (t24.com.tr): ´... Ne şaşırtıcı, sürprizli bir film!.. İlk başta insanı itiyor; cep telefonuyla saptanmış, kimin tarafından ve ne amaçla çekildiği belirmeyen ev-içi görüntüleri. Ardından dev bir inşaat alanı ve birden bir duvarının aniden çöküp panik yaratması. Sonra büyük bir evde toplanmış bir aile ve bireylerinin karışık ve odaksız ilişkileri. Tüm bunlar nedir, nereye varacak? Yoksa Haneke Usta artık yaşlandı ve ne anlattığını bilmiyor... gibi yargılara bile geçiyorsunuz! Ama giderek her şey aydınlanıyor. Ve ortaya bir büyük ailenin kuşaklara yayılan dramı ve sinema tarihinin bize sunduğu en sağlam, en ödünsüz burjuva eleştirilerinden biri çıkıyor. Önceleri biraz karışık ve itici gözüken, ama giderek her şeyin yerli yerine oturduğu, atılan tüm düğümlerin bir ´puzzle´ gibi çözülmeye başladığı bir film. Yapısı bir tür mimar yaklaşımıyla kurulmuş, önemli bir sinema yapıtı. Göçmenlerin gelişini, karaoke sahnesini, nişan törenini, ama özellikle o deniz kıyısındaki final bölümünü sanırım hiç unutmayacaksınız.´

NİL KURAL (MİLLİYET): ´... "Mutlu Son", "Aşk"tan "Beyaz Bant"a "Code Unknown"dan "Piyano Öğretmeni"ne hatta "Saklı"ya önceki Michael Haneke filmleriyle sürekli bir diyalog halinde. Neredeyse bir kariyer özeti, bir dönemin sonu izlenimi veriyor. İlgilendiği temalar, bir bilmecenin parçaları gibi az ipucuyla karşımıza çıkarken, yönetmen bize kendi sinemasının "bilinen veya bilinmeyen kod"larını hatırlatıyor. "Mutlu Son"u bu yüzden Haneke kariyerinin takipçilerine bir göz kırpışı, "Aşk"la daha güvenli yerlerde gezindiğini söyleyenlere sert bir yanıt gibi görmek gerekiyor. Haneke, filmografisine filmlerine bir tuğla daha eklemek yerine takipçilerine inşa ettiği binayı uzaktan göstermek istiyor. Bu da zekice planlanmış ve mimari açıdan sağlam bir bina...´

ŞENAY AYDEMİR (gazeteduvar.com.tr): ´... Burjuva umursamazlığı, ruhsuzluğu, bencilliği üzerine bir film var karşımızda. Haneke´nin alametifarikası olduğu üzere karakterlerin ortada birbiriyle ilgili bir aile varmış gibi davranıp aslında herkesin kendi bencil hayatını öncelediği bir hikaye bu. Anne´nin oğlunu şirket için yetiştiriyormuş gibi yapıp iktidarını güçlendirmesi, Thomas´ın karısına karşı ikiyüzlü halleri, Eve´in bencilliği, Georges´in kudretini kaybetmeye dayanamadığı için kendini öldürme çabaları akıp giderken ekrandan, ailenin fertleri başkasının dertleri için ´miş´ gibi yapıyor sadece. Anne´nin oğlu Pierre´in bütün bu sahteliklere karşı isyanını, göçmenleri hikayenin içine dâhil etme çabasını ise şımarıklık olarak geçiyoruz kayıtlara. "Mutlu Son", yönetmenin tek bir konuya odaklandığı filmleri kadar güçlü bir yapım değil. Ama bütün bunları bir araya getirdiği için ´çıkan kısmın özeti´ olarak da tanımlayabiliriz. Bugüne kadar anlattıklarını tek bir potada eritmeye çalışan, kendine özgü mizahıyla seyircinin ilgisini toplamayı başaran bir Haneke filmi işte. Nerde olsa izlenir!´

KEREM AKÇA (POSTA): ´... "Mutlu Son"un açılışından finaline kadar bir kopyala-yapıştır hali var. Trintignant ile yükselen "Aşk" ("Amour", 2012) yan bölümü, "Yedinci Kıta"nın genel yapısı, "Saklı"nın ("Caché", 2005) interaktif öğelere kayan röntgenleme esası kopyalanan ana öğeler. Yönetmen sanki genç jenerasyonu çok biliyormuş gibi akıllı telefon ile çekilmiş sahneler kullanmış, formatı değiştirmiş. Ancak bunların da bir faydası olmamış... Haneke kendini tekrarlamadan silkelenip yüzüne su serpse daha iyi olur. Zira "Yedinci Kıta"yı 28, "Saklı"yı 11 sene önce çekti. Buradaki röntgenci genç kız imgesi de onun ´göçmen krizi´ne dair yorumlarını eski sineması kadar ´anlamlı´ kılmıyor. Gerisi ise ´usta ne dedi?´ merakını dindirecek birtakım gerekçeler ışığında yorumlanabilir.´

MEHMET AÇAR (HABERTÜRK): ´... Aile dramlarının vazgeçilmez öğesi "kuşaklararası çatışma", "Mutlu Son"un da temalarından... Ama kuşaklararası iletişimsizlik ve kopukluk daha ağır basıyor. Film evin içinde dolaşan bir kadının akıllı telefonla çekilen ve sosyal medyada paylaşılan görüntüleriyle açılıyor. İnsanın kendi mahreminde kayda alınarak röntgenlenmesinin ya da başkaları için "görüntü ve cümle" haline gelmesinin huzursuz ediciliği kadar kamerayla özne arasındaki uzaklık da dikkat çekici. Sonuçta, aile bireyleri arasındaki "uzak mesafeleri" vurgulayan bir film bu... Varlıklı ve güçlü Laurent Ailesi´ndeki asıl sorun, herkesin kendi meseleleriyle bağımsız bir ada gibi yaşaması... Haneke, önceki filmlerinde de dikkatimizi Avrupa´nın orta ve üst sınıflarının vicdansızlığına, ikiyüzlülüğüne ve suçluluk duygusuna çekmişti. "Mutlu Son" kendini tekrar ettiği bir film belki ama akılda kalıcı olmayı başarıyor.´

UĞUR VARDAN (HÜRRİYET): ´... Haneke, ´Mutlu Son´a şimdiki zamanın ifade biçimleriyle (telefonla çekilmiş görüntüler gibi) giriyor, daha sonra öyküsünü rayına oturtup dingin bir anlatımın peşine düşüyor. Film, dağınık aile ilişkileri, mutsuzluk portreleri, çıkmaz sokaklar, yaşlılık, evin Arap kökenli emekçileri, mülteciler derken acınası bir hüznün genel resmine soyunuyor. ´Mutlu Son´, kuşkusuz ´Benny´nin Videosu´, ´Bilinmeyen Kod´, ´Saklı´ gibi yönetmenin eski yapıtlarına da uğruyor ama en zarif, en ´gönülçelen´ ilişkisini Jean-Louis Trintignant´ın canlandırdığı karakter üzerinden yönetmenin bir önceki yapıtı ´Aşk´la kuruyor... Sonuç? Burjuvazinin o görkemli görünen makyajının altındaki kırışıklıklarında ve ikiyüzlü ahlakında gezinen ´Mutlu Son´, kendinizi kaptırdığınızda huşu içinde izlenecek, görünüşte yumuşak, derinde sert ve çarpıcı bir film; kesinlikle kaçırmayın derim...´
Diğer Haber Başlıkları
Yorumlar

115
0
139
0
120
0
162
0
151
0
121
0
122
0
128
0
164
0