Paylaş   
11.10.2017

CİNGÖZ RECAİ: BİR EFSANENİN DÖNÜŞÜ

/

Cingöz Recai yıllar sonra yeni bir soygun için ekibiyle sahalara döner. Ama bu soygunu kendi ekibiyle yapmayacaktır. Karanlık bir çeteye dahil olur ve bir teknoloji dehasının evini soymak için kılıktan kılığa, oyundan oyuna geçerek, kimsenin bilmediği gerçek hedefine yaklaşmaya başlar. Yıllardır aradığı, kişisel bir kin güttüğü Hayalet, artık ona nefesi kadar yakındır. Tabii ki başının belası Baş Komiser Mehmet Rıza da peşindedir.

SEANSLAR


YÖNETMEN:
Onur Ünlü



OYUNCULAR:
Kenan İmirzalıoğlu
Haluk Bilginer
Meryem Uzerli
Musa Uzunlar
Fatih Artman
Algı Eke


SENARYO:
Kerem Deren
Pınar Bulut


GÖRÜNTÜ YÖNETMENİ:
Vedat Özdemir


MÜZİK:
Hasan Özsüt
Işıl Özsüt


YAPIM:
2017, Türkiye


DAĞITIM:
Mars Dağıtım


SÜRE:




FİLMİN SİTESİ:
Web sitesine gidin





Video Galerisi
Yazar
- -
MEHMET AÇAR (HABERTÜRK): ´... Yönetmen Onur Ünlü´nün eksantrik karakterler, matrak diyaloglar ve muhtelif tuhaflıklarla öne çıkan tarzını boşuna aramayın... Prodüksiyon kalitesi, kostümleri, montajı, hava çekimleri, pek susmayan müziği ve hareketli kamerasıyla günümüz Hollywood tarzına yakın bir film bu... Ama ilk bölümdeki otomobil takibi sahnesinde Ünlü´nün Amerikan tarzından uzak bir sahne çektiğini belirtelim. Aksiyon tutkunları yeterince çarpıcı, gürültülü, masraflı ve tahripkâr bulmayabilir ama benzer sahnelerin hep aynı mantıkla hazırlanıp çekildiği günümüzde mütevazı ve farklı şeyler denenmesi kötü değil. Ünlü´nün filme asıl katkısı, kaba komediden uzak duran mizah duygusu... Öte yandan, ´Kibar Soyguncu´ (The Thomas Crown Affair-1968) gibi şık ve ferah mekânlarda geçen o eski usul soygun filmlerinin havasını bulmak da mümkün. ´Cingöz Recai´nin senaryosu teknik anlamda sorunsuz ilerlese de hikâyenin tatmin edici olduğu söylenemez. Cingöz´ün karşısında karakter olarak çok daha iyi işlenmiş tek bir rakip olmalıydı...´

ATİLLA DORSAY (t24.com.tr): ´... Ne mantıklı bir olay çizgisi var, ne izlenebilir bir entrika...Ne bir karakter irdelemesi var, ne gerçek bir gerilim. Konuşmaların çoğunun anlaşılmadığı, ses bandına sinmiş bir cızırtının hep sürdüğü film, olup bitenin izlenmesini daha da zorlaştırıyor. Ve çok iyi kullanılmış iki dekor, Sen Petersburg ve İstanbul harcanıp gidiyor. Tıpkı oyunculuklar gibi... Şu an başımızda olanların "Türk´ün Türk´ten başka dostu yoktur, tüm ötekiler düşmandır" siyasetine çok yakışan bir son..Ama sanat biryana, reel-politik´e de hiç yakışmıyor. Filmin Onur Ünlü için ısmarlama bir iş olduğunu, pek benimsemeden giriştiğini sanıyorum. Yine de böyle bir senaryoyu kabul etmemeliydi. Böylesi bir başlangıç, korkarım ki aslında zengin ve ilginç bir malzeme olan bu romanların sinemalaştırılmasını da engelleyecek.´

OLKAN ÖZYURT (SABAH): ´... Aslında iyi bir yönetmen (Onur Ünlü), iyi bir senarist (Kerem Deren-Pınar Bulut), kalburüstü oyuncuların işbirliğinden iyi ve keyif veren bir seyirlik filmin çıkma ihtimali yüksektir. Fakat anladığımız ciddi bir doku uyuşmazlığı oluşmuş. Senaryodaki kararsızlıklar, gizemleri sürekli açık eden olay örgüsü, seyirci zekasını hafife alan güya sürpriz yapma çabaları... Şurası net: iyi bir senaryo ile yola çıkılmamış. Yönetmen Onur Ünlü estetik ve atmosfer olarak tarzını koymaya çalışsa da onun tercihleri eldeki bu senaryo ile pek uyuşmuyor. Mesela filmin başlarındaki takip sahnesi bu uyuşmazlığın zirve noktası bence. Ki sinema tarihimize geçecek türden... Ne diyelim bir efsanenin geri dönmesini gerçekten isterdik. Metin Erksan´ın ve Safa Önal´ın Cingöz Recai´lerinin çok gerisinde bir Recai var karşımızda. Bunun için naçizane efsane de geri dönmeye çalışmış ama dönememiş demek düşüyor bize de...´

KEREM AKÇA (POSTA): ´... Açıkçası nasıl ´Maskeli Beşler´, ´Hababam Sınıfı´ gibi ülkemizin bildik ekipleri, kahramanları yeni milenyumda geri döndüyse, ´Cingöz Recai´ de bir ´yeni sürüm´ yaratmanın peşinde. Onur Ünlü ve Vedat Özdemir´in birlikteliği ile genel plan-detay plan dengesindeki görkem algısı yerli yerinde. Recai ile Rıza arasındaki komiser-hırsız ilişkisinden ise bir ´muhbirli polisiye-komedi´ gözlemi çıkıyor... Onur Ünlü, burada özellikle iç mekanda kara filmden bildiğimiz ışık-gölge oyunlarında şov yapmaya çabalamış. "İtirazım Var" (2014) ve "Aşkın Gören Gözlere İhtiyacı Yok" (2017) gibi siyah-beyaz sinemaya da yatkın çalışmış. İmirzalıoğlu´nun ses tonu bir yana, devreye giren bilimkurgusal ve fantastik katmanlar da dozunda duruyor. Açıkçası boks sahneleri de çok iyi çekilmiş. Ekran bölme tekniği devreye girdiğinde mantıklı bir dokunuşta bulunuyor...´

UĞUR VARDAN (HÜRRİYET): ´... ´Cingöz Recai: Bir Efsanenin Dönüşü´ popüler sinema açısından ümit vaat eden bir projeydi. Ya da şöyle diyelim; yerli cephe adına sezonun merakla beklenen filmlerindendi. Ne var ki kâğıt üzerinde prodüksiyon kalitesi yüksek, oyuncu kadrosu ve yönetmenlik koltuğuna oturan kişi itibariyle heyecan verici görünen bu proje, uygulamada beklenen kapıları çalamamış. Kuşkusuz bu durumun öncelikli nedeni kötü senaryo gibi görünüyor. Çok da çarpıcı olmayan olay örgüleri, basit trükler ve karakterden ziyade tipleme düzeyinde kalan öykü kahramanlarıyla ´Cingöz Recai´, sanki önemli fırsatın kaçırıldığı bir proje olmuş. Oysa senaryoya imza atan Kerem Deren-Pınar Bulut ikilisinin daha iyi işlerine rastlamıştık. Karakter yaratma meselesine gelince; aynı rolde daha önce izlenen ´rahmetli´ Ayhan Işık´a gönderme görünen ´Clark bıyıklı´ Kenan İmirzalıoğlu´nun canlandırdığı ´Cingöz Recai´, ama asıl olarak Haluk Bilgener gibi bir büyük ustanın hayat verdiği Başkomiser Mehmet Rıza, ne yazık ki karikatür düzeyinin ötesine gidememiş. Son olarak ´Kurtlar Vadisi´ni hatırlatan bir ´Dış mihraklar´ meselesi var filmde. Ben bu sahneleri, bazı şeyleri ti´ye almak için çektiler sandım ki, yanılmışım. En azından bu noktada özel bir dokunuş olsaymış, öykü bir nebze sineye çekilirmiş gibi geldi bana.´
Diğer Haber Başlıkları
Yorumlar

115
0
139
0
120
0
162
0
151
0
121
0
122
0
128
0
164
0