Paylaş   
23.08.2017

UNUTURSAM FISILDA

/

YÖNETMEN: Çağan Irmak/ OYUNCULAR: Hümeyra, Işıl Yücesoy, Farah Zeynep Abdullah, Mehmet Günsür/ SENARYO: Çağan Irmak/ GÖRÜNTÜ: Gökhan Tiryaki/ MÜZİK: Kenan Doğulu/ 2014, Türkiye/ 123 dakika

TV 2 20.00

Ayperi ve Tarık, küçük bir kasabada kaderin bir araya getirdiği iki gençtir. Kalbinin en derininde saklanan müzik aşkı, Tarık´la birlikte Ayperi´nin karşısına dikilir. Herkesten saklı hayaller, Tarık´ın besteleri ve Erhan´ın desteğiyle zirveye giden bir yolculuğa dönüşür. Ayperi, Tarık ve Erhan´ın İstanbul´daki şöhret dolu hayatları, onları hayallerinden uzaklaştırır. Ayperi, günün birinde kendini kasabasına bir bavulla dönerken bulacaktır.

KEREM AKÇA: ´... Ayla Dikmen ve Ajda Pekkan´ın hayatından esintiler taşıyan şarkıcı melodramı "Unutursam Fısılda", temelde 70´lere adanmış bir pop müzik güzellemesi. Ama Yeşilçam melodramı tabanını sığ ağlatma taktikleri, hesaplı performanslar ve TV dizisine uygun bir kurguyla süslemek pek geçerli olmamış. Çağan Irmak´ın yeni yapıtını, sadece özenli sanat yönetimi, Kenan Doğulu´nun dönemin ruhunu iyi yansıtan besteleri ve Farah Zeynep Abdullah´ın bir filmi daha sırtlayıp götüren başarılı başrol performansıyla anacağız.´

ATİLLA DORSAY:´ Ağır melodram. Çağan´ın (Irmak) filmlerinde olduğundan da daha ağır. Belli formüller üzerine inşa edilmiş ama tabi eninde sonunda o Çağan Irmak mucizesi kendini gösteriyor. Çünkü finalleri çok iyi getirmeyi biliyor. Bu filmin finali de gerçekten görkemli, çok duygulandım. Ve aynı zamanda Çağan´ın iki büyük oyuncuya, Işıl Yücesoy ve tabi özellikle Hümeyra´ya çok büyük bir armağanı. Hakikaten yaşını başını almış iki oyuncuya sinemanın, bir yönetmenin böyle bir armağan sunması çok nadir görülen bir şey. Onlar da bu armağanı sonuna dek iyi kullanmayı ve unutulmaz performanslar vermeyi biliyorlar.

MURAT ÖZER: Çağan Irmak, bugünle 1970´ler arasında gidip gelen ´müzikli´ hikâyesiyle Yeşilçam melodramlarının izini sürüyor. İki dönem arasında gidip gelirken hikâyenin bazı noktalarında eksen kayması yaşandığı söylenebilir. Bu handikap, karakterlerin de yerli yerine oturmasını engelliyor. Farah Zeynep Abdullah ise ışığıyla filmin önüne geçiyor, ki bunun iyi bir şey olduğundan emin değilim!

NİL KURAL: ´ ´Unutursam Fısılda´, Çağan Irmak´ın son dönemde çektiği filmler arasında gişede büyük başarı elde edebilecek bir yapım. 70´ler şarkıları, aşk, ihanet ve anılarla dolu filmde Irmak, karakterlerini derinleştirmese de ustası olduğu duygu selini yaratmayı başarıyor. Filmin aile ve aşkla ilgili ilk bölümünün ardından ikinci bölümünde ´şöhrete ulaşma´ kısımlarını biraz aceleye getirdiği söylenebilir.

CÜNEYT CEBENOYAN: ´ Filmi iki bölüm halinde değerlendirebilirizde günümüzde geçen bölümler ve 70´ler.... Günümüzü daha başarılı buluyorum, Işık Yenersu ve Hümeyra´nın oyunculukları da öyle. Fakat 70´ler çok fotoroman, çok yüzeysel ve klişe olmuş. Klişe illa da kötü olmak demek değil çünkü klişelerin tekrarlanmasının bir nedeni vardır, bir hayati gerçekliğe işaret eder ama onu aşan bir şeyler de olması lazım, burada yok o. Mehmet Günsür tamamen yanlış bir casting. Çünkü yaşını çok belli ediyor. Filmde 20´li yaşlarda birisi olması gerekirken karşımızda 40´lı yaşlarda bir adam olduğunu hep hissettim. Azheimer hikayesi yeterince işlenmemiş. Ayrıca iki kardeş arasında yılların birikimi bir tortu var, bir gerilim, kıskançlık, kardeş rekabeti... Ve bu sadece ve sadece bir küçük konuşmayla hoop diye çözülüyor, her şey güllük gülistanlık oluyor. Bu kısmı yetersiz, fazla basite indirgenmiş. Ama Çağan Irmak´ın önemli yönetmenlerimizden biri olduğunu ve pırıltısının arada sırada kendisini gösterdiğini düşünündüm filmi izlerken. Fakat yeterince çok değil...

OLKAN ÖZYURT: ´ Çağan Irmak, ´Tamam mıyız?´ filminden sonra Yeşilçam´la flörtün ötesine geçip neredeyse bir Yeşilçam filmine imza atıyor. Yeşilçam sinemasındaki o iyimserlik, masalsılık, ´Unutursam Fısılda´nın bütün karelerinde hissediliyor. Temel olarak biri şarkıcı olan diğeri büyüdüğü kasabadan çıkamayan iki kardeşin hesaplaşmasının anlatıldığı filmde, dümen karakterlerin geçmişi hatırlamasıyla bol bol 70´lere kırılıyor. Irmak da 70´lerdeki müzik (hikaye gereği baskın tabii) başta olmak üzere, sinema, moda, hatta dergi ve gazetelerine varıncaya kadar dönemin bütün popüler kültür öğelerini bir bir filmde kullanıyor. Filmdeki 70´ler dünyası hikayesiyle, karakterleriyle, atmosferiyle bir ´Yeşilçam filmi´ kadar naifken filmin asıl duygusu, günümüzde geçen sahnelerinde ortaya çıkıyor. Kerem Bursin, Farah Zeynep Abdullah, Mehmet Günsür ve Hümeyra üzerlerine düşeni yapsalar da filme oyunculuk performansı olarak Işıl Yücesoy ile onun gençliğini oynayan Gözde Çığacı damgalarını vuruyor. Irmak´ın yönetmenliği, senaristliği düşünüldüğünde orta karar bir film olarak değerlendirilebilir ´Unutursam Fısılda´.

EVRİM KAYA: Filmin merkezindeki iki kız kardeşin hem gençlik hem yaşlılık hallerini canlandıran oyuncuların başarısının da etkisiyle onların hikayesi gayet iyi işliyor. Hem Hümeyra ve Işıl Yücesoy, hem de Farah Zeynep Abdullah ve Gözde Çığacı çok iyiler. Ancak şöhret basamaklarını tırmanırken aşkını kaybeden küçük kızkardeşin hikayesi çok kestirmeci, fazla klişe. Hızlandırılmış bir ´A Star is Born´a gerek yokmuş. Kenan Doğulu´nun şarkıları da popun altın çağının hitleri olamayacak kadar zayıf. Velhasıl Çağan Irmak´ın en iyi filmi değil ama çok severek yaptığı hemen hissediliyor, seyircide de bir tür şefkat uyandırıyor.

ALİ KOCA: ´ Söyleyeceklerim ´niyet okuma´ sınırları içine girebilir fakat ´Unutursam Fısılda´ bir kez daha gösterdi ki Çağan Irmak, iki filmde bir belirli şabolonları kullanarak gişeye yöneliyor. Bunun için de formülü hazır: Hasta bir karakter yaz, onu bir yakınıyla çatıştır, sonra ikisinin geçmişine git, nostaljik şarkılarla süsle, biraz da göstermelik umut ışığı. Oldu mu Çağan Irmak filmi! Farah Zeynep Abdullah´ın görülesi performansı haricinde filmden geriye kalanlar bildik Çağan Irmak çeşitlemeleri.´

UĞUR VARDAN : ´... Bu öyküyü ete kemiğe büründürenlere gelince: Anlaşılan çıldıran ya da çıldırmanın eşiğinde, potansiyel ´borderline´ karakterleri bundan böyle Farah Zeynep Abdullah´a teslim edeceğiz. Teslim etmemiz de gerekiyor. Çünkü üzerine çok yakışıyor, ´Şıp´ diye oturuyor. Abdullah, Hatice-Ayperi´de çok çok iyi. Tarık´ta Mehmet Günsür evet birçok eleştirmenin öngösterim sonrası dikkat çektiği gibi karakteri için büyük gibi duruyor ama buna da yönetmenin kendince bir cevabı var: "Bence öyle bir karakter o yaşlarda olurdu." Erhan´da Kerem Bürsin daha çok görüntüsüyle öyküye katkıda bulunuyor. Karakterlerin şimdiki zamanlarında ise Hatice-Ayperi´de Hümeyra çok iyi ama Hanife´de Işıl Yücesoy çok çok iyi. Meğerse Yücesoy´un yollarını ´Korkuyorum Anne´den bu yana (dizi seyretmediğim için o cephedeki uğraşları hakkında bilgim yok!) bekliyormuşuz da haberimiz yokmuş...´

NOT: KANALLAR PROGRAM AKIŞINDA DEĞİŞİKLİK YAPABİLİR.

Fotoğraf Galerisi
Diğer Haber Başlıkları
Yorumlar

115
0
139
0
120
0
162
0
151
0
121
0
122
0
128
0
164
0