Paylaş   
18.02.2017

RECEP İVEDİK CEPHESİNDE YENİ BİR ŞEY YOK

/

Türkiye sinemasında komedi formatıyla önümüze gelen tiplemeler, sosyolojik reflekslerin de ifadesidir aynı zamanda. Sadri Alışık'tan Kemal Sunal'a, Vahi Öz'den Şener Şen'e, Cilalı İbo'dan Öztürk Serengil'e, bu büyük isimlerin hayat verdiği temel karakterler genellikle dönemin ruhunu ve bu ruhun yarattığı insan tipolojisini perdeye taşır. Şimdiki zamana gelindiğinde ise benzer yapıyı Cem Yılmaz, Ata Demirer ve de Şahan Gökbakar üçlüsünün sinemaya aksettirdiği Arif, Hüseyin ve tabii ki Recep İvedik profillerinde de görüyoruz. Yılmaz'ın yarattığı karakter tarihsel bir uyanıklığın, Demirer'in Hüseyin'i saflığın, hayat şaşkını olmanın, Recep İvedik ise uyanıklığın yanı sıra hoyratlığın, magandalığın, bencilliğin tezahürüdür.

Yaratıcıların bir tür çocukları olan karakterlerine olan inançları, sevgileri, bağlılıkları normaldir. Hele hele onlar kendileri için aynı zamanda önemli bir kazanç kapısı, gişe garantisiyse! Bu mantığın uzantısı olarak Şahan Gökbakar, 'Recep İvedik'i -bu hafta itibariyle- beşinci kez seyirci önüne çıkarıyor. Söz konusu karakterin özelliklerini yukarıda kısaca özetledik; Gökbakar'ın kariyerindeki bütün filmler gibi kardeşi Togan Gökbakar´ın yönettiği bu son adımda da Recep İvedik, klasik kişiliğiyle huzurlarımızda.
Önce filme ilişkin kısa bir özet geçelim: Mahalle sakinlerinden şoför İsmet'in vefatıyla Recep ve 'yancısı' Nurullah, 'müteveffa'nın eşine ekonomik açıdan yardım amacıyla yerine geçerek genç sporculardan oluşan Milli Takım'ı Üsküp'teki bir turnuvaya götürür. Yolda verilen kuru fasulye molasında takımdaki erkekler yemekten dolayı rahatsızlanınca Recep duruma el koyar ve kamyon şoförü arkadaşlarından yeni bir ekip oluşturarak turnuvaya katılır. Bundan sonrası her dalda madalya mücadelesidir.


Yunanlıların ve Rusların sesi çıkmayınca!

Şahan Gökbakar, gişede aradığını pek bulamadığı 'Osman Pazarlama'dan sonra garanti top oynama adına tekrar 'Recep İvedik' ipine sarılmış görünüyor. Basit bir öyküye sahip film, yine cinsiyetçi, ırkçı, küfürbaz, kaba saba, 'Beyaz Türkler'i (özellikle kafile başkanı karakteri üzerinden) aşağılayan esprilerle donatılmış. Bazı sahneler çok komik ama bazı sahneler de vasat altı ve tahammül ötesi (gaz çıkarma, apış arasını kaşıma vs.). "Ama zaten 'Recep İvedik' bu" diyerek de meseleyi özetlemek mümkün. Bu arada filmin fragmandaki bir sahneye Azeri kardeşlerimizin tepki göstermesinin ardından söz konusu bölümler çıkarılmış ama Yunan ve Rus dostlarımızın böyle bir isteği olmayınca (!), onlara yönelik aşağılayıcı sözel ve fiziksel espriler filmde gırla gidiyor.
Öte yandan, Gökbakar kardeşlerin böyle bir derdi var mı bilmiyorum ama filmi genel bir olimpiyat parodisi olarak da görmek mümkün. Bir önceki Olimpiyat Oyunları'na (Londra) dopingli sporcularımız, son oyunlara da (Rio) 'Devşirme isimler'den oluşan atletizm takımımız damga vurmuştu. 'Recep İvedik 5'te dopingi biz yapmıyoruz ama rakibi dopingli gösterip haksızca altın madalyaya uzanıyoruz, asıl takım yerine de kamyonculardan ´Devşirilen´ (!) bir ekip gönderiyoruz. Belki de Gökbakarlar, "Böyle takımlara böyle film" demiş olabilir.
Toparlarsak Şahan Gökbakar, serisinin beşinci filminde magandalığın kitabını bu kez spor üzerinden yazmaya devam ediyor. Yani "Recep İvedik cephesinde yeni bir şey yok" diyebiliriz. UĞUR VARDAN (HÜRRİYET/10.02.2017)

Diğer Haber Başlıkları
Yorumlar

115
0
139
0
120
0
162
0
151
0
121
0
122
0
128
0
164
0
125
0