|
İTALYA MEKTUBU
MARIA CRISTINA DI NICOLA
İlkbaharın güzel günleri kapıda derken hava tahminleri hiç de öyle söylemiyor ve tablolara göre 'Çizme'nin her bölgesi yeni soğuk hava dalgasının tehdidiyle karşı karşıya. Ancak tüm bu olumsuzluklar 8 mart 2010 Kadınlar Günü'nü kutlamayı engellemiyor tabii. Bütün İtalya'da bugün, 'Tanrının yarattığı diğeri !' için bir çok konuda sosyal ve kültürel etkinlikler düzenleniyor: Cinsler arası eşitsizliğin hangi boyutlara ulaştığı, kadına yönelik şiddetin ne derece yaygın olduğuyla ilgili buluşmalar, okullarda toplantılar, konferanslar, konserler, tiyatro oyunları, film gösterimleri, kısacası, sadece dünyanın geri kalmış yörelerinde değil, hakların kazanıldığına inanılan ülkeler de bile kadının özgürleşmesinin ne derece zor olduğu geniş kitleler tarafından vurgulanıyor. Açıktır ki, bir mimoza dalı (8 Mart'ta İtalyan kadınlarına armağan edilen geleneksel çiçek) ya da kadın arkadaşlarla orada burada içilecek bir içki, yemek, karaoke eğlencesi, erkek striptiz gösterisi, tüm yıl boyu yaşanan gerçeği gizlemeye, unutturmaya yetmiyor. Tam tersi, bu tip ticari girişimler kadının neler çektiğini maskeleyip bir tür teselli havası ve aşağılanma durumu yaratıyor sonucunda... Bir yanda, olayın özüne uzak, yapay, göstermelik girişimler süre dursun, 2010 Kadınlar Günü için düzenlenen ciddi işler de var şüphesiz: Milano'daki Avrupa Parlamentosu Ofisi tarafından önayak olunan Sguardi Altrove Film Festival (Film Festivalleri'nin Ötesinde Bakışlar) etkinliği ile Torino'daki Romano sinemasında Piemonte Bölgesi Belediye Danışmanlığı tarafından düzenlenen konuyla ilgili film maratonunun özellikle altını çizmek gerek. Roma'da ise Kültür Bakanlığı, 8 Mart'tan önceki hafta sonu kadınlara bütün devlet müzelerine ve sanat merkezlerine bedava giriş olanağı sağladı. Bir de, İtalya'da yaklaşık 3000 meydanda satılacak gardenyalarla, dünya çapında 2 buçuk milyon insanı (yarıdan fazlası kadın) etkileyen multipl skleroz hastalığıyla ilgili araştırmalara destek sağlanacak.
|