KONUK YAZAR

Sağlık merkezlerindeki 'sağlığımızı bozan' meseleler üzerinden aslında çok eski bir derdin, 'ölümsüzlüğün' de peşine düşen 'Yaşam Kürü', kurduğu atmosferine karşın istediği etkiyi yaratamayan bir film olmuş. Öykünün hatırlattıkları üzerinden yeni bir şey söylememesi de en büyük handikaba dönüşmüş. Bence filmin en iyi yanı ise Benjamin Wallfisch imzalı son derece etkileyici tema müziği olmuş. UĞUR VARDAN (HÜRRİYET/18.03.2017)

Haberin devamı için tıklayın.
Ne mutlu ki şairler, salonlara sık uğrar oldu. Jim Jarmusch imzalı 'Paterson'ın ardından sıra Pablo Larrain'in 'Neruda'sında. 'Tony Manero', 'Post Mortem' ve 'No'dan oluşan 'Pinochet üçlemesi'nin ardından 'El Club'ı çeken Şilili yönetmen, geçen yıl iki 'biyografik' serbest uyarlamaya imza atmıştı. Bu adımlardan ilkini, yani 'Jackie'yi yakın bir zaman önce izlemiştik, şimdi huzurlarımızda 'Neruda' var. UĞUR VARDAN (HÜRRİYET/11.04.2017)
Haberin devamı için tıklayın.
Özpetek'in yakın bir zaman önce yayımlanan aynı adlı romanından sinemaya uyarladığı 'İstanbul Kırmızısı', sanki bir denge üzerine yükseliyor. Ana karakteri Orhan, Deniz'in kaybolmasıyla birlikte kendi için kayıp olan şeyleri (başta 'aşk') bulmaya (ya da hatırlamaya) başlıyor. UĞUR VARDAN (HÜRRİYET/04.02.2017)
Haberin devamı için tıklayın.
Henüz ortalarda bizi mahvedecek güzel havalar yok ama bu hafta salonlarımıza uğrayan 'Paterson'ın ana karakteri, şairleri, dolayısıyla mısraları arasında 'Evkaftaki memuriyetim' de olan Orhan Veli'yi ve diğer bütün kalemdaşlarını akla getiriyor... UĞUR VARDAN (HÜRRİYET/25.02.2017)
Haberin devamı için tıklayın.
Şahan Gökbakar, gişede aradığını pek bulamadığı 'Osman Pazarlama'dan sonra garanti top oynama adına tekrar 'Recep İvedik' ipine sarılmış görünüyor. Basit bir öyküye sahip film, yine cinsiyetçi, ırkçı, küfürbaz, kaba saba, 'Beyaz Türkler'i (özellikle kafile başkanı karakteri üzerinden) aşağılayan esprilerle donatılmış. UĞUR VARDAN (HÜRRİYET/10.02.2017)

Haberin devamı için tıklayın.
Uzaklaştığı suç âlemine bir intikam vesilesiyle dönen ve Rus mafyasına 'haddini bildiren' eski tetikçi John Wick, sinemadaki yeni adımı 'Chapter 2'da da İtalyan mafyasına karşı mücadele ediyor. UĞUR VARDAN (HÜRRİYET/11.02.2017)
Haberin devamı için tıklayın.
Belli bir yaştan ve dönemden sonra doğup büyüdüğün yere döndüğünde her zaman seni mutlu, mesut anılar, o uzak güzel geçmiş karşılamaz. Acılar ve kaçıp gittiğin gerçek de orada bekliyor olur bazen... 'Yaşamın Kıyısında' ('Manchester by the Sea') böylesi bir hesaplaşmanın, yüzleşmenin filmi.

UĞUR VARDAN (HÜRRİYET/04.02.2017)

Haberin devamı için tıklayın.
´Vezir Parmağı´, Arzu Film ekolünden çıkmış kimi yapıtların ruhundan ve izinden gitmeye çalışmış. Kimi kadrajlar ve hava, 'Şekerpare', 'Gulyabani', 'Tosun Paşa' ve dahi 'rahmetli' Atıf Yılmaz'ın 'Değirmen'ini hatırlatıyor ama sadece görüntüler düzeyinde, yoksa içerik açısından bu filmlerin yanından dahi geçmiyor. UĞUR VARDAN (HÜRRİYET, 28.01.2017)
Haberin devamı için tıklayın.
Akademi'nin, 'Yabancı Dilde En İyi Film' kategorisinde 'Son dokuz'a kalan toplamı arasında yer alan 'Kabakçığın Hayatı' ('Ma vie de Courgette'), 'çizgidışı' animasyonlardan. UĞUR VARDAN (HÜRRİYET714.01.2017)
Haberin devamı için tıklayın.
Bu haftanın yenilerinden 'Çalgı Çengi: İkimiz', ikilinin ve de yönetmen Aydemir'in dördüncü uzun metrajlı çalışması. Film, düğünlerde şarkı söyleyen Ankaralı iki ´teyzeoğlu´, Salih ve Gürkan'ın altı yıl sonra yaşadıkları üzerine kurulu. İlk adımda ikili, bir sünnet düğünü esnasında mafyanın işlediği bir cinayete tanık oluyor ve işin içinden çıkmak için çabalayıp duruyordu. UĞUR VARDAN (HÜRRİYET/07.01.2017)
Haberin devamı için tıklayın.
Avrupa'nın vicdan yükünü çeken yönetmenlerin filmleri arka arkaya gösterime giriyor. Geçen hafta Dardenne Kardeşler'in 'Meçhul Kız'ını izlemiştik, bu hafta Ken Loach imzalı 'Ben, Daniel Blake' ('I, Daniel Blake') huzurlarımızda. 'İşçi sınıfının her daim gür sesi' konumundaki emektar yönetmen, bu yıl Cannes'da 'Altın Palmiye' alan bu son çalışmasında bürokrasinin acımasız çarkları arasında kendine çıkış yolu arayan bir emekçinin mücadelesini anlatıyor.UĞUR VARDAN (HÜRRİYET/31.12.2016)

Haberin devamı için tıklayın.
Geçen yıl, "Metni zaten biliyorsunuz; biraz görsel ihtişama ve harekete ne dersiniz?" diyerek 'Macbeth'i bir aksiyon filmi şeklinde huzurlarımıza getiren Justin Kurzel, ortaya çıkan işin gördüğü ilgiden ve ekibin çalışmasından memnun kalmış olmalı ki, oyuncuları Michael Fassbender ve Marion Cotillard'la yeni bir serüvene yelken açmış. Söz konusu serüven, çok tutmuş bir bilgisayar oyununun, 'Assassin's Creed'in sinema uyarlaması. UĞUR VARDAN (HÜRRİYET/24.12.2016)

Haberin devamı için tıklayın.
Hayatı bir evin çeperleri dahilinde geçen, yatalak kaynanasına bakan, kocası tarafından dışarı çıkması pek istenmeyen Elmas... Seks onun için acı veren bir görevden öte bir şey değildir. Tek özgürlüğü ise gizli gizli içtiği sigaradır. Şehnaz ise büyük kentli ama küçük bir taşra kasabasında görev yapan bir psikiyatr... Çoğu sosyolojik vaka niteliğinde hastalarıyla geçen günlerin bitiminde, hafta sonu İstanbul'a kocasının yanına, huzur dolu (!) evine gidiyor. Seks ise onun için bir zevk... UĞUR VARDAN (HÜRRİYET/17.12.2016)

Haberin devamı için tıklayın.
Marion Cotillard salonlarımızı şereflendirmeyi sürdürüyor! Geçen hafta 'Müttefik'te 'âşık ajan' rolünde izlediğimiz Fransız yıldız, bu hafta da hayattaki rotasını bulamamış bir kadının öyküsünün anlatıldığı 'Aşk Mektupları'yla ('Mal de pierres') karşımızda. UĞUR VARDAN (HÜRRİYET/10.12.2016)
Haberin devamı için tıklayın.
Ve hakkında, Brad Pitt'le Angelina Jolie'nin evliliğini bitirdiğine dair söylentiler çıkan film huzurlarımızda. 'Müttefik', İkinci Dünya Savaşı ortamında aşk yaşayan Fransız direnişçi Marianne Beausejour'la Kanadalı istihbaratçı Max Vatan'ın öyküsünü anlatırken 'Casablanca'ya, John le Carré romanlarına ve Hitchcock gerilimlerine selam yolluyor. UĞUR VARDAN (03.12.2016)

Haberin devamı için tıklayın.
François Ozon, 'Frantz'da son derece incelikli öyküyü benzer bir görsel estetikle desteklemiş. UĞUR VARDAN (HÜRRİYET/26.11.2016)

Haberin devamı için tıklayın.
Beyaz Futbol' ekibinin sinema macerası 'Adam mısın!', görüp görebileceğiniz en kötü filmlerden biri olmuş. Biz de 'gerçeküstücü' çalışmaya ilişkin eleştiri yazımızı 'Ahmet Çakar üslubu'yla kaleme alalım dedik... UĞUR VARDANM (HÜRRİYET/19.11.2016
Haberin devamı için tıklayın.
Küçük bir çocuğun hayatına giren ağaçtan bir dev (ya da dev bir ağaç)... 'Canavarın Çağrısı'nı (´A Monster Calls') böyle özetlemek mümkün. Spielberg'ün 'The BFG'sinden sonra sahne alan yapım, benzer sularda geziniyor gibi görünse de aslında bambaşka dertlerin ifadesi. UĞUR VARDAN (HÜRRİYET/12.11.2016)

Haberin devamı için tıklayın.
Muhalif bir gazeteci, Ceyda Balaban IŞİD'in elindedir ve Özel Kuvvetler'e bağlı bir tim, sınırötesi operasyonla onu kurtarmak için görev başındadır. Alper Çağlar, 2012'de çevirdiği 'Dağ'ın devamı gibi görünse de (çünkü o filmin iki ana karakteri yine karşımızdalar) bağımsız bir hikâye barındıran 'Dağ 2'yle seyircisini yine sıcak çatışma ortamlarına sokuyor. UĞUR VARDAN (HÜRRİYET/05.11.2016)
Haberin devamı için tıklayın.
Yılmaz Erdoğan yeniden Hâkkari'ye dönüyor. 'Ekşi Elmalar', tıpkı 'Vizontele'de olduğu gibi 70'lerde geziniyor, sonrasında 12 Eylül'e uğruyor, Antalya'ya uzanıyor ve öyküsü, zaman içinde yerine oturuyor. Erdoğan, her zaman olduğu gibi senaryosunu kendisinin kaleme aldığı filminde Adalet Partisi'nden üçüncü kez aday olduğu belediye başkanlığı adaylığından eli boş dönen sert mizaçlı bir babayla (ismi Aziz Özay), üç kızının yörenin örf ve âdetleri arasında biçimlenen hayatlarını perdeye taşıyor. UĞUR VARDAN (HÜRRİYET/29.10.2016)

Haberin devamı için tıklayın.
« - 1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - »
115
0
139
0
120
0
162
0
151
0
121
0
122
0
128
0
164
0