Paylaş   
05.11.2011

COLDPLAY POP´A GÖZ KIRPIYOR

/

Coldplay sevenlerin çokluğu göz önünde bulundurulunca bunu söylemek güç ama 'Mylo Xyloto'yla bir pop albümü yapmaya kalkışmış gibisiniz.
Evet, farklı bir noktadayız ve bu noktada nereye "uyduğumuzu" bilmiyorum açıkçası. Bu belki bizim "İngilizliğimizden" kaynaklanıyordur. Bazı insanlar bizim çok yetenekli olduğumuzu, bazıları müziğin başına gelen en kötü şey olduğumuzu düşünüyorlar. Tüm bunların ortasındayken, biraz kafanız karışıyor tabii. Ama tüm bu sesler bir zirveye ulaştı bu son albümle. Kaydederken, kimseyi umursamamaya, ne dinliyorsak gerçekten onu yansıtan bir kayıt yapmaya ve hangi kategoriye girdiğini umursamamaya karar verdik. Bu Brian Eno'nun felsefesinin bir parçasıydı: Çalışırken etrafınızdaki seslerin hepsine kulaklarınızı tıkamak zorundasınız!

Prodüktör Brian Eno'yla çalışmak nasıl bir deneyimdi?
Brian son albümden sonra bize gelip şöyle demişti: "Stüdyoya geri dönmek zorundasınız. Daha ileri gidebilirsiniz." Bu "daha iyisini yapabilirsiniz"in en nazik şekilde söylenmiş haliydi. Brain çok fazla insanla çalışmaz ve gelip sizinle çalışmak istediğini söylerse, siz de bunu istemek zorundasınız. Onunla çalışırken, söylediği her şeyi ama her şeyi yaptık. (Gülüyor) Gruptaki herkesle tek tek ilgilendi.

'Paradise'ta, Rihanna'yla gerçekten stüdyoda mı kayıt yaptınız?
Ben şarkıyı piyanoda çaldım, sonra o kendi muhteşem ekibiyle şarkıyı harika bir şeye dönüştürdü. Ben ona nasıl söylemek hoşuna giderse öyle söyle demiştim. Zaten - Bruce Springsteen ve Stevie Wonder bir kenara- çok beğendiğim seslerden bir tanesi. Çok zengin bir sesi var ve bunun gösterişini yapmıyor. Her zaman şarkıyı ön plana alıyor, egosunu değil.

'Paradise'daki "para para" tekrarı, Rihanna'nın 'Umberella'sındaki "ella ella" tekrarına benziyor.
Evet, bu heceleme olayı gerçek bir pop şarkısı formülüdür. Ben bunu zaten hep yapmak isterdim, 'Paradise'da çok doğal bir şekilde gelişti, çünkü çok fazla bu tip müzik dinledim. Ne kadar çok şey dinlerseniz, diğer insanların numaralarını o kadar çok öğrenebiliyorsunuz, kapabiliyorsunuz.

Popülaritenize rağmen, çok alçakgönüllü, hatta biraz da "aklı havada"sınız. Bir kez 'sahnede' şarkı sözlerini karıştırmıştınız. Bu, mesela Springsteen'in muhtemelen yapmayacağı bir şey.
Bruce çok nadir hata yapar. Ama yaptığım amatörce hatalar bazen bana çok doğru ve gerekli geliyor. Ne kadar kendin değilmiş gibi görünmeye çalışırsan, işler o kadar sarpa sarıyor çünkü. 1960'lardaki gibi gizemli bir rock star olmaya imkân yok, çünkü çok fazla bilgi sirkülasyonu var artık. Yaptığınız her şey her zaman kullanıma açık. Dolayısıyla, tek kural hata yapmamak.

60'larda, 70'lerde cool görünmek daha mı kolaydı sizce?
Kesinlikle öyle. Şimdi insanlar ellerinde kameralı telefonlarıyla benzin istasyonunda ya da çamaşırhanedeki halinizi fotoğraflamaya çalışırken, bir Tom Waits efsanesi yaratmak çok zor. Bu tip işleri herkes yapıyor ama eskiden Joni Mitchell'in bunları yapmadığına ve büyülü bir dünyada yaşadığına inanmak daha kolaydı.

Albüme dönelim, ismini 'Mylo Xyloto' koyarken herkesin ne anlama geldiğini soracağını tahmin etmişsinizdir herhalde.
Buna şimdiye kadar 18 farklı cevap vermişimdir herhalde. Gerçek cevap şu aslında; ne anlama geldiğini bilmiyorum. Bazen beyniniz size bir şeyler söylüyor ve aksini yapamıyorsunuz, değiştiremiyorsunuz.

Peki single'ın ismini, insanların bunu "bir başka ağlamaklı Coldplay şarkısı" olarak isimlendireceğini bile bile 'Every Teardrop Is a Waterfall' koymak bir ölçüde ego gerektiren bir şey olsa gerek.
Ne olursa olsun ben grubumu ve onlarla birlikte çalmayı seviyorum. Hayatımdaki bütün iyi şeyleri Coldplay'e borçluyum. Ama herkesin tarzı olmadığımızı da biliyorum. Ama bu beni durdurmaya yetecek bir şey değil. Hem ben bu ismi seviyorum. Ayrıca internetin iyi tarafı da bu işte; herkes her şeyden nefret ediyor, dolayısıyla siz de istediğiniz her şeyi gönül rahatlığıyla yapabiliyorsunuz.
RADİKAL/05.11.2011 ÖZGÜN HABERE GİDİN

Diğer Haber Başlıkları
Yorumlar

127
0
114
0
129
0
144
0
176
0
146
0
157
0
158
0