Paylaş   
30.01.2019

DOGMAN

/

İyiyle kötü arasında sıkışmış, onurunu kazanmak isterken bir adamın öyküsü. Mahallesinde sevilen, kendine yetecek kadar mütevazi bir hayat yaşayan ve tek amacı iyi bir baba olmak olan Marcello, bir köpek kuaförüdür. Boşandığı için kızını istediği kadar göremese de birlikteyken hayatı dolu dolu mutlu yaşarlar. Ancak çocukluk arkadaşı eski boksör Simone'nin hapisten çıktıktan sonra mahalleye dönmesiyle, Marcello dahil herkesin huzuru kaçar.


SEANSLAR


YÖNETMEN:
Matteo Garrone


OYUNCULAR:
Marcello Fonte
Edoardo Pesce
Nunzia Schiano
Adamo Dionisi


SENARYO:
Ugo Chiti
Matteo Garrone
Massimo Gaudioso


GÖRÜNTÜ YÖNETMENİ:
Nicolai Brüel


MÜZİK:
Michele Braga


YAPIM:
2018, İtalya-Fransa


DAĞITIM:
Filmartı


SÜRE:
103 dakia


FİLMİN SİTESİ:
Web sitesine gidin

Video Galerisi
Yazar
- -
ŞENAY AYDEMİR (gazeteduvar.com.tr): ´... "Dogman", kötülüğün değil de onunla kurduğumuz ilişkinin farkında olmadan bizi sürükleyebileceği noktaları göstermesi açısından oldukça çarpıcı anlar barındıran bir yapım. Korkunun, sinmenin insanoğlunu getireceği noktaları; bütün bunları bertaraf etmeye çalıştığımızda da düşmanına benzeme potansiyelini sıradan bir adamın hikayesi üzerinden anlatıyor. Simone´un sırtından çıkarmadığı, arkasında "Uncle Sam" (Sam Amca) yazan montun da ABD´nin kabadayılıklarına, kural kanun tanımazlığına bir gönderme olduğunu söyleyelim, ama ucuz yollu bir gönderme. Filmin sorunlu tarafı ise seyirci Marcello arasındaki ilişkiyi nasıl kurguladığına dair belirsizliği. Çünkü hem köpekleri bu kadar seven ve onların hayatını kolaylaştıran hem de kızıyla bu kadar yakın ilişki kurabilen bir insanla bağ kurmak oldukça kolay. Öte yandan karakterimizin küçük uyuşturucu işlerinden başlayarak büyüyen suç dosyasına karşı bir pişmanlık emaresini de görmek zor filmin içinde. Dolayısıyla Marcello´nun iyilik ile kötülük arasında savrulup durması kendi karakterinden çok temas halindeki insanların onu biçimlendirmesiyle ortaya çıkıyor. "Dogman", işlerin giderek vahşileştiği finale doğru köpeklerin Marcello ve Simone arasında yaşananlara şaşkınca bakakaldığı, ´vahşi´ doğalarının yaşananları bir türlü anlamlandıramadığı sahneyle de hatırlanacak kuşkusuz. Filmi güçlü kılan şey, Simone´un kötülüğünden çok Marcello´nun mesnetsiz ´iyiliği´nin çok daha rahatsız edici olması.´

UĞUR VARDAN (HÜRRİYET): ´... Komşuları tarafından "Herhangi bir mekâna girdiğinde hemen sigarasını söndürecek ölçüde nazik ve kibar biri" olarak tanımlanan De Negri´nin öyküsü sinemaya taşınırken ortaya çıkan yapıt gücünü ve büyüsünü, büyük ölçüde ana karakter Marcello´yu canlandıran Marcello Fonte´nin yeteneğinden alıyor. Genel çizgileriyle -kimi yabancı eleştirmenlerin sıkça vurguladığı gibi- stilinde Peter Lorre ve Buster Keaton esintileri sunan (bence bu ikiliye Roberto Benigni´yi de eklemeliyiz) Fonte, performansıyla geçen yıl Cannes´da ´En İyi Erkek Oyuncu´ ödülüne
uzanmıştı. Filmin reji, senaryo ve oyuncu performansı türünden başarı hanesine görüntü yönetmeni Nicolaj Bruel´in koyu karanlık renklerin hâkim olduğu etkileyici kadrajlarını da eklemeliyiz. İnsan ruhunun suçla olan ilişkisi üzerine basit ama unutulmaz bir sineme deneyimi sunan ´Dogman´, yılın en iyi yapımlarından biri. Bu yıl Oscar´ın ´Yabancı Dilde En İyi Film´ kategorisinde İtalya´yı temsil eden bu özel çalışmayı kaçırmayın derim.´
Diğer Haber Başlıkları
Yorumlar

115
0
139
0
120
0
162
0
151
0
121
0
122
0
177
0
128
0
164
0
125
0