Paylaş   
23.12.2018

´METAL´İST ´E.T.´

/

Daha önce suretini beş kez perdeye düşüren 'Transformers' serisi, bu kez farklı bir üye ve farklı bir ruhla seyirci karşısına çıkıyor. Peki bu seride mesele neydi, hemen özetleyelim: Bir zamanlar uzaydan devasa robotlar gelmiştir ve bir kısmı TIR suretinde, bir kısmı da spor araba formundadır aramıza karışmışlardır. Bizim derdimiz bize yetmiyormuşçasına aralarındaki savaşı Dünya'ya taşıyan bu metalik devlerden insanlığın yanında yer alanların ismi 'Autobots', kendi gezegenleri
Cyberton'da hükmünü sürdüren ve direnişçilerin peşinden gelerek Dünya'yı hem onlara hem de bize dar etmeye çalışanlarınki ise 'Deceptions'dır. Geride kalan beş toplam içine Michael Bay imzalı ilk üç film sıradan, 'dört' ('Kayıp Çağ') serinin en iyisi, beş ('Son Şövalye') de "Eh işte, fena değil'iydi.

'Metal ailesi'nin en naif üyesi
Altıncı adım niteliğindeki 'Bumblebee', takımdan ayrı düz koşan bir robotun hikâyesi ve aslında bütün her şeyin evveliyatını anlatıyor. Gezegenlerindeki mücadelede vakit kazanmak ve güç toplamak üzere kendilerine yeni bir yuva arayan, bu hedefler için de 'gurbet' olarak Dünya'yı seçen direnişçilerin lideri 'Optimus Prime', bir tür öncü kuvvet olarak 'B-127' adlı robotu gezegenimize gönderir. Ajan Jack Burns önderliğindeki bir tatbikatın ortasına düşen 'B-127', çabuk deşifre olur ve bertaraf edilir.

Babasının ölümünden sonra kendisini mutsuz hisseden, annesiyle uyum problemleri yaşayan, öte yandan mekanik konulara meraklı Charlie Watson adlı genç bir kız ise, arada bir takıldığı hurdacıda bulduğu eski Volkswagen'e göz koyar. Çok geçmeden doğum günü hediye olarak kendisine verilen bu aracın aslında bir 'Autobot', daha da ötesi 'B-127' olduğunu anlar. Ona, arıya benzediği için 'Bumblebee' ismini koyarken yeni bir dostluğun kapısı aralanır. Öte yandan 'Optimus Prime'ın yerini öğrenmek isteyen iki 'Deception', 'Dropkick' ve 'Shatter', 'B-127'yi bulmak için Dünya'ya gelmiştir ve çok geçmeden robotlar arası bir 'sürek avı' başlar...

'A-ha'lar, 'The Smiths'ler vs...

Yönetmenliğini Travis Knight'ın ('Kubo and the Two Strings') üstlendiği, senaryosunu da Christina Hodson'ın kaleme aldığı 'Bumblebee', 'Sert metallerin gürültülü resmi geçidi' şeklinde zihinlere kazınan 'Transformers' serininin kuşkusuz en yumuşak ve naif üyesi olmuş.
Film, öykünün geçtiği 1987 itibariyle fazlasıyla nostaljik rüzgârlar estirirken ana karakter Charlie'yle 'Bumblebee' arasındaki ilişki de ilk elde 'E.T.'yle minik Elliot'ı çağrıştırıyor (sonrasında 'King Kong'u da hatırlamak mümkün). Genç kız, bu sevimli ve bakışları hüzünlü robot sayesinde adeta babasının yokluğunda hayata tutunma adına yeni bir dal buluyor. Başta 'A-ha', 'The Smiths', 'Tears for Fears' olmak üzere 80'lerin öne çıkan gruplarına ait şarkılar da filmin gönlümüzü çelen unsurlarından (bu yanıyla da akla 'Galaksinin Koruyucuları' geliyor). Ayrıca walkman dinlemek, 'Alf' izlemek, 'Miami Vice'a göndermelerde bulunmak, nostaljinin tadını yükselten diğer unsurlar.
San Francisco'da geçen ve Golden Gate Köprüsü'nden kimi kadrajlar sunan filmde genç yıldız Hailee Steinfeld filmi sürüklemeyi ve karakterin duygusal yanlarını etkileyici bir şekilde öne çıkarmayı başarıyor. Keza sarı renkli bir 1967 model Volkswagen klasik Beetle'ın da filmde ağırlıklı bir rolü var!

Sonuç olarak 80'ler kuşağı temsilcilerinin daha çok sahipleneceği ama genel olarak herkes için seyir zevki vaat eden bir film 'Bumblebee'. 'Metal yorgunu' seyirciler için de huzur veren bir çalışma demek mümkün... UĞUR VARDAN (HÜRRİYET/22.12.2018)

Diğer Haber Başlıkları
Yorumlar

115
0
139
0
120
0
162
0
151
0
121
0
122
0
177
0
128
0
164
0
125
0