Paylaş   
23.11.2018

BU DA BİZİM ´BABA´ FİLMİMİZ

/

Öyle herkese kolay kolay ´baba´ demezdi bizim halk; bir Süleyman Demirel, bir Baba Hakkı, Gündüz Kılıç, Orhan Gencebay, biraz Erkin Koray ve de son olarak Müslüm Gürses.
Kafa kağıdındaki tarih doğruysa Müslüm Baba 59 yaşındaydı ve aşağı yukarı otuz yıldır ´baba.ydı´. Ancak, birçok değer gibi onun babalığı da aşınmıştı ve farklı pozisyondayd artık.
On yıl öncesine kadar ´baba gibi´ sağlam, aile büyüğü gibi saygındı Gürses (Asıl adı Müslüm Akbaş). Kalpten konuşuyordu. Adeta ermişti; paraya kıymet vermiyor; dünya malına itibar etmiyordu.

Müslümcülük bir yaşam kılavuzu

Alçak gönüllüydü, sansasyonu yoktu. Muhterem Nur´u sevmiş; 1985´te evlenmişti. İlkokul mezunuydu. Halk evlerinde yetişmiş, Çukurova Radyosu´na sanatçı olmuş, 1968´de İstanbul´a gelmiş ve bir yıl sonra ilk plağını yapmıştı. Sahneye pavyonlarda ve alemcilerin mekanı Aksaray civarında çıkabilmişti.
Müziği bilirdi, özellikle de halk müziğini. Bozlaklar ve uzun havaları iyi söylerdi.
Seksenler´de ise, kadere isyan edenlerin, asilerin sesi olmuştu birden. Orhan Gencebay´ın, Ferdi Tayfur´un, İbrahim Tatlıses´in sistem tarafından kucaklandığı günlerde varoşun sesi haline gelmiş, yaşantısıyla, isyanıyla, acısıyla yeni bir yaşam biçimi sunmuştu ezilenlere.
Müslümcülük bir yaşam kılavuzuna dönüşmüştü. Sapına kadar delikanlıydı Müslümcüler; modernleşmeyi benimsemiyor, bize uzak modalara isyan ediyor, acılarına ´damardan´ tercüman olan ´babaları´nın söylemine sıkı sıkıya sarılıyorlardı...
Orhancılar, Ferdiciler, İbocular ´ağabeyleri´nden başka popçuları ve diğerlerini de dinlerken Müslümcüler başka müziğe el uzatmıyordu. Arabeskin bir alt kültürüne dönüşen Müslüm Gürses, ´underground´ın Türkiye´de ayakta kalabilmiş tek temsilcisiydi.

Karizmada deprem

Gürses karizmasındaki deprem, özel TV´lerin çoğalması ve ´baba´nın büyük plak şirketiyle anlaşma imzalamasıyla başladı. Az konuşan, ağzından çıkan önemsenen adam gitmiş, yerine ekran ekran dolaşan, kadın programlarından talk şovlara, her tür programa eyvallah diyen, her sofraya yem olmaya aday biri gelmişti. Aslında, Gürses gayet samimi davranıyor, dağarcığının el verdiği ölçüde soruları ciddiyetle cevaplıyor, ancak bu naif duruş ve tolerans, ekrandaki insan yiyicilere malzeme oluyordu.
Sistem için kolay avdı Müslüm Baba. Rock müzik ile sol müzik nasıl adım adım adam edildiyse aynısı ona uygulanıyordu. Çocuğu yaşındaki sunucular alaya yelteniyor, ´baba´ya ne olduğu belirsiz bir program yaptırılıyor ve bu yolla reyting aranıyordu.
Yetmeyince, hiç yakışmayan şekilde sansasyona başvuruluyordu; İsviçre´de kalbinden rahatsızlanıp hastaneye kaldırıldığı haberi uçuruluyordu basına; ardından aynı gece İsviçre´de sahneye çıktığı anlaşılıyordu...


Gülhane Parkı´ndan Açıkhava´ya

Bu arada, kemik kitlesinden ayrı düşen Gürses sınıf atlıyor, Gülhane Parkı konserlerinden Açıkhava´ya transfer oluyor; yorumcu yanını parlatmanın zamanının geldiğini söyleyen müzik sektörü sayesinde, klasik dinleyenleri taksicilerin, tamircilerin, işçilerin yanına Etiler sosyetesi ile yuppileri de katıyordu...
Operasyon başlıyor, eskisi kadar verimli işler çıkartamadığından Asya´nın Olmadı Yar´ı, Tarkan´ın İkimizin Yerine´si, Teoman´ın Paramparça´sı, Bülent Ortaçgil´in Sensiz Olmaz´ı gibi ´açılımlar´, hem Müslüm Baba´ya, hem de sürekli ´farklı´ şeyler arayan medyaya ilaç gibi geliyordu.
´Sırada bambaşka bir proje vardı; yazar Murathan Mungan rock tarihinden, Akdeniz popundan hit parçaları seçmiş, bir bölümüne söz yazmış, diğerlerine yazdırmış, iki adet de yeni şarkı ekleyerek repertuvarı belirlemiş ve hepsini Gürses´e yorumlatıp ´Murathan Mungan´ın Seçtikleriyle Müslüm Gürses: Aşk Tesadüfleri Sever´ albümünü plakçı vitrinine yerleştirmişti. Maksat hoş bir fantezi üretmekse ´usta´nın sesine gidebilecek bir dolu ´bildik´ yabancı klasik vardı etrafta ama, sonuç Mungan beğenisinden daha mı iyi olacaktı ki...
Çokuluslu kola reklamı, şu bu derken Müslüm Baba tam anlamıyla fenomene dönüşmüştü.
Yeter ki reyting gereksin; meşhur ´Eveeeeeet´lerinden birini çeker, iki, üç kelime İngilizce yuvarlar, kameralar başına üşüşür ve ´şov devam eder´di...

CUMHUR CANBAZOĞLU (ARKA PERCERE MECMUA/EKİM 2018)

Diğer Haber Başlıkları
Yorumlar

127
0
114
0
129
0
144
0
176
0
146
0
157
0
158
0