Paylaş   
11.11.2018

DR. MENGELE´DEN ÖTESİ...

/

Haziran 1944... Normandiya Çıkarması'na çok az bir süre kala Amerikalı bir paraşütçü birliği bir Fransız köyünde, garnizon olarak kullanılan kilisedeki vericiyi yok etmekle görevlendirilmiştir. Lakin ateş hattını aşmakta zorluk çekerler, hayatta kalan bir grup asker nihayetinde köye ulaşır ama onları kilisede garip bir ortam beklemektedir...
Kariyerinde sadece 'Son of a Gun' adlı, 2014 tarihli bir uzun metraj bulunan Avustralyalı Julius Avery'nin yönettiği ama asıl olarak portföyü itibariyle adı 'tuhaf' filmlerle anılan yapımcısı J.J. Abrams'ın ekolü dahilinde değerlendirilecek 'Overland Operasyonu', melez bir yapıya sahip. Film, gerilimi ölçülü bir biçimde yükselen enfes bir bölümle açılıyor. Paraşüt birliği hedefe doğru yol alırken uçak içinde espriler ve birbirlerine takılmalarla heyecanı dindirmeye çalışıyorlar. Lakin Fransa'ya ulaştıklarında yoğun uçaksavar ateşi, onlara savaşın kanlı yüzünü hatırlatıyor... Öykü, er Boyce'un peşine takılıp paraşütle yeryüzüne taşınırken ve nihayetinde küçük bir grupla köye varırken bir noktadan sonra film kimlik (daha doğrusu 'tür') değiştiriyor.

'Retro' jenerik
Boyce'un, sığındıkları evin dışına çıkıp geri dönmeyen birliğin iki üyesini ararken tesadüf eseri kiliseye gitmesiyle birlikte 'Overland Operasyonu'nda bambaşka bir kapı aralanıyor ve karşımıza, özel bir serumla metabolizmaları ve fiziksel görüntüleri değişime uğrayan birtakım 'yaratıklar' çıkıyor... İşte bu aşamada Avery'nin yapıtı 'zombi filmleri'ne göz kırpıyor. Bu tuhaf bileşimle hemen akla Robert Rodriguez'in 1996 tarihli çalışması 'Gün Batımından Şafağa' ('From Dust Till Dawn') geliyor. Oysa kilisedeki tuhaf laboratuvara kadar film öykü bazında 'Er Ryan'ı Kurtarmak' çizgisinde ilerlerken hafiften de, özellikle Fransız Chloe karakteri üzerinden 'Inglourious Basterds'a selam yolluyor.

Dr. Mengele'den ötesi...
Julius Avery'nin yapıtı atmosfer olarak 70'lerde çekilen 'İkinci Dünya Savaşı filmleri'nin ruhunu ve atmosferini perdeye yansıtıp giriş jeneriği (özellikle yazı karakterleri) itibariyle 'retro' tadı yayarken hikâyenin ana göndermesi elbette genetik deneyleriyle tanınan, Nazi ideolojisinin 'hastalıklı ruhu'yla tarihe geçmiş Dr. Josef Mengele'si (lakabı 'Ölüm Meleği'ydi). Kilise sathına kurulmuş laboratuvarın başındaki Dr. Schmidt karakterinin ve çabalarının, Mengele'nin filmdeki uzantısı olduğu açık. Senaryo (Billy Ray-Mark L. Smith ikilisi kaleme almış) sanki "Mengele, işleri daha öte noktalara götürse nasıl olurdu?" türünden bir fantezinin peşine düşmüş (ki nihai amacı Nazi subayı Wafner şöyle ifade ediyor: "Bin yıllık Reich ideolojisinin ölümsüz askerlere ihtiyacı var.") ve ortaya bu 'melez film' çıkmış. Kötü mü olmuş? Yoo, 'Overlord Operasyonu' bence hedefine varıyor ve ortalamayı tutturuyor.
Aile boyu oyuncu!
Er Boyce'da Denzel Washington'ın 'Fences'ıyla parlayan Jovan Adepo'yu izlediğimiz filmde Çavuş Ford'du da Goldie Hawn-Kurt Russell çiftinin oğulları Wyatt Russell canlandırmış.
Sonuçta ana kahramanı bir siyahi karakter olan ve kimi tarihi göndermelere soyunan öyküsüyle de ilgiyi hak eden bir çalışma 'Overlord Operasyonu'... UĞUR VARDAN (HÜRRİYET/10.11.2018)

Diğer Haber Başlıkları
Yorumlar

115
0
139
0
120
0
162
0
151
0
121
0
122
0
128
0
164
0
125
0