Paylaş   
18.08.2018

AİLEYE YERİMİZ VARDIR...

/

Fabrikatör bir baba ve büyük, bahçeli bir evin içinde onun kurallarına göre hayatını sürdüren bir aile... Yorgos Lanthimos'un 2009 tarihli filmi 'Köpek Dişi' ('Kynodontas'), absürd bir hikâye eşliğinde otorite, aile değerleri, şiddet, baskıcı modeller, yasaklar, cinsellik gibi meselelere ilişkin hatırlatmalarda bulunuyor. Yunan yönetmen bizde daha çok 'The Lobster'la tanınıp sevildi (ya da tartışıldı) ve kendisine yönelik ilgi, bir sonraki adımı 'Kutsal Geyiğin Ölümü'yle ('The Killing of a Sacred Deer') daha öte noktalara taşındı. 'Köpek Dişi' ise Lanthimos'un eski filmlerinden ve vakti zamanında Türkiye'de vizyona girmemişti. Seyirciyle randevusu dokuz yıl sonra gerçekleşen yapım, gerçeküstücü bir tarzda 'Baba' (Tanrı?) figürü üzerine çeşitlemelerde bulunuyor. Filmin ismi de bir çocuğun evini terk etme kriterinin ifadesi: "Sağ ya da sol, fark etmez, 'köpekdişi' düşen bir çocuk evi terk etme çağına gelmiştir."

Akrabaları Haneke ve Onur Ünlü!
Film fikirsel düzeyde sahaya sürdüğü onca sembolik sahne ve diyaloglar eşliğinde çekici olsa da sinematografik açıdan Lanthimos'un sonraki yapıtlarının gerisinde. Örneğin 'The Lobster'da seyircisini alıp götüren ve alabildiğine sürükleyen anlatım burada yok. Ama elbette anlatılanlar, karakterler, çizilen dünya çarpıcı ve bu yönüyle de hâlâ ilgiye değer. Bir de meseleye kronolojik bakmak lazım sanırım, bu filmle birlikte gelen ilgi, Yunan yönetmenin sonraki filmlerine ilişkin merakı ve beklentiyi yükseltmişti.
Son olarak Lanthimos'un dünyası elbette Haneke'ye selam gönderiyor. Peki ama bizim sinemamızdan 'uzak akrabası' var mı? Bu türden bir soruya ise benim yanıtım "Sanırım Onur Ünlü" olurdu... UĞUR VARDAN (HÜRRİYET/18.08.2018)

Diğer Haber Başlıkları
Yorumlar

115
0
139
0
120
0
162
0
151
0
121
0
122
0
128
0
164
0
125
0