Paylaş   
07.06.2018

JURASSIC WORLD: YIKILMIŞ KRALLIK

/

JURASSIC WORLD: FALLEN KINGDOM

Tema parkı ve lüks tatil yeri olarak bilinen Jurassic World dinazorlar tarafından yok edileli dört yıl olmuştur. Nublar Adası yeryüzündeki son dinozorların ormanlarına sığındığı, insanlar tarafından terk edilmiş bir yer haline gelmiştir. Adanın uykuda olan yanardağı birden harekete geçince, Owen ve Claire adada kalmakta olan son dinazorların soyunun tükenmesini engellemek için bir kurtarma kampanyası başlatır.

SEANSLAR


YÖNETMEN:
J.A. Bayona



OYUNCULAR:
Chris Pratt
Bryce Dallas Howard
Jeff Goldblum
James Cromwell
Toby Jones
BD Wong
Daniella Pineda



SENARYO:
Derek Connolly



GÖRÜNTÜ YÖNETMENİ:
Oscar Faura



MÜZİK:
Michael Giacchino



YAPIM:
128 dakika


DAĞITIM:
UIP


SÜRE:
2018, ABD - İspanya



FİLMİN SİTESİ:
Web sitesine gidin





Video Galerisi
Yazar
- -
ATİLLA DORSAY (t24.com.tr): ´... Yönetmen bu yeni filminde bir efsaneyi yeniden canlandırmayı deniyor. Tıpkı bitmeyen Star Wars serisi gibi... Ve 1993´lerden başlayarak yapılan ilk filmlerin yaratıcısı Steven Spielberg´in himayesi ve yapımcılığıyla, seriye yepyeni bir halka ekliyor. Hiç de fena olmayan... Bu kez üç yıl sonra çıkagelen bu yeni epizodda, aslında önemli bir yenilik yok. Ama biryandan farklı bir yaklaşım, öte yandan baş döndürücü biçimde ilerleyen teknolojinin yeni imkanları, filme tazelik ve heyecan taşımış... Oyunculuklar da ilginç. Gençler görevlerini gerekli biçimde yerine getirirken, kimi yaşlı oyuncular rol çalıyor. Yaşlı Lockwood´da James Cromwell, kötü adamlarda Toby Jones veya Ted Levine, sadece başta ve sonda gözüken bilim adamında Jeff Goldblum. Ve belki en büyük sürpriz, dadı İris´te yıllardır görmediğimiz Geraldine Chaplin. Evet, Charlie Chaplin´in bir aralar hayli ün yapmış kızı... Bu arada önemli rollerinde başarılı olan çocuk oyuncular da var. Ama kendi adıma, dinozor uzmanı Ross Geller´i de perdede görmek isterdim! (Bu esprimi ancak Friends dizisi müdavimleri anlayabilir!)´.

MEHMET AÇAR (HABERTÜRK): ´... "Yıkılmış Krallık", ilk filmden bu yana süren, "insanoğlunun laboratuvarda canlı yaratmasının doğru olup olmadığı" tartışmasını yeniden ısıtıp önümüze sürüyor. Yeni film de serinin "nasıl yaratılırsa yaratılsın, canlı canlıdır" tezine yaslanıyor ama meseleyi derinleştirip, ilginçleştiremiyor. Kaldı ki, hikâyenin dinozorlu sahneleri peş peşe sıralamanın ötesinde dişe dokunur bir yanı yok. Sonuçta, yönetmen Bayona, bir Jurassic filminin sınırlarının dışına çıkmıyor. Sahnelerin iyi çekildiği kesin ama filme farklı bir ruh ya da kişilik katamıyor.´

OLKAN ÖZYURT (SABAH): ´... Filmin yönetmeni J.A. Bayona olsa da iplerin, dinozor efsanesini sinema tarihine yazdıran, yeni serinin yapımcıları arasında olan Steven Spielberg´ün elinde olduğunu anlıyorsunuz. Filmde Spielberg´ün olmazsa olmazları net bir şekilde görülüyor. Yerli yerinde, daha doğrusu önceki filmlerde test edilip seyirci tarafından onaylanan bir aksiyon ritmi ve olay örgüsü var. Film Jurassic Park yapımlarının hem görsel hem de anlatım olarak alameti farikalarını gözetiyor. Ama en önemlisi serinin üçüncü filminde dinozor-insan ilişkisinde bir hesaplaşma yaşanacağına dair kapı aralanıyor. Ki zamanı da gelmişti. Lakin her şeye rağmen Jurassic World´de olduğu gibi Jurassic World: Yıkılmış Krallık´ta da bir tekrar duygusu üzerinize çöküyor. Bu da filmin yumuşak karnı işte.´

ŞENAY AYDEMİR (gazeteduvar.com.tr): ´... Bir yanıyla tamamen eğlencelik olma iddiasıyla tasarlanmış ilk filme ´felsefi´ bir derinlik katma zorunluluğu, öte yanıyla da üçüncü film için seyircinin ilgisini diri tutacak parlak fikirler gerekiyor. Bu noktada ilk filmin senaryo ekibinde de yer alan Colin Trevorrow ve Derek Connolly ikilisi devreye giriyor. "Yıkılmış Krallık" bir yandan ilk filmin yarattığı eğlence ve korku duygusunu vermeye çalışırken asıl olarak bugüne kadar seride bir korku unsuru olarak kullanılan dinozorlara yüklenen anlamı değiştiriyor. İlk filmde özel bir dinozor olduğunu anladığımız ´Blue´nin kat ettiği mesafeye ve filmin senaryo dinamiğine baktığımızda "Maymunlar Cehennemi" ile paralellikler hayli şaşırtıcı. Owen ile Blue arasındaki ilişkinin giderek "Maymunlar Cehennemi"nin Caesar- Will dinamiğine benzerliği, finalin hemen öncesindeki sahne, hikayenin gelip bağlandığı yer bu benzerliği daha da artırıyor açıkçası...´

UĞUR VARDAN (HÜRRİYET): ´... Boyana, geçmişteki işlerinde atmosfere hâkimiyeti ve germeyi başaran rejisiyle dikkat çeken bir isimdi, burada da belli noktalarda kendine özgü dokunuşlar sergiliyor, özellikle malikânede geçen aksiyon sahnelerinde. Bazı karelerse ´Canavarın Çağrısı´ndan alınmış gibi duruyor. Ama sonuçta bu büyük stüdyo işi bir çalışma ve malum, bu tür işlerde yönetmenin üslubu, bilgisayarlar tasarımlarının üslubunun önüne pek de geçemez! Lakin bu dengede bir problem yok, çünkü filmdeki yaratık tasarımları çok başarılı ve gerçekçi. Özellikle hayvansever seyirciler, başta Owen´ın ´eski öğrencisi´ Blue adlı raptor olmak üzere öyküde yer alan birçok yaratığın çok içten, duygusal, özellikle kedi-köpek benzeri bir tasvirle sunulduğuna şahit olacaklar. Öykünün kötü adamlarına yönelik intikamın, bizatihi yaratıklar tarafından alınması ise izleyici kanadında "Oh, canımıza değsin!" türü bir rahatlama sağlıyor...´
Diğer Haber Başlıkları
Yorumlar

115
0
139
0
120
0
162
0
151
0
121
0
122
0
128
0
164
0
125
0