Paylaş   
06.06.2018

AYİN

/

HEREDITARY

Graham Ailesi´nin başı olan Ellen´ın ölümünün ardından başta kızı Annie ve ailenin diğer üyelerinin, Graham Ailesi´nin geçmişinde saklı, hiç bilmedikleri dehşetengiz sırları keşfetmeye başlamaları ve her gün biraz daha karanlıklaşan bu aile mirasından kurtulmak için verdikleri mücadele konu ediniyor.

SEANSLAR


YÖNETMEN:
Ari Aster


OYUNCULAR:
Toni Collette
Gabriel Byrne
Alex Wolff
Milly Shapiro
Ann Dowd


SENARYO:
Ari Aster


GÖRÜNTÜ YÖNETMENİ:
Pawel Pogorzelski


MÜZİK:
Colin Stetson


YAPIM:
2018, ABD


DAĞITIM:
Bir Film


SÜRE:
127 dakika



FİLMİN SİTESİ:
Web sitesine gidin





Video Galerisi
Yazar
- -
MEHMET AÇAR (HABERTÜRK): ´... "Ayin"in üçte ikilik ilk bölümü, bir ailenin mutsuzluğunun içinde kilitli kalmanın kasvetiyle geçiyor. Öyle ki bazı durumlarda geçmişin ve kalıtsal olanın doğaüstünden çok daha korkunç olabileceğini düşünüyorsunuz. Ama son üçte birlik bölümünde film, tanıdık sulara girerek, tonunu ve yapısını değiştiriyor. Öte yandan, Ari Aster´in finalin temelini ilk bölümden attığı kesin. Özellikle Charlie´nin cenazede gördüğü gülümseyen adama dikkat! Bir de "kesik kafa" meselesi var. Yanılmıyorsam bazı ilkel toplumlarda, kafası kesilen kurbanın ruhuna sahip olunduğu düşünülüyordu. Futbolun kökenleriyle ilgili tezlerden biri, ilkel kabilelerin kurbanların kesik kafalarıyla top gibi oynamalarıyla ilgilidir... Ari Aster´in kesik kafayı topa dönüştürdüğü sahnenin yanı sıra bir başka planda arka fonda iki öğrenciye top oynatması dikkat çekici...´

UĞUR VARDAN (HÜRRİYET): ´... Ari Aster´ın ilk uzun metrajlı çalışması olan ´Ayin´, klasik tarikat filmleri kulvarında ilerlerken pek de korkutmayan bir gerilim öyküsü anlatıyor. Yeri gelmişken ´korkutma´ ya da ´germe´ meselesine genel bir bakış atarsak; ben kendi adıma ´Altıncı His´ ya da ´The Others´ gibi örneklerin üzerine bir şeyler koyan ya da ´The Conjuring´ serisinde (yan yollardan kafasını uzatan ´Annabelle´ de dahil) olduğu gibi hiç değilse birkaç sahnede meselenin hakkını veren yapımların takdir edilmesinden yanayım. Bilmiyorum, kim bilir belki de artık gündelik hayatın korkunçluğu ya da aramızdaki, giderek çoğalan, her yeni günde dibin dibine ulaşan ve ulaştıkları o noktadan sürekli kötülük üretenlerin yanında, sinema perdesinden yansıyan öykülerden etkilenemiyorum. Neyse, uzattım; filme ilişkin önden gelen övgüler eşliğinde Toni Collette´in ´Altıncı His´ten sonra yeni bir klasikte oynayacağı beklentisiyle yollandım salona ama Avustralya kökenli oyuncunun bazı sahnelerde çok iyi, bazı sahnelerde de alabildiğine amatörce bir performans sergilediğine tanık oldum. ´Ayin´ vasat bir çaba; ´Rosemary´nin Bebeği´ ya da ´The Wicker Man´ (1973 tarihli olanı) gibi filmleri yeniden ziyaret etmenin dışında da bir duygu uyandırmadı bende.´

CÜNEYT CEBENOYAN (BİRGÜN): ´... Ayin, finalini biraz daha muğlak bıraksa ya da ne bileyim biterken seyircisine Rosemarie´nin Bebeği´ndeki huzursuzluğu yaşatsa bir başyapıt olacakmış. Bu haliyle de çok iyi bir film. İyi oynanmış, iyi çerçevelenmiş, iyi kurgulanmış, kısacası her haliyle iyi bir sinema örneğiyle karşı karşıyayız. "Ayin", David Lynchvari bir film de olabilirmiş. Kayıp Otoban ya da Mulholland Drive benzeri akıl hastalığının merkezine bir yolculuk tadında giden film, başından beri ima ettiği doğaüstü olaylarla sonlanıyor. Doğaüstünü doğal olanın metaforu okumak her zaman mümkün tabii ki... Toni Collette´in büyük hatları olan bir yüzü var. Bu yüz çok güzel olabildiği gibi, hayvani bir şekle de bürünebiliyor. Toni Collette´in , yüzünün aldığı şekilleri izlemek bile filmi seyretmek için yeterli neden olabilir. Collette bir oyunculuk gösterisi sunuyor resmen. Ayin, yönetmen Ari Aster´in ilk filmiymiş. Doğrusu Aster çok usta işi bir film yapmış. Her sene bir ya da birkaç korku filmi büyük sükse yapıyor. Bugüne kadar içlerinde beni en çok etkileyeni "Ayin" oldu. Buna meşhur "Get Out" da dahil.´
Diğer Haber Başlıkları
Yorumlar

115
0
139
0
120
0
162
0
151
0
121
0
122
0
128
0
164
0
125
0